Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Ödeme orkestrasyonu platformu Craftgate, Turkven’den yatırım aldı

Turkven, online ödeme alan işletmelerin ödeme süreçlerini tek merkezden yönetmesini sağlayan ödeme orkestrasyonu platformu Craftgate‘e yatırım yaptı. Yatırım sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Turkven, Craftgate’in yatırımcıları arasına katıldı.

Kurucu ortakların çoğunluk payını koruduğu bu ortaklık, Craftgate’in teknoloji ve sektör deneyimini Turkven’in yatırım tecrübesiyle bir araya getiriyor. Craftgate, yeni dönemde Türkiye’de daha fazla işletmeye ulaşmayı, ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmayı ve ödeme orkestrasyonu alanındaki güçlü konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.

Craftgate, işletmelerin yurt içindeki ve yurt dışındaki ödeme hizmeti sağlayıcılarına ve alternatif ödeme yöntemlerine tek entegrasyon üzerinden ulaşmasını ve tüm ödeme süreçlerini tek panelden yönetmesini sağlıyor. Akıllı ödeme yönlendirme ve ödeme tekrar deneme gibi çözümleriyle işletmelerin ödeme başarı oranlarını artırmasına, ödeme maliyetlerini optimize etmesine ve operasyonel verimlilik kazanmasına destek oluyor.

Perakendeden turizme, e-ticaretten sigortacılığa farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere hizmet veren Craftgate, Turkven’in katılımıyla Türkiye ve global pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı amaçlıyor. Şirket, ürün geliştirme yetkinliğini ve proaktif destek yaklaşımını daha geniş bir üye işyeri kitlesine ulaştırmaya odaklanacak.

Craftgate’in gelecek dönem teknoloji gündeminde, yapay zekâ dahil gelişen teknolojilerin ödeme süreçlerinde verimlilik ve işletmelere sunulan içgörüler açısından yaratabileceği fırsatların değerlendirilmesi de yer alacak. Şirket, bu alandaki yaklaşımını üye işyerlerinin ihtiyaçları ve somut fayda sağlayabilecek kullanım alanları doğrultusunda şekillendirmeyi hedefliyor.

Craftgate Kurucu Ortağı ve CEO’su Hakan Erdoğan, yatırımla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Craftgate’i, işletmelerin ödeme süreçlerindeki karmaşıklığı azaltmak ve geliştirdiğimiz teknolojiyle büyümelerine katkı sağlamak için kurduk. Bugün farklı sektörlerden lider markalarla çalışıyor, üye işyerlerimizin ödeme operasyonlarında somut değer yaratıyoruz. Turkven’in yatırımcılarımız arasına katılmasını, ekibimize ve Craftgate’in büyüme potansiyeline duyulan güvenin güçlü bir göstergesi olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde bizi en çok heyecanlandıran alanlardan biri yapay zekâ. Ödeme orkestrasyonunun geleceğinin, işletmelerin ödeme süreçlerini yönetmenin ötesinde, veriye dayalı kararlar alabilmelerine ve operasyonlarını daha akıllı yönetebilmelerine yardımcı olan teknolojilerle şekilleneceğine inanıyoruz. Yapay zekâ destekli özelliklerimizin sayısını hızla artırıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanda sektörde ses getireceğine inandığımız yeni ürün yeteneklerini müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Turkven ile birlikte Craftgate’in büyüme hikâyesinin yeni dönemine başlıyoruz.”

Turkven’in üst düzey yöneticilerinden Barış Seven ise ortaklığa ilişkin şunları söyledi:

“Craftgate, ödeme teknolojileri alanındaki uzmanlığı, kendi geliştirdiği ürünleri ve bugüne kadar sergilediği büyüme performansıyla dikkatimizi çeken bir şirket oldu. Farklı sektörlerden işletmelerin ödeme süreçlerini yönetirken karşılaştığı sorunlara teknolojiyle yanıt verebilmesi ve müşterileriyle kurduğu uzun vadeli ilişkiler, şirketin gelişim potansiyeline ilişkin değerlendirmemizde öne çıkan unsurlar arasında yer aldı. Ödeme yöntemlerinin çeşitlenmesi, işletmelerin birden fazla ödeme sağlayıcısıyla çalışması ve ödeme operasyonlarının giderek daha fazla teknoloji gerektirmesi, orkestrasyon çözümlerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Craftgate’in bu alanda geliştirdiği teknoloji ve sahip olduğu deneyimle Türkiye pazarındaki büyümesini sürdürebileceğine inanıyoruz. Turkven olarak farklı sektörlerdeki yatırım deneyimimizi Craftgate’in kurucu ekibinin teknoloji ve sektör bilgisiyle bir araya getirmekten memnuniyet duyuyoruz. Şirketin daha fazla işletmeye ulaşmasını, mevcut ürün yeteneklerini geliştirmesini ve yeni teknolojilerle müşterilerine sunduğu değeri artırmasını desteklemeyi hedefliyoruz.”

Türkiye’de sosyal medyaya 15 yaş sınırı geliyor: Yaş doğrulaması e-Devlet üzerinden yapılacak

Türkiye’de sosyal medya platformlarının kullanımını doğrudan etkileyecek yeni bir düzenleme hayata geçiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, 10 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Yeni düzenlemeyle birlikte Instagram, TikTok, Facebook ve benzeri sosyal medya platformlarının Türkiye’deki kullanıcılarına yönelik yaş doğrulama, çocuk güvenliği, kişisel verilerin korunması ve reklam gösterimi konularında yeni yükümlülükler gündeme geliyor.

