Ana Sayfa Blog Sayfa 12

Samsung’la iş birliği yapan Getmobil, ikinci el telefonda kapıda alım ve takas modelini yaygılanştıracak

Tüketiciler akıllı telefon tercihlerinde sürdürülebilir, daha ekonomik ve güvenilir alternatiflere yöneliyor. Bu dönüşümle birlikte ikinci el ve yenilenmiş telefon pazarı hızla büyürken Getmobil, Samsung’un yetkili iş ortağı olarak sunduğu kapıda alım ve takas modeliyle telefon yenileme sürecini daha erişilebilir ve kolay hale getiriyor.

Akıllı telefonunu satmak, nakde çevirmek ya da yeni bir modele geçmek isteyen kullanıcılar için süreçler artık daha önce olmadığı kadar kolaylaşıyor. Getmobil’in sunduğu bu model sayesinde kullanıcılar, eski telefonlarının güncel geri alım değerini online olarak görüntüleyebiliyor; ister cihazlarını nakde çevirebiliyor, isterlerse de yeni bir Samsung akıllı cep telefonu modeline daha avantajlı koşullarla geçiş yapabiliyor.

Kapıda alım ile zahmetsiz yenileme

Getmobil’in kapıda alım hizmeti kapsamında eski telefonlar, kullanıcıların adresinden güvenle teslim alınıyor. Değerlendirme, satış ve yenileme süreci tek noktadan ve birkaç adımda tamamlanıyor. Böylece kullanıcılar fiziksel mağazalara gitmeden, zaman kaybetmeden ve belirsizlik yaşamadan işlemlerini gerçekleştirebiliyor.

Takasla avantaj, satışla nakit imkanı

Getmobil üzerinden sunulan bu yapı sayesinde kullanıcılar, evlerinde atıl durumda bulunan eski telefonlarını kolayca satışa sunabiliyor, cihazlarını nakde dönüştürebiliyor ya da takas seçeneğiyle yeni bir Samsung modele geçiş yapabiliyor. Tüm bu süreç, değerlendirmeden teslimata kadar şeffaf ve güvenli bir altyapı üzerinden ilerliyor.

Güvenli ve garantili bir alternatif

Samsung’un yetkili iş ortaklığı kapsamında sunulan bu hizmet, tüketicilere güvenli ve garantili bir yenileme deneyimi sunuyor. Getmobil uzmanlığıyla yürütülen süreç, kullanıcı deneyimini merkeze alan bir yaklaşımla tasarlanıyor. Böylece ikinci el ve yenilenmiş telefon pazarı, tüketiciler için daha pratik, erişilebilir ve güvenilir bir alternatif haline geliyor.

Üç Türk girişimcinin Amerika’da kurduğu yapay zeka girişimi Qrambo, 212 liderliğinde yatırım aldı

15 yıldır global teknoloji şirketlerini destekleyen yatırım fonu 212, yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.

Mert Küçük, Baransel Soysal ve Kubilay Ekşioğlu tarafından kurulan, Amerika merkezli yapay zekâ odaklı teknoloji şirketi Qrambo, 212 liderliğinde yatırım aldı.

Yatırım turuna 212’nin yanı sıra Rubin Ritter, Talberg fonu üzerinden katıldı. Qrambo aldığı yatırımla, ürününü güçlendirmeyi, Avrupa ve ABD pazarlarında büyümeyi hedefliyor.

Qrambo, B2B yazılım ürünüyle şirketlerin operasyonel süreçlerini, yapay zekâ destekli iş akışı otomasyonlarıyla uçtan uca yönetiyor. Şirket, yapay zekâ ve insan denetimini bir araya getiren yaklaşımıyla tekrarlayan ve hataya açık süreçleri otomatikleştirirken; fintek, e-ticaret, eğitim teknolojileri (edtech), lojistik ve tedarik zinciri gibi farklı sektörler için modüler çözümler sunuyor.

Aydın: “Qrambo, yapay zekâyı kritik operasyonel süreçlere entegre ediyor”

212 Bölgesel Fon Ortağı Kıvanç Aydın, konuyla ilgili şunları söyledi: “212 olarak yapay zekâyı iş modellerinin merkezine alan, küresel pazarlara açılma potansiyeli yüksek ve sürdürülebilir büyüme hedefleyen şirketleri desteklemeye devam ediyoruz. Bu kapsamda; Qrambo’ya yaptığımız yatırımın temelinde, yapay zekâyı kritik iş süreçlerine güvenli biçimde entegre edebilen ve insan denetimini (human-in-the-loop) ürünün merkezine alan güçlü bir teknoloji geliştirmiş olmaları yer alıyor. Bu yaklaşımı sayesinde Qrambo, beklentilerin ötesinde, çok güçlü müşteri geri bildirimleriyle ilerliyor. Qrambo kurucuları Mert, Baransel ve Kubilay’ın bu yolculuklarında yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Soysal: “Bu yatırımla ABD ve Avrupa pazarlarında büyümeyi amaçlıyoruz”

Qrambo Kurucu Ortağı Baransel Soysal ise şunları söyledi: “Yapay zekâ operasyonel verimliliği ciddi ölçüde artırabiliyor; ancak şirketlerin deneysel AI projelerini kalite, tutarlılık ve kontrolü kaybetmeden üretim seviyesine taşımakta zorlandıklarını görüyoruz. Qrambo olarak, gerçek zamanlı otomasyon ile insan denetimini bir araya getirerek şirketlerin yapay zekâyı güvenli şekilde kullanmasına yardımcı oluyoruz. Platformumuz, yapay zekânın ne zaman bağımsız çalışabileceğini ve ne zaman insan müdahalesi gerektiğini belirleyerek hizmet kalitesinden ödün vermeden, sürekli iyileştirme sunuyor. Bu yatırımla, modüler mimarimizi ABD ve Avrupa’daki farklı sektörlerde faaliyet gösteren, daha büyük ölçekli kurumsal operasyonlara genişletmeyi hedefliyoruz.”

Boğaziçi Teknopark’tan uçaksavar kampüste yeni alan ve yeni kuluçka merkezi

Take Off Istanbul 2025’te içerik ürettiğimiz kurumlardan Boğaziçi Teknopark, 2500 metrekarelik yeni alanını ve alt tarafa açacağı 1000 metrekarelik yeni kuluçka merkezini duyurdu.

Boğaziçi Teknopark genel müdürü Dr. Cem Duran ve üç girişim; Mangodo, OMICA ve TensorBundle video içerisinde konuğumuz oldu.

1 milyon kullanıcıyı aşan evcil hayvan teknolojileri platformu DogGO’nun yeni hizmetleri

Türkiye’nin evcil hayvan teknolojileri platformu DogGO, hizmet ve ürün portföyünü kapsayan çok katmanlı büyüme stratejisini duyurdu.

Platform; dijital pazaryerini Türkiye geneline açarken, mobil kuaför hizmetini devreye aldı ve veri odaklı e-ticaret platformu DogGO Shop ile pet-commerce alanına giriş yaptı. Bu adımlarla DogGO, yürüyüş ve bakım hizmetlerinden ürün tedariğine uzanan uçtan uca entegre bir pet-tech ekosistemi kuruyor.

Bugüne kadar 1 milyona yakın yürüyüş, on binlerce gece bakım hizmeti ve 20.000’i aşkın eğitimli hizmet sağlayıcısı ile önemli bir operasyonel deneyim biriktiren DogGO, bu altyapıyı yeni dikeylerle ölçeklendirerek Türkiye genelinde erişilebilir hale getiriyor.

DogGO pazar yeri 81 ilde yayında

DogGO, evcil hayvan sahipleri ile profesyonel bakıcıları bir araya getiren dijital pazar yeri modelini Türkiye’nin 81 iline taşıdı. Pilot bölgelerde elde edilen yüksek kullanıcı memnuniyeti ve operasyonel başarı, platformun ulusal ölçekte yaygınlaştırılmasının önünü açtı.

DogGO Kurucu Ortağı Mehmet Oğul Gürsoy, genişlemeye ilişkin değerlendirmesinde, güven ve standart kalite anlayışını Türkiye’nin her şehrine ulaştırmayı hedeflediklerini belirterek, teknoloji destekli model sayesinde kaliteli bakım hizmetlerine erişimi demokratikleştirdiklerini vurguladı. Platform, canlı GPS takibi, hizmet sigortası ve denetlenebilir süreçleriyle güvenlik ve şeffaflık standartlarını ülke genelinde aynı seviyede uygulamaya devam ediyor.

Evcil hayvan bakımında yerinde hizmet: Mobil Kuaför

DogGO, şehir hayatının hızına uyum sağlayan Mobil Kuaför hizmetiyle evcil hayvan bakımında yerinde hizmet modelini hayata geçirdi. Özel olarak tasarlanmış, sterilizasyon protokollerine uygun mobil araçlar ve sertifikalı pet kuaförleriyle sunulan hizmet; yıkama, tıraş, tırnak kesimi ve kulak temizliği gibi tüm bakım adımlarını evcil hayvanların kendi ortamlarında gerçekleştirmeyi mümkün kılıyor.

Bu model, evcil hayvanların nakil ve yabancı ortam kaynaklı stresini ortadan kaldırırken, randevu ve ödeme süreçlerinin DogGO uygulaması üzerinden dijital olarak yönetilmesini sağlıyor. Mobil Kuaför, DogGO’nun uçtan uca hizmet vizyonunun fiziksel alandaki en önemli tamamlayıcılarından biri olarak konumlanıyor.

DogGO Shop ile veri odaklı Pet-Commerce dönemi

DogGO, ekosistemini ürün ve teknoloji dikeyinde genişleterek DogGO Shop adlı yeni e-ticaret platformunu yayına aldı. Milyonlarca yürüyüş ve bakım verisinden elde edilen içgörülerle geliştirilen platform, klasik bir satış kanalı olmanın ötesinde, kürasyon temelli ve well-being odaklı bir pet-commerce deneyimi sunuyor.

Raw (çiğ) mama seçeneklerinden wellness ürünlerine, giyilebilir pet teknolojilerinden akıllı ev çözümlerine uzanan seçki; yalnızca DogGO uzmanları tarafından onaylanmış ürünlerden oluşuyor. Yakın dönemde devreye alınması planlanan yapay zekâ destekli öneri sistemleriyle, her evcil hayvanın fiziksel özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi hedefleniyor.

Super-App vizyonu ile entegre Pet-Tech ekosistemi

Küresel pet-tech pazarı, hizmet ve ürünün tek bir dijital çatı altında birleştiği Super-App modellerine doğru evrilirken, DogGO bu dönüşümü Türkiye pazarında hayata geçiren öncü platformlardan biri olmayı amaçlıyor. Bakım hizmetlerinden ürün tedariğine kadar tüm süreçleri veriyle optimize eden DogGO, güvenli, sürdürülebilir ve bütüncül bir evcil hayvan deneyimi sunmayı hedefliyor.

Bosch Sensortec, robotları gerçek birer hareket ustasına dönüştürüyor

Robotik devrimin merkezinde ve hızla büyüyen Genişletilmiş Gerçeklik (XR) dünyasının kalbinde, sessiz ama vazgeçilmez bir teknoloji yer alıyor: MEMS (Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler) sensörleri.

Canlı organizmaları yönlendiren karmaşık duyulara benzer şekilde, bu küçük ama son derece gelişmiş sensörler, makinelerin kendi hareketlerini ve yönelimlerini algılamasını mümkün kılan temel yapı taşlarını oluşturuyor. Bu mekânsal farkındalık, karmaşık algoritmaların akıcı hareketlere ve sürükleyici dijital deneyimlere dönüşmesini sağlıyor.

Büyüyen pazar için üç yeni üst segment sensör

Bosch Sensortec, CES 2026’da yüksek hassasiyetli performans ve ultra düşük gürültü seviyesi sunmak üzere tasarlanan yeni nesil ataletsel (ivmeölçer ve jiroskop) sensör platformu BMI5’i tanıtıyor. Farklı cihaz sınıflarında hareketin her nüansını algılayabilen platform, ortak bir donanım altyapısı üzerine inşa edildi ve akıllı yazılımlarla farklı ihtiyaçlara göre uyarlanabiliyor. BMI5 platformu; BMI560, BMI563 ve BMI570 olmak üzere üç varyantla pazara sunuluyor. BMI5 ailesi, premium segment tüketici elektroniği üreticilerini hedefleyerek büyüyen MEMS sensör pazarının temelini oluşturuyor. Pazar araştırma ve strateji danışmanlığı şirketi Yole Group’a göre, Bosch’un pazar lideri olduğu bu alanın 2030 yılına kadar 19,2 milyar ABD dolarının üzerine çıkması ve yüzde 4 yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR 2024–2030) yakalaması bekleniyor.

Yüksek hacimli seri üretim taleplerini karşılamak amacıyla Bosch, Almanya’nın Reutlingen kentindeki kendi yonga üretim tesisinde yer alan temiz oda alanını 2025 yılı sonuna kadar yaklaşık 35.000 metrekareden 44.000 metrekarenin üzerine çıkardı.

Farklı kullanım alanları için özel çözümler

BMI560, sanal ve artırılmış gerçeklik deneyimlerini son derece gerçekçi hale getiriyor. Baş hareketlerini neredeyse gecikmesiz şekilde takip eden sensör, kullanıcıların 3D ortamlarda doğal bir etkileşim kurmasını sağlıyor. Gelişmiş görüntü sabitleme özellikleri sayesinde akıllı telefonlar ve aksiyon kameraları, hareket halindeyken bile net ve sarsıntısız fotoğraf ve videolar çekebiliyor.

BMI563, titreşimler ve aşırı hareket koşullarıyla başa çıkma yeteneği sayesinde hassas yön bulması gereken robotlar veya sanal gerçeklik kumandaları için ideal bir çözüm sunuyor; en küçük el hareketlerini dahi algılayabiliyor. Bu sensör, cihazların çevrelerini ve kendi hareketlerini olağanüstü bir doğrulukla anlamalarına yardımcı oluyor. Örneğin Bosch’un yeni MEMS sensörü, kamera görüşü bir nesneyle engellense bile insansı bir robotun doğru yolu bulmasını sağlayabiliyor.

BMI570 ise akıllı saatler ve kablosuz kulaklıklar gibi giyilebilir teknolojileri bir üst seviyeye taşıyor. Önceki nesline kıyasla ölçüm aralığını iki katına çıkaran yeni platform, özellikle dinamik hareketlerde çok daha geniş bir hareket ve jest yelpazesini algılayabiliyor. Kulaklıklar için sunduğu hassas baş yönü verileri sayesinde, kullanıcının hareketlerine tepki veren sürükleyici 3D ses deneyimleri mümkün hale geliyor. Böylece müzik veya telefon görüşmeleri, sesin belirli bir yönden geliyormuş hissi yaratacak şekilde deneyimlenebiliyor.

Sorumlu inovasyonla desteklenen teknik yapay zekâ uzmanlığı

Edge AI tabanlı sınıflandırma motoru, hareket kalıplarını sensörün içinde tanıyarak cihazın sürekli açık (“always on”) kalmasını sağlıyor. Bu yaklaşım daha az enerji tüketimi, daha hızlı tepki süresi ve kullanıcıya ek akıllı avantajlar sunuyor. Örneğin bir akıllı saat, kullanıcının herhangi bir etkileşimine gerek kalmadan aktiviteyi otomatik olarak algılayabiliyor.

BMI5 platformunun tüm varyantları, Bosch Sensortec’in bugüne kadarki en yüksek çevresel standartlarını karşılıyor. Teknik performans ile sorumlu inovasyonu bir araya getiren bu birleşik mimari, cihaz üreticilerinin ürün gamı genelinde hem ileri teknolojiye hem de sürdürülebilirliğe dayalı bir geliştirme süreci yürütmesini mümkün kılıyor.

Bosch Sensortec CEO’su Stefan Finkbeiner, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“BMI5 platformu ile hareketi algılayabilen yeni nesil cihazların temelini güçlendiriyoruz. Müşterilerimiz; duyarlı XR sistemlerinden güvenilir robotik çözümlere, sezgisel giyilebilir teknolojilere kadar tüm varyantlarda aynı yüksek hassasiyet, dayanıklılık ve üstün performanstan faydalanıyor. Platform, teknik mükemmeliyeti sorumlu inovasyonla birleştirerek Bosch’un kalite ve sürdürülebilirlik değerlerini yansıtıyor. Üstelik bu sadece bir başlangıç. BMI5 ailesi büyümeye devam ediyor ve yeni varyantlar halihazırda geliştirme aşamasında.”

Yaşam döngüsü için arıların sağlığına odaklanan girişim: Tech2Biology | Dilara Üzünlü

Las Vegas’ta düzenlenen tüketici elektroniği fuarı CES 2026‘da ürettiğimiz girişimci röportajları serisine başlıyoruz.

Arıların sağlığına odaklanan Tech2Biology kurucu ortağı Dilara Üzünlü‘yü konuk ettik. Tarım ve biyoloji temelli üretim süreçleri, son yıllarda yapay zekâ ve nesnelerin interneti (IoT) teknolojilerinin etkisiyle önemli bir dönüşümden geçiyor.

Bu dönüşümün en dikkat çekici alanlarından biri ise arıcılık. Hem ekosistemin devamlılığı hem de gıda zincirinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir role sahip olan arılar, artık teknoloji destekli çözümlerle daha yakından izlenebiliyor. Türkiye merkezli bir teknoloji girişimi olan Tech2Biology, tam da bu noktada devreye giriyor.

Bu içerik A101’in girişimleri desteklemek için hayata geçirdiği Girişim 101 programı katkılarıyla üretilmiştir.

Trendyol Go Eş CEO’su Merve Başcı, Uber’in Birleşik Krallık’taki teslimat operasyonlarına liderlik edecek

Uber, Türkiye’nin küresel teslimat ekosistemindeki yükselen etkisini bir kez daha ortaya koyan stratejik bir görev değişikliğini duyurdu. Kısa süre önce Uber bünyesine katılan Trendyol Go’nun Eş CEO’su Merve Başcı, Uber’in Birleşik Krallık’taki teslimat operasyonlarına liderlik edecek.

Yeni görevinde Merve Başcı, Uber’in stratejik küresel pazarlarından biri olan Birleşik Krallık’ta Uber Eats operasyonunun gelişiminden sorumlu olacak. İş ortağı restoranların desteklenmesi, kullanıcı deneyiminin optimize edilmesi ve kuryeler için sürdürülebilir kazanç modellerinin güçlendirilmesi odağında, yenilikçi çözümler ve operasyonel mükemmeliyetin hayata geçirilmesine liderlik edecek.

Atama kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Merve Başcı verdiği demeçte;

“Türkiye’de teslimat iş kolunda inşa ettiğimiz girişimci ruhu, yenilikçi bakış açısını ve iş ortaklarımıza yakın çalışma kültürünü, Birleşik Krallık pazarına taşımaktan büyük gurur duyuyorum. Yerelde geliştirilen yetkinliklerin, özverili ekip çalışması ile paydaşlarımıza en yüksek kaliteyi sunma kararlılığımızın, Uber’in küresel ölçekte büyümesine nasıl katkı sağlayacağını görmek son derece değerli.”

Uber Türkiye’deki güçlü ivmenin ise, şu anki Trendyol Go-Uber Eats eş-CEO’su Ege Atikkan liderliğinde devam edeceği vurgulandı. Süreçle ilgili değerlendirmede bulunan Ege Atikkan ise şu açıklamada bulundu:

“Türkiye’de edindiğimiz yerel deneyimi Uber’in küresel yetkinliği ile bir araya getirerek, ülkemizden dünyaya teknoloji ve sektörel bilgi üreten güçlü bir teslimat ekosistemi inşa ediyoruz. Genç ve dinamik ekibimizle, ülkemize uzun vadeli katkı sağlayacak bir yapı kurmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu yaklaşımın tüm paydaşlarımız için daha güçlü bir teslimat ekosistemi yaratacağına inanıyoruz.”

Bu atama, Uber’in Türkiye’yi stratejik bir yetenek ve inovasyon merkezi olarak konumlandırma vizyonunu ve uzun vadeli yatırım yaklaşımını daha da pekiştiriyor. Kısa süre önce hayata geçirilen İstanbul Tech Hub bünyesinde, Türkiye’deki mühendislik ekipleri Uber’in teslimat ve mobilite platformları için küresel ölçekte değer yaratan ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.

B-Stars Mobilite Hızlandırma Programı’nın 5. döneminden mezun olan 11 girişim

Bilişim Vadisi tarafından, mobilite alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemek amacıyla yürütülen ve bu yıl beşincisi düzenlenen B-Stars Mobilite Hızlandırma Programı’nın Demoday etkinliği, 15 Ocak 2025 Perşembe günü Bilişim Vadisi Gebze Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.

Gün boyu süren etkinlik boyunca girişimler, geliştirdikleri teknolojileri yatırımcılar, kurumsal şirketler ve sektör temsilcileriyle paylaşma imkanı buldu.

Mobilite alanında ölçeklenebilir ve yenilikçi çözümler geliştiren teknoloji girişimlerini desteklemek amacıyla 11 haftalık kapsamlı bir yapı ile hayata geçirilen program; ürün geliştirme, ticarileşme, kurumsal iş birlikleri ve yatırım hazırlığı süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak girişimlerin pazara güçlü bir şekilde çıkmasını hedefliyor.

“Mobilite Alanında Yerel ve Küresel Rekabet Gücünü Artıran Girişimleri Destekliyoruz”

Demodayin açılış konuşmasını gerçekleştiren Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen verdiği demeçte;

“Mobilite artık yalnızca ulaşım değil enerji, yazılım, sürdürülebilirlik ve şehir yaşamının tamamını dönüştüren stratejik bir alan. Bilişim Vadisi olarak bu dönüşümün merkezinde yer alacak girişimlerin doğru zamanda, doğru paydaşlarla buluşmasını önemsiyoruz. B-Stars Mobilite Programı ile hem yerel hem de küresel ölçekte rekabet edebilecek girişimlerin önünü açıyoruz. Türkiye’de girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi, teknolojik iş birliklerini mümkün kılmayı, Ar-Ge kültürünü yaygınlaştırmayı ve teknoloji geliştiren firmalarımıza bu yolculukta destek olmayı Bilişim Vadisi’nin temel varlık sebebi olarak görüyoruz.”

“Girişimcilik Kimsenin Elinizden Tutmadığı, Açılan Kapılardan Hızla Geçmeniz Gereken Bir Yolculuk”

Bilişim Vadisi Mobilite Hızlandırma Programı’nın önceki dönem mezunları arasında bulunan Saha Robotik’in Kurucu Ortağı Murat Ayrancı, Demoday sahnesinde kendi girişimcilik yolculuğunu katılımcılarla paylaşarak;

“Bilişim Vadisi Mobilite Hızlandırma Programı, girişimlerin sahaya, gerçek problemlere ve kurumsal dünyaya doğrudan temas edebildiği çok kıymetli bir deneyim sunuyor. Sabır ve sebat bu yolculuğun en kritik unsurları. Bizler burada, bu programlar sayesinde, büyük hayaller kuran ve küresel ölçekte unicornlar çıkarabilecek girişimler olarak büyüyebilir; arkamızdan gelen girişimcilere el veren, onlara hamilik yapan bir ekosistemin parçası olma sorumluluğunu üstlenebiliriz.”

PoC ödülünün sahibi

Mobilite Hızlandırma Programı kapsamında en aktif mentör, en aktif girişimci ve sponsorluk plaketlerinin sahiplerini bulmasının ardından programın ana paydaşlarından Anadolu Isuzu adına İş Geliştirme Yönetici Tolga Tosun, Rotamat kurucu ortağı Atakan Hamamcıoğlu’na PoC ödülünü takdim etti.

Sahne alan 11 girişim

Program süresince akıllı ve bağlantılı mobilite çözümleri, filo yönetimi ve lojistik, elektrikli ve alternatif enerji tabanlı araç teknolojileri, otonom sistemler, robotik, yapay zeka, mikromobilite ve akıllı şehir uygulamaları gibi alanlara odaklanıldı. Bu kapsamda geliştirilen projeler arasından 11 girişim, Demoday sahnesinde sunum yapmaya hak kazandı.

  1. Marsala Yazılım
  2. Onna Robotics
  3. Bulut Filo Yönetimi
  4. SiWeGO
  5. Rotamat
  6. Packard
  7. Yeni Enerji Dönüşüm Teknolojileri
  8. Clean Aerodynamics
  9. DİVARA Teknoloji ve Yazılım
  10. Comodif Teknoloji
  11. Qoordinate

B-Stars Mobilite Hızlandırma Programı; yapay zeka, sürdürülebilirlik, otonom sistemler, enerji teknolojileri, lojistik, mikromobilite ve akıllı şehirler başta olmak üzere farklı alt alanlarda 14 girişimi mezun etti.

Program süresince girişimler, 60’ın üzerinde ulusal ve uluslararası mentörden birebir mentörlük aldı; 8 teknoloji semineri, 14 eğitim ve uygulamalı atölyelere katıldı. Anadolu Isuzu ile PoC geliştirme ve saha çalışmaları gerçekleştirilirken, girişimler Anadolu Isuzu GSYF tarafından yatırım değerlendirme süreçlerine dahil edildi. Yandex Cloud tarafından sağlanan 12 ay süreli, 20.000 dolara kadar bulut kredisi desteğiyle teknoloji altyapıları güçlendirildi. Ayrıca girişimlere 6 ay boyunca ücretsiz Bilişim Vadisi Girişim Ofisi kullanım hakkı sunuldu.

Mezun Girişimler Bilişim Vadisi GO Ekosistemi’nde Yolculuğuna Devam Ediyor

Programdan mezun olan girişimler, Bilişim Vadisi GO ekosistemine dahil olarak yatırımcı erişimi, uluslararası iş birlikleri, kurumsal PoC fırsatları ve uzun vadeli ölçeklenme desteklerinden yararlanmaya devam edecek. B-Stars Mobilite Hızlandırma Programı, Türkiye merkezli ancak küresel ölçekte rekabet edebilecek mobilite çözümlerinin sayısını artırmayı hedefleyerek ekosisteme katkı sunmayı sürdürecek.

Peak’in eski çalışanları tarafından kurulan TaleMonster Games, 30 milyon dolar yatırım aldı

Casual puzzle oyunlarına derinlik ve yaratıcılık katma misyonuyla Peak Games‘in deneyimli isimleri tarafından kurulan TaleMonster Games, Seri A  turda; Arcadia Gaming Partners ve Andreessen Horowitz (a16z) liderliğinde 30 milyon dolar yatırım aldı.

Yatırım turuna ayrıca Point72 Ventures ve General Catalyst de katıldı.

TaleMonster’ın ilk oyunu Match Valley, klasik puzzle mekaniklerini, kahraman ve kule savunma türlerinden öğelerle harmanlayan bir casual oyun olarak öne çıkıyor. Bu yenilikçi kombinasyonun bir sonucu olarak oyun, günlük ortalama 100 dakikalık oyun süresi gibi sektör lideri metriklerin yanı sıra olağanüstü bir erken dönem performansı sergiliyor.

TaleMonster Kurucu Ortağı ve CEO’su İrem Sümer;

“Hedefimiz casual oyunların neler sunabileceğine dair yeni standartlar belirlemek. Bugünün oyuncuları eskisinden çok daha deneyimli. Yıllardır mobil oyunlar oynayan bu kitle, artık oyunlarında daha fazla derinlik arıyor. Bu beklenti değişimini geniş ölçekte karşılamak için büyük bir fırsat görüyoruz”.

Küresel casual oyun pazarı bir milyardan fazla oyuncuya ulaşsa da, özellikle puzzle türünde birçok yapımın benzer tasarım kalıplarını izlemesi nedeniyle gerçek farklılaşma nadir görülen bir durum haline geldi. TaleMonster, bu kalıpların dışına çıkarak geniş kitlelere hitap ederken derinlikli deneyimler sunan kategori tanımlayıcı oyunlar yaratmayı vizyon ediniyor.
Arcadia Gaming Partners Kurucusu ve Yönetici Ortağı Akın Babayiğit, “Bu aşamadaki şirketler genellikle sadece bir veya iki metrikte güçlüdür; oysa TaleMonster birçok farklı alanda güç gösteriyor.” dedi. Babayiğit, kurucu ekibin güçlü monetizasyonu yüksek retention ile birleştirme hedeflerine ulaştıklarını vurguladı.

a16z Partneri Josh Lu ise yatırımla ilgili demecinde;

“Çoğu ekibin aynı yol haritasına güvendiği bir kategoride, farklı bir yol seçmek gerçek bir cesaret gerektirir. TaleMonster asla kolay yolu seçmedi; sektöre meydan okumaktan korkmayan özgün bir ürün ve kültür inşa ettiler.”

İstanbul merkezli stüdyo, daha önce Zynga tarafından 1,8 milyar dolara satın alınan Peak Games’in bünyesinde Toon Blast ve Toy Blast gibi dünya çapında başarı yakalamış oyunları geliştiren ekip üyeleri tarafından kuruldu. TaleMonster, aldığı bu yeni yatırımla birlikte oyun dünyasında şaşırtıcı ve yenilikçi deneyimler sunmaya devam etmeyi hedefliyor.

“Biz, ürün tutkusu ve derin bir oyun sevgisiyle bir araya gelmiş bir ekibiz. Misyonumuz; oyuncuları şaşırtan, onlara meydan okuyan ve onlarla birlikte gelişen oyunlar yaratmak.”

TaleMonster Games, casual oyun dünyasını ileriye taşıma hedefiyle eski Peak Games geliştiricileri tarafından kurulan, oynaması kolay ancak şaşırtıcı derecede derin oyun tasarımları üzerine uzmanlaşmış bir mobil oyun stüdyosudur. Kurucu ekip; Zynga tarafından 1,8 milyar dolara satın alınan Peak Games bünyesinde geliştirilen Toon Blast ve Toy Blast gibi sektörün en başarılı yapımlarından gelen derin bir deneyime sahiptir. Stüdyonun ilk oyunu olan Match Valley, klasik puzzle mekaniklerini, kahraman ve kule savunma türlerinden öğelerle harmanlayan bir casual oyun olarak öne çıkıyor. TaleMonster; a16z, Arcadia Gaming Partners, Point72 Ventures ve General Catalyst tarafından desteklenmektedir.

NVIDIA, DLSS 4.5 süper çözünürlük teknolojisini tüm kullanıcılara açtı

NVIDIA, DLSS 4.5 Süper Çözünürlük teknolojisini tüm NVIDIA uygulaması kullanıcıları için kullanıma açtığını duyurdu. CES’te geçtiğimiz hafta tanıtılan DLSS 4.5 Süper Çözünürlük, 400’ün üzerinde oyun ve uygulamada tüm GeForce RTX GPU’lar için en üst düzey görüntü kalitesini hedefleyen DLSS Süper Çözünürlük teknolojisinin 2. nesil transformer modelini sunuyor. Kullanıcılar, NVIDIA uygulaması üzerinden otomatik güncellemeyle bu yeni sürüme geçebiliyor ya da manuel olarak indirilebiliyor.

Yeni nesil transformer modeli, önceki sürüme kıyasla beş kat daha fazla hesaplama gücü kullanıyor ve çok daha geniş, yüksek doğruluklu bir veri setiyle eğitilmiş durumda. NVIDIA’nın şimdiye kadar geliştirdiği en gelişmiş DLSS modeli olarak konumlanan bu sürüm, özellikle DLSS Performans ve Ultra Performans modlarında sunduğu artırılmış netlik ve zamansal kararlılık (temporal stability) ile dikkat çekiyor. Oyuncular ve medya kuruluşları, beta sürecinde yapılan testlerde bu iyileştirmeleri olumlu şekilde değerlendirdi.

NVIDIA, CES kapsamında ayrıca Çoklu Kare Oluşturma (Multi Frame Generation) destekli DLSS 4’ün hâlihazırda 250’den fazla oyun ve uygulamada kullanılabildiğini, bu sayının önümüzdeki dönemde artacağını paylaştı. Yakında çıkacak ve RTX teknolojilerini destekleyecek yapımlar arasında 007 First Light, Phantom Blade Zero, PRAGMATA, Resident Evil Requiem, Active Matter, Screamer ve DEFECT öne çıkıyor.

Bu hafta itibarıyla iki yeni oyun daha DLSS destekli yapımlar arasına katıldı. SUPERTRICK GAMES ve GungHo Online Entertainment tarafından geliştirilen LET IT DIE: INFERNO, yayımlanacak güncellemeyle DLSS Süper Çözünürlük desteğine kavuşuyor. Ayrıca NVIDIA uygulaması üzerinden DLSS override özelliği kullanılarak oyunun DLSS 4.5 Süper Çözünürlüğe yükseltilmesi mümkün olacak. Creepy Jar imzalı StarRupture ise erken erişime açıldığı ilk günden itibaren DLSS Süper Çözünürlük ve DLSS Kare Oluşturma desteği sunuyor. NVIDIA uygulaması sayesinde oyunda DLSS 4.5’in 2. nesil transformer modeli etkinleştirilebiliyor, DLAA ile görüntü netliği artırılabiliyor ve GeForce RTX 50 Serisi GPU’larda Çoklu Kare Oluşturma özellikli DLSS 4 ile daha yüksek kare hızları elde edilebiliyor.

Bununla birlikte NVIDIA, uygulamanın 11.0.6 sürümünü de kullanıma sundu. Yeni sürümle birlikte NVIDIA Denetim Masası’nda yer alan tüm NVIDIA Surround ayarları Sistem > Ekranlar bölümüne taşındı; bezel correction ve kısayol tuşu seçenekleri eklendi. Advanced Optimus destekli dizüstü bilgisayarlarda, özelliğin devreye girmesini engelleyen uygulamaların artık tam adları görüntülenebiliyor. Sistem > Gelişmiş bölümüne eklenen Debug Mode ise, uygulamalar tarafından yapılan tüm overclock ve voltaj ayarlarını bir sonraki yeniden başlatmaya kadar devre dışı bırakarak sistem kararlılığının analiz edilmesini kolaylaştırıyor. Ayrıca, profil oluşturma ve hata ayıklama araçlarına yönelik gelişmiş bir “Geliştirici” seçeneği de uygulamaya dahil edildi.

DLSS 4.5 Süper Çözünürlük ile eş zamanlı olarak geliştiricilere yönelik çeşitli güncellemeler de paylaşıldı. Geliştiriciler, DLSS 4.5’e DLSS Super Resolution Streamline Plugin üzerinden erişebiliyor. Dinamik Çoklu Kare Oluşturma ve 6 kata kadar mod desteği sunan özelliklerin ise bu bahar DLSS Multi Frame Generation Streamline Plugin aracılığıyla kullanıma sunulması planlanıyor.

RTX Neural Shader SDK kapsamında, yapay zekâ tabanlı doku sıkıştırma sağlayan RTX Neural Texture Compression SDK da geliştiricilerle buluşturuldu. SDK’nın 0.9 sürümüyle birlikte BC7 kodlaması altı kat hızlandırılırken, inference performansı önceki sürüme göre %20 ila %40 oranında artırıldı. Bu sayede geliştiriciler, sistem belleğinde 7 kata kadar tasarruf ederken performans kaybını minimumda tutabiliyor.

NVIDIA ACE tarafında ise küçük dil modeli (SLM) desteği genişletildi. NVIDIA Nemotron Nano 9B V2 modeli, NVIDIA ACE üzerinden In-game Inferencing SDK plugini olarak sunulurken; Qwen3 ailesi 8B, 4B ve 0.6B modelleriyle destek kapsamına alındı. Bu sayede geliştiriciler, hız, kalite ve bellek kullanımı arasında daha esnek tercihler yapabiliyor.

Son olarak NVIDIA, Nsight Graphics 2025.5 sürümünü yayınladı. Yeni sürüm; Graphics Capture kararlılığı, dinamik shader düzenleme, Ray Tracing Inspector’da RTX Hair primitiflerinin görselleştirilmesi ve GPU Trace Profiler’da çoklu trace yönetimini kolaylaştıran yeni iş akışları gibi birçok iyileştirme içeriyor. NVIDIA, oyun geliştiricileri için sunduğu kaynakların güncel listesinin resmi kanallar üzerinden erişilebilir olduğunu da hatırlatıyor.