Ana Sayfa Blog Sayfa 691

Cepte POS ve Yazarkasa POS uygulamalarıyla ön plana çıkan Ödeal, ilk üç çeyrek verilerini paylaştı

Ödeal’ın cep telefonlarını POS cihazına dönüştüren uygulaması “Cepte POS” kullanımı, pandeminin etkisiyle geçen ilk 9 ayda, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 255 ile en çok “ev tekstil ve mefruşat” alanında arttı.

Cepte POS’da yeni üye işyeri en çok artan sektör, yüzde 146 ile “pet shop” oldu. Yazarkasa POS’da ise, geçen senenin ilk 9 ayına göre işlem hacmi en çok artan sektör, yüzde 550 artış ile “tüp ve su bayileri” oldu. Yazarkasa POS yeni işyeri artışında ise, yine “pet shop”, 2 işyerinden 30 işyerine çıkarak dikkat çekti. Veriler, ev merkezli sektörlerdeki artışla, pandeminin etkisini net bir şekilde ortaya koydu.

Cepte POS ve Yazarkasa POS uygulamalarıyla ön plana çıkan fintech şirketlerden Ödeal, kendi çözüm ve uygulamaları üzerinden, ilk 9 ayda farklı sektörlerin performans bilgilerini paylaştı.

Geçen senenin 9 ayı ile karşılaştırmalı veriler, pandemi nedeniyle geçtiğimiz bu zorlu günlerde, ödeme sistemleri sektörüne ve genel ticarete de ayna tutuyor. 81 ilde 35 bini aşkın mikro işletme ve KOBİ statüsünde üyesi olan Ödeal’ın verileri, sektörel çeşitliliğin yanı sıra; bir anlamda Türkiye genelini yansıtması açısından da değerli.

Cepte POS’ta işlem hacminde en çok artış, “ev tekstil-mefruşat” alanında yaşandı

Firma tarafından yapılan açıklamada, Cepte POS’a üye firmalar üzerinden yapılan incelemede, yüzde 255 ile “ev tekstil-mefruşat” ve işlem hacmi en çok düşen sektör ise, yüzde 83 ile “otel-pansiyon-tatil köyü-kaplıca” oldu. İşlem hacmi en çok artan işletmelerde, ev tekstilini, yüzde 122 ile “yetkili ve teknik servisler” ve yüzde 105 ile “optik ve saatçiler” takip etti.

Cepte POS’ta yeni üye işyerinde en çok artış, “pet shop” alanında yaşandı

Cepte POS’ta, geçen senenin ilk 9 ayına göre yeni üye işyeri en çok artan sektör, yüzde 146 ile “pet shop” ve en çok düşen alanlar ise, yüzde 75 ile “dernek-vakıf-sendikalar” ve “anahtar-çilingir” oldu. Yeni üye işyeri en çok artan işletmelerde, “pet shop” alanını, yüzde 95 ile “nakliye-lojistik-kargo”” ve yüzde 88 ile, “restoran-cafe-pastane” takip etti.

Yazarkasa POS’ta işlem hacmi en çok artan sektör, “tüp ve su bayileri” oldu.

Yazarkasa POS alanında ise, geçen senenin ilk 9 ayına göre işlem hacmi en çok artan sektör, yüzde 550 artış ile “tüp ve su bayileri” ve işlem hacmi en çok düşen sektör ise, yüzde 81 ile, Cepte POS’da olduğu gibi, “otel-pansiyon-tatil köyü-kaplıca” oldu. İşlem hacmi en çok artan sektörlerde, “tüp ve su bayileri”ni, yüzde 344 ile “kırtasiye ve ofis malzemeleri” ve yüzde 339 ile, “manav-sebze, meyve” izledi. Yazarkasa POS’da ayrıca, yüzde 238 işlem hacmi artışıyla, “sağlık merkezleri-sağlık ürünleri-medikal” sektörü dikkat çekti.

Yazarkasa POS yeni üye işyerinde en çok artış, yine “pet shop” alanında yaşandı

Yeni üye işyeri en çok artan işletmelerde, “pet shop”, 2 işyerinden 30 işyerine çıkarak, Cepte POS işyeri artışında olduğu gibi en yüksek artışı yaşayan alan oldu. En çok düşen sektör ise, yüzde 67 ile “emlak-gayrimenkul” oldu. Artışta “pet shop”u, 2 işyerinden 21 işyerine çıkan “tüp ve su bayileri” ve 8 işyerinden 48 işyerine yükselen “temizlik firmaları ve ürünleri” izledi.

