Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, VivaTech’te Türk girişimcileri ziyaret etti

Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve yatırım ekosistemini uluslararası paydaşlarla buluşturan, 17-20 Haziran 2026’da Paris’te gerçekleştirilecek VivaTech 2026, ziyaretçilerini ağırlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Avrupa’nın en büyük teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinden “VivaTech 2026”ya Türkiye Pavyonu ile katılıyor.

Bakan Kacır, Türkiye’den 26 teknoloji girişiminin yer aldığı fuarda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın standını da ziyaret ederek, burada açıklamalarda bulundu. Teknoloji girişimlerinin dünya sahnesine çıkma yolculuğuna eşlik ettiklerini belirten Kacır;

“Fransa’da VivaTech teknoloji zirvesindeyiz. Burası, dünyanın dört bir yanından teknoloji girişimlerinin buluştuğu ve yatırımcılarla bir araya geldiği bir platform. Buraya, Türkiye’den 26 teknoloji girişimimizi getirdik. Bu girişimlerimizden 14’ü, Turcorn 100 programında geleceğin milyar dolar değeri aşan Türk teknoloji girişimlerine aday olan şirketlerimiz.”

Teknoloji girişimlerini destekliyoruz

Girişimcilerin, fuar kapsamında sunumlar yaptığını kaydeden Kacır;

“Yatırımcılara ürünlerini, hizmetlerini tanıtıyorlar. Hem kendilerinin hem de Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dünya çapındaki bilinirliğine güçlü bir katkı sunuyorlar. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisimizle birlikte Turcorn 100 programı kapsamında Türkiye’nin teknoloji girişimlerinin uluslararası platformlara katılımını destekliyoruz.”

“13 binden fazla teknoloji girişimimiz var”

Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi ile dev bir Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi inşa ettiğine dikkati çeken Kacır;

“114 teknoparkımızda 13 binden fazla teknoloji girişimimiz var. Bu girişimlerin 3 bine yakını henüz yeni doğmuş ve başlangıç aşamasında olan şirketler. Hedefimiz; Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin 2030 yılına dek kurulmuş olması ve Turcorn’larımızın, yani milyar dolar değeri aşan Türk teknoloji girişimlerinin değerlemesinin, 100 milyar dolara erişmesi.”

Milli Teknoloji Hamlesi‘ni gerçekleştirmeye devam edeceğiz

Bu anlayışla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeye devam edeceklerini belirten Kacır;

“Her alanda kendi imkanlarıyla, kendi evlatlarıyla, kendi yerli ve milli teknoloji ürün ve hizmetlerini geliştiren ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma iddiasını güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Tüpraş Ventures’tan üç yeni yatırım: Syzygy Plasmonics, Aqualung Carbon Capture ve Via Separations

Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında 2050 yılında karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefini destekleyecek yeni yatırımlar yaptı. Tüpraş’ın girişim sermayesi iştiraki Tüpraş Ventures, geçtiğimiz 6 ayda stratejik dönüşüm yol haritasıyla uyumlu 3 girişimi daha portföyüne ekledi.

Tüpraş Ventures’ın yatırım yaptığı ABD Teksas merkezli Syzygy Plasmonics geliştirdiği yenilikçi reaktör teknolojisiyle biyogaz gibi yenilebilir kaynaklardan sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretimine imkân sağlıyor. Farklı hammaddelerle üretim esnekliği sunan teknoloji, SAF üretim maliyetlerinin düşürülmesinde etkin bir çözüm sunuyor.

ABD Massachusetts merkezli Via Separations ise, sıvı ayırma teknolojisi sayesinde üretim süreçlerinde enerji tüketiminin düşürülmesine ve operasyonların daha verimli hale gelmesine katkı sağlıyor. Via Separations, kâğıt-selüloz sektöründe başarıyla uygulanan bu teknolojiyi rafinaj ve kimya sektörlerinde de yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Tüpraş Ventures’ın portföyüne eklediği Norveç merkezli Aqualung Carbon Capture da gaz fazındaki bileşenleri seçici olarak ayıran membran bazlı teknolojiyle karbon emisyonlarını kaynağında, düşük maliyetli ve kompakt sistemlerle yakalıyor. Bu teknoloji, karbon tutma alanında benzer çözümlere kıyasla maliyet avantajı sunarak düşük karbon çözümlerine geçişi destekliyor.

Tüpraş’ın 2022 yılında faaliyete geçen girişim sermayesi şirketi Tüpraş Ventures, farklı coğrafyalarda yaptığı yatırımlarla yeni teknolojilere hızlı erişim imkânı sağlayarak şirketin Stratejik Dönüşüm hedeflerini destekliyor. Bugüne dek, sürdürülebilir rafinajdan karbon yakalama teknolojilerine, enerji depolamadan sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine kadar geniş dönüşüm alanını kapsayan bir portföyü bulunuyor. Tüpraş Ventures; başta ABD, Kanada, Avrupa ve Türkiye’den doğrudan 7 ve fonlar üzerinden 51 olmak üzere toplam 58 start-up’a yatırım yaptı.

Tüpraş Ventures’ın doğrudan yatırımları arasında Kaliforniya merkezli yeşil hidrojen elektrolizör geliştiricisi Verdagy, Vancouver merkezli hidrojen ve yakıt hücresi uygulamalarına yönelik membran ve polimer çözümleri sunan Ionomr, Ankara merkezli robotik teknolojiler firması AISField ve Massachusetts merkezli termal enerji depolama çözümleri geliştiren Electrified Thermal Solutions yer alıyor.

Tüpraş Ventures; doğrudan girişim yatırımlarının yanı sıra, İsviçre merkezli endüstriyel inovasyon fonu Emerald Technology Ventures ve Kuzey Amerika merkezli enerji dönüşümü teknolojilerine odaklı fon yatırımları aracılığıyla da küresel yatırım fırsatlarına erişim sağlıyor.

Threads, Türkiye’de yeniden kullanıma sunuldu

İçerik üreticilerine, işletmelere ve düşüncelerini paylaşmak isteyenlere metin güncellemeleri ve herkese açık sohbetler için özel ve gerçek zamanlı bir alan sağlamayı hedefleyen Threads, Türkiye’de yeniden kullanıma sunuldu.

Meta, bu hafta aylık aktif 500 milyon kullanıcıya ulaştığını açıkladığı Threads’in, vizyonunun insanların fikirlerini ifade edip paylaşabileceği, pozitif ve yaratıcı bir kamusal sohbet alanı yaratmak olduğunu belirtti. Şirket bu hedefle paralel olarak, platformu topluluğundan gelen geri bildirimler doğrultusunda geliştirmeye devam ettiğinin altını çizdi.

Threads’deki yenilikler

Meta geçtiğimiz bu dönemde, kullanıcıların deneyimleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmalarını sağlamak, erişimlerini en üst düzeye çıkarmak ve özel anları yakalamalarını sağlamak amacıyla kullanıma sunduğu yeni özellikleri paylaştı:

Gelişmiş Web Deneyimi: Threads.com ile kişiselleştirilebilir, çok sütunlu bir masaüstü düzeni sunuldu. Kullanıcılar artık favori aramalar, özel akışlar, bildirimler ve analizler için gerçek zamanlı otomatik güncellemelerle desteklenen ayrı sütunları istedikleri gibi sabitleyebiliyor.

Threads Toplulukları: Spor, müzik ve TV gibi farklı ilgi alanlarına yönelik, herkesin katılabileceği samimi alanlar sunuluyor. Böylece kullanıcılar kendileriyle aynı ilgi alanlarını paylaşan kişilerle anlamlı bağlar kurabiliyor.

Özel ve Paylaşılan Akışlar: Threads’de artık ilgi alanlarına özel akışlar aracılığıyla düzenleme özelliği mevcut. Kullanıcılar bu akışları herkese açık hale getirebiliyor ve bağlantılar ya da direkt mesajlar üzerinden başkalarıyla paylaşabiliyor.

Direkt ve Grup Mesajlaşma: Kullanıcılar artık doğrudan uygulama içinden, medya desteği ve güçlü gizlilik kontrolleri eşliğinde sohbeti bire bir sürdürebiliyor veya arkadaşlarını maksimum 50 kişilik grup sohbetlerinde bir araya getirebiliyor.

Canlı Sohbetler: Kullanıcılar, önemli kültür ve spor etkinlikleri sırasında dinamik, herkese açık grup sohbetlerine katılabiliyor. Canlı skorlar, gerçek zamanlı anketler ve “yazıyor” göstergeleri sunan Canlı Sohbetler ile gerçek zamanlı deneyimler yaşayabiliyor.

İçerik Üreticisi ve İşletme Araçları: İçerik üreticileri ve işletmeler için 100 adede kadar fikir kaydetmeyi mümkün kılan taslak özelliği, web üzerinde içerik planlama işlevi ve detaylı profil analizleri kullanıma sunuyor.

Mevcut hesabınızı nasıl yeniden etkinleştirebilirsiniz?

Önceden kullandığınız bir hesabınız varsa ve Threads’e geri dönmek istiyorsanız, mevcut giriş bilgilerinizle Threads uygulaması veya threads.com üzerinden giriş yapmanız yeterli oluyor. Tekrar giriş yaptığınızda, Instagram hesabınıza bağlı olan mevcut hesabınızı yeniden etkinleştirmeyi veya telefon numaranızla yeni bir hesap oluşturmayı seçebiliyorsunuz. Önceki hesabınızı yeniden etkinleştirirseniz eski gönderileriniz, etkileşimleriniz ve takipçileriniz geri yükleniyor. İçerikleriniz hem sizin tarafınızdan hem de Threads’deki diğer kullanıcılar tarafından anında görülebilir oluyor.

Turbo Law, Revo Capital liderliğinde 3.8 milyon dolar yatırım aldı

Türkiye’nin en büyük teknoloji yatırım fonlarından Revo Capital, hukuk büroları ve sigorta şirketleri için geliştirilen yapay zekâ destekli birleşik dava yönetim platformu Turbo Law‘un 3.8 milyon dolarlık yatırım turuna liderlik ettiğini duyurdu.

Mevcut yatırımcılar Treeo VC, BridgeX Ventures, Alchemist Accelerator, Gokul Rajaram ile ABD’deki çok sayıda teknoloji yöneticisi ve hukuk sektörü profesyonelinin de katıldığı yatırım turu, şirketin ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak, ekibini büyütmek ve ABD genelindeki büyümesini desteklemek amacıyla kullanılacak.

2025 yılında Jay Sarmaz (CEO) ve Özgur Bora Gevrek (CTO) tarafından kurulan Turbo Law, karmaşık hukuki uyuşmazlıkları yöneten hukuk büroları ve sigorta şirketleri için geliştirilmiş birleşik dava yönetim platformudur. Şirket ilk etapta tıbbi malpraktis, sigorta kaynaklı uyuşmazlıklar ve haksız fiil davalarına odaklanmakta olup, on binlerce sayfalık dava dosyasını ve ilgili kayıtları canlı ve bağlantılı bir dava görünümüne dönüştürerek hukuk ekiplerinin tüm dava yaşam döngüsünü daha etkin şekilde yönetmesini sağlamaktadır.

Üretken yapay zekâ çözümleri hukuk sektöründe hızla yaygınlaşsa da, mevcut ürünlerin büyük bölümü genel araştırma ve doküman üretimiyle sınırlı kalmaktadır. Turbo Law ise dava yönetiminin karmaşık gerçeklerine odaklanarak; dava dilekçeleri, keşif süreçleri, bilirkişi raporları, ifadeler, uzman görüşleri ve kurumsal yazışmalar gibi kritik iş akışlarını tek bir platform üzerinde bir araya getirmektedir.

Platformun temelinde, her dava için oluşturulan ve sürekli güncellenen “canlı dava temsili” bulunmaktadır. Turbo Law; olaylar, taraflar, belgeler, kayıtlar ve hukuki konular arasındaki ilişkileri zaman ve nedensellik boyutunda birbirine bağlayarak hukuk ekiplerinin ne olduğunu, neden önemli olduğunu ve bir sonraki adımın ne olması gerektiğini hızlı ve doğru şekilde analiz etmesini sağlamaktadır.

Bu altyapı üzerinde çalışan Turbo Law, hukuk ekiplerinin tüm dava dosyasını tek bir platform üzerinden yönetmesine imkân tanımaktadır. Avukatlar yalnızca özetleri incelemek yerine kayıtların tamamına erişebilmekte; dilekçeler, keşif talepleri, savunmalar ve müvekkil raporlarını kendi kurumlarının çalışma standartlarına uygun şekilde hazırlayabilmektedir. Aynı zamanda dava dosyaları ve kamuya açık kaynaklar arasında bağlantılar kurarak kritik içgörüler, çelişkiler, önceki ifadeler ve ilgili uzman görüşlerini hızlı şekilde ortaya çıkarabilmektedir.

Turbo Law ayrıca dava henüz açıldığı ilk günden itibaren risk ve maruziyet analizleri gerçekleştirerek, savunma veya uzlaşma stratejilerinin veri odaklı şekilde belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Platform içerisinde yer alan yapay zekâ destekli asistan; araştırma, inceleme, doküman hazırlama ve strateji geliştirme süreçlerinde hukuk ekipleriyle birlikte çalışmaktadır. Tüm bu süreçler aynı veri modeli üzerinde yürütüldüğü için elde edilen bulgular doğrudan stratejiye, strateji hazırlanan belgelere ve nihayetinde dava sonuçlarına yansımaktadır.

Platform, hukuk sektörünün kritik gereklilikleri olan gizlilik, erişim kontrolü ve denetlenebilirlik ilkeleri doğrultusunda geliştirilmiştir. Avukat-müvekkil gizliliği, etik duvarlar ve tam denetlenebilirlik mekanizmalarıyla desteklenen Turbo Law, hassas ve gizli verilerin korunmasına yönelik kurumsal seviyede güvenlik altyapısı sunmaktadır.

Şirket, ilk yılında ABD’nin önde gelen hukuk büroları için 1.800’den fazla aktif dava dosyasını yönetmeye başlamış, 5 milyondan fazla sayfalık hukuki belgeyi işlemiş ve yedi haneli yıllık sözleşme değerine (ACV) ulaşmıştır. Platformu kullanan hukuk büroları, dava başına faturalandırılamayan çalışma saatlerinde yaklaşık %60 azalma ve yazılmak zorunda kalan ücretlerde %10 düşüş bildirmiştir.

Turbo Law başlangıçta ABD’deki tıbbi malpraktis ve sigorta kaynaklı hukuki uyuşmazlık pazarlarına odaklanmaktadır. Bu alanlarda faaliyet gösteren hukuk ekipleri giderek artan dava karmaşıklığı, büyüyen veri hacimleri ve müvekkillerin daha yüksek verimlilik beklentileriyle karşı karşıya bulunmaktadır. ABD’de yalnızca tıbbi malpraktis sigortası pazarı yıllık yaklaşık 12,6 milyar dolar prim üretirken, savunma ve maliyet yönetimine yönelik hukuki harcamalar yıllık 2,3 milyar dolar seviyesine ulaşmaktadır.

Revo Capital Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörü Cenk Bayrakdar yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Yapay zekâ, bilgi yoğun sektörleri kökten dönüştürüyor ve hukuk hizmetleri bunun en önemli örneklerinden biri. Turbo Law’da bizi etkileyen yalnızca teknolojinin gücü değil, ekibin karmaşık dava süreçlerini derinlemesine anlaması ve müşterilerine ilk günden itibaren ölçülebilir değer sunabilmesi oldu. Çok kısa bir sürede sektörün önde gelen hukuk bürolarıyla güçlü ticari ilişkiler kurdular ve hukuk teknolojilerinde önemli bir ihtiyaca çözüm geliştirdiler. Turbo Law’un yapay zekâ destekli dava yönetimi alanında kategorisinin lider şirketlerinden biri olacağına inanıyor ve Jay, Özgür ve tüm ekibi bu yolculukta desteklemekten büyük heyecan duyuyoruz.”