1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yönetmelik, yalnızca çocukların sosyal medya kullanımını değil, platformların kullanıcı deneyimini, reklam modellerini ve teknik altyapılarını da etkileyecek.

15 yaşından küçük çocuklar sosyal medya hesabı açamayacak

Yönetmeliğin en dikkat çekici maddesi, sosyal medya kullanımına getirilen yaş sınırı oldu.

Yeni kurallara göre 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ sağlayıcıları tarafından hizmet sunulamayacak. Sosyal medya platformları, hesap oluşturma aşamasında kullanıcıların yaşlarını doğrulamak zorunda olacak.

Yaş doğrulama işlemleri e-Devlet Kapısı üzerinden gerçekleştirilecek. Kullanıcıların kimlik bilgileri doğrudan sosyal medya şirketleriyle paylaşılmayacak. Bunun yerine, kişinin belirlenen yaş sınırını karşılayıp karşılamadığını gösteren bir doğrulama belirteci kullanılacak.

Böylece sosyal medya şirketleri, kullanıcının kimlik bilgilerine erişmeden yaş sınırına uygunluğunu kontrol edebilecek.

Düzenleme yalnızca yeni hesapları kapsamıyor. Mevcut sosyal medya hesaplarının da 31 Mart 2027 tarihine kadar en az bir kez yaş doğrulamasından geçirilmesi gerekiyor.

15-18 yaş grubundaki kullanıcılar için yeni kısıtlamalar

Yönetmelik, 15 yaşını doldurmuş ancak henüz 18 yaşına ulaşmamış kullanıcılar için çocuklara özgü ayrı bir sosyal medya deneyimi oluşturulmasını öngörüyor.

Bu kapsamda çocuk kullanıcıların hesapları varsayılan olarak gizli olacak. Takipçi ve takip edilen hesap bilgilerinin görüntülenmesine kısıtlamalar getirilecek.

Ayrıca bu yaş grubundaki kullanıcıların canlı yayın açmasına izin verilmeyecek. Ekran görüntüsü alınmasını önlemeye yönelik teknik tedbirler uygulanacak ve çocukların kişisel verilerinin reklam hedeflemesi amacıyla kullanılması engellenecek.

Platformlarda geçirilen süreyi artırmaya yönelik bağımlılık oluşturabilecek tasarımlar da sınırlandırılacak. Sosyal medya şirketlerinin çocukların davranışlarını analiz ederek kişiselleştirilmiş içerik ve ticari reklam sunmasına izin verilmeyecek.

Yeni düzenlemeyle birlikte platformların, çocukların karşılaşabileceği zararlı içerikleri filtrelemesi ve koruyucu öneri sistemleri geliştirmesi de zorunlu hale gelecek. Habertürk

Sosyal medya şirketlerinin reklam modelleri etkilenecek

Yeni yönetmelik, sosyal medya platformlarının reklam gelirleri ve kullanıcı hedefleme sistemleri açısından da önemli değişiklikler getiriyor.

Özellikle 15-18 yaş grubundaki kullanıcıların kişisel verilerinin profilleme ve kişiselleştirilmiş ticari reklam faaliyetlerinde kullanılamayacak olması, dijital reklamcılık sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

Instagram, TikTok ve benzeri platformların kullanıcı davranışlarına dayalı reklam hedefleme sistemleri, düzenlemenin kapsamındaki çocuk hesaplarında kullanılamayacak.

Bu durum, genç kullanıcıları hedefleyen markaların ve dijital reklam ajanslarının pazarlama stratejilerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.

Öte yandan yaş doğrulama sistemlerinin mevcut sosyal medya altyapılarına entegre edilmesi, teknoloji şirketleri açısından yeni teknik gereksinimleri beraberinde getirecek.

Ebeveynlere daha fazla kontrol imkânı sunulacak

Düzenleme kapsamında sosyal medya şirketlerinin ebeveyn kontrol araçları sunması da zorunlu hale geliyor.

Ebeveynler, çocuklarının sosyal medya hesaplarına ilişkin gizlilik ayarlarını, platformlarda geçirdikleri süreyi, ücretli işlemleri ve konum paylaşımı gibi özellikleri kontrol edebilecek.

Bu araçlarla çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerin azaltılması ve ailelerin sosyal medya kullanım süreçlerine daha fazla dahil edilmesi hedefleniyor.

Ayrıca sosyal medya şirketlerinin çocukların güvenliğini sağlamaya yönelik teknik önlemleri uygulaması ve zararlı içeriklere karşı koruma mekanizmaları oluşturması gerekecek.

Yönetmelikte belirtilen yükümlülüklere uyulmaması halinde platformlara yönelik yaptırımlar da uygulanabilecek.

Yeni düzenleme teknoloji girişimleri için ne anlama geliyor?

Türkiye’de yürürlüğe girecek sosyal medya düzenlemesi, yalnızca küresel teknoloji şirketlerini değil, yerli teknoloji girişimlerini de yakından ilgilendiriyor.

Özellikle sosyal ağ teknolojileri, dijital kimlik doğrulama, siber güvenlik, ebeveyn kontrol sistemleri ve çocuklara yönelik dijital güvenlik çözümleri geliştiren girişimler açısından yeni ihtiyaçlar ortaya çıkabilir.

Sosyal medya platformlarının yaş doğrulama altyapılarını geliştirmek zorunda kalması, kullanıcıların kişisel bilgilerini paylaşmadan belirli koşulları karşıladıklarını kanıtlamalarını sağlayan gizlilik odaklı kimlik doğrulama teknolojilerine yönelik ilgiyi artırabilir.

Bununla birlikte çocuklara yönelik güvenli dijital ortamlar, içerik filtreleme sistemleri ve ebeveyn kontrol uygulamaları geliştiren girişimler için de yeni iş fırsatları oluşabilir.

Dijital reklamcılık alanında faaliyet gösteren girişimler açısından ise çocuk kullanıcıların davranışsal verilerine dayalı reklam hedeflemesinin sınırlandırılması, alternatif reklam modellerinin önemini artırabilir.

Ancak bu fırsatların büyüklüğü, düzenlemenin uygulama kapsamına ve platformların geliştireceği teknik çözümlere bağlı olacak.

n11’in yeni CEO’su: Eren Ünlü

Uluslararası yatırım holdingi DMSF Holding, n11’in üst yönetim yapısındaki değişiklikleri ve Eren Ünlü’nün şirketin yeni CEO’su olarak atandığını duyurdu.

Daha önce n11’de Satış Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Ünlü, profesyonel kariyerinde yeni bir sayfa açmak üzere görevinden ayrılan Nihal Dindar Akın‘dan koltuğu devralarak 12 Ekim 2026 itibarıyla yeni görevine başlayacak.

Nihal Dindar Akın, dört yıl boyunca şirketin dönüşümüne liderlik etmişti.

5 yılda 1 milyar dolarlık yatırım ve 5 kat büyüme hedefi

Önümüzdeki beş yıllık dönemde iş hacmini beş katına çıkarmayı ve toplam yatırımlarını 1 milyar dolara ulaştırmayı hedefleyen n11, yeni gelişim aşamasında depolama tesisleriyle kendi altyapısını geliştirmek, ihracatı artırmak ve son kullanıcıya en iyi hizmeti sunmak gibi iddialı hedefler doğrultusunda ilerleyecek.

n11’in üst yönetim yapısındaki bu değişim ile şirketin stratejik önceliklerini kararlılıkla sürdürmesini desteklemesi ve bir sonraki büyüme evresini hızlandırması amaçlanıyor.

DMSF Holding Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Yönetim Kurulu olarak, Sayın Nihal Dindar Akın’a son dört yılda sergilediği liderlik ve sunduğu değerli katkılar için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Kendisinin liderliğinde şirketimiz; Türkiye e-ticaret pazarındaki konumunu güçlendiren ve gelecekteki büyümesi için sağlam bir temel oluşturan kapsamlı bir stratejik, ticari, operasyonel ve teknolojik dönüşüm sürecini tamamladı. DMSF Holding Yönetim Kurulu olarak, şirketi zorlu dönemlerden geçirerek n11’i bir sonraki gelişim aşamasına hazırlama yolunda gösterdiği emeğe büyük değer veriyoruz.

Claude’dan girişimcilere 45 bin dolara varan destek: Ücretsiz araçlar, krediler ve indirimler

Anthropic, Claude Startups programıyla girişimcilere yapay zeka araçlarında ücretsiz kullanım, kredi ve indirim fırsatları sunuyor. Program kapsamında farklı teknoloji şirketlerinin sağladığı avantajların toplam değeri 45 bin dolara kadar ulaşıyor.

Claude Startup Stack içerisinde ElevenLabs için 12 ay ücretsiz kullanım ve 33 milyon karakter, ClickHouse Cloud için 5 bin dolarlık kredi, Granola’nın Business planında 10 kullanıcıya kadar üç ay ücretsiz kullanım ve Hex’in Enterprise planında altı ay ücretsiz erişim bulunuyor. Bu avantajlar, Anthropic’in iş ortakları tarafından sağlanıyor.

Bir yıl ücretsiz Claude Team teklifinde kapasite doldu

Programın bir yıl ücretsiz Claude Team ve 1.000 dolarlık API kredisi teklifleri ise yoğun talep nedeniyle kapasiteye ulaşmış durumda. Anthropic, tekliften daha önce yararlananların haklarının devam ettiğini, başvuruların yeniden değerlendirileceğini belirtiyor.

Yatırım almamış girişimler de başvurabiliyor

Programa katılmak için risk sermayesi yatırımı almış olmak gerekmiyor. Kendi kaynaklarıyla büyüyen girişimler de başvurabiliyor. Üyeler ayrıca Anthropic’in Applied AI ekibiyle teknik görüşmelere ve girişimcilere özel etkinliklere erişebiliyor.

Başvurular, program sayfası üzerinden Claude Console’a giriş yapılarak gerçekleştiriliyor.

Program, Anthropic açısından da girişimlerin teknoloji tercihlerinde erken aşamada yer edinme fırsatı sunuyor. Ürün geliştirme sürecinde Claude ve çevresindeki araçları kullanmaya başlayan ekipler, büyüdükçe aynı hizmetlerden yararlanmaya devam edebilir. Bu açıdan ücretsiz kullanım ve kredi destekleri, girişimlerin başlangıç maliyetlerini azaltmanın yanı sıra Anthropic’in geliştirici ekosistemini genişletmesine katkı sağlayabilecek bir strateji olarak da değerlendirilebilir.

Girişimciler için neden önemli?

Erken aşamadaki girişimlerde farklı yazılım abonelikleri, henüz düzenli gelir oluşmadan önemli bir maliyet yaratabiliyor. Bu tür destekler, ekiplerin ürünlerini daha düşük başlangıç maliyetiyle denemesine yardımcı olabilir. Ancak araç seçerken ücretsiz dönemin ardından oluşacak maliyetleri de hesaba katmak gerekiyor.

egaranti, Seri A öncesi turda 1.1 milyon dolar yatırım aldı

Türkiye ve Özbekistan’da faaliyet gösteren, markalara garanti belgesi, ek garanti ve satış sonrası süreçleri için dijital altyapı sunan yerli girişim egaranti, Seri A öncesi yatırım turunda 1.1 milyon dolar yatırım aldı.

Türkiye’den kurumsal yatırımcılar, bir sigorta şirketi ve üç melek yatırımcının yanı sıra Özbekistan’ın en büyük kurumsal girişim sermayesi fonunun yer aldığı turla egaranti, Özbekistan’daki büyümesini hızlandırmayı, Kazakistan ve Azerbaycan’a açılmayı ve Türkiye’de tüketiciye doğrudan ulaşan yeni uygulamasını hayata geçirmeyi amaçlıyor.

2021 yılında Kamil Kınacı ve Sinan Peksoy tarafından kurulan egaranti, garanti belgelerinin dijitalleştirilmesinden servis taleplerinin takibine kadar satış sonrası süreçleri tek platformda buluşturuyor. Tüketicilerin ürünlerini ve garanti belgelerini tek hesap üzerinden yönetmesini sağlayan girişim; markalara ise bayi yönetimi, e-ticaret entegrasyonları, ek garanti satışı ve satış sonrası pazarlama araçları sunuyor. Bu yapı, işletmelerin tüketiciyle satış sonrasında da iletişimini sürdürmesine ve ek hizmetlerle yeni gelir kanalları oluşturmasına olanak tanıyor.

Daha önce egirişim’de yer verdiğimiz egaranti, 2022’deki ilk kitle fonlama turunda 2,8 milyon TL yatırım almış, ardından Ocak 2024’te haberleştirdiğimiz ikinci turda 18 milyon TL yatırım topladığını duyurmuştu. İlk tura 474, ikinci tura ise 697 yatırımcı katılmıştı. Kasım 2025’te Özbekistan’da ofis açarak Orta Asya operasyonlarını başlatan girişim, bugün aldığı 1.1 milyon dolarlık yatırımla bu bölgesel büyümeyi hızlandırmayı hedefliyor.

Konuya ilişkin açıklamada bulunan egaranti Kurucu Ortağı ve CEO’su Kamil Kınacı verdiği demeçte;

“Bu yatırım bizim için finansal olmanın ötesinde, bölgesel bir şirkete dönüşme yolunda stratejik bir adım. Türkiye’de kurduğumuz modeli Özbekistan’da tekrar ettik ve aynı hızla karşılık aldık. Bugün Özbekistan bizim için bir hedef pazar değil, müşterimizin ve gelirimizin olduğu bir pazar. Ülkenin en büyük kurumsal yatırımcılarından birinin turumuzda yer alması da bu pazardaki varlığımıza duyulan güvenin en net göstergesi. Temel hedefimiz Türkiye’deki büyümemizi sürdürürken Özbekistan, Kazakistan ve Azerbaycan’da güçlü bir varlık kurmak. Türkiye’de ek garanti pazarı henüz emekleme aşamasında. Her yıl milyonlarca cihaz satılıyor ama bunların çok küçük bir kısmı ek garantiyle korunuyor; egaranti Plus’ın büyüme alanı tam olarak burası. Bugün 250’yi aşkın satış noktasında yer alıyoruz ve aylık satışımız 10.000 paketi aşıyor. Önümüzdeki yıl satış noktası sayımızı 1.000’in üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Özbekistan’da aynı modeli ülkenin önde gelen perakende ağlarında çalıştırıyoruz; Kazakistan ve Azerbaycan’da ise bu altyapıyı sırayla değil, aynı anda kuracağız. Bu tur, Seri A öncesindeki son hazırlığımız.”

egaranti Kurucu Ortağı ve CMO’su Sinan Peksoy ise yeni dönemde tüketiciye doğrudan ulaşacaklarını belirtti:

“Markalarla kurduğumuz altyapı bize milyonlarca tüketiciye ulaşma imkânı verdi. Yeni dönemde bu tüketicilerle doğrudan bir ilişki kuruyoruz. Türkiye’de tüketicinin ek garanti ve bakım paketini telefonundan satın alabildiği, tüm ürünlerini ve garantilerini tek ekrandan yönettiği yeni uygulamamızı hayata geçiriyoruz. Garanti yıllarca kutudan çıkıp çekmecede unutulan bir kâğıttı; biz onu tüketicinin her gün açtığı bir uygulamaya dönüştürüyoruz.”

Netflix Türkiye abonelik ücretlerine zam yaptı: Premium paket 499,99 TL oldu

Netflix, Türkiye’de sunduğu Temel, Standart ve Premium abonelik paketlerinin fiyatlarını artırdı. Ekim ayında açıklanan yeni tarifeyle birlikte platformun en düşük aylık abonelik ücreti 259,99 TL’ye, en yüksek abonelik ücreti ise 499,99 TL’ye yükseldi. Netflix’in Türkiye’ye yönelik resmi internet sitesinde de yeni fiyat aralığı yer alıyor.

Netflix’in yeni abonelik ücretleri

Temel paketin aylık fiyatı 189,99 TL’den 259,99 TL’ye yükselirken, Standart paket 289,99 TL’den 389,99 TL’ye çıktı. Premium paketin aylık ücreti ise 379,99 TL’den 499,99 TL’ye güncellendi. Böylece paketlere aylık 70 TL ile 120 TL arasında zam yapılmış oldu.

  • Temel 189,99 TL 259,99 TL 70 TL %36,8
  • Standart 289,99 TL 389,99 TL 100 TL %34,5
  • Premium 379,99 TL 499,99 TL 120 TL %31,6

Oransal olarak en yüksek artış Temel pakette gerçekleşirken, tutar bazında en yüksek zam Premium pakete uygulandı.

Yeni ücretlerin 12 ay boyunca değişmediği varsayımıyla hesaplandığında toplam abonelik harcaması Temel pakette 3.119,88 TL, Standart pakette 4.679,88 TL, Premium pakette ise 5.999,88 TL oluyor. Bu hesaplama, yıllık bir paket fiyatını değil, mevcut aylık ücretlerin 12 aylık toplamını ifade ediyor.

Mevcut abonelerde geçiş tarihi faturalama dönemine göre değişiyor

Zam oranı, tüm kullanıcılar için ortak bir başlangıç tarihi anlamına gelmiyor. Netflix’in Yardım Merkezi’nde yer alan açıklamaya göre şirket, ücret değişikliğinin uygulanacağı faturalama tarihinden bir ay önce abonelerine bilgi veriyor. Kullanıcılar kendi hesaplarına uygulanacak tutarı ve faturalama tarihini hesaplarının ödeme geçmişi bölümünden kontrol edebiliyor.

Peki neden zam yaptı?

Netflix, abonelik ücretlerini içerik kütüphanesini genişletmek, yeni yapımlara yatırım yapmak ve izleme deneyimini geliştirmek amacıyla güncelliyor. Hizmetin sürdürülmesi ve geliştirilmesine yönelik harcamaların yanı sıra enflasyon ve yerel vergilerdeki değişiklikler de şirketin fiyatlandırma kararlarında etkili olabiliyor.

10 milyona yakın sorguya ulaşan Findeks’te yeni dönem: Veriden rehberliğe

KKB’nin 2014 yılında kullanıma sunduğu Findeks, 12 yıllık gelişimini yeni bir döneme taşıyor. Yenilenen Findeks deneyiminde finansal rehberlik; kredi notundaki değişimlerin nedenlerini anlamaktan borç ve limit değişikliklerini zamanında takip etmeye, kullanıcının ihtiyaç duyduğu bilgi ve hizmetlere daha kolay ulaşmasına kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Böylece Findeks, kullanıcıların finansal hayatlarındaki değişimleri daha yakından takip etmelerine ve kendi finansal durumlarını daha bilinçli değerlendirmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.

Yeni findeks; Veriden aksiyona

Findeks’in geçirdiği dönüşümü değerlendiren KKB Dijital Kanallar, Ürün ve Proje Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Burcu Türkmen, şunları söyledi:

“12 yıl önce temel hedefimiz bireylerin kendi finansal verilerine erişebilmesini sağlamaktı. Bugün geldiğimiz noktada bunun tek başına yeterli olmadığını görüyoruz. Kullanıcı artık yalnızca verisini görmek değil; bu verinin ne anlama geldiğini ve finansal durumunu daha bilinçli değerlendirebilmek için hangi seçenekleri göz önünde bulundurabileceğini de bilmek istiyor. Findeks’i tam olarak bu nedenle yeniledik. 12 yıl önce finansal veriyi kullanıcıya açtık; şimdi o veriyi kullanıcı için anlamlı ve aksiyona dönüşebilir hale getiriyoruz.”

Yenilenen Findeks deneyiminde bu yaklaşım, kullanıcıların finansal hayatlarındaki önemli değişimleri daha kolay takip etmelerine yardımcı olan hizmetlerle destekleniyor. Findeks Uyarı Hizmeti ile kullanıcılar tüm bankalardaki gecikme bildirimlerinden adlarına yapılan kredi ve ürün başvurularına, limit ve borç değişikliklerine kadar önemli gelişmelerden anlık olarak haberdar olabiliyor. Not Danışmanım, kullanıcının finansal durumunu anlamlandırmasına yönelik kişiselleştirilmiş öneriler sunarken; yenilenen Radar Hizmeti, Findeks Kredi Notu değişikliklerini, banka bazında borç durumunu, tüm bankalardaki kullanılabilir limitleri ve son hareketleri tek ekrandan takip etmeyi mümkün kılıyor.

Yeni nesil raporlarla veriler daha anlaşılır hale gelecek

Findeks’in finansal rehberlik yaklaşımı önümüzdeki dönemde devreye alınacak yeni ürün ve deneyimlerle genişleyecek. Yeni nesil Findeks Kredi Notu Raporu ile kredi notundaki değişimlerin ve bu değişimleri etkileyen unsurların daha kolay anlaşılması; yeni nesil Findeks Risk Raporu ile kullanıcıların finansal durumlarını daha sade ve yorumlanabilir bir yapıda değerlendirebilmesi hedefleniyor. Findeks Ticari Rapor’un ise daha geniş veri setleriyle ticari risklerin bütünsel olarak değerlendirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Bu yeni yaklaşımla Findeks, doğru bilgiyi doğru zamanda sunan, kullanıcıların finansal hayatlarındaki değişimleri anlamalarını ve bir sonraki adımlarını daha bilinçli değerlendirmelerini kolaylaştıran kişiselleştirilmiş bir finansal rehber olma rolünü güçlendirmeyi hedefliyor.

Finansal rehberlik yapay zeka ile güçlenecek

Yapay zekâ da yeni Findeks deneyiminin önemli bileşenlerinden biri olacak. Findeks’in dijital asistanı Bilgiç’in, KKB’nin yapay zekâ kabiliyetleriyle güçlendirilerek daha kişiselleştirilmiş ve proaktif bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Bilgiç’in yalnızca sorulara yanıt veren bir dijital asistan olmanın ötesine geçerek Findeks Kredi Notu ve raporlardaki değişimleri yorumlayan, finansal veriyi daha anlaşılır hale getiren ve kullanıcının bir sonraki adımını değerlendirmesine yardımcı olan bir deneyim sunması planlanıyor.

Geliştirilmekte olan Ödeme Takvimi ile de kullanıcıların önümüzdeki dönemlerde hangi tarihte, hangi bankaya, ne tutarda kredi veya kredi kartı ekstresi ödemesi yapacağını tek bir ekrandan görebilmesi amaçlanıyor.

12 yıllık büyüme yeni dönemin zeminini oluşturuyor

Findeks’in yeni dönem dönüşümü, markanın 12 yılda oluşturduğu kullanım alışkanlığı ve dijital büyüme üzerine inşa ediliyor. 2015 yılında 561 bin kez sorgulanan Findeks Kredi Notu, 2026 yılının ilk dokuz ayında 3,2 milyon sorgulamayı aşarak 2015 yılının tamamının yaklaşık 5,7 katına ulaştı.

Kullanıcıların Findeks ile kurduğu ilişki dijital kanallarda da güçlenmeye devam ediyor. Son 12 aylık dönemde, bir önceki 12 aylık döneme göre Findeks Mobil trafiği yüzde 22, web trafiği ise yüzde 62 arttı. Ağustos 2026’da mobildeki tekil kullanıcı sayısı Ağustos 2025’e göre yüzde 76 yükselirken, Eylül 2026 itibarıyla Findeks Kredi Notu sorgulamalarının yüzde 89’u mobil kanal üzerinden gerçekleştirildi. Findeks Mobil Uygulaması’nın toplam indirilme sayısı ise 13,26 milyona ulaştı.

Kalyon PV, yeni güneş teknolojileri fabrikasını ABD’de kuruyor

Güneş teknolojileri merkezi Kalyon PV, Ankara’daki entegre üretim tesisinde düzenlediği yatırımcı toplantısında ABD yatırımının yanı sıra şirketin ulusal ve uluslararası büyüme stratejisini, üretim ve teknoloji kabiliyetlerini, finansal görünümünü ve gelecek hedeflerini yatırımcılarla paylaştı.

Kalyon PV Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya çok sayıda yatırımcı ve analist katıldı.

ABD’de üretim ve doğrudan satış hedefi

Kalyon PV’nin global büyüme hedefiyle gerçekleştirdiği stratejik yatırım kapsamında, ABD’de kuruluşu tamamlanan ve Kalyon PV’nin çoğunluk hissedarı olduğu şirket bünyesinde yeni bir üretim tesisi kurulması planlanıyor.

Tesiste, ABD’deki ilgili mevzuat ve yerlilik şartlarına uygun şekilde başta güneş panelleri olmak üzere güneş enerjisi sektörüne yönelik ürünlerin üretilmesi hedefleniyor. Aynı yapı üzerinden ABD pazarında satış ve pazarlama organizasyonunun da oluşturulması hedefleniyor.

Güneş enerjisi yatırımlarının hız kazandığı ABD pazarı, yerli üretimi destekleyen teşvik mekanizmaları ve artan talebiyle Kalyon PV’nin uluslararası büyüme stratejisinde önemli bir konumda bulunuyor. ABD’nin 2035 yılına kadar güneş enerjisi kurulu gücünü önemli ölçüde artırmaya yönelik hedefleri ve yerli üretime sağlanan avantajlar, yatırım kararının stratejik zeminini güçlendiriyor.

Yatırım süreci; vergi, hukuk ve yatırım alanlarında ABD’de yerleşik bir danışmanlık firmasıyla yürütülüyor. Kalyon PV, yatırım kapsamında federal düzeydeki vergi teşvikleri ile eyalet ve yerel düzeyde sunulan ekonomik kalkınma teşviklerinden de yararlanmayı öngörüyor.

“Bu fabrikanın deneyimini globale taşıyacağız”

Kalyon PV Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu verdiği demeçte;

“Kalyon PV olarak “Enerjide Tam Bağımsız Türkiye” vizyonuyla yaktığımız meşaleyi her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı güneş enerjisi santrali olan Kalyon Karapınar GES başta olmak üzere sektörümüzün ihtiyaç duyduğu panelleri ürettik; AR-GE’ye, teknolojiye, insan kaynağımıza sürekli yatırım yaptık. Bu sayede, birçok başarıya imza attık. Bugün Türkiye’de kazandığımız bu deneyimi ve üretim gücünü global pazarlara taşıyacak yeni bir döneme giriyoruz. ABD’de kuruluşunu tamamladığımız şirketimiz, uluslararası büyüme stratejimizin önemli adımlarından biri. Yaptığımız her yatırım üretim gücümüzü, girdiğimiz her yeni pazar global büyüme stratejimizi güçlendiriyor. Gelecek vadeden ve sürdürülebilir karlılık sunan yatırımlarımızla ülkemiz, hissedarlarımız ve tüm paydaşlarımız için değer yaratmaya devam edeceğiz.”

Yeni yönetimle güçlü icra dönemi

Yönetim Kurulu ve icra kadrosundaki yenilenmeye de değinen Kalyoncu, yeni yönetimin farklı fikirleri ve deneyimleri aynı masa etrafında buluşturduğunu belirtti. Bu birlikteliğin Kalyon PV’nin üretim, teknoloji geliştirme ve büyüme hedeflerine güç katacağını vurgulayan Kalyoncu, “Bu yeni dönemi yalnızca bir yönetim değişikliği olarak görmüyoruz. Yeni bir sinerji ve enerjiyle güçlü bir icra dönemi olarak görüyoruz” dedi.

Yatırımcılar üretimin tüm aşamalarını yerinde inceledi

Kalyon Holding Strateji ve Yatırımcı İlişkileri Direktörü Gözde Çivici moderasyonunda gerçekleştirilen toplantıda; Kalyon PV Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Soydan şirketin stratejisini ve hedeflerini, Kalyon PV CEO’su Görkem Suner üretim kabiliyetlerini ve teknolojik altyapılarını, Kalyon PV CFO’su Can Ungun finansal görünümünü yatırımcılarla paylaştı. Kalyon Holding CEO’su Mustafa Koçar ise şirketlerin büyüme planlarını ve gelecek dönem önceliklerini aktardı. Yatırımcılar ve analistler, sunumların ardından gerçekleştirilen fabrika gezisinde ingottan wafer’a, hücreden panele uzanan üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu.

Yatırımcılarla doğrudan iletişime verdikleri önemi vurgulayan Kalyoncu; “Yatırımcılarımızla yalnızca finansal sonuçlarımızı değil, bu sonuçların arkasındaki üretim gücümüzü, teknolojik yetkinliğimizi ve güçlü organizasyon yapımızı da paylaşmak istiyoruz. Türkiye’nin yenilenebilir enerjideki geleceğine, güneş teknolojilerindeki kabiliyetimize ve ekibimize inanıyoruz.”

İşletmelerin büyümesini sağlayan yapay zeka girişimi AppNava, 2.3 milyon dolar yatırım aldı

Kullanıcı davranışlarını yapay zekâ ile öngören ve bu tahminleri büyüme stratejilerine dönüştüren AppNava, Jet Ventures liderliğinde ve Arya VC’niın katılımıyla 2.3 milyon dolar yatırım aldı.

CEO ve Kurucu Ortak Damla Dokuzoğlu ile CTO ve Kurucu Ortak Emre Bayram tarafından kurulan AppNava, kullanıcıların gelecekteki değerini (LTV), satın alma ve terk etme (Churn) olasılıklarını tahmin ediyor. Platform, bu öngörüleri kullanıcı edinme, kişiselleştirme ve gelir büyümesini destekleyen karar ve aksiyonlara dönüştürüyor.

Tahminlerden kampanya performansına

Bir müşterinin veya kullanıcının uzun vadede ne kadar gelir yaratacağını anlamak, dijital işletmeler için haftalar, hatta aylar sürebiliyor. Bu süre boyunca reklam bütçeleri, kullanıcıların gerçek değerine ilişkin sınırlı bilgiyle yönetiliyor. AppNava’nın AI modelleri, erken dönem verilerinden kullanıcı yaşam boyu değerini tahmin ederek bu belirsizliği azaltıyor.

AppNava, tahmin edilen kullanıcı değerlerini Meta, Google ve TikTok gibi reklam platformlarına optimizasyon sinyalleri olarak iletiyor. Böylece reklam platformlarının kampanyaları uzun vadede daha yüksek değer yaratma potansiyeli taşıyan kullanıcılara yönlendirmesine yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, reklam harcamalarının getirisini (ROAS) artırırken şirketlerin kullanıcı edinme bütçelerini daha verimli kullanmalarını ve kampanyalarını büyütmelerini destekliyor.

AppNava’nın sunduğu öngörüler, kullanıcı deneyimine de yön veriyor. AI Segmentasyon ile şirketler farklı kullanıcı gruplarına uygun teklifler ve iletişimler tasarlayabiliyor. Cohort LTV dashboard’u üzerinden ise kampanyaların uzun vadede yaratacağı değeri ve getiriyi değerlendirerek büyüme planlarını şekillendirebiliyor.

Yapay zekâ ile daha verimli büyüme

AppNava CEO’su ve Kurucu Ortağı Damla Dokuzoğlu, yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Dijital işletmeler için büyümenin anahtarı, doğru müşteriye ulaşmak ve o müşterinin uzun vadeli değerini erken anlayabilmek. AppNava’da bu bilgiyi doğrudan kampanyaları yönlendiren sinyallere dönüştürüyoruz. Jet Ventures ve Arya VC’niın desteğiyle bu yaklaşımı daha fazla şirkete ulaştırmayı hedefliyoruz.”

AppNava CTO’su ve Kurucu Ortağı Emre Bayram ise demecinde;

“Teknolojimizin merkezinde, erken kullanıcı davranışlarından güvenilir tahminler üretmek ve bu tahminleri şirketlerin mevcut sistemlerine entegre etmek var. Reklam platformlarına ilettiğimiz sinyaller sayesinde modellerimizin ürettiği bilgiyi kampanya optimizasyonunda kullanılabilir hale getiriyoruz.”

Paribu, CoinMENA aracılığıyla Ürdün’de düzenleyici gözetiminde faaliyetlerine başladı

Türkiye’nin önde gelen dijital varlık platformlarından biri olan Paribu, CoinMENA ile Ürdün Merkez Bankası’nın finansal teknoloji ve inovasyon alanındaki düzenleyici sandbox’ı JoRegBox kapsamında faaliyete başlayan ilk dijital varlık platformu oldu.

Sandbox kapsamında Ürdün’deki kullanıcılar, Ürdün’ün yerel anlık ödeme sistemi CliQ üzerinden CoinMENA’ya Ürdün dinarı yatırarak kripto varlık alıp satabiliyor ve kripto varlıklarını CoinMENA’da saklayabiliyor. Yerel ödeme altyapısıyla kurulan bu entegrasyon, kullanıcıların dijital varlıklara ülkede hâlihazırda kullandıkları ödeme kanalları üzerinden erişmesini sağlıyor.

Bahreyn ve Dubai’nin ardından üçüncü pazar

Düzenleyici deney ortamları, yeni finansal hizmetlerin gerçek kullanıcılarla, regülatörün gözetiminde ve kontrollü bir çerçevede sunulmasına olanak tanıyor. CoinMENA, Ürdün Merkez Bankası’nın Ekonomik Modernizasyon Vizyonu kapsamındaki finansal inovasyon hedeflerinin bir parçası olarak 2022’de hayata geçirdiği JoRegBox’a kabul edilen ilk dijital varlık platformu oldu.

Hâlihazırda CoinMENA B.S.C. ünvanlı şirketiyle ile Bahreyn Merkez Bankası (CBB), CoinMENA FZE şirketiyle Dubai Sanal Varlık Düzenleme Kurumu (VARA) lisansı altında faaliyet gösteren CoinMENA, Ürdün’de sandbox’a kabul edilen ilk dijital varlık alım satım platformu olarak ülkedeki lisans sürecinde aşama kaydetti. CoinMENA’nın elde ettiği bu başarı sayesinde Ürdün, Paribu’nun Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde erişebildiği üçüncü pazar hâline geldi.

Türkiye’nin en büyük fintech satın almasıyla Paribu’ya katıldı

2020’de Talal Tabbaa ve Dina Sam’an tarafından kurulan CoinMENA, Aralık 2025’te Türkiye’nin bugüne kadarki en büyük fintech satın almasıyla Paribu’ya dahil olmuştu. Toplam değeri 240 milyon dolara kadar olan bu satın alma, Paribu’ya CoinMENA’nın aktif lisansları üzerinden dijital varlık benimsemesinin en yüksek olduğu pazarların başında gelen MENA’ya doğrudan erişim olanağı sunmuştu.

CoinMENA, geçtiğimiz aylarda da 850 milyar doları aşan aktif büyüklüğü ve Financial Stability Board tarafından verilen “sistemik öneme sahip banka” (G-SIB) statüsüyle öne çıkan Standard Chartered ile Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki fiat ödeme altyapısını güçlendirmek amacıyla yaptığı stratejik iş birliğiyle gündeme gelmişti.

Paribu regülasyona uyumlu genişlemesini sürdürüyor

2017’den bu yana Türkiye’de blokzincir ekosisteminin gelişimine öncülük eden, Paribu Custody markasıyla dijital varlık saklama alanına da odaklanan Paribu, ağustos ayının başında geniş yetkili aracı kurumu Paribu Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin sermayesini 530 milyon TL’ye çıkarmak için izin aldı. Bu gelişmeyle Paribu grubunun yalnızca Türkiye’deki iştiraklerinin ödenmiş sermayesi 7 milyar TL’ye ulaştı.

2017’den bu yana özkaynaklarıyla büyüyen, 2025 sonunda Türkiye’nin en büyük fintech satın almasına imza atan ve Temmuz 2026’da “Yarının dünyası şimdi daha geniş” söylemiyle kripto, DeFi ve hisse senedi piyasalarını tek çatıda buluşturmayı hedefleyen güncellemesini hayata geçiren Paribu; eriştiği tüm pazarlarda regülasyona uyumlu genişleme adımlarını sürdürüyor.