Pandemi ve evde kalma/yaşama gerçekleri nedeniyle, “eve odaklı” ürün ve hizmetler öne çıktı

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Ödeal Kurucu Genel Müdürü Fevzi Güngör, pandemi ve evde kalma/yaşama gerçekleri nedeniyle, “eve odaklı” ürün ve hizmetlerin öne çıktığının altını çizerek; “Uzaktan güvenli ödemeye olanak sağlayan Cepte POS gibi dijital ürün ve hizmetler, özellikle son dönemdeki olağanüstü gündem nedeniyle keskinleşen tüketici hassasiyetlerine yanıt vermesi nedeniyle ayrıca öne çıkıyor.” dedi.

Ericsson’dan Türkiye’de hayata geçirdiği yapay zeka ve otomasyon merkezi dijital dönüşüm odaklı girişimleri destekleyecek

Ericsson, Türkiye’de Yapay Zeka (AI) ve Makine Öğrenimi (Machine Learning) dahil olmak üzere yeni nesil teknolojilere dayalı yüksek değerli mühendislik ve tasarım çözümlerinin teşvik edilmesini amaçlayan yeni merkezini duyurdu. Bu merkez ayrıca dijital dönüşüm odaklı girişimleri de destekleyecek.

130 yıldan bu yana Türkiye’deki varlığını sürdüren Ericsson, Araştırma ve Geliştirme faaliyetleriyle ülke ekonomisine katkıda bulunuyor ve yerel üretim olanakları sağlıyor. Ericsson, Türkiye’nin uzun vadeli vizyonuna bağlılığının bir parçası olarak, yerel Ar-Ge ekosisteminin desteklenmesi ve Uygulama, Geliştirme ve Bakım (ADM) portföyünü geliştirmek için büyümeye devam ediyor. Yapay zeka yeteneklerinden faydalanacak olan merkezin, servis sağlayıcıların dijital planlarını ayrıntılı bir şekilde tasarlayabilmelerine yardımcı olması amaçlanıyor.

Ericsson genel müdürü Işıl Yalçın yeni açılacak merkezle ilgili olarak şunları söyledi: “Dijital dönüşümden geçen servis sağlayıcılar, yeni hizmetleri pazara ilk sunan ve ihtiyaç duyulan çevikliğe ulaşmak için giderek daha fazla yapay zeka ve otomasyona yöneliyor. Ericsson olarak yeni merkezimizin kurulmasıyla birlikte ekosistemimizi daha da geliştirecek, sadece Türkiye’de günümüzün teknolojik ortamında ihtiyaç duydukları araçlara Türk mühendislerimizle destek olacağız.”

En son Ericsson Mobilite Raporuna göre, 5G’nin 2025 yılına kadar Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde 80 milyon aboneye ulaşması ve toplam mobil aboneliklerin yüzde 10’unu temsil etmesi bekleniyor. Sonuç olarak servis sağlayıcılar, verilerde yaşanan büyük artışı desteklemede çok önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor ve genellikle Bilişim Teknolojileri dönüşümü stratejilerinin bir parçası olarak ağ ve uygulama performansını iyileştirme yoluna gidiyor.

Ericsson, Yönetilen Hizmetler Merkezi’ne servis sağlayıcıların müşterileriyle olan etkileşimlerini artırmak için çeşitli yapay zeka tabanlı yönetim hizmetleri ekleyerek 5G’ye giden yolda onların yanında olmaya ve desteklemeye devam edecek.

Udemy, 3.25 milyar dolar değerleme ile 50 milyon dolar yatırım aldığını resmi olarak duyurdu

Geçtiğimiz günlerde Udemy’nin duyumlara göre bir yatırım alacağından bahsetmiştik ve bu haber net olmadığı için de duyum demiştik. Haber ilk olarak Techcrunch’ta yayınlanmıştı. Kesin olmayan bilgileri, net başlıklarla paylaşmadığımızı da bir kez daha dile getirmek isteriz.

Çevrimiçi öğrenme ve öğretme için en büyük küresel pazar olan Udemy, F serisi turda 3.25 milyar dolarlık değerlemeyle 50 milyon dolar yatırım aldığını resmi olarak kendi blog yazısı üzerinden duyurdu.

Learn Capital de dahil olmak üzere önde gelen küresel eğitim teknolojileri ve büyüme fonlarından toplanan bu yatırım, şirketin dünyadaki tüm öğrencilerin ve henüz dahil olamadığı kuruluşların eğitmenlerinde öncü olmak için çalışmalarını büyütecek ve bu konuda da öncü olmak istiyor.