Turbo Law Kurucu Ortağı ve CEO’su Jay Sarmaz ise demecinde; “Dava yönetimi, hukuk pratiğinin operasyonel açıdan en karmaşık alanlarından biri. Hukuk ekipleri çok büyük miktarda veriyi incelemek, kısa sürelerde kritik kararlar almak ve her yeni delille birlikte stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor. Biz bu karmaşıklığı yönetilebilir hale getiriyor, her dava için yaşayan bir bilgi katmanı oluşturuyor ve sürekli güncel tutuyoruz. Böylece avukatlar zamanlarını kayıtları yeniden oluşturmak yerine hukuki değerlendirme ve strateji geliştirmeye ayırabiliyor.”

Yeni yatırım, Turbo Law’un mühendislik, ürün, müşteri başarısı ve satış ekiplerini büyütmek, platformun yeteneklerini geliştirmek ve ABD genelindeki hukuk büroları, sigorta şirketleri ve dava odaklı hukuk organizasyonları arasında yaygınlaşmasını hızlandırmak amacıyla kullanılacaktır.

Sağlık verileri artık daha akıllı: Yerli girişim HaloScape’in AI destekli platformu CES 2026’da

CES 2026’da öne çıkan sağlık teknolojileri girişimlerinden HaloScape, yapay zeka destekli sağlık ekosistemiyle bireysel ve klinik sağlık verilerini daha anlamlı, erişilebilir ve aksiyona dönük içgörülere dönüştürüyor.

Bu bölümde, HaloScape’in bireysel kullanıcılar ve sağlık profesyonelleri için geliştirdiği yapay zeka tabanlı sağlık çözümlerini konuşuyoruz. Biyobelirteçler, yaşam tarzı verileri, kan tahlilleri ve farklı sağlık verilerini analiz eden HaloScape, kullanıcıların kişiselleştirilmiş sağlık içgörülerine ulaşmasını hedefleyen bir sağlık süper platformu olarak konumlanıyor.

Platformun kurumsal çözümü HaloSight ise hastaneler, klinikler ve sağlık profesyonelleri için geliştirilmiş yapay zeka destekli bir klinik karar destek platformu olarak öne çıkıyor. HaloSight, sağlık verilerini tek bir akıllı katmanda birleştirerek klinik karar süreçlerini desteklemeyi, veri odaklı içgörüler sunmayı ve sağlık hizmetlerinde daha proaktif bir yaklaşımı mümkün kılmayı amaçlıyor.

Bireysel sağlık takibinden klinik karar destek süreçlerine uzanan HaloScape ekosistemi; dağınık sağlık verilerini anlamlı, yorumlanabilir ve uygulanabilir hale getirerek dijital sağlık alanında yeni nesil bir deneyim sunuyor. Global yapısı ve sunucu mimarileri sayesinde platform, sağlık verilerinin uluslararası kullanımına da olanak tanıyor.

CES 2026 kapsamında konuğumuz olan HaloScape temsilcilerinden Dr. Dora Bayraktar ile yapay zekanın sağlık sektöründeki rolünü, kişiselleştirilmiş sağlık içgörülerini, klinik karar destek sistemlerini ve dijital sağlık teknolojilerinin geleceğini konuştuk.

WeShape Girişimcilik Programı 2026’nın kazananları ve Günseli Çeçen ile özel röportaj

Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversiteli girişimciler, WeShape Girişimcilik Programı 2026 finalinde geleceği şekillendirecek fikirlerini sahneye taşıdı.

CCN Holding liderliğinde, IC İbrahim Çeçen Vakfı desteği, Katalist yürütücülüğünde ve CIFE Avrupa Enstitüsü iş birliğiyle bu yıl ikinci kez düzenlenen WeShape; gençlerin fikirlerini geliştirmelerine, iş modeli oluşturmalarına, mentorlarla buluşmalarına ve girişimcilik ekosistemiyle doğrudan temas kurmalarına imkân sağladı.

110 üniversiteden yaklaşık 350 genç yeteneğin katıldığı programda finale kalan 10 proje; sağlık teknolojilerinden uzay teknolojilerine, yapay zekâ destekli eğitim çözümlerinden finans, turizm, restoran teknolojileri ve sosyal etki odaklı platformlara kadar farklı alanlarda yenilikçi çözümler sundu.

Final gecesinde Enigma birincilik ödülünün sahibi olurken, FittyFit ikinci, MEDBRIDGE üçüncü oldu. PSYGrow ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

Bu videoda, WeShape 2026 finalinde öne çıkan girişimleri, genç girişimcilerin yolculuğunu ve Türkiye’de üniversite öğrencileri için girişimcilik ekosisteminin sunduğu yeni fırsatları ele alıyoruz.

Geleceği şekillendiren fikirler, bazen bir üniversite sırasından, bazen bir mentorluk görüşmesinden, bazen de cesaretle yapılan ilk sunumdan doğuyor.

Ford Otosan’ın ana yatırımcısı olduğu yepyeni bir fon: Future of Mobility Fund

Ford Otosan‘ın ana yatırımcısı olduğu, Gembox A.Ş. ve Maxis Girişim tarafından kurulan, 50 milyon dolar büyüklüğe ulaşması hedeflenen yeni fon Future of Mobility Fund, mobilite alanındaki girişimleri desteklemek üzere hayata geçirildi.

Ford Otosan iştirakı Gembox Teknoloji Girişimleri A.Ş. ve Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetim Şirketi mobilite ekosisteminin küresel arenadaki rekabet gücünü artırmak ve teknoloji ekosistemini büyütmek amacıyla Future of Mobility Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nu hayata geçirdi. Ford Otosan’ın ana yatırımcısı olduğu, sanayi, yatırım ve teknoloji ekosistemini bir araya getirecek olan öncü fon, otomotivde Avrupa’nın üretim üssü konumunda olan Türkiye’yi aynı zamanda mobilite teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.

Fonla ilgili ilk detaylar;

  • Girişim başına 1-3 milyon dolarlık bir yatırım,
  • Öncelikli odak, Türkiye merkezli girişimler,
  • Bu fondan yatırım alan girişimler, Ford Otosan ve iştirakleri ile iş birliği yapma şansı da elde edebilecek.

Fonun öncelikli yatırım odakları ise şu şekilde:

  • Mobilite teknolojileri ve otomotiv,
  • Endüstri 4.0,
  • Sürdürülebilirlik,
  • Müşteri deneyimi,
  • Veri, yapay zekâ ve bağlantılı servisler,
  • Enerji yönetimi,
  • Şarj çözümleri,
  • Batarya ve üretim teknolojileri

Future of Mobility Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, teknoloji üreten bir ekosistem inşa ederek global değer zincirinin bütününde söz sahibi olmayı vizyon edinen tüm sektörel paydaşları tek çatı altında toplayan stratejik bir adım niteliğini taşıyor. Fon ile girişimlere sermayenin yanında sanayiyle temas, gerçek problem alanları, pilot uygulama fırsatları, teknik geri bildirim, müşteri ve pazar bilgisi, ölçeklenme perspektifi ve stratejik iş birliği imkânı sunulacak.

Oyun teknolojileri odaklı hızlandırma programı Workup Gaming’in 4. dönemine seçilen girişimler

Oyun teknolojileri alanında erken aşama startupları ölçeklendirmeyi, oyun stüdyoları ile yeni nesil oyun girişimlerinin yerel ve global pazarlarda rekabet güçlerini artırmayı hedefleyen Workup Gaming’in yeni dönemi seçilen 6 girişim ile başlıyor.

Girişimler, Program ile 5 ay boyunca oyun ekosisteminin lider isimlerinden ve uzmanlardan birebir mentorluk alacak. Girişimlere ayrıca yazılım, sanat, tasarım, veri analitiği ve iş geliştirme gibi kritik alanlarda özel eğitimler sunulacak.

Eğitim ve mentorluğun yanı sıra startuplar yayıncılarla ve Türkiye’nin önde gelen oyun odaklı fonları ve uluslararası yatırımcı ağlarıyla bir araya gelecek. Böylece, yatırıma erişim imkanları da üst seviyeye çıkacak.

Girişimler aynı zamanda, ücretsiz ofis, teknik altyapı destekleri, ücretsiz bulut paketleri ve İş Bankası Grubu iştirakleriyle iş birliği yapma fırsatlarından da yararlanabilecek.

Global ölçekte yeni başarı hikayeleri hedefleniyor

Workup Gaming, ilk üç döneminde 21 oyun girişimini mezun etti. Programda yer alan girişimler bugüne kadar 2,5 milyon doların üzerinde yatırım alırken, Türkiye oyun ekosisteminin küresel ölçekte yükselen konumuna da katkı sağladı.
Mobil oyun alanında Avrupa’nın önde gelen merkezlerinden biri haline gelen Türkiye, son yıllarda ürettiği başarılı girişimler, yatırım hacmi ve nitelikli insan kaynağıyla dikkat çekiyor.

Workup Gaming, 4. döneminde de Türkiye’deki oyun girişimlerinin büyümesini hızlandırmak için tasarlanmış mentorluk, iş geliştirme ve yatırımcı ağı gibi önemli kaynaklar sunarak yeni global başarı hikayelerinin ortaya çıkmasına destek olmayı hedefliyor.
Program, mobil başta olmak üzere PC/Konsol, AR/VR ve reklam teknolojileri gibi farklı dikeylerdeki çeşitliliğiyle Türkiye’nin küresel oyun pazarındaki yerini sağlamlaştırmayı amaçlıyor.

Workup Gaming’in 4. dönemine seçilen girişimler

Ankara, İstanbul, Kocaeli ve Kayseri gibi Türkiye’nin farklı şehirlerinden programa katılan ve tohum (seed/pre-seed) aşamasında olan 4. dönem girişimleri, oyun dünyasının farklı dikey ve teknolojilerine odaklanıyor:

Krono Games: Hibrit casual puzzle kategorisinde faaliyet gösteren bir mobil oyun stüdyosu. Güçlü oyun tasarımı, yüksek görsel kalite anlayışı ve data odaklı yaklaşımıyla, kolay öğrenilen ancak uzun süreli etkileşim yaratan oyunlar geliştiriyor.

ThreeW Games: Indie ruhunu farklı türlerdeki tecrübeleriyle birleştiren, PC ve konsol platformları için tek ve çok oyunculu deneyimler geliştiren bir oyun stüdyosu. Çok oyunculu parti dinamiklerine sahip Feather Party ve simülasyon ile shooter türünü hibritleyen Zombie Graveyard Simulator’ın ardından madencilik ve fabrika yönetimini co-op olarak bir araya getiren Ore Factory Squad projesi üzerinde çalışmaya devam ediyor.

Portuma: Markaları oyun dünyasına doğal ve kesintisiz biçimde dahil eden küresel bir oyun-içi reklam (in-game advertising) platformu. Unity onaylı SDK teknolojisiyle, reklamları oyun akışını bozmadan oyunun organik bir parçası haline getiriyor, geliştiricilere yeni bir gelir kaynağı, markalara ise oyuncularla yüksek etkileşimli bir temas noktası sunuyor.

HOGO Games: Indie ruhunu profesyonel bir üretim disipliniyle birleştiren oyun stüdyosu. “Doğru oyunu, oyun oynar gibi geliştirme” yaklaşımını benimseyen ekip, hayal gücü, teknik birikim ve güçlü bir ekip kültürüyle hem yaratıcı hem teknik açıdan iddialı oyunlar üretiyor.

Yeapp: Veriye dayalı bir yaklaşımla özgün mobil oyunlar geliştirip yayınlayan bir oyun girişimi. Hypercasual alanında edindiği derin üretim deneyimini hibrit (puzzle ve strateji) mekaniklere taşıyarak daha kalıcı oyun deneyimleri tasarlıyor.

Wide Game Studio: Sürükleyici AR/VR deneyimleri tasarlayan yeni nesil oyun stüdyosu. Artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojilerini güçlü oyun tasarımıyla buluşturarak, oyuncuya geleneksel platformların ötesinde etkileşimli ve özgün dünyalar sunuyor.

Yerli girişim Poltio, 1 milyon dolar yatırım aldı

Yapay zeka destekli, dijital alışveriş asistanı çözümleriyle e-ticaret müşteri deneyimini dönüştüren yerli girişim Poltio, global büyüme hedeflerini hızlandırmak amacıyla 1 milyon dolarlık yatırım turunu tamamladı.

Rota Portföy Teknoloji GSYF ve Inveo Ventures’ın liderlik ettiği yatırım turuna; InMerge Ventures, Mentor’s Fund ve BFV Yatırımları katıldı.

Poltio, kullanıcıları interaktif sorularla gerçek zamanlı olarak en doğru ürüne yönlendiren yapay zeka destekli alışveriş asistanları geliştiriyor. Platform, e-ticaret özelinde Guided Selling alanında sunduğu çözümlerle; kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunarken birinci parti veri (first-party data) toplama ve segmentasyon imkânı sağlayarak dönüşüm (CvR) oranını ve sepet tutarını (AO) anlamlı biçimde artırıyor.

Platform, farklı dikeylerde elde ettiği güçlü performans metrikleriyle ölçeklenebilirliğini kanıtlıyor. Poltio, kişisel bakım/kozmetik kategorisinde dönüşüm oranlarını %108, teknoloji kategorisinde %51 artırırken; Ortalama sepet tutarında ise ortalama %21 artış sağlıyor. Bu sonuçlar, yapay zeka destekli guided selling yaklaşımının e-ticarette somut ve sürdürülebilir bir büyüme modeli sunduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca Poltio, kullanıcı etkileşimini artıran veri odaklı ve oyunlaştırılmış çözümler sunarken, veri toplama ve gelişmiş segmentasyon imkânı da sağlar.

Şirketin 2025 kullanım verilerine göre Poltio altyapısı bugün 23 ülkede ve 12 dilde aktif olarak kullanılıyor. Platform üzerinden global ve lokal markaların e-ticaret siteleri aracılığı ile 2025 yılı içinde 27 milyondan fazla soru yanıtlandı, 6,5 milyonun üzerinde oturum gerçekleştirildi ve 5,5 milyondan fazla tekil kullanıcıyı derinlemesine anlayan ve ihtiyaçlarını gerçek zamanlı olarak doğru ürün önerisine dönüştüren deneyimlerle ile etkileşim kuruldu.

Poltio bu yatırımı, uluslararası pazarlardaki büyümeyi hızlandırmak, yeni ürün özellikleri geliştirmek ve ürün deneyimi ile yapay zeka modüllerini ileri seviyeye taşımak amacıyla kullanacak. Yapay zeka tabanlı alışveriş asistanlarının hızla yaygınlaşması, Poltio’nun faaliyet gösterdiği alanı (guided selling) e-ticaret ekosistemi içinde stratejik olarak daha da kritik hale getirdiği için global arenada avantajını değerlendirecek. .

Poltio Kurucu ve CEO’su Ahmet Tosun, yatırımla ilgili verdiği demeçte; E-ticarette kullanıcıyı gerçekten anlamak ve onu doğru ürüne yönlendirmek artık bir tercih değil, standart haline geldi. Poltio bugün birçok sektörde faaliyet gösterse de, özellikle beyaz eşya dikeyinde global markalarla yürüttüğü projelerle guided selling alanında güçlü bir liderlik konumu elde etti. Bu yatırımla birlikte ürünümüzü daha da derinleştirerek Poltio’yu tüm dikeylerde, global ölçekte güçlü bir e-ticaret teknolojisi olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Ayrıca bu yatırım turu, Poltio’nun ilk günlerinden itibaren bize inanan bireysel yatırımcılarımızın bir kısmı için, Poltio üzerinden ilk exitlerini gerçekleştirdikleri önemli bir dönüm noktası oldu.”

Poltio, yapay zeka destekli dijital alışveriş/hediye asistanları ile kişiye özel ürün öneren çözümleriyle e-ticaret deneyimini dönüştüren bir teknoloji platformudur. Markaların müşterileriyle daha anlamlı interaktif etkileşimler kurmasını sağlayan Poltio, markaların müşterileriyle daha anlamlı ve interaktif etkileşimler kurmasını sağlarken, kullanıcıların gerçek zamanlı tercihlerine dayalı önerilerle dönüşüm (CvR) ve ortalama sepet tutarını (AOV) artırmayı; aynı zamanda etkileşim odaklı çözümleriyle veri toplama ve gelişmiş segmentasyon imkânı sunuyor.

İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nın 10. yılında ödül alan girişimler

Kale Grubu‘nun merhum kurucusu İbrahim Bodur‘un değerlerini yaşatmak ve ‘İyi Bak Dünyana’ yaklaşımı doğrultusunda sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nın (İBSG) 10. yılında ödül kazananlar açıklandı.

Bu yıl Türkiye’nin farklı illerinden 500’ün üzerinde başvuru alan programda, ön değerlendirme sürecinin ardından 15 finalist seçici kurul karşısına çıktı. İş dünyası, etki yatırımı, akademi ve sosyal girişimcilik alanlarının önde gelen isimlerinden oluşan seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda dört kategoride ödüle değer bulunan girişimler belirlendi. Ödüller, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. yıl töreninde sahiplerine takdim edildi.

Erken Aşama kategorisinde ödülün sahibi, Palgae oldu. Girişim, biyobozunur olup doğada çözünürken toprağı destekleyerek çevresel etkiyi tersine çevirmeyi hedefliyor ve B2B modelle üreticilere biyoplastik hammaddesi sağlayarak mevcut üretim hatlarına entegre edilebilen çözümler sunuyor.

İleri Aşama kategorisinde, doğadan elde edilen verilerle toprak ve ekosistem sağlığını izleyerek sürdürülebilir tarım çözümleri geliştiren SoilBiom ödüle değer bulundu. Girişim, toprak ve su analizlerinden elde edilen veriler doğrultusunda geliştirdiği çözümlerle kimyasal bağımlılığı azaltmayı, verimliliği artırmayı ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor.

İş Birliği kategorisinde ödül, Öğrenme Tasarımları’nın, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile hayata geçirdiği iş birliğine verildi. İş birliği kapsamında geliştirilen model, gençlik çalışanlarının yetkinliklerini güçlendiren, gençlik çalışmalarını daha sistematik hale getiren ve kamu hizmetlerinde veri temelli yaklaşımların yaygınlaşmasına katkı sunan bir yapı ortaya koydu.

Gençlik kategorisinin kazananı ise Hempact oldu. Kenevir lifine dayalı biyobozunur regl ürünleri geliştiren girişim, sentetik ürünlere sürdürülebilir alternatifler sunarken regl yoksulluğunun azaltılmasına yönelik erişilebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyor.

Kazananları, sosyal girişimcilik ekosistemine yön veren kurul belirledi

İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nda bu yıl başvurular, Kale Grubu ve proje ortağı Impact Hub İstanbul’un ön değerlendirmesinin ardından sosyal girişimcilik, iş dünyası, etki yatırımı, akademi ve sivil toplum alanlarından uzman isimlerin yer aldığı Seçici Kurul tarafından değerlendirildi. Seçici Kurul’da; Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşecan Özyeğin Oktay, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, Alethina Impact Kurucusu Can Atacık, sosyal girişimci Toyi Kurucusu Elif Atmaca, sosyal girişimci ve akademisyen Prof. Dr. Itır Erhart ve Kale Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı Tözge yer aldı.

Kazanan girişimlere nakit ödül ve iş geliştirme desteği

Bu yıl Erken Aşama, İleri Aşama ve İş Birliği kategorilerinde birinci olan sosyal girişim, 500.000 TL’lik maddi ödülün yanı sıra Kale Grubu ve Impact Hub Istanbul tarafından ekibe özel iş geliştirme desteği almaya hak kazandı. Gençlik Kategorisi kazananı ise 150.000 TL desteğin yanında Impact Hub Istanbul’un uygun kuluçka programlarına geçiş ve 3 aylık yoğun mentorluk desteği alacak.

Etkinin 10 yılına ortak tanıklık

Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. yıl töreni, İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nın geride bıraktığı on yılı değerlendirirken, gelecek döneme yönelik güçlü bir çağrı da yaptı. ‘Etkinin 10 Yılı’ temasıyla gerçekleştirilen gecede, salonda yer alan 10 ayna katılımcıları kendi etki yolculukları üzerine düşünmeye davet ederken, Garip Ay’ın ‘Birden Bine’ ebru performansı tek bir fikrin ve tek bir adımın nasıl büyüyerek toplumsal dönüşüme katkı sağlayabileceğini sanat yoluyla sahneye taşıdı. Sosyal girişimcilerin umutlarını, mücadelelerini ve hayallerini görünür kılan özel gösteriler ile canlı orkestra performansı ise sosyal girişimciliğin birlikte büyüyen bir ekosistemden beslendiğini vurguladı.

Zeynep Bodur Okyay: “İkinci 10 yılda odağımız, ekosistemin gelişimine katkı sunmak”

Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay

İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nın 10. yılı kapsamında düzenlenen basın buluşmasında konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, “Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunların ortak özelliği, çok paydaşlı olmaları. Dolayısıyla çözüm de çok paydaşlı olmak zorunda. Tam da bu nedenle sosyal girişimciliğin rolünün giderek büyüdüğünü görüyoruz. Sosyal girişimciler yalnızca bir soruna çözüm geliştirmiyor; farklı dünyalar arasında bağlantılar kuruyor, yeni iş birliği modelleri geliştiriyor ve toplumun çözüm üretme kapasitesini artırıyor” dedi.

İBSG’nin ilk 10 yılında sosyal girişimcileri desteklemeye odaklandıklarını belirten Zeynep Bodur Okyay, ikinci 10 yılda odağın daha güçlü bir ekosistem oluşturmak olacağını vurgulayarak şöyle devam etti: “Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey yalnızca daha fazla iyi fikir değil; o fikirlerin gelişebileceği, birbirine temas edebileceği ve etki yaratabileceği güçlü bir ekosistem. İlk 10 yılda çok değerli bir topluluk oluştu. Önümüzdeki dönemde bu birikimin daha fazla iş birliğine, daha fazla ortak üretime ve daha güçlü etkiye dönüşmesini hedefliyoruz.”

Etki araştırması: İBSG bir ödül programının ötesine geçti

İBSG’nin 10. yılı kapsamında gerçekleştirilen etki araştırmasının sonuçları da basın buluşmasında paylaşıldı. Sosyal girişimciler, yatırımcılar, jüri üyeleri, iş dünyası temsilcileri ve program paydaşlarıyla gerçekleştirilen araştırma, programın yarattığı etkinin ödüllerin çok ötesine geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre İBSG; görünürlük sağlayan, güven oluşturan, yeni ilişkiler ve iş birlikleri geliştiren, sosyal girişimcilik ekosistemini güçlendiren bir yapı olarak görülüyor.

Kale Grubu Kurumsal İletişim ve Etki Yatırımları Bölüm Başkanı ve Kaleseramik Vakfı Genel Müdürü Rana Birden ise araştırmanın öne çıkan bulgularını değerlendirirken, “Etkiyi ölçmek amacıyla çıktığımız bu araştırma yolculuğunda, İBSG’nin yarattığı en önemli değerlerden birinin güven ve ilişki üretmek olduğunu gördük. Katılımcılar programı yalnızca bir ödül mekanizması olarak değil, insanları bir araya getiren, görünürlük sağlayan ve yeni iş birliklerine alan açan bir topluluk olarak tanımlıyor” dedi. Birden, programın 10 yıl boyunca oluşturduğu topluluğun bugün sosyal girişimcilik ekosisteminin önemli değerlerinden biri haline geldiğini belirterek şöyle devam etti: “Bugün dönüp baktığımızda, İBSG’nin en önemli katkılarından birinin ilişki sermayesi üretmek olduğunu görüyoruz. Program, sosyal girişimlerin görünürlük kazanmasına katkı sunarken aynı zamanda yeni fırsatlara erişmelerine, doğru paydaşlarla buluşmalarına ve farklı iş birlikleri geliştirmelerine de alan açtı. Pek çok girişim için bu bağlantılar, en az sağlanan destekler kadar belirleyici oldu.”

İkinci 10 yılın odağı: Daha güçlü bir sosyal girişimcilik ekosistemi

İBSG, ikinci 10 yılında yalnızca başarılı sosyal girişimleri görünür kılan bir program olmanın ötesine geçerek; sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sunan, farklı aktörleri bir araya getiren ve yeni iş birliklerini teşvik eden bir rol üstlenmeyi hedefliyor.

Programın yeni dönem vizyonu; topluluk içindeki ilişkileri güçlendirmek, sosyal ekonominin gelişimine katkı sunmak, farklı sektörler arasında iş birliklerini artırmak ve Türkiye’de etki odaklı girişimciliğin gelişebileceği daha güçlü bir zemin oluşturmak olarak öne çıkıyor.

Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi ile geleceğin etki liderlerine yatırım

Kale Grubu’nun ‘İyi Bak Dünyana’ yaklaşımıyla hayata geçirilen Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi, İBSG’nin ikinci 10 yılına yönelik vizyonunun önemli bileşenlerinden biri olarak gençleri sosyal girişimcilik ekosistemiyle buluşturmayı sürdürüyor. Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen eğitim programına Türkiye’nin dört bir yanından 67 öğrenci kabul edildi. Katılımcılar program boyunca sosyal girişimcilik, liderlik ve proje geliştirme alanlarında eğitimler alırken; ideathon ve ön kuluçka süreçleriyle fikirlerini geliştirme imkânı bulacak. Belirli bir olgunluk seviyesine ulaşan ekipler ise kuluçka desteğiyle projelerini bir sonraki aşamaya taşıyacak.