Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Sisal’in global etkinliği GoBeyond’un Türkiye ayağını Ankara merkezli Holtzi kazandı

Sisal’in 12 yıldır globalde, Türkiye’de ise ilk kez düzenlediği GoBeyond Call for Startups programı kapsamında yapılan jüri değerlendirmesi sonucunda Ankara merkezli girişim Holtzi birinci oldu.

Final Sunum Günü ve Ödül Töreni 25 Mart’ta İstanbul’da, Dijitalpark Teknokent Ataşehir’de gerçekleştirildi. Etkinlik Flutter SEA Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Camilla Folladori, Flutter SEA Operasyon ve Dağıtımdan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Massimo Ingrassia, Sisal Hub Türkiye Genel Müdürü Ozan Solmaz, Sisal Şans Genel Müdürü Selim Ergün, İtalya Büyükelçiliği Ticaret Müsteşarı Andrea Zoppo ve Startups.watch kurucusu Serkan Ünsal’ın katılımıyla gerçekleşti.

GoBeyond Call for Startups Türkiye, GoBeyond programının uluslararası büyüme ve farklı pazarlara açılma vizyonu kapsamında önemli bir dönüm noktası oldu. İtalya’nın en köklü açık inovasyon programlarından biri olan GoBeyond 2014 yılında hayata geçirildi. 2018’den bu yana başvuru sayısında önemli bir büyüme gösteren GoBeyond’a başvurular son beş yılda altı kattan fazla arttı. GoBeyond, geri ödemesiz hibeler, özel mentorluk, uluslararası ağlara erişim ve pilot iş birliği fırsatları sunarak girişimlerin fikirlerini hem daha geniş ölçekte uygulanabilir, hem de pazara sunulmaya hazır hâle getirmelerine destek oluyor.

GoBeyond’un uluslararası genişleme stratejisinde kritik bir pazar konumunda olan Türkiye, gelişmiş teknoparklar, güçlü dijital yetkinlikler ve genç, dinamik bir yetenek havuzu ile desteklenen ve hızla gelişen girişimcilik ekosistemi ile inovasyon ve uzun vadeli değer yaratımı açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.

GoBeyond Call for Startups Türkiye’nin ilk döneminde elde ettiği başarıdan gurur duyduğunu belirten Flutter Güney Avrupa ve Afrika Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Camilla Folladori “Programa olan yoğun ilgi, Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin dinamizmini ve potansiyelini ortaya koydu. Flutter olarak GoBeyond ile amacımız yalnızca yüksek potansiyele sahip girişimleri desteklemek değil, aynı zamanda yerel yetenekler ile uluslararası inovasyon ağımız arasında uzun vadeli bağlar kurmak.” dedi.

Türkiye’de yoğun ilgi gören GoBeyond programının ilk dönemine 167 girişim başvurdu

  • Başvuruların %49’unun kadınlar tarafından kurulan ve yönetilen girişimler olması, kadınların ekosistemdeki güçlü rolünü göstermektedir.
  • Sürdürülebilirlik alanında en fazla başvuru İklim ve Çevre kategorisinde gerçekleşti. 39 girişim bu kategoriye başvurdu.
  • Yapay zekâ alanında öne çıkan kategori 19 başvuru ile Üretken Yapay Zekâ oldu.
    Büyük Veri ve Yapay Zekâ, 72 girişim ile en çok başvuru yapılan alan oldu.

Finale kalan 8 girişim; SECWAI, Eluvium, ModularMind, Holtzi, Munulus, Wastespresso, WorkyBe ve Qavis, GoBeyond Programı kapsamında Viveka iş birliğiyle sağlanan hızlandırma, mentorluk ve eğitim programlarına dahil edildi.

Finalistlerin üçü İklim ve Çevre etki alanında faaliyet gösteriyor; beşi halihazırda pazarda olgunluk aşamasına ulaşmış durumda ve beşi Büyük Veri ve Yapay Zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu durum, çevresel sorunlara çözüm sunan, veri odaklı ve ölçeklenebilir çözümlerin ne denli önemli olduğunu gösteriyor.

GoBeyond, uluslararası genişleme sürecinde ilk adımını 2024 yılında Fas’ta hayata geçirilen Impact Beyond Borders programı ile attı. 2025 yılında Viveka iş birliğiyle Türkiye’de başlatılan program ise platformun girişimleri uluslararası iş ortakları, araştırma toplulukları ve teknoloji merkezleriyle buluşturma rolünü daha da güçlendirmektedir.

Yusuf Berkan Altun’un kurucusu olduğu lem0n.ai, İngiltere merkezli Bombora Digital tarafından satın alındı

Startup ekosistemi ve yatırım dünyasına yönelik yapay zeka destekli veri çözümleri geliştiren lem0n.ai, bugün önemli bir satın alma anlaşmasını resmen duyurdu.

İsviçre doğumlu Türk girişimci Yusuf Berkan Altun tarafından kurulan lem0n.ai, İngiltere merkezli Bombora Digital tarafından satın alınması için imzaları attı. İki exit’ı geride bırakan Altun, lem0n.ai’yi de başarıyla exit yaparak kariyerine yeni bir sayfa ekledi.

Şirketin kuruluş hikayesi 2023 yılına dayanıyor. Crunchbase, PitchBook ve Harmonic gibi global platformlara rakip olmayı hedefleyen lem0n.ai; girişimlere, yatırım şirketlerine ve web3 ekosistemindeki oyunculara hızlı, ilgili ve doğru veri sunma misyonuyla kısa sürede sektörün radarına girdi.

2024 yılın başında gerçekleştirilen ilk yatırım turunda şirkete verilen destek, hem yerli hem de uluslararası yatırım çevrelerinden geldi. Türkiye’den H2O Investment, İsviçre ve ABD’den ise üç ayrı yatırımcı bu tura katıldı. 8 milyon dolar değerleme üzerinden tamamlanan bu tur, lem0n.ai’nin uluslararası arenada bir oyuncu olarak konumlandığının ilk resmi işareti oldu.

Şirket, kurumsal yatırımcıların yanı sıra bireysel yatırımcılara da kapılarını açtı. ABD otoriteleri tarafından onaylanan ve başarıyla tamamlanan kitle fonlama kampanyası kapsamında lem0n.ai, Republic.com platformu üzerinden halka açık bir yatırım turu gerçekleştirdi. Bu kampanya başarıyla kapandı ve şirkete geniş bir bireysel yatırımcı tabanı kazandırdı.

DWF Labs, Arkham ve Google Cloud gibi sektörün önde gelen isimleriyle kurulan stratejik ortaklıklar ve 2025 yılında Galatasaray’a verilen sponsorluk desteği de lem0n.ai’nin bu süreçteki hızlı yükselişini destekleyen önemli kilometre taşları arasında yer aldı.

Satın alma sürecine ilişkin değerlendirmesini paylaşan kurucu Yusuf Berkan Altun verdiği demeçte;

“lem0n.ai’yi inşa ederken hedefimiz her zaman netti: Yatırımcılar ve girişimler için en doğru veriyi, en hızlı şekilde ulaştırmak. Yapay zeka, tarihin gördüğü en hızlı teknolojik dönüşüm. Ve her büyük dönüşümün arkında bir şey var: veri. Biz bunu üç yıl önce gördük ve ona göre inşa ettik. Republic aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz halka açık tur, bize sadece sermaye değil, ödeme yapan gerçek müşteriler ve somut gelir kazandırdı; bu bizim için gerçek bir dönüm noktasıydı. Lem0n.ai’den edindiğim birikim ve tecrübeyle gelecek için son derece heyecanlıyım.”

Anlaşmanın koşulları kapsamında, tüm lem0n.ai ekibi 2027 yılı ortasına kadar platform bünyesinde görevlerine devam edecek. Bu geçiş süreci, platformun teknolojik sürekliliğini güvence altına alırken kullanıcı deneyiminin de kesintisiz korunmasını sağlayacak.

eSIM tabanlı mobil bağlantı çözümleri geliştiren Pocket eSIM, 1.5 milyon dolar yatırım aldı

Eymen Özkan ve Akif Enes Kütük tarafından Bilişim Vadisi’nde kurulan, eSIM tabanlı mobil bağlantı çözümleri geliştiren Pocket eSIM, seed yatırım turunda 1.5 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu.

Yatırım turuna Ziraat Portföy, Bacacı Yatırım Holding, Milenium VC ve Negmar Venture katıldı. Fonangels, UP Venture Capital ve Iz Yatırım Holding’in de katıldığı Pre-seed turunda yer alan Ziraat Portföy bu turda da yer aldı.

Pocket eSIM, kullanıcıların fiziksel SIM karta ihtiyaç duymadan 200’den fazla ülkede mobil internet paketlerine hızlı ve uygun maliyetli şekilde erişmesini sağlıyor. Özellikle sık seyahat eden kullanıcıları hedefleyen girişim, mobil bağlantı deneyimini daha pratik ve erişilebilir hale getirmeye odaklanıyor.

Şirket tarafından paylaşılan bilgilere göre yeni yatırım; ürün geliştirme süreçlerinin hızlandırılması, ekip yapılanmasının güçlendirilmesi ve yurt dışı büyüme planlarının desteklenmesi için kullanılacak. Pocket eSIM ayrıca bu yatırımla birlikte teknolojik altyapısını geliştirmeyi, kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi ve global stratejik iş birliklerini artırmayı planlıyor.

Uygulamasında 750.000’den fazla kullanıcıya sahip olan Pocket eSIM, ilerleyen dönemde ses, SMS ek özellikleri de devreye almayı planladığını belirtiyor. Halihazırda ve kurumsal platform ve B2B2C API’Iarı üzerinden Yüz’den fazla turizm ve havacılık iş ortaklarıyla çalıştığını paylaşıyor. Pocket eSIM bu API teknolojilerinde ve Pocket eSIM mobil uygulamasında yapay zekâyı entegre ederek müşterilerine yenilikçi, ölçeklenebilir ve yüksek verimlilik sağlayan çözümler sunuyor.

Pocket eSIM kurucu ortağı Eymen Özkan, yatırım turuna ilişkin yaptığı açıklamada, bu yatırımın şirket için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Özkan, küresel mobil veri erişimini daha kolay, hızlı ve kullanıcı dostu hale getirme vizyonlarını büyüterek sürdürmek istediklerini ifade etti.

Özkan, açıklamasında şu değerlendirmeyi paylaştı: “Önceki yatırım turumuzla birlikte Türkiye’de marka iş birlikleri ve kurumsal iş birliklerimizi artırarak yerel pazardaki payımızı büyüttük. Bu yatırım turuyla birlikte odağımızı tamamen global pazardaki büyümeye çevireceğiz. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Dubai’de ofis açmayı planlıyoruz.”

2025 yılında 6 yatırım yapan Startupfon’un portföyündeki girişim sayısı 27’ye yükseldi

Yenilikçi ve yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere yatırım yaparak Türkiye girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan SPK lisanslı ortak yatırım platformu Startupfon, 2025 yılında gerçekleştirdiği yatırımlarla portföyünü daha da genişletti.

2025 yılı boyunca 3 yeni yatırım ve 3 follow-on yatırım gerçekleştiren Startupfon’un toplam yatırım yaptığı girişim sayısı 27’ye ulaştı.

Ekosistemle etkileşimi artırmak adına yıl boyunca 62 farklı etkinlikte paydaşlarla bir araya gelen Startupfon, üç farklı fon aracılığıyla girişimlere destek sağlamaya devam etti. Girişim değerlendirme süreçlerinde 2.500 girişim incelenirken, 1.000 girişimle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Bu süreçte 12 girişim detaylı “due diligence” aşamasına alınırken, bunlardan 6’sına yatırım yapıldı.

Fintech, AI, Gaming ve Web3 öne çıktı

Startupfon portföyündeki şirketlerin 1.500’den fazla kişiye istihdam yaratarak ekosistemin büyümesine katkı sağladığını vurgulayan Startupfon Kurucu Ortağı Gülsüm Çıracı, portföy girişimlerinin küresel ölçekte büyümeye devam ettiğini belirtti.

Startupfon portföyündeki girişimlerin 35’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini, 250 milyon doların üzerinde follow-on yatırım aldığını ve 65 milyon doların üzerinde ciro ürettiğini ifade eden Çıracı, yatırım yapılan sektörlerde özellikle Fintech, Artificial Intelligence, Gaming ve Web3 alanlarının öne çıktığını söyledi.

2025 yılında Startupfon’un gerçekleştirdiği yeni yatırımlar arasında Ruuf, Aalo ve Easycep yer alırken; portföy şirketlerinden Fortune Mine, Hirize ve Neol girişimlerine de follow-on yatırımlar gerçekleştirildi.

Startupfon portföyündeki girişimlerin %38’i en başarılı girişimler listelerinde yer aldı. Fast Company’nin En Başarılı 100 Girişim listesinde 9, Forbes Türkiye’nin Girişim 50 listesinde ise 3 portföy şirketi yer aldı.

Startupfon Kurucu Ortağı Gülsüm Çıracı verdiği demeçte; “2025 yılı Startupfon için yatırım ekosisteminde büyümenin ve değer yaratmanın hız kazandığı bir dönem oldu. Amacımız; girişimcileri daha fazla destekleyerek yenilikçi teknolojilere yatırım yapmaya devam etmek ve ekosistemde daha kapsayıcı bir yapı oluşturmak. Yeni fonlarımız ve güçlü yatırımcı ağımızla portföyümüzdeki girişimlerin global ölçekte büyümesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”

Startupfon ayrıca kadın girişimciliğini destekleme vizyonu doğrultusunda portföyündeki kadın kurucu oranının %35’e ulaştığını açıkladı. Platformun yatırım modelinin güçlü performansına da dikkat çeken Çıracı, Startupfon’un yatırım yaptığı her 1 doların sonraki yatırım turlarında 87 dolar yatırım çektiğini belirtti.

Startup fonu kurmaya hazırlanan Bacacı Yatırım Holding, yapay zeka ve veri odaklı dönüşüme 500 milyon TL yatırım yapacak

Son yıllarda yapay zekâ ve veri temelli dönüşüm, iş dünyasının en kritik gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu yeni dönemde, farklı sektörlerde faaliyet gösteren grup şirketlerinin ortak ihtiyaçlarını karşılayacak güçlü ve sürdürülebilir bir teknoloji zemini oluşturmayı hedefleyen Bacacı Yatırım Holding, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm için yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı hazırladı.

Bacacı Yatırım Holding ayrıca, yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” oluşturulması için de çalışmalara başladı.

“Yapay zekayı iş değerine dönüştürecek projeleri hayata geçirmek gerek”

Teknoloji yatırımlarını yalnızca altyapı modernizasyonu olarak değil; doğrudan iş sonuçlarına dokunan, ölçülebilir değer üreten ve uzun vadede rekabet avantajı sağlayan bir dönüşüm alanı olarak ele aldıklarını belirten Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel;

“Bugün herkes yapay zekâyı konuşuyor ancak konuşmak tek başına yeterli değil. Asıl odaklanmamız gereken konu, yapay zekâyı gerçek iş değerine dönüştürebilecek doğru kullanım alanlarını ve projeleri hayata geçirmek. Bu nedenle 2026 yılında Bacacı Yatırım Holding olarak odağımız, yapay zekâyı bir söylem olmaktan çıkarıp, gerçekten iş sonuçlarına dokunan alanlarda derinleştirmek olacak. Bunun için veri altyapımızı sadeleştiren, veri kalitesini artıran ve analitik olarak çok daha erişilebilir hale getiren adımlar planlıyoruz.”

Türkiye’nin özellik­le finans sektöründe küresel ölçekte rekabetçi bir nokta­da olduğunu ifade eden Özel, “Bu aşamada kritik olan, teknolojiyi ekono­mik büyümenin bir kaldıraç unsuru olarak konumlandır­mak. Türkiye’nin büyüme iv­mesini sürdürülebilir kılabil­mesi için teknoloji, en önemli hızlandırıcılardan biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.

Bacacı Yatırım Holding’in gündemi: Startup fonu

Yapay zekâ ve veri temelli dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımıyla sınırlı olmadığına işaret eden Özel, sürecin merkezinde insan kaynağının yer aldığını vurguladı. Bu doğrultuda hem organizasyonel yapılanmayı hem de çalışma modellerini yeniden ele aldıklarını belirten Özel;

“Bu dönüşümün sürdürülebilirliği büyük ölçüde insanla mümkün. Yapay zekâ ve veri tarafındaki yetkinlikleri güçlendirecek ekip yapıları ve yeni iş modelleri üzerinde çalışıyoruz. Ancak ekip derken yalnızca kendi organizasyonumuzu kastetmiyoruz. Start-up ekosistemini bu dönüşümün doğal bir parçası olarak görüyoruz. Kendi sektör tecrübemizi, kurumsal birikimimizi ve teknoloji altyapımızı girişimlere açarak karşılıklı değer üretmeyi amaçlıyoruz. 2026 yılı için, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm başta olmak üzere teknoloji alanında yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı ile ilerliyoruz. Bunun yanında, fırsat bazlı değerlendirilecek ve özellikle yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” da kurguluyoruz.”

Türk girişimcilerin Zürih’te kurduğu Forithmus, 4 milyon dolar yatırım aldı

Zürih merkezli yapay zeka girişimi Forithmus, tıbbi görüntüleme alanında “medical intelligence” geliştirmek amacıyla 4 milyon dolarlık ön tohum yatırım aldığını duyurdu.

Tur, Point Nine ve e2vc tarafından ortak liderliğinde gerçekleştirildi ve önde gelen melek yatırımcıların katılımıyla tamamlandı.

İbrahim Ethem Hamamcı (CEO) ve Sezgin Er (CTO) tarafından kurulan Forithmus, tıbbi görüntüleme için büyük ölçekli veri altyapıları ve foundation model tabanlı yapay zeka sistemleri geliştiriyor. Forithmus, faaliyetlerini Zürih, San Francisco ve İstanbul arasında sürdürecek.

İbrahim Ethem ve Sezgin, İstanbul Medipol Üniversitesi’nde tıp ve bilgisayar mühendisliği çift anadal eğitimi sırasında tanıştı. Daha sonra ETH AI Center ve University of Zurich’te doktora çalışmalarına birlikte devam eden ikili, bugün Forithmus’u kurarak yapay zeka ve tıbbi görüntüleme alanındaki çalışmalarını girişim olarak sürdürüyor.

Dünya genelinde milyonlarca insan, tıbbi görüntüleme ve uzman yorumuna erişemediği için hayatını kaybediyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise küresel doktor ve radyolog eksikliği. Araştırmalar, tıbbi görüntülemeye erişimin artırılmasının ve uzmanlığın daha geniş kitlelere ulaştırılmasının milyonlarca hayat kurtarabileceğini gösteriyor.

Forithmus, geliştirdiği veri altyapısı ve eğittiği foundation modeller ile doktorların tıbbi görüntüleri daha hızlı ve daha tutarlı değerlendirmesine yardımcı olmayı ve tıbbi uzmanlığa erişimi küresel ölçekte genişletmeyi hedefliyor.

Forithmus CTO’su Sezgin Er verdiği demeçte;

“Foundation modeller birçok sektörü yeniden şekillendiriyor. Tıbbi görüntüleme ise hem en yüksek risklerin hem de en büyük fırsatların bulunduğu alanlardan biri. Forithmus olarak bu alanın ihtiyaç duyduğu veri altyapısını ve temel modelleri geliştiriyor, bunları gerçek klinik kullanımda doktorların verimliliğini artıracak ürünlere dönüştürmeyi hedefliyoruz.”

Forithmus CEO’su İbrahim Ethem Hamamcı ise tıbbi görüntülemede dar kapsamlı çözümlerin yeterli olmadığını vurguladı:

“Tıbbi görüntüleme son derece karmaşık bir alan ve her problem için ayrı bir model geliştirmek sürdürülebilir değil. Bu nedenle gerçek klinik pratiği anlayabilen daha genel yapay zeka modellerine ihtiyaç var. Medical intelligence dediğimiz şey de tam olarak bu.”

Şirket, aldığı yeni yatırımı araştırma ve mühendislik ekiplerini büyütmek, büyük ölçekli tıbbi veri altyapıları kurmak ve tıbbi görüntüleme için yeni nesil foundation modeller geliştirmek için kullanacak.

İTÜ ARI Teknokent ile Togg’dan dijital sağlık ve yapay zeka odağında yeni program

Girişimcilik ve inovasyon merkezi İTÜ ARI Teknokent ile Türkiye’nin mobilite alanındaki küresel teknoloji markası Togg, mobiliteyi dijital sağlık ve yapay zekâ odağında yeniden tanımlamak amacıyla stratejik bir iş birliğine imza attı.

İTÜ Çekirdek çatısı altında hayata geçirilecek program kapsamında, ileri teknoloji geliştiren girişimler, Togg’un kullanıcı odaklı mobilite ekosistemiyle entegre biçimde çalışma ve çözümlerini gerçek kullanım senaryolarında test etme fırsatı bulacak.

Mobilite bir yaşam alanına dönüşüyor

Togg, mobiliteyi yalnızca bir ulaşım deneyimi olarak değil; akıllı cihazların, dijital deneyim platformlarının ve sürdürülebilir enerji çözümlerinin kesişiminde konumlanan bütünsel bir yaşam alanı olarak ele alıyor. “Bir otomobilden fazlası” vizyonuyla geliştirilen mobilite yaklaşımı; bağlantılı, kişiselleştirilmiş ve veri odaklı bir kullanıcı deneyimi sunmayı hedefliyor. Bu kapsamda dijital sağlık ve yapay zekâ, Togg’un mobilite stratejisinin merkezinde yer alıyor.

İTÜ ARI Teknokent ve İTÜ Çekirdek ise yıllardır teknoloji tabanlı girişimleri global pazarlara hazırlayan güçlü bir inovasyon altyapısı sunuyor. Bu iş birliği ile birlikte mobilite ekosisteminin ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji çözümleri, girişimcilik dinamizmiyle birleşerek daha hızlı doğrulanacak ve ölçeklenecek. Program kapsamında seçilecek girişimler; Togg’un gerçek mobilite ortamında pilot uygulama geliştirme, ürün entegrasyonu, teknik doğrulama ve stratejik iş birliği imkanlarından yararlanabilecek.

Böylece girişimler yalnızca mentorluk ve eğitim değil, aynı zamanda sahada test edilmiş ve ölçeklenebilir iş modelleri geliştirme şansı elde edecek.

Dijital sağlık ve yapay zekâ mobilitenin merkezinde

Program özellikle sürücü ve yolcu sağlığını merkeze alan dijital sağlık teknolojilerine, araç içi bağlamsal yapay zekâ uygulamalarına, görüntü işleme ve sensör tabanlı güvenlik çözümlerine, doğal dil işleme sistemlerine, tahmine dayalı analitik ve kestirimci bakım teknolojilerine odaklanıyor. Mobilite deneyimini kişiselleştiren, güvenliğini artıran ve yaşam kalitesini destekleyen çözümler geliştiren girişimler, bu kapsamda Togg’un açık ve kullanıcı odaklı ekosisteminin parçası olmaya davet ediliyor.

Mobilitenin geleceğini şekillendirecek girişimler aranıyor

Bu stratejik iş birliği, Türkiye’nin genç ve dinamik girişimcilik ekosistemini küresel mobilite dönüşümünün merkezine taşımayı hedefliyor. Açık inovasyon modeliyle geliştirilecek çözümler sayesinde dijital sağlık ve yapay zekâ odaklı girişimler mobilitenin geleceğini şekillendiren aktörler arasında yer alma fırsatı yakalayacak. Dijital sağlık ve yapay zekâ odağında yenilikçi çözümler geliştiren girişimler, İTÜ Çekirdek – Togg iş birliğinde yürütülen programa İTÜ Çekirdek web sitesi üzerinden başvurabilir. Başvuru süreci ve programa ilişkin ayrıntılı bilgiler itucekirdek.com/dijitalsaglikveyapayzeka adresinde yer alıyor.

Mobilite ekosistemine entegre olarak teknolojisini gerçek kullanım ortamında doğrulamak ve küresel ölçekte değer üretmek isteyen girişimler için başvurular Ağustos 2026 tarihine kadar devam edecek.

Dataroid, müşteri davranışlarına odaklanan yeni yapay zeka ajanı D’yi duyurdu

Yapay zekâ destekli dijital analitik ve müşteri etkileşimi platformu Dataroid, ekiplerin müşteri davranışlarını daha hızlı anlamasını ve elde edilen içgörüleri onaylanmış aksiyonlara dönüştürmesini sağlayan AI Ajanı D‘yi tanıttı.

Bu yeni adımla Dataroid, platform genelinde agentic yapay zekâ yeteneklerini genişletirken, kurumsal ekiplerin ihtiyaç duyduğu güvenlik, gizlilik ve denetim standartlarını korumaya devam ediyor.

Yakın zamanda aldığı yatırımın ardından Dataroid, EMEA bölgesindeki hedef pazarlarda büyümeyi hızlandırmaya ve yapay zekâ yetkinliklerini güçlendirmeye odaklanıyor. AI Ajanı D, bu stratejinin önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Çözüm, yapay zekâ destekli self-servis analitiği bir adım öteye taşıyor ve ekiplerin içgörüden onaylanmış aksiyona çok daha az manuel eforla ilerlemesini sağlıyor.

AI Ajanı D, ekiplerin gelir artışı, maliyet düşüşü ve deneyim optimizasyonu hedeflerini tek noktadan karşılıyor.

Sohbet ile daha hızlı içgörü

Ekipler, verileriyle sohbet ederek anında doğru sonuçlara ulaşabiliyor ve otomatik olarak veri grafikleri ile kullanıcı davranışı analizleri oluşturabiliyor. Bu yaklaşım, manuel analiz ve raporlama süreçlerine harcanan zamanı azaltırken, ekiplerin büyüme odaklı aksiyonlara daha fazla vakit ayırmasına olanak tanıyor.

Gerçek zamanlı uyarılar ve KPI odaklı öneriler

AI Ajanı D, ölçeklenebilir veri üzerinde çalışarak kullanıcı davranışlarını sürekli analiz ediyor. Böylece içgörü üretebiliyor, fırsatları ortaya çıkarabiliyor, kullanıcı deneyimindeki aksaklıkları tespit ederken şirket KPI’larıyla uyumlu uyarılar ve öngörü sinyalleri sunabiliyor.

İnsan onayıyla çalışan otonom destek

Belirlenmiş sınırlar ve kontrol mekanizmaları içinde çalışan ajan, daha derin analiz gerektiğinde analitik panelleri otomatik oluşturabiliyor ve kullanıcı onayına sunulmak üzere uygulama içi ya da anlık bildirim kampanya taslakları hazırlayabiliyor. Ayrıca ekiplerin kampanya mesajlarını oluşturmasına, düzenlemesine ve farklı dillere çevirmesine de olanak tanıyor.

Bu yeni adımı stratejik açıdan değerlendiren Dataroid Kurucu Ortağı ve Chief Revenue Officer’ı Elif Parlak, verdiği demeçte;

“Varsayımları ortadan kaldırmanın ilk adımı güven inşa etmektir. AI Ajanı D’yi kurumsal düzeyde güvenlik, şeffaflık ve gizlilik prensipleri üzerine inşa ettik. Böylece ekipler veriden karara güvenle ilerleyebiliyor. Dijital ekiplerin temel iş ihtiyaçlarıyla uyumlu olarak geliştirdiğimiz bu yetkinlikler; gelir etkisi yaratmayı, operasyonel maliyetleri azaltmayı ve uçtan uca dijital deneyimleri optimize etmeyi hedefliyor.”

Dataroid Kurucu Ortağı ve CTO’su Can Elmas ise;

“Agentic yapay zekâ, yalnızca kritik iş süreçleri içinde güvenli bir şekilde çalışabildiğinde gerçek değer yaratır. AI Ajanı D’yi Model Context Protocol (MCP) üzerine ve güçlü kontrol mekanizmalarıyla inşa ettik. Böylece ajan, net sınırlar içinde çalışırken kurumsal güvenlik ve insan denetimi gereksinimlerini de karşılamaya devam ediyor.”

Garanti BBVA, ING, QNB, Pegasus ve Azercell dahil 70’ten fazla lider marka tarafından tercih edilen Dataroid; şirketlerin dijital etkileşimi ölçmesine, aksiyon alınabilir içgörüler üretmesine ve müşteri bağlılığını etkileyen kararları desteklemesine yardımcı oluyor. Özellikle yüksek düzeyde regülasyona tabi sektörlerdeki güçlü konumunu pekiştiren Dataroid, agentic analitik ve akıllı müşteri etkileşimini ileri taşımak için yapay zekâ yetkinliklerine yatırım yapmaya devam edecek.

Figofinans, 2025 yılında 5,4 milyar TL’lik finansmana aracılık etti

KOBİ’lerin finansmana erişimini hızlandırmak amacıyla yüzde 100 hissesi Figopara’ya ait olan Figofinans, faaliyetinin henüz başlarında olmasına karşın 2025 yılında güçlü bir büyüme performansı sergileyerek 5,4 milyar TL’lik finansmana aracılık etti.

Figofinans, kısa sürede ulaştığı bu hacimle, dijital altyapı ve teknoloji odaklı iş modeli sayesinde faktoring sektöründe dikkat çeken oyuncular arasında yerini aldı.

Figofinans’ın müşteri portföyünde toptan ticaret ve inşaat sektörleri öne çıkarken, tekstil ve sanayi dahil olmak üzere farklı sektörlerden işletmelere finansman sağlanıyor. Şirket, önümüzdeki dönemde ihracat faktoringi, fatura finansmanı ve ciroya dayalı finansman gibi yeni nesil çözümlerle ürün gamını genişletmeyi hedefliyor.

Dijital altyapı ile uçtan uca faktoring deneyimi

KOBİ’lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarına hızlı, kolay ve kesintisiz çözümler sunma hedefiyle kurulan Figofinans, güçlü dijital altyapısı sayesinde finansmana erişim süreçlerini önemli ölçüde hızlandırıyor. Şirket, hukuki düzenlemelerin dijital akışın tam uygulanmasına olanak tanıyacağı yeni döneme de teknik ve operasyonel olarak hazır. Geliştirdiği Figosmart ürünüyle dijital analiz ve karar sistemleri sayesinde, geleneksel faktoring süreçlerinde günler sürebilen limit tahsis ve finansman süreçlerini dakikalar seviyesine indiren şirket, bu sayede işletmelere, nakit akışlarını kesintiye uğratmadan ticari faaliyetlerini sürdürme imkânı sunmak üzere tüm hazırlıklarını tamamladı. İlgili düzenlemelerin hayata geçmesiyle birlikte şirket, bu hizmetleri de müşterilerine sunmaya başlayacak.

KOBİ’nin her ihtiyacına tek durakta kesintisiz hizmet

Şirketin, Figopara’nın KOBİ’lere sunduğu finansmana aracılık modelini tamamlayacak şekilde ve kendi bilançosu üzerinden de kredi sağlayabilmesi adına kurulduğunu vurgulayan Figofinans Yönetim Kurulu Başkanı Koray Bahar verdiği demeçte;

“Henüz 1 yıllık bir şirket olmamıza rağmen bilanço tarafında güçlü bir büyüme kaydettik. Ancak bizim için asıl önemli olan, dijital akışı hazır bir altyapıyı kurmuş olmamız. Figofinans olarak faturalı alacakların finansmanı konusunda uçtan uca dijital süreci tamamladık. Türkiye genelinde daha geniş bir KOBİ kitlesine ulaşmak ve dijital faktöring uygulamasını yapabilen ilkler arasında yer almak istiyoruz. 2026 yılında 17 milyar TL finansman hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız, KOBİ’lerin ihtiyaç duydukları finansmana hızlı, kolay ve sürdürülebilir şekilde erişmelerini sağlamak.”

iyzico’nun Avrupa yolculuğu başlıyor

185 bin üye işyeri ile 40’tan fazla sektörde hizmet veren, 7 milyon dijital cüzdan kullanıcısı ve 300 milyar TL’yi aşan yıllık işlem hacmiyle Türkiye’nin lider finansal teknoloji şirketlerinden biri olan iyzico, yenilikçi ödeme sistemi çözümlerini Avrupa’daki kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor.

Avrupa’daki büyüme stratejisinin ilk adımını atan iyzico, yüksek performans, güvenlik ve regülasyon uyumluluğu standartlarını karşılayan bir platform üzerinden hizmet verecek.

Hesaplama, ağ, depolama ve güvenlik katmanlarını kapsayan bu altyapı sayesinde ödeme işlemleri en yoğun dönemlerde bile kesintisiz şekilde gerçekleştirilebilecek. Platform, işletmeler ve kullanıcılar için uçtan uca güvenli, hızlı ve kullanıcı dostu bir ödeme deneyimi sunmayı hedefliyor.

Avrupa açılımına ilişkin değerlendirmede bulunan iyzico CEO’su Orkun Saitoğlu bu süreçle ilgili verdiği demeçte;

“iyzico olarak Türkiye’de geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerimizi, finansal hizmetleri yaygınlaştırma vizyonumuz doğrultusunda Avrupa pazarına açmanın heyecanını yaşıyoruz. Avrupa operasyonlarımızı, bölgedeki büyüme stratejimizin merkezi olacak Hollanda merkezli iyzico BV üzerinden hayata geçireceğiz. Amacımız yalnızca bir ödeme altyapısı sunmak değil; işletmelerin dijital ekonomide daha hızlı büyüyebileceği, güvenli ve ölçeklenebilir bir ödeme ekosistemi oluşturmak. Türkiye’de edindiğimiz deneyimi ve teknoloji gücümüzü Avrupa’daki işletmeler ve kullanıcılarla buluştururken, küresel ölçekte bir finansal teknoloji şirketi olma yolculuğumuzda önemli bir adım atıyoruz.”