Udemy CEO’su Gregg Coccari, “Günümüzün hızla değişen dünyasında başarılı olmak için yeni beceriler ve sürekli öğrenmeye odaklanmak gerekiyor. 2020 yılında yaşananlar her şeyi altüst etti ve tüm dünyadaki insanlar bu zorlukların üstesinden gelmek için çevrimiçi öğrenmeye yöneldi. Bu talepleri karşılamak ve bireyler, işletmeler ve hükümetler için başarıya ulaşmaya yardımcı olmak için mükemmel bir konuma sahibiz.” dedi.

Geleneksel eğitim, artık var olmayan bir dünya için inşa edildi. Udemy ile her birey veya kuruluş, bir adım önde olmak için ihtiyaç duydukları becerileri edinmelerine yardımcı olacak doğru uzman eğitmenleri bulabiliyor.

Udemy eğitmenleri, en son teknolojiler ve iş stratejileri konusunda nabız atan gerçek dünyadaki uygulayıcılardır ve öğrenciler tercihlerine göre en geniş kurs seçenekleri arasından seçim yapabiliyor. Bugün dünya çapında 35 milyon öğrenci Udemy kullanıyor.

Learn Capital’in Yönetici Ortağı Rob Hutter, “Gerçek dünya için tasarlanmış ve dünyanın en motive edilmiş uzmanlarını bilgilerini paylaşmaları için bir araya getiren Udemy, bireyleri ve işletmeleri başarılı olmaya iten bir motor yarattı. Son yatırımımız, şirkete olan sürekli güvenimizin altını çiziyor. Bireyler ve şirketler, kişisel ve kurumsal performansı artırmak için yaşam boyu öğrenmenin gücünü fark ettikçe, Udemy’nin büyümesini önemli ölçüde artacak.” dedi.

IDEA Teknoloji Yatırımları A.Ş., ilk yatırımını e-ticaret operasyonlarının tek ekrandan yönetimini sağlayan Sopyo’ya yaptı

Türkiye’nin e-ticaret altyapı lideri IdeaSoft’un kurduğu Idea Teknoloji Yatırımları AŞ ilk yatırımını, e-ticaret operasyonlarının gerçek zamanlı olarak tek bir ekrandan yönetilmesini sağlayan yerli girişim Sopyo‘ya gerçekleştirdi.

Türkiye’nin e-ticaret altyapı lideri IdeaSoft’un yüzde 100 sahibi olduğu yatırım firması Idea Teknoloji Yatırımları A.Ş, teknoloji alanındaki start-up’ları büyütmek amacıyla kuruldu.

Idea Teknoloji Yatırımları A.Ş. CEO’su Seyhun Özkara; “Kurduğumuz yeni yatırım şirketimizle SAAS çözümlere, fintech girişimlerine, e-ticaret ve e-ihracat odaklı yeni girişimlere yatırım yapmayı hedefliyoruz. İlk yıl dört şirkete yatırım yapma hedefiyle yola çıktık. Yatırım yaptığımız ilk şirket ise pazaryerlerinde satış yapmak isteyen herkes için bu süreci kolaylaştıran, pazaryeri ve muhasebe entegrasyonları çözümleri sunan Sopyo oldu” dedi.

Sopyo, e-ticaret’in en kolay hali!

Sopyo kurucuları Ender Gazel ve Ahmet Alan ise, pandemi ile birlikte kullanıcı sayılarının ortalama %425 büyüdüğünün altını çizerek 6000’e yakın kullanıcıları olduğunu belirtti. Idea Teknoloji Yatırımları AŞ’den aldığımız yatırım ile ekibimizi hızla büyüterek KOBİ’ler için yurtiçi ve yurtdışı e-ticaret platformlarında katma değerli servisler geliştirmeyi hedefliyoruz. Akakçe, Gittigidiyor, Hepsiburada, n11, Amazon ve Trendyol gibi pazaryerleri için en kolay entegrasyon çözümlerini sunuyoruz. Ürün, sipariş, kargo fişi ve fatura süreçlerinizi tek bir ekrandan yönetmenizi sağlıyoruz. KOBİ’lerin dijitalleşmesinde ve e-ticaret operasyonlarında yol arkadaşlığı yapmayı, e-ticaret entegrasyonları denince akla ilk gelen firma olmayı hedefliyoruz.” şeklinde görüşlerini dile getirdiler.

