Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Togg, daha erişilebilir yeni modeli T6X’in ilk prototipini gösterdi

Türkiye’nin mobilite alanındaki teknoloji markası Togg, T10X ve T10F’in ardından ürün ailesine katılacak yeni modeli T6X’in ilk prototipini kamuoyuyla paylaştı. Daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmak amacıyla geliştirilen model için talep toplama sürecinin Haziran 2027’de başlaması planlanıyor.

Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Anadolu Ajansı Finans Masası’nda yaptığı açıklamada, T6X’in mevcut Togg modellerinden daha erişilebilir bir seçenek olarak geliştirildiğini belirtti. Program sırasında henüz geliştirme aşamasında bulunan aracın ön tasarımını gösteren kaba prototipi de ilk kez sergilendi. Togg tarafından doğrulanan görüntülerde modelin ön yüzü ve genel tasarım yaklaşımı görülebiliyor.

Prototipte köşeli formdaki ön farlar, tamponun iki yanında konumlandırılan ters “L” biçimindeki gündüz aydınlatmaları ve ön bölümde kullanılan çapraz tasarım detayları dikkat çekiyor. Ancak araç henüz geliştirme aşamasında olduğu için seri üretim versiyonunda bazı tasarım değişikliklerinin yapılabileceği belirtiliyor.

T6X için talep Haziran 2027’de toplanacak

Tosyalı’nın paylaştığı takvime göre, Togg T6X için talep toplama süreci Haziran 2027’de başlayacak. İlk araçların da aynı ayın sonundan itibaren kullanıcılara teslim edilmesi hedefleniyor.

T6X’in, Togg’un mevcut modelleri T10X ve T10F’in altında konumlandırılması ve özellikle şehir içi kullanıma uygun, daha kompakt bir elektrikli otomobil seçeneği sunması bekleniyor. Şirketin yeni model için erişilebilir finansman ve kampanya seçenekleri üzerinde de çalıştığı ifade ediliyor.

1,3 milyon TL bir fiyat hedefi, kesin satış fiyatı değil

T6X’in fiyatının yaklaşık 1,3 milyon TL bandında olup olmayacağına ilişkin soruya yanıt veren Tosyalı, yılın başında belirledikleri hedeflerde değişiklik olmadığını söyledi. Mevcut Togg modellerine kıyasla çok daha uygun ve rekabetçi bir fiyat hedeflediklerini belirten Tosyalı, nihai rakamın piyasaya çıkış dönemindeki ekonomik koşullara göre şekilleneceğine işaret etti.

Bu nedenle kamuoyunda yer alan 1,3 milyon TL seviyesi, şu aşamada açıklanmış kesin satış fiyatı değil; şirket yönetiminin ulaşmayı amaçladığı fiyat hedefi olarak değerlendiriliyor.

T6X’in batarya kapasitesi, menzili, motor gücü, şarj süresi, donanım paketleri ve kesin boyutları ise henüz açıklanmadı. Togg’un teknik özellikleri ve seri üretim tasarımını satış tarihine yaklaşıldıkça paylaşması bekleniyor.

T6X ile birlikte Togg, elektrikli mobiliteyi daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmayı ve Türkiye’deki elektrikli otomobil pazarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.

TeklifimGelsin’den yapay zeka destekli finansal asistan: TeklifAI

Finansal kararlar günlük hayatın önemli bir parçası ancak kullanıcılar çok sayıda seçenek ve farklı kaynak arasında kaybolabiliyor. Bir kredinin ödeme planını anlamak, kredi kartı avantajlarını karşılaştırmak veya birikimini nasıl değerlendirebileceğini öğrenmek için birden fazla sayfayı incelemek gerekebiliyor. Bunun sonucunda kullanıcılar ya en tanıdık seçenekte karar kılıyor ya da araştırmayı yarıda bırakabiliyor.

Finansal ürünleri herkes için şeffaf ve karşılaştırılabilir kılma misyonuyla çalışan TeklifimGelsin, bu deneyimi kolaylaştırmak amacıyla yapay zekâ destekli finansal asistanı TeklifAI’ı kullanıma sundu.

TeklifAI, “hangi bankanın faizi düşük?” sorusundan önce asıl belirleyici olan “hangi ürünü kullanmalıyım?” sorusunu yanıtlamayı hedefliyor. Kullanıcı ihtiyacını kendi cümleleriyle anlatıyor; TeklifAI ise buna uygun kredi ve kredi kartı seçeneklerini sohbet ekranında sunuyor. Kullanıcılar tekliflerin detaylarını inceleyip tercih ettikleri teklife başvurabiliyor.

İhtiyacı anlayan kişisel bir finansal yol arkadaşı

TeklifAI’ın yalnızca kullanıcının belirttiği ürünü bulan değil, ihtiyacının arkasındaki niyeti anlayan kişisel bir finansal yol arkadaşına dönüşmesi hedefleniyor. Örneğin çok seyahat eden bir kullanıcıya mil kazandıran, market harcamaları yüksek bir kullanıcıya ise markette indirim sağlayan kredi kartlarının önerilmesi planlanıyor. Benzer şekilde, evini yenilemek için kredi arayan bir kullanıcı “aylık taksitim düşük olsun” dediğinde uzun vadeli, “kredimi bir an önce kapatmak istiyorum” dediğinde ise daha kısa vadeli seçeneklere yönlendirilebilecek. Böylece kullanıcıların hangi finansal ürünü araması gerektiğini önceden bilmesine gerek kalmayacak; hedefini kendi cümleleriyle anlatması yeterli olacak.

Kredi Karnesi ile kişiselleştirme derinleşecek

TeklifAI’ın TeklifimGelsin Kredi Karnesi ile de entegre olması planlanıyor. Böylece asistan yalnızca kullanıcının ne istediğini değil, neye uygun olduğunu da bilecek. TeklifAI, uygun olmayan kullanıcıların olumlu sonuçlanmayacak başvurular yapması yerine gerçekçi alternatiflere yönlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda düşük limitli başlangıç ürünleri, mevcut borcu daha düşük maliyetle yapılandırma yolları ve kredi derecesini yükseltmek için adım adım tanımlanmış bir yol haritası gibi seçeneklerin sunulması planlanıyor.

“Herkesin ihtiyacını kendi cümleleriyle anlatıp uygun teklife ulaşmasını istiyoruz”

TeklifAI’ın geliştirilme amacının, kullanıcıların finansal ihtiyaçlarına uygun seçeneklere daha kolay ulaşmasını sağlamak olduğunu ifade eden TeklifimGelsin CEO’su İhsan Cem Zararsız;

“Finansal bir karar verirken asıl zorluk seçenekler arasından kendi ihtiyacına uyanı bulabilmek. TeklifAI’ı tam da bunun için, özellikle finans dünyasının diline uzak olan ve nereden başlayacağını bilmeyen kullanıcılar için geliştirdik. Herkesin ihtiyacını kendi cümleleriyle anlatıp kendisine uygun tekliflere kolayca ulaşabilmesini istiyoruz.”

Yapay zeka gözetim sistemlerini şaşırtmak için tasarlanan gömlek: Digital Camouflage

Yapay zeka destekli kameralar artık yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; görüntülerdeki insanları, nesneleri ve hareketleri de otomatik olarak sınıflandırabiliyor. Berlin merkezli sanatçı Simon Weckert‘ın geliştirdiği Digital Camouflage ise bu sistemlerin çalışma biçimindeki zayıf noktalardan yararlanmayı amaçlıyor.

Digital Camouflage yapay zekanın insan algısını nasıl bozuyor?

Gömleğin üzerinde yer alan pembe, turuncu ve yeşil tonlardaki soyut desenler, yapay zekânın insan vücudunu tanımlarken kullandığı görsel ipuçlarını bozacak şekilde hazırlandı. Renk geçişleri, iç içe geçen şekiller ve kesintiye uğrayan vücut hatları; algoritmanın baş, omuz, gövde ve uzuvları tek bir insan figürü olarak birleştirmesini zorlaştırıyor.

Digital Camouflage’ın deseni, “adversarial attack” olarak adlandırılan bir yöntemden yararlanılarak geliştirildi. Bu yaklaşımda görüntüye insan gözü için sıradan görünen, ancak yapay zekâ modelinin karar sürecini yanıltan görsel unsurlar ekleniyor. Weckert da farklı desenleri yapay zekâ modelleri üzerinde tekrar tekrar deneyerek gömleğin son tasarımına ulaştı.

Gömlek, tüm gözetim sistemlerine karşı görünmezlik vadetmiyor

Proje, Berlin’in Kottbusser Tor bölgesinde başlatılan yapay zekâ destekli video gözetim uygulamasına tepki olarak ortaya çıktı. Berlin’deki pilot sistemin yüz tanımadan ziyade hareketleri ve olağan dışı davranışları tespit etmek amacıyla kullanılacağı belirtiliyor. Sistem olası bir tehlikeye işaret ettiğinde nihai değerlendirme yine görevli personel tarafından yapılıyor. Berlin’deki pilot uygulamanın ilerleyen dönemde başka bölgelere de taşınması planlanıyor.

Weckert, gömleği açık kaynaklı gerçek zamanlı nesne algılama modeli YOLO üzerinde test etti. Denemelerde sistem çevredeki diğer kişileri algılarken Digital Camouflage giyen kişiyi zaman zaman insan olarak sınıflandıramadı. Ancak sanatçı, tasarımın Berlin’de kullanılan sistem veya tüm ticari gözetim teknolojileri karşısında aynı sonucu vereceğine yönelik bir iddiada bulunmuyor.

Bu nedenle Digital Camouflage, kullanıcıya eksiksiz bir anonimlik sağlayan güvenlik ürünü olarak değil; kamusal alanlarda giderek yaygınlaşan otomatik gözetim teknolojilerinin güvenilirliğini ve sınırlarını tartışmaya açan sanatsal bir çalışma olarak konumlandırılıyor. Gömleğin satışından elde edilen gelirin bir bölümü de dijital hakları savunan kuruluşlara aktarılıyor.

Spark Connect, mobilite servislerini tek platformda birleştiren yapısını genişletiyor

Çağan Koyun tarafından kurulan ve bir KOBIL Group şirketi olan Spark Connect; elektrikli araç şarjı, otopark, araç kiralama, sigorta, kimlik ve ödeme hizmetleri gibi farklı alanlardaki servisleri aynı uygulama üzerinden kullanıcılarla buluşturmayı hedefliyor.

Şirket, ilk döneminde KOBIL Group’un teknoloji desteğiyle ürün ve güvenlik altyapısını geliştirirken, bugün odağını platform üzerindeki servis çeşitliliğini ve kullanıcı deneyimini genişletmeye çevirmiş durumda.

Türkiye ve Avrupa’daki mobilite servislerini tek deneyimde buluşturmayı hedefliyor

Spark Connect’in geliştirdiği yapı, kullanıcıların mobilite ihtiyaçları için farklı uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmasını azaltmayı amaçlıyor.

Platform, Gireve entegrasyonu sayesinde Türkiye ve Avrupa’daki elektrikli araç şarj ağlarına erişim sağlarken; otopark, araç kiralama, sigorta ve ödeme gibi farklı hizmetlerin de aynı kullanıcı deneyimine dahil edilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.

Şirketin önümüzdeki dönemdeki temel hedeflerinden biri, elektrikli araç şarjında geliştirdiği bu dağıtım modelini mobilitenin diğer alanlarına da taşımak.

MiniApp ekosistemi genişleyecek

Spark Connect’in yeni dönem ürün stratejisinin merkezinde MiniApp modeli bulunuyor.

Bu yapıyla birlikte farklı servis sağlayıcıların kendi hizmetlerini Spark Connect içerisinde kullanıcılara sunabilmesi hedefleniyor. Böylece mobilite alanında faaliyet gösteren şirketler, ayrı bir kullanıcı deneyimi oluşturmak yerine Spark Connect’in dijital dağıtım altyapısı üzerinden hizmet verebilecek.

Spark Connect, bu modelle yalnızca son kullanıcıya yönelik bir mobilite uygulaması olmak yerine, farklı şirket ve servislerin bir araya gelebildiği açık bir platform yapısına dönüşmeyi amaçlıyor.

Yeni dönemin odağında kullanıcı büyümesi ve Avrupa var

Spark Connect önümüzdeki dönemde Türkiye’deki kullanıcı tabanını büyütmenin yanı sıra yeni mobilite servislerini platforma dahil etmeyi ve MiniApp ekosistemini genişletmeyi planlıyor.

Şirketin gündemindeki bir diğer başlık ise Avrupa pazarı. Mevcut entegrasyonlarının sağladığı altyapıyı kullanarak Avrupa’daki servis sağlayıcılarla platform arasındaki bağlantıların artırılması hedefleniyor.

Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, şirketin ilk döneminde temel önceliğin ürün ve teknoloji altyapısını oluşturmak olduğunu, bugün ise odağın bu teknoloji üzerinde daha geniş bir mobilite ekosistemi geliştirmeye kaydığını belirtiyor.

Spark Connect, önümüzdeki dönemde otomotiv, enerji, sigorta, finans, seyahat ve teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren şirketleri aynı dijital dağıtım katmanında buluşturarak mobilite deneyimini daha bütünleşik hale getirmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin yeni unicornu: İzmir’de kurulan HubX, 1.2 milyar dolar değerleme üzerinden 75 milyon dolar yatırım aldı

Türkiye’de kurulan tüketici teknolojileri şirketi HubX, 1.2 milyar dolar yatırım öncesi değerleme üzerinden Point72 Private Investments’tan 75 milyon dolara kadar yatırım almak üzere anlaşmaya vardı.

HubX’in kuruluşundan bu yana aldığı ilk dış yatırım olan işlem kapsamında ilk aşamada 50 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirilecek, anlaşmada 25 milyon dolarlık ek yatırım opsiyonu da yer alacak. Şirket, yeni yatırımla birlikte global ölçekte satın alma ve stratejik ortaklık dönemini başlatmayı hedefliyor.

2022 yılında İzmir’de kurulan ve bugüne kadar herhangi bir dış yatırım almadan büyüyen HubX, dört yıl içerisinde 370’in üzerinde kişiden oluşan bir ekibe ulaştı. İzmir ve İstanbul’daki ekipleriyle faaliyet gösteren şirketin geliştirdiği 40’tan fazla mobil ve web tabanlı ürün, dünya genelinde 190’dan fazla ülkede toplam 600 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı.

Kârlı büyümesini sürdüren HubX, Point72 Private Investments yatırımıyla birlikte global büyüme stratejisinde yeni bir döneme geçmeye hazırlanıyor.

HubX, satın alma stratejisini devreye alıyor

HubX, bugüne kadar ağırlıklı olarak kendi bünyesinde geliştirdiği tüketici teknolojisi ürünlerini global ölçekte büyütmeye odaklandı. Yeni dönemde ise şirket, kendi ürünlerini geliştirmeye devam ederken dünya genelinde başarılı tüketici teknolojisi şirketlerini, mobil ve web ürünlerini satın almaya ve güçlü ekiplerle stratejik ortaklıklar kurmaya başlayacak.

HubX’in hedefinde, kullanıcıların halihazırda güçlü şekilde benimsediği ve ürün-pazar uyumunu yakalamış girişimler bulunuyor.

Şirket, gerçekleştireceği satın almalarda yalnızca ürünleri HubX bünyesine dahil etmek yerine, bu ürünleri başarılı hale getiren girişimcilik kültürünü, ekipleri ve ürün DNA’sını korumayı hedefliyor.

Satın alınan veya ortaklık kurulan şirketler; HubX’in yapay zekâ, veri analitiği, mühendislik, monetizasyon, kullanıcı kazanımı ve global büyüme alanlarında geliştirdiği teknoloji ve operasyon altyapısından faydalanabilecek.

HubX, bu model sayesinde halihazırda başarılı olan ürünlerin yeni pazarlara daha hızlı açılmasını, operasyonel verimliliklerini artırmasını ve çok daha geniş bir global kullanıcı kitlesine ulaşmasını amaçlıyor.

Nova, Wiser, DaVinci ve Lotus Flow dünya genelinde yüz milyonlarca kullanıcıya ulaştı

HubX’in geliştirdiği ürün portföyünde üretken yapay zekâdan eğitime, sağlık ve fitness alanlarından farklı tüketici teknolojisi kategorilerine kadar birçok ürün bulunuyor.

Nova, Wiser, DaVinci ve Lotus Flow gibi ürünler dünya genelinde yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşırken, HubX bünyesinde geliştirilen çok sayıda ürün kendi kategorilerinde App Store ve Google Play listelerinde üst sıralara çıkmayı başardı.

Şirket, son dört yılda ürün geliştirme süreçlerinden kullanıcı kazanımına, yapay zekâdan veri altyapısına kadar oluşturduğu sistemleri tek bir operasyon platformu altında ölçeklendirdi.

HubX Kurucu Ortağı Cem Ortabaş, şirketin yıllar içerisinde ürünleri fikir aşamasından yüz milyonlarca kullanıcıya ulaştırabilen bir yapı oluşturduğunu belirterek, yeni yatırımla bu deneyimi kendi ürünlerinin ötesine taşımayı hedeflediklerini ifade etti. HubX’in bundan sonraki dönemde hem kendi ürünlerini geliştirmeye devam edeceğini hem de güçlü ürünler geliştirmiş ekiplerle ortaklıklar ve satın almalar gerçekleştireceğini aktardı.

HubX’in değerlemesi 1,2 milyar dolara ulaştı

Point72 Private Investments yatırımıyla birlikte HubX’in yatırım öncesi değerlemesi 1,2 milyar dolar seviyesine ulaştı.

HubX Kurucu Ortağı Kaan Ortabaş, şirketin yalnızca dört yıl içerisinde kârlılığını koruyarak ulaştığı ölçeğin oluşturdukları modelin gücünü gösterdiğini belirtti. Ortabaş, Point72 ile gerçekleştirilen iş birliğinin HubX’e global ölçekte çok daha büyük fırsatları değerlendirme imkânı sağlayacağını ifade etti.

HubX, yatırımın ardından mevcut ürün portföyüne yatırım yapmayı, teknoloji altyapısını güçlendirmeyi ve şirket bünyesindeki AI Lab üzerinden yapay zekâ yetkinliklerini geliştirmeyi sürdürecek.

Bununla birlikte şirket, yeni satın alma stratejisi kapsamında dünya genelindeki başarılı tüketici teknolojisi ürünlerini ve ekiplerini HubX ekosistemine dahil etmek için çalışmalarını hızlandıracak.

2022 yılında İzmir’de küçük bir ekiple yola çıkan HubX, yeni yatırımla birlikte Türkiye’den çıkan tüketici teknolojisi ürünlerini global ölçekte büyütme hedefini daha geniş bir satın alma ve yatırım stratejisine taşıyor.

Google Cloud’dan finans sektörüne özel çözüm: Gemini Enterprise for Financial Services

Google Cloud, finans profesyonelleri için özel olarak tasarlanan ajan tabanlı yapay zeka çözümü Gemini Enterprise for Financial Services‘ı tanıttı.

Gemini Enterprise for Financial Services, Gemini Enterprise platformunun altyapısında Google tarafından yönetilen Financial Research ajanını, finans rolleri ve iş akışlarına özel ajan talimatları içeren 50’den fazla yeni beceriyi, kurumsal veri konnektörlerini ve giderek genişleyen bir üçüncü taraf ajan ekosistemini kapsıyor.

Başlangıçta sermaye piyasaları ve kurumsal bankacılık sektörleri için ön izleme (preview) sürümüyle kullanıma sunulan Gemini Enterprise for Financial Services, CME Group ve Financial Research ajanının kilit tasarım ortağı Deutsche Bank gibi küresel finans kuruluşları tarafından şimdiden kullanılıyor. Bu lansman, Gemini Enterprise’ın hızla büyüyen ivmesi üzerine inşa ediliyor: BNY, Citi Wealth, Lloyds Banking Group, Macquarie Bank ve Signal Iduna gibi önde gelen pek çok finans kuruluşu, büyüme ve verimliliği hızlandırmak amacıyla çalışanlarını gelişmiş ajan tabanlı iş akışı araçlarıyla donatmak için Gemini Enterprise’ı kullanıyor.

Aynı gün duyurulan Gemini Enterprise for Financial Services ve Hukuk çözümleri, güvenli ve eksiksiz yönetişim sunan Gemini Enterprise platformu üzerine inşa edilen sektöre özel paket çözümler serisinin ilk üyeleri oldu. Her bir sektörel çözüm, ilgili sektöre göre uyarlanmış ajanları, çeşitli iş akışlarını yönetmek için pratik kısayollar sağlayan özel becerileri, veri konnektörlerini ve sektöre özgü model optimizasyonlarını içeren, kullanıma hazır ve alana özel yapay zeka yetenekleri sunuyor.

İnovasyon, güvenlik ve mevzuata uyumluluk arasında kurulan köprü: Gemini Enterprise for Financial Services

Günümüz piyasalarında sermayeyi korumak hız gerektiriyor. Ancak genel amaçlı yapay zeka araçları, regülasyona tabi kuruluşların talep ettiği güvenliği, gerçek zamanlı hassasiyeti ve veri kökeni takibini (data lineage) sağlayamıyor. Buna ek olarak manuel raporlama, analistlerin değerli mesai saatlerini hızlı içgörüler üretmek yerine rutin veri toplama işlerine harcamasına neden oluyor. Ajan tabanlı yapay zeka sektör standardı haline gelirken, manuel iş akışlarına sıkışıp kalan kuruluşlar müşterilere sunum yapma, fiyatlama ve piyasa değişimlerine tepki verme süreçlerinde belirgin bir dezavantajla karşı karşıya kalıyor.

Gemini Enterprise for Financial Services, modelleri finansal hizmetler sektörünün gerektirdiği verilerle, sistemlerle, uzmanlıkla ve kontrollerle bir araya getiren bir platform sunarak bu zorluklara yanıt veriyor. Temel regülasyon ve verilerin yurt içinde tutulması gereksinimlerini karşılamak üzere sıfırdan tasarlanan çözüm, Financial Research ajanının yanı sıra amaca özel 50 beceri ve 13 konnektör içeriyor. Bu konnektörler piyasa verileri, haber akışları, düzenleyici kurum bildirimleri ve şirket içi veri tabanlarıyla güvenli biçimde entegre olarak doğrulanabilir kaynaklara dayanan ve eksiksiz veri kökeni sunan araştırma çıktıları üretiyor.

Google Cloud CEO’su Thomas Kurian konuyla ilgili şunları söyledi: “Finans profesyonelleri, kendilerini tek bir modele veya ekosisteme bağımlı kılmayan, her gün kullandıkları BT sistemlerine bağlanan, son derece güvenli ve mevzuata uyumlu bir yapay zeka platformu arıyor. Gemini Enterprise for Financial Services ile tam olarak bunu sunuyoruz: finansal iş akışları için doğrulanabilir veri açıklanabilirliğiyle geliştirilen ajan tabanlı yetenekler. Böylece kuruluşlar, yapay zeka inovasyonunu güvenle rekabet avantajına dönüştürebiliyor.”

Kapsamlı yetenekler

Hızlı kurulum için yapılandırılmış, entegre ve güvenli bir ortam sunan Gemini Enterprise for Financial Services, beş temel bileşenden oluşuyor:

  • Financial Research ajanı: Google tarafından yönetilen bu ajan, uçtan uca araştırmayı tam açıklanabilirlikle otomatikleştiriyor. 50’den fazla temel beceriyle geliştirilen ajan, güven puanları, açıkça tanımlanmış metodolojiler, kolay denetim için veri anlık görüntüleri ve en üst düzey doğrulanabilirlik için hassas kaynak atıfları sayesinde akıl yürütme sürecini şeffaf hale getiriyor. Kullanıcılar ajana doğrudan Gemini Enterprise uygulaması üzerinden erişebiliyor veya Agent-to-Agent (A2A) API’ları aracılığıyla mevcut ajan iş akışlarına bağlayabiliyor. Ajan, Model Bağlam Protokolü (MCP) entegrasyonlarıyla farklı kurumsal veri kaynaklarına doğrudan bağlanıyor ve özel ihtiyaçlara göre uyarlanabilen raporlar ve dokümanlar sunuyor.
  • Amaca özel finansal beceriler: Amaca özel beceriler, marka kurallarının uygulanmasından rapor biçimlendirmeye ve belirli verilere erişime kadar tekrarlayan pek çok görev için kısayollar oluşturuyor. Özel sermaye uzmanları, varlık yöneticileri veya uyum ekipleri tarafından kullanılabilen çözüm, kredi riski değerlendirmesi, portföy izleme, piyasa haberlerinin sentezlenmesi ve derinlemesine finansal araştırma gibi farklı iş akışlarına uyum sağlıyor. Beceriler, Financial Research ajanında kullanıma sunulacak ve müşterilerin kendi geliştirdikleri ajanlar için de erişilebilir olacak.
  • Konnektörler: Çözüm, CoinDesk Data & Indices, Daloopa, Dun & Bradstreet, FactSet, Finnhub, Fiscal.ai, Guidepoint, LSEG, Moody’s, MSCI, PitchBook, S&P Global ve SEC Edgar gibi lisanslı kaynaklara doğrudan müşterinin kendi ortamında yapılandırılabilen güvenli entegrasyonlar sunuyor.
  • Üçüncü taraf ajanlar ve iş ortağı ekosistemi: Gemini Enterprise for Financial Services, Google Cloud iş ortağı ekosistemindeki çok sayıda üçüncü taraf ajana kesintisiz erişim içeriyor. Bunlar arasında, ticari müşteri kabulünü hızlandıran ve Müşterini Tanı (Know Your Customer – KYC) uyumluluğunu güçlendiren D&B Business Verification Agent, sermaye piyasaları için kredi dosyası bütünlüğü, belge çıkarımı ve mutabakat sağlayan FlowX Agents, özel piyasalar ile ticari kredi ekiplerinin karmaşık finansal analizleri hızlandırmasına yardımcı olan Obin Financial Agent, çok adımlı analiz, rapor üretimi ve araştırma iş akışları için S&P Global Data Retrieval Agent ile karmaşık enerji ve sürdürülebilirlik verilerini finans iş akışları için hızlı içgörülere dönüştürmeye yardımcı olan S&P Global Energy Horizons Agents yer alıyor.
  • Güvenli ve yönetilebilir Gemini Enterprise platformu: Platform, BT ve risk ekiplerine tam görünürlük sağlayan merkezi bir kontrol katmanı sunuyor. Risk yönetimi, denetim kayıtları ve yönetişim, platform mimarisinin doğrudan içinde yer alıyor.

Katma değerli sermaye piyasaları ve bankacılık iş akışları hızlanıyor

Finans kuruluşları, Gemini Enterprise for Financial Services ile Financial Research ajanını kullanarak aşağıdakiler de dahil olmak üzere çok adımlı ve karmaşık operasyonları verimli hale getirebiliyor:

  • Danışman içgörülerinin güçlendirilmesi: Yapay zeka tarafından oluşturulan içgörüler, müşteri ilişkileri yöneticilerini ve danışmanları kişiselleştirilmiş öneriler ve ihtiyaca göre uyarlanmış materyallerle donatarak daha nitelikli müşteri görüşmelerine ve güçlenen müşteri sadakatine olanak tanıyor.
  • KYC araştırma ve analizlerinin derinleştirilmesi: Özel bankacılık ve ana aracılık hizmetleri (prime brokerage) alanlarındaki müşteri kabulü ve KYC iş akışlarını, PDF, Excel ve SEC bildirimleri gibi farklı formatlardaki verileri işleyerek modernize ediyor. Karmaşık kurumsal hiyerarşileri haritalandırıyor, risk profillerini değerlendiriyor ve gerçek faydalanıcıları (UBO) tespit ediyor.
  • Portföy dayanıklılığının artırılması: Alım-satım masalarının ani makroekonomik şoklarla başa çıkmasına yardımcı oluyor. Karmaşık tahvil portföyü risk analizini, otomatik vade bazlı riskten korunma (duration hedging) stratejisi önerileriyle birlikte 5 dakikanın altında tamamlanan bir işleme indiriyor.
  • Kredi piyasası fırsatlarının ortaya çıkarılması: Olası fiyatlama sapmalarını tespit edip izole ederek kredi verilerini uygulanabilir işlem fikirlerine dönüştürüyor. Böylece ekipler, operasyonel riskini ve kredi değerlendirme süreçlerindeki gecikmeleri azaltırken işlem hacimlerini artırabiliyor.
  • Tahvil ihracının hızlandırılması: Müşteri sunumu hazırlık sürelerini günlerden dakikalara indiriyor. Böylece sabit getirili menkul kıymet ve yüklenim ekipleri, potansiyel müşterileri proaktif biçimde hedefleyebiliyor, işlem kapasitelerini artırabiliyor ve daha fazla iş kazanmak için kritik önem taşıyan ilk hamle avantajını güvence altına alabiliyor.

Küresel finans kuruluşları için sağlanan iş değeri

Deutsche Bank gibi küresel finans kuruluşları, Gemini Enterprise for Financial Services’ı kullanıma almaya hazırlanıyor. Financial Research ajanının kilit tasarım ortağı olarak sürece katılan Deutsche Bank, bankacılık sektörünün yüksek güvenlik, yönetişim ve verilerin yurt içinde tutulması gereksinimlerini desteklemek için derin bankacılık uzmanlığı sağlıyor.

Deutsche Bank, Financial Research ajanını Kurumsal Bankacılık biriminde müşteri ihtiyaçlarını ortaya çıkarmak, farklı iş kollarından uygun ürünler sunmak, müşteri kazanım süreçlerini verimli hale getirmek ve piyasa gelişmelerini tespit etmek için kullanacak. Deutsche Bank ayrıca ajanın finansal suç riski yönetimi süreçlerini destekleme, gelişmiş tahmin ve senaryo analizleri yürütme ve Özel Bankacılık ile Yatırım Bankacılığı biriminde sunum süreçlerini verimli hale getirme yeteneklerini de değerlendiriyor.

Deutsche Bank Teknoloji, Veri ve İnovasyondan Sorumlu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Marie-Jeanne Deverdun ise şunları söyledi: “Tasarım ortağı olarak Deutsche Bank, bu yeteneğin veri korumasından yönetişime ve ekiplerimizin her gün kullandığı iş akışlarına kadar, yoğun regülasyona tabi bir sektörün gerçekleri doğrultusunda şekillenmesine yardımcı oldu. Kurumsal Bankacılık’tan başlayarak manuel araştırma yükünü azaltma, çıktıların tutarlılığını ve denetlenebilirliğini artırma ve ekiplerimize müşteri görüşmeleri için daha fazla zaman kazandırma konularında önemli bir potansiyel görüyoruz. Bu, yapay zekayı gerçek fark yaratabileceği alanlarda güvenli, sorumlu ve ölçekli biçimde uygulama yolunda önemli bir adım.”

Açık bir finansal ekosistem

Günlük iş akışlarının doğal bir uzantısı olarak tasarlanan Gemini Enterprise for Financial Services, Google Workspace ve Microsoft 365 içinde yerleşik olarak çalışıyor. Analistler, yapay zeka destekli içgörüleri güvenli ortamlarından ayrılmadan oluşturabiliyor, analiz edebiliyor ve bunları doğrudan Docs, Sheets, Slides, Word, Excel ve PowerPoint’e aktarabiliyor.

Bunun yanı sıra Google Cloud iş ortağı ekosistemi, özel yapılandırmaları yönetmek ve özelleşmiş yetenekleri küresel ölçekte devreye almak üzere finans kuruluşlarını, 66degrees, Accenture, Artefact, Capgemini, Cognizant, Deloitte, Genpact, GFT Technologies, Infosys, KPMG, NTT Data, PwC, Quantiphi, Slalom, Tribe AI ve Zencore’un da aralarında bulunduğu uzman FinTech şirketleri ve önde gelen küresel sistem entegratörleriyle buluşturuyor.

Moka United’dan kurumların ödeme ve finansal süreçlerine odaklanan çözüm: Vavien

Türkiye’nin finansal teknoloji şirketi Moka United, farklı sektörlerin finansal ihtiyaçlarına yönelik çözüm setini geliştirmeye devam ediyor.

POS, sanal POS, tahsilat, cüzdan ve kart çözümleri sunan Moka United, enerji ve mobilite sektöründeki çözüm setine şimdi Vavien‘i ekliyor. Moka United iştiraklerinden Up Enerji tarafından geliştirilen Vavien, ödeme ve finansal süreçlerin yanı sıra; bayi, kurumsal filo ve bireysel kullanıcıların operasyonlarını da tek bir platformda yönetmelerine imkân tanıyor.

Vavien, firmaların ve bireysel kullanıcıların aynı ticari ağ üzerinde buluşmasını sağlıyor. Platform üzerinden kullanıcılar ve finansal işlemler merkezi olarak yönetilebiliyor. Vavien’in modüler yapısı, farklı marka ve hizmet ağlarına da uyum sağlayabiliyor.

Farklı ihtiyaçlara tek platform

Vavien, enerji ve mobilite sektöründeki farklı ihtiyaçları tek platformda bir araya getiriyor. Ödeme akışı, kullanıcı ve yetki yönetimi, iş kuralları ve raporlama gibi süreçler platform üzerinden yönetilebiliyor. Platform, farklı marka, fiyat ve komisyon modellerinin aynı yapı içinde yönetilmesine de olanak sağlıyor.

Bayi, kurumsal şirket ve bireysel kullanıcılar için çözümler

Vavien, enerji ve mobilite ekosistemindeki farklı kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. Kurumsal şirketler, istasyon ağına erişim, araç ve şoför bazlı yönetim, limit ve kısıtlama gibi özelliklerden yararlanabiliyor. Bayiler yeni müşterilere ulaşabilirken, tahsilat süreçlerini de daha kolay yönetebiliyor. Bireysel kullanıcılar ise Vavikey uygulaması ve Vavix kart çözümleriyle ödeme ve harcama takibi yapabiliyor.

Vavikey ile QR kod ve mobil ödeme yapılabilirken kullanıcılar istasyonları keşfedebiliyor ve harcamalarını takip edebiliyor. Visa altyapısına sahip Vavix ise fiziksel ve sanal kart seçenekleri sunuyor.

Akaryakıt ve mobilitede güvenli ve entegre finansal yönetim

Moka United‘ın yeni genel müdürü Gizem Moral Vavien ile ilgili verdiği demeçte;;

“Moka United olarak odağımız, müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını doğru anlamak ve bu ihtiyaçlara uçtan uca, entegre çözümler sunarak işlerini kolaylaştırmak. Vavien de bu yaklaşımımızın akaryakıt ve mobilite sektöründeki güçlü bir örneği. Ödeme ve finansal süreçleri operasyonel ihtiyaçlarla tek bir altyapıda buluşturarak, müşterilerimizin işlerini daha verimli yönetmelerini ve kendi müşterilerine daha hızlı, güvenli ve kesintisiz bir deneyim sunmalarını sağlıyoruz. Esnek ve ölçeklenebilir altyapımızla, sektörün değişen ihtiyaçlarına birlikte çözüm üreten uzun vadeli bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz.”

UP Enerji CEO’su Suat Dolu ise demecinde;

“Vavien’i, akaryakıt sektöründeki tüm paydaşları ortak bir dijital altyapıda buluşturmak amacıyla geliştirdik. Bayiler, kurumsal filolar ve bireysel kullanıcılar artık aynı platform üzerinden güvenli ve merkezi bir deneyim yaşayabiliyor. Tahsilat süreçlerini kolaylaştıran, operasyonel verimliliği artıran ve yeni iş modellerine uyum sağlayan bu yapı ile enerji ve mobilite ekosisteminin dijital dönüşümüne katkı sunmayı hedefliyoruz.”

Yapı Kredi FRWRD Global programının 5. dönemine seçilen 7 girişim

Yapı Kredi‘nin Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesine açılma potansiyeli taşıyan Türk girişimlerini desteklemeyi amaçlayan FRWRD Global programına; FileOrbis, SmartIQ, Nextrain, ThinkSuite, Rooca, Portuma ve Singularity girişimleri dahil oldu.

Girişimler, global pazarlara açılma yolculuklarında, DACH girişimcilik ekosistemine ilişkin bilgi edinme ve Tenity desteğiyle farklı uzmanlık alanlarında 520’nin üzerinde mentordan oluşan uluslararası mentor havuzuna erişerek yeni bağlantılar geliştirme fırsatı yakalayacak. Ayrıca girişimler, Almanya’da düzenlenen Bits & Pretzels etkinliğine katılmadan önce, 1-1 yatırımcı ve müşteri görüşmeleri, masterclass’lar ve mentorlükler desteğiyle hazırlık sürecini tamamlayacaklar.

7 girişim, global büyüme yolculuğuna hazırlanıyor

FRWRD Global “Road to DACH Region” kapsamında global faz öncesi hazırlık sürecine dahil olan girişimler, farklı sektörlerde teknoloji ve inovasyon odaklı çözümleriyle öne çıkıyor. Regülasyona tabi kurumların belgelerini tek bir merkezden güvenli şekilde yönetmesini sağlayan belge yönetişim platformu FileOrbis, regülasyon ve doküman yönetimi alanında çözümler sunuyor. Otomotiv ve sigorta sektörlerine yönelik yapay zekâ tabanlı veri analitiği ve pazar değerleme platformu SmartIQ, bu sektörlerde veri odaklı karar alma süreçlerini destekliyor.

Şirketlerin çalışan eğitimlerini yapay zekâ ile yönetmesine, içerik üretmesine ve süreçleri otomatikleştirmesine olanak sağlayan Nextrain, yapay zekâ odaklı bir öğrenme yönetim sistemi olarak faaliyet gösteriyor. ThinkSuite ise şirketlerin İK süreçlerini ve iş gücü yönetimini dijitalleştiren, web ve mobil platformlar üzerinden erişilebilen bulut tabanlı bir yönetim ve çalışan etkileşimi yazılımı sunuyor.

Yapay zekâ araçları ile üretim kesintilerinin kök nedenini analiz eden ve regüle kurumlar için denetime hazır raporlar oluşturan Rooca, olaya müdahale altyapısı sunan bir teknoloji girişimi olarak faaliyet gösteriyor. Markaları oyuncularla oyun içi reklam ve sadakat çözümleri aracılığıyla buluşturan Portuma, ‘gaming’ odaklı bir pazarlama platformu olarak öne çıkıyor. Singularity ise regüle sektörlere yönelik yapay zekâ destekli siber güvenlik çözümleri geliştiriyor.

Girişimleri global fırsatlarla buluşturuyoruz

Yapı Kredi olarak girişimcilik ekosisteminin gelişimini, Türkiye’nin inovasyon kapasitesinin ve küresel rekabet gücünün artırılması açısından stratejik bir alan olarak gördüklerini ifade eden Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, şunları söyledi: “FRWRD Global programımızı, girişimlerin finansmanın yanı sıra bilgiye, deneyime, iş ağlarına ve uluslararası pazarlardaki fırsatlara erişimini destekleyen bütünsel bir yapı olarak kurguluyoruz. Programımız kapsamında girişimlerin uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla buluşmasına, hedef pazarlardaki iş ağlarına ve potansiyel müşterilere erişmesine katkı sağlıyoruz. Her biri farklı sektörlerden teknoloji ve inovasyon odaklı çözümler geliştiren girişimlerimizin, DACH bölgesinin sunduğu potansiyeli yakından tanımalarını ve ürünlerini uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde konumlandırmalarını hedefliyoruz. DACH bölgesini bu yıl programımızın odağına almamızın önemli nedenlerinden biri, bölgenin güçlü girişimcilik ekosisteminin yanı sıra teknoloji şirketleri için sunduğu kurumsal iş birliği, yatırım ve ölçeklenme fırsatları. Girişimlerimizin bu ekosistemin dinamiklerini anlamaları, doğru paydaşlarla bağlantı kurmaları ve uluslararası büyüme stratejilerini geliştirmeleri açısından FRWRD Global’in önemli bir fırsat sunduğuna inanıyoruz. Yapı Kredi olarak girişimlerimizin büyüme yolculuklarına eşlik etmeyi ve onları dünyanın farklı ekosistemlerindeki fırsatlarla buluşturmayı sürdüreceğiz.”

FRWRD Global, girişimleri yeni ekosistemlerle buluşturuyor

Yapı Kredi’nin girişimcilik ve inovasyon alanındaki çalışmalarının bir parçası olan FRWRD Global, önceki dönemlerde Estonya, Finlandiya, Portekiz, Londra ve Dubai gibi farklı girişimcilik ekosistemlerinde programlar gerçekleştirerek girişimlerin uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla buluşmasına katkı sağladı. Bu yıl ise programın odağına DACH bölgesi alınarak Türk girişimlerinin Avrupa’nın önemli girişimcilik merkezlerinden biriyle buluşturulması hedefleniyor. Programın ilerleyen aşamalarında girişimlerin eğitim, mentorluk, iş geliştirme ve yatırımcı görüşmeleriyle desteklenmesi; programın global fazında ise Almanya’da düzenlenen Bits & Pretzels etkinliği aracılığıyla DACH bölgesindeki yatırımcılar, kurumlar ve girişimcilik ekosistemi paydaşlarıyla bir araya gelmeleri planlanıyor.

HaloScape’in EKG’leri dijitalleştirerek kalp krizi tarayan çalışması IEEE Xplore’da yayımlandı

Yerli sağlık teknolojileri girişimi HaloScape, kağıt çıktısı veya fotoğraf olarak bulunan EKG kayıtlarını yeniden dijital sinyale dönüştürerek kalp krizine işaret edebilecek bulguları tarayan çalışmasını IEEE Xplore üzerinden yayımladı.

“Rule-Based Myocardial Infarction Screening from Paper ECG Images via Digitization and Clinical Criteria” adıyla yayımlanan çalışma, fiziksel ortamda bulunan EKG kayıtlarının bilgisayarlı görü teknolojileri kullanılarak yeniden kullanılabilir sağlık verisine dönüştürülmesine odaklanıyor.

Geliştirilen sistemde kağıt çıktısı alınmış veya fotoğraflanmış EKG görüntülerindeki dalga formları öncelikle dijital sinyallere dönüştürülüyor. Elde edilen sinyaller daha sonra miyokard enfarktüsü, yani kalp kriziyle ilişkili klinik EKG kriterleri üzerinden değerlendiriliyor.

Kapalı yapay zekâ modelleri yerine klinik kriterleri kullanıyor

HaloScape’in geliştirdiği yöntemin önemli noktalarından biri, değerlendirme sürecinin yalnızca sonucu üreten bir yapay zekâ modeline bırakılmaması.

Sistem, kalp krizi taramasında klinik olarak tanımlanmış kriterleri doğrudan analiz sürecine dahil ediyor. Böylece hangi EKG bulgularının değerlendirmede etkili olduğunun takip edilebildiği daha açıklanabilir bir yapı oluşturulması hedefleniyor.

EKG görüntülerinin dijital sinyale dönüştürülmesinde ise olasılıksal yapay zekâ modelleri yerine deterministik algoritmalar kullanılıyor. HaloScape, bu yaklaşımla sinyal kaybını azaltmayı ve yapay zekâ modellerinin sinyal tahmini sırasında oluşturabileceği risklerin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Çalışma IEEE Xplore’da yayımlandı

Araştırma ilk olarak 34. Sinyal İşleme ve İletişim Uygulamaları Konferansı (SIU 2026) kapsamında sunuldu. Çalışma daha sonra mühendislik ve teknoloji alanındaki akademik yayınların yer aldığı IEEE Xplore veri tabanında yayımlandı.

HaloScape Kurucusu ve CEO’su Emre Yücel, sağlık alanındaki mevcut verilerin önemli bir bölümünün farklı sistemler, cihazlar ve fiziksel kayıtlar içerisinde kaldığına dikkat çekerek, şirketin bu verileri yeniden erişilebilir ve kullanılabilir hale getirmeye odaklandığını belirtti.

HaloScape Medikal Veri & Yapay Zekâ Ekip Lideri Dr. Dora Bayraktar ise sağlık teknolojilerinde yalnızca doğru çıktının değil, sonucun hangi veri ve klinik gerekçeye dayandığının anlaşılabilir olmasının da önemli olduğunu vurguladı.

Fiziksel sağlık verilerini yeniden kullanılabilir hale getirmeyi hedefliyor

HaloScape’in çalışması, geçmiş yıllarda kağıt ortamında saklanmış EKG kayıtlarının dijital sağlık sistemlerinde yeniden değerlendirilebilmesinin önünü açabilecek bir yöntem ortaya koyuyor.

Giyilebilir cihazlar, IoT tabanlı sağlık cihazları, biyobelirteçler, yaşam tarzı ve klinik sağlık verileri gibi farklı kaynaklardan gelen veriler üzerinde çalışan HaloScape, sağlık verilerini bireyler ve sağlık profesyonelleri için daha kullanılabilir ve anlamlı hale getiren teknolojiler geliştiriyor.

Prime Video, Prime Video Store’u Türkiye’de kullanıma sundu

Prime Video, 25 Ağustos’tan itibaren Prime Video Store’u Türkiye’de kullanıma sunarak geniş içerik kütüphanesini daha da büyütüyor. Prime Video müşterileri, dizi ve filmleri kiralama veya satın alma seçeneğiyle The Super Mario Bros. Movie, Hamnet, Wicked for Good, Anaconda, The Running Man, Oppenheimer, Recep İvedik 7 ve Dağ 2 gibi popüler yapımlara erişebilecek.

Prime Video Store’un kullanıma sunulmasıyla birlikte Prime Video, Türkiye’deki içerik seçkisini önemli ölçüde genişleterek müşterilere kiralayabilecekleri veya satın alabilecekleri yepyeni yapımlar sunacak. Bugünden itibaren Türkiye’deki tüm müşteriler, geniş film ve dizi kütüphanesini kiralayabilecek veya satın alabilecek; böylece daha fazla seçeneğe ve esnekliğe sahip olacak.

Yeni kiralama ve satın alma seçeneği, Prime Video deneyimine sorunsuz bir şekilde entegre edilecek. Yapımlar, mevcut bir Amazon hesabı üzerinden satın alınabilecek veya kiralanabilecek; uygulama değiştirmeye ya da ek müşteri bilgileri girmeye gerek olmayacak. Yeni içerik seçkisinde Dağ 2, Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?, How To Train Your Dragon, Jurassic World Rebirth, Oppenheimer, Recep İvedik 7, The Super Mario Bros. Movie ve The Running Man gibi popüler filmlerin yanı sıra Landman dizisinin 1. sezonu gibi sevilen yapımlar da yer alacak.

Yeni kiralama ve satın alma özelliği, Prime üyelerinin herhangi bir ek ücret ödemeden izleyebildiği popüler ve özel içerikleri tamamlayacak. Prime Video’nun bu mevcut içerik kataloğunda; Amazon MGM Studios yapımı Road House, Culpa Nuestra, The Wrecking Crew, The Idea of You, The Lord of the Rings: The Rings of Power, The Boys ve Fallout gibi dizi ve filmlerin yanı sıra Yaz Evi, Dehşet Bey, İki Dünya Bir Dilek, Mavi Mağara ve yakında izleyiciyle buluşacak Traitors Türkiye 2. Sezon gibi yerli Prime Original yapımları da bulunuyor.