Sopyo, çok kanallı satış yapan satıcıların e-ticaret operasyonlarını gerçek zamanlı olarak tek bir ekrandan yönetmelerini sağlayan entegrasyon çözümü. Sopyo, pazaryerleri ile sipariş, stok ve ürün entegrasyonu sağlarken, tüm platformları tek bir panel üzerinden çok kolay ve işlevsel bir şekilde yönetilmesine olanak sağlıyor.

Amazon Avrupa ve Türkiye Kamu Politikaları Direktörü Eirini Zafeiratou: “Gelecek çok kanallı alışverişte”

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen FutureCommerce360 perakende konferansı boyunca perakende ve e-ticaretin geleceği, yeni teknolojiler, iş modelleri ve başarılı uygulamalar perakende sektörünün önde gelen isimleri tarafından tartışıldı.

Konferansta ana konuşmacılardan biri olan Amazon Avrupa ve Türkiye Kamu Politikaları Direktörü Eirini Zafeiratou, çok kanallı alışverişin, perakende sektörünün geleceği olduğunun altını çizdi.

“Perakendenin Yükselişi: COVID-19 sürecinde çoklu kanallar sektörü nasıl dönüştürdü?” başlıklı bir konuşma gerçekleştiren Zafeiratou, “Para harcadığımız mecralarda değişimler oldu ve dijital ortamda yapılan perakende satın alımlarda artışlar gözlemledik. Bu durum, yarının alışveriş alışkanlıkları ile ilgili bazı tahminlere sebep oldu. Bu tahminlerin bir bölümü, evlerde kalınan dönemdeki gerçek trendlere dayanırken, diğerleri perakendenin geleceğinin nasıl olacağına dair spekülasyonlardan oluşuyor. Pandemiden uzun bir süre önce dahi, online alışverişin fiziksel mağaza ve perakende sektörünü olumsuz etkilediğine dair söylemler vardı. Bu tahminlerin es geçtiği nokta, online alışverişin fiziksel dükkanlarla çok yakın bir ilişkide olduğu, hatta çoğu zaman onlara ihtiyaç duyduğu gerçeği.”

“Gelecek çok kanallı alışverişte”

Zafeiratou, “Araştırmalar, pandemi döneminde dahi online satışlara atfedilmiş birçok satın alımın, aslında hem fiziksel mağazalara hem online sistemlere dayalı olan, çoklu kanal satışları olduklarını gösteriyor. Asıl ilginç olan ise perakendecilerin online kanallarındaki büyümenin çok büyük bir bölümünün, bir şekilde fiziksel mağazalarla bağlantılı olarak gerçekleşiyor olması.” ifadelerini kullandı.

“Perakende sektörü oldukça rekabetçi, bu nedenle de oldukça yenilikçi ve değişime uyumlu”

Perakende sektöründeki rekabete dikkat çeken Zafeiratou, “Perakendecilerin çoklu kanal hizmetleri geliştirmede oldukça yenilikçi olmalarının sebeplerinden biri, perakende sektörünün oldukça rekabetçi olması ve firmaların pazar payı için büyük bir rekabet içinde olmaları. Kazananın tamamını aldığı diğer sektörlerin aksine, perakende sektörü oldukça parçalı bir yapıda ve birçok kazanan için bolca alan var. Bu rekabet, perakendecileri daha yenilikçi olmaya ve yeni dinamiklere atik bir şekilde adapte olmaya teşvik ediyor. Perakende sektörü tam da bu nedenlerle gelişmeye devam ediyor ve tüketicilere şimdiye kadar olmadığı kadar farklı opsiyonu sunabiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Duracell ve istegelsin, yaptığı iş birliği ile atık pil toplama ve dönüştürme projesini hayata geçirdi

Sürdürülebilirlik projelerine her yıl milyonlarca Euro yatırım yapan dünyanın lider pil üreticisi Duracell ve Türkiyenin yeni nesil online süpermarketi istegelsin, çok önemli bir iş birliğine imza attı.istegelsin’in dağıtım ekipleri, sipariş getirdiklerinde atık pilleri kullanıcılardan alacak. Özel olarak depolanacak bu pillerin geri dönüşümü ise daha sonra Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP Derneği) tarafından gerçekleştirilecek.

Özel çantalara konulup depolanacak

Duracell’in önderliğinde hayata geçecek proje kapsamında, İstanbul, Kocaeli, Ankara ve Bodrum’da hizmet veren ve teknolojiden süt ürünlerine, taze meyve-sebzeden tekstile kadar 7 bin çeşitten fazla ürünü kullanıcılarına sunan istegelsin’in dağıtım ekipleri, siparişi getirdiklerinde kullanıcıların hijyen kuralları gereği kapıya astığı kullanım ömrü bitmiş pilleri alacak. Özel olarak üretilen atık pil muhafaza çantasına konulan bu piller depolanacak. Son aşamada ise TAP Derneği tarafından pillerin geri dönüşümü gerçekleştirilecek.

Daha uzun ömürlü piller, daha az atık…

Duracell’in sürdürülebilirlik vizyonu çok uzun bir geçmişe dayanıyor. Markanın sürdürülebilirlik vizyonu, 3 ayak üzerine kurulu: İnsanlar, Ortaklar ve Gezegen. Duracell alkali piller, çinko-karbon pillere oranla 10 kata kadar daha uzun ömürlü. Bu da daha az pil tüketimi dolayısıyla da daha az atık anlamına geliyor. Dahası bu piller neredeyse %100 geri dönüştürülebilir özellikte. Aynı durum Duracell ambalajı için de geçerli. Tüm birincil ve ikincil karton ambalajının %98’i geri dönüştürülmüş malzemeden üretiliyor. 2017 yılında AB ülkelerinde 104 bin ton atık pil toplayan Duracell, her yıl bu ülkelerde atık pillerin toplanması ve geri dönüşümü için de 10 milyon Euro’yu bulan yatırım yapıyor.

“Sürdürülebilirlikte de sektör lideriyiz”

Duracell Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kerem Sinanoğlu, sürdürülebilirliği çevresel ayak izini azaltmak ve çalışanlarla paydaşlar için kalıcı değer yaratmak olarak gördüklerini belirterek şunları söyledi: “Pil sektörünün dünya devi Duracell olarak sürdürülebilirliğe olan bağlılığımız yeni bir taahhüt değildir. Pillerimizin rakip pillerden (özellikle çinko karbon pillerden) daha uzun ömürlü olması, ürünlerimizin çevresel verimlilik açısından sektör lideri olduğu anlamına geliyor. Ayrıca, plastik kullanımını ambalajlarımızda minimuma indirerek sektöre öncülük ettik. Bunlara ek olarak atık pillerden elde edilen malzemelerin yeniden kullanılmasını sağlamak için endüstrinin, tüm dünyada geri dönüşüm programları oluşturmasına liderlik ettik. Bu bağlamda, istegelsin ile birlikte böyle duyarlı bir projeyi gerçekleştiriyor olmaktan mutluluk duyuyoruz. Benzersiz bir örnek olacak bu kampanyanın, sektöre geri dönüşüm konusunda da ışık tutacağına inanıyoruz. istegelsin aracılığı ile toplanacak pillerin geri dönüşümü ile çocuklarımız için daha sağlıklı bir gelecek yaratacağımıza olan inancımız sonsuz.’’

“Geri dönüşüme büyük önem veriyoruz”

istegelsin CEO’su Sedat Yıldırım ise projeyle ilgili olarak; “istegelsin olarak geri dönüşüme önem veriyor ve böyle değerli bir projenin operasyonel ayağını yürütmekten mutluluk duyuyoruz. Kâğıt, cam gibi ürünlerin geri dönüşümü konusunda insanlar son yıllarda daha da bilinçlendi. Ancak söz konusu pil olunca insanlar nereye vereceklerini, nasıl geri dönüştüreceklerini bilmiyor. Biz de kullanıcılarımızdan atık pilleri alarak geri dönüşüm sürecine destek vereceğiz. Bunu yaparken de yine hijyen kurallarına uyacak ve sosyal mesafeyi gözeteceğiz. Topladığımız pillerle gençlerimize çok daha temiz bir çevre ve gelecek sağlamayı umuyoruz. Temiz çevre ve geri dönüşüm konusunda bilinçli olmak da çok önemli. Bu nedenle dağıtım ekiplerimize TAP Derneği tarafından eğitim de verildi. Böylece hem bu proje özelinde bilgi sahibi oldular hem de atık pillerin güvenli bir şekilde ayrıştırılması konusunda bilinçlendiler. Biz de istegelsin olarak çevreye duyarlı davranıyor ve doğa dostu her hareketi destekliyoruz. Daha yaşanabilir bir dünya için attığımız bu adımın örnek olmasını diliyoruz” diye konuştu.

Yerli teknoloji şirketi Architecht, 40 yeni çalışma arkadaşı arıyor

Türkiyen’nin en iyi işverenleri arasında yer alan ve yenilikçi ürün ve hizmetleriyle büyümeye devam eden teknoloji şirketi Architecht, pandemi sürecinde de yatırımlarına ara vermiyor.

Ana bankacılık sistemleri, güvenlik çözümleri, API platformları ve kredi tahminleme gibi farklı alanlarda birçok finansal teknoloji çözümleri üreten şirket, bünyesinde istihdam etmek üzere 40 yeni çalışma arkadaşı arıyor.

Architecht; Yazılım Mühendisi, Analist, Mobil Yazılım Mühendisi, Test Mühendisi, Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı, Veri Bilimcisi ve Ürün Yöneticisi pozisyonlarında işe alımlar gerçekleştirerek mevcut kadrosunu yüzde 20 oranında arttırmayı hedefliyor.

Finans sektörü için global ve inovatif ürünler üretmek isteyenler ilana buradan başvuru yapabilirler.

IBM, Türkiye’de kullanıma sunduğu dijital eğitim platformu Open P-TECH sistemine Türkçe’yi de ekledi

IBM‘in bu yılın ilk yarısında Türkiye’de kullanıma sunduğu dijital eğitim platformu Open P-TECH, sistemine Türkçe’yi de ekledi.

Platform gençleri ve eğitimcileri, yapay zeka, bulut bilişim ve siber güvenlik gibi teknolojiler ile tanıştırmanın yanı sıra, tasarım odaklı düşünme, çeviklik gibi profesyonel beceriler konusunda bilgilendirmek amacıyla kullanıma sunuldu. Bu teknik ve profesyonel beceriler, ayrıca “yeni yaka meslekler” olarak adlandırılan doğru becerilere sahip olmanın; belirli bir diplomaya sahip olmaktan daha önemli olduğu iş kollarını da kapsıyor.

20 farklı ekonomideki iş gücü trendlerini konu alan İşin Geleceği Raporu, 2022 yılında tüm işlerin yüzde 42’sinin önemli ölçüde değişeceğinin ve analitik veya tasarım odaklı düşünme gibi yeni beceriler ile karmaşık sorun çözme gibi teknik olmayan becerilerin gerekeceğinin altını çiziyor. Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan rapora göre; bu gereksinimin karşılanması için hem kamu sektöründen hem de özel sektörden iş ortaklarının, öğrencileri yeni becerilerle donatmak üzere bir araya gelerek ortak hareket etmeleri gerekiyor. Bu yeni beceriler arasında 21’inci yüzyıl ekonomisinde rekabet edebilmek için gerekli olan eleştirel düşünme, sorun çözme, iletişim ve iş birliği gibi akademik, teknik ve profesyonel yetkinlikler yer alıyor.

İş dünyasının ihtiyacı olan bu beceri ve yetkinlikleri karşılamak isteyen IBM, 2020 yılında Open P-TECH’i kullanıma sundu. Platformun fark yaratan başlıca özellikleri arasında Türkiye’de ve tüm dünyada ücretsiz olarak kullanılabilir olması ve öğrencilerin aldığı eğitimin tamamlandığını gösteren, tüm dünyada tanınan dijital rozet sistemi sunması yer alıyor. IBM Hibrit Bulut teknolojisi üzerine kurulan Open P-Tech, üçüncü partiler tarafından sağlanan mikro hizmetler aracılığıyla da kullanıcılarına, kolay oturum açma ve farklı eğitim içeriklerinden de faydalanma olanağı sağlıyor.

Atölye Üsküdar Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi resmi olarak açıldı

Başta çocuklar ve gençler olmak üzere her yaştan insanın geleceğine yol gösteren projelerle örnek olan belediyelerden biri olan Üsküdar Belediyesi, bu yönde geliştirdiği projelere bir yenisini daha ekledi.

Üretimde sınır tanımayan gençler ile çalışmalarını ilerletmek için desteğe ihtiyaç duyan akademisyenleri aradıkları çalışma ortamı ile buluşturmak hedefiyle hayata geçirdiği Atölye Üsküdar Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’ni tüm İstanbulluların hizmetine sundu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle hayata geçirdiği Atölye Üsküdar Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi ile AR-GE, yazılım, inovasyon, girişimcilik kavramları etrafında hayata geçirilecek yeni projeleri şekillendirecek.

Yazılımdan robotik kodlamaya, tasarımdan üretime kadar çok sayıda alanda teknolojik ekipman desteği ve online girişimcilik hizmetlerinin verileceği Atölye Üsküdar Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi, sunacağı eğitim programları ve vereceği desteklerle gençler ve akademisyenlerin aktif rol aldığı girişimciliğin geleceğini şekillendirecek.

Üsküdar Belediyesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde girişimcilik bilincinin oluşturulmasına yönelik önemli bir adım atarak İstanbulluların hizmetine sunduğu Atölye Üsküdar Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi ile geleceğe yapılacak en büyük yatırıma imza attı. Girişimciler, akademisyenler, profesyonel ve öğrencilerin girişimcilik kültürlerinin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla oluşturulan bir ekosistem ile bu yönde çok önemli adımlar atılması planlanıyor.

“AR-GE, yazılım, inovasyon, girişimcilik kavramlarının izini sürdük”

Üsküdar Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nin açılışında yaptığı konuşmada gençlere ve akademisyenlere seslenerek, onların girişimci yönlerini destekleyen bir merkezi İstanbulluların hizmetine kazandırdıklarını vurgulayan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, şunları söyledi:

“Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle hayata geçirdiğimiz Atölye Üsküdar Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’ni hayata geçirirken AR-GE, yazılım, inovasyon, girişimcilik kavramlarının izini sürdük. Vizyonumuzun temelinde “Sürdürülebilir Kalkınma” var. Burada araştırma ve yenilik bilincinin, teknoloji ve bilim kültürünün uygulama temelli olarak gelişmesini sağlayan bir yapıdan bahsediyoruz. Buna göre merkezimizde girişimciler için ofisler, eğitimler için interaktif sınıflar, yeni nesil teknolojilere yönelik Ar-Ge projelerinin hayat bulacağı bir AR-Ge laboratuvarı yer alacak. Bu kapsamda çok önemli programlar hazırladık.

FabLab Programı’nda girişimcilerimiz atölyede bulunan uzmanlarımız eşliğinde belirlenen ekipmanları ücretsiz bir şekilde kullanacaklar. İdeathon Programı’yla inovatif bir fikir geliştirmek ve girişimci olmak isteyen girişimci adaylarına ulaşacağız. Girişimcilik Programı da mevcut fikrini geliştirip, yatırımcıyla buluşmak isteyen girişimcilere yönelik düzenlenen programdır. Burası Üsküdar, burası Türkiye’nin eğitim oranı yüksek yerlerinden biri. Böyle olunca taleplerin de düzeyi yükseliyor. Bizim, sizler için daha çok çalışmamız gerekiyor. Biz de öyle yapıyoruz. Dünya çapında bir yerel yönetim hizmeti sunuyoruz. Atölye Üsküdar bunun en iyi ve şimdilik en son örneği oldu. Herkes için, İstanbul için hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

Merkezle ilgili yeni gelişmeler oldukça sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Veri yedekleme şirketi Veeam, üçüncü çeyrekte 400 bin müşteriye ulaştı

Bulut Veri Yönetimi sağlayan yedekleme çözümlerinin lider şirketlerinden Veeam, 2020 üçüncü çeyrek sonuçlarıyla pazardaki liderliğini sürdürdüğünü açıkladı. Veeam, yıllık sürekli gelirinde (ARR) bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21 artış kaydederek ikinci çeyrekte olduğu gibi bu çeyrekte de çift haneli büyüme kaydetti.

Dünya çapında 400 binden fazla müşteriye ulaşan Veeam, veri merkezi yedekleme ve kurtarma pazarından pay almaya devam ederken kuruluşların bulut veri koruma ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak üzere yeni çözümlerle büyümeye devam ediyor. Aynı zamanda şirketin en hızlı büyüyen ürünü Veeam Backup for Microsoft Office 365, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 85 oranında büyüme göstererek önemli bir başarıya imza attı.

IDC Veri Replikasyonu ve Koruması Yarı Yıl İzleme Raporu’na göre 2020 yılının ilk yarısında EMEA Bölgesi gelirlerinde 5 firma arasında 1. sırada yer alan Veeam, geçen yılın aynı dönemine göre en hızlı gelir artışı sağlayan şirket oldu.

İnsanlar için olduğu gibi şirketler için de verilerin çok değerli olduğunu belirten Veeam CEO’su Bill Largent, verilerini korumaları için şirketleri güçlü kılmanın Veeam’in misyonu olduğunu belirtti. Largent, üçüncü çeyrek sonuçları için yaptığı değerlendirmede“Bulut, Siber Güvenlik ve Modern Veri Koruma, Dijital Dönüşümün (DX) temelini oluşturan ve şirketlerin zengin bir müşteri deneyimi sunması için verilerin gücünden faydalanmasına olanak tanıyan üç temel yapı taşı. İster bulut ister Kubernetes ortamlarında olsun Veeam yaptığı inovasyonlarla bir adım önde olmaya devam ediyor. Yakın zamanda Kasten’i bünyemize katmış olmamız da bunun en belirgin kanıtı. Üçüncü çeyreği daha da güçlenerek tamamladık; 2020 yılının son çeyreğinde müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak yeni çözümleri duyurmaya devam edeceğiz. Bu yılı oldukça başarılı bir şekilde kapatacağımıza inanıyoruz.” dedi.

IDC verilerinden elde edilen sonuçlarda EMEA’da gelire göre pazar payında 1 numara olan Veeam’in bölgedeki gücünü gösterdiğini belirten EMEA ve Dünya Kanallarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdür Daniel Fried ise şu değerlendirmeyi yaptı: “IDC verileri, EMEA Bölgesi’nde gelir artışı kategorisinde en hızlı büyüyen işletme konumunda olduğumuzu doğrular nitelikte. İşletmeler için Bulut Veri Yönetimini radikal bir şekilde kolaylaştırarak, ortaklarımıza birinci sınıf teknik çözümler, beceriler ve uzmanlık sağlayarak ve müşterilerimizin geleceğe hazır mimarilere dönüşmesini destekleyerek EMEA genelinde pazar liderliğimizi pekiştirmeye devam edeceğiz.”

Kubernetes Yedekleme ve Felaket Kurtama’da pazar lideri olan Kasten’i bünyesine katan Veeam, modern veri koruması için Kasten’i, pazar lideri Bulut Veri Yönetimi platformuna entegre etti. Böylece kurumlar için veri yönetimini radikal bir şekilde kolaylaştırdı. Kasten’in K10 Veri Yönetim Platformu sayesinde Veeam artık kurumsal operasyon ekiplerine Kubernetes Yedekleme için kullanımı kolay, ölçeklenebilir ve güvenli bir sistem ve benzersiz operasyonel kolaylıkta uygulama mobilitesi sunuyor.

Veeam, müşterileri için Kurbarnetes ortamlarını desteklemenin ve Kubernetes’e derinlemesine entegre edilmiş modern veri yönetimi sağlamanın artan stratejik önemini, kaliteyi ve ölçeklenebilirliği artırmak ve günlük yönetimi azaltırken uygulamaları hızlandırmak için DevOps’un büyümesinin de ne denli önemli olduğunu farkında olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Sanal ve bulut ortamlarında güçlü bir lider konumunda olduklarını belirten Veeam CEO’su Bill Largent bulut ve konteynerlere odaklanacağımız yeni dönemde, Veeam olarak müşterilere rekabet avantajı kazandırmak üzere verilerini korumaya ve yeniden kullanmalarına yardımcı olmak için iş ortaklarımıza ve müşterilerimize getireceğimiz yenilikler konusunda oldukça heyecanlıyım. Veeam, zaten güçlü olan ekibini önümüzdeki dönemde de yeni yeteneklerle güçlendirmeye devam edecek.”

3. Çeyrekte Öne Çıkanlar:

  • Cisco, Hewlett Packard Enterprise (HPE), NetApp, Lenovo ve Veeam arasında yapılan dağıtım anlaşması ile yıllık bazda yüzde 17 büyüme ve satışlarda çeyrekten çeyreğe yüzde 20 artış kaydedildi.
  • Şubat ayında yapılan duyurudan bu yana yarım milyondan fazla müşteri Veeam Backup and Replication ™ v10’u indirdi. Modern NAS desteği, Multi-VM Anlık Kurtarma ve artırılmış fidye yazılımı koruması da dahil 150’den fazla yeni özellik ve geliştirmeya sahip olan v10, Bulut Veri Yönetimi için kullanılabilirliği, taşınabilirliği ve genişletilebilirliği artıran veri koruma yetenekleri sunuyor.
  • Veeam, Forbes tarafından Bessemer Venture Partners ve Salesforce Ventures ile ortaklaşa yayınlanan, dünyanın en iyi 100 özel bulut şirketlerinden oluşan Forbes Cloud 100 listesine üst üste beşinci kez girdi.
  • Dünya genelinde 400 binden fazla müşteriye ulaşan Veeam’in müşterilerinin yüzde 83’ü Fortune 500 ve yüzde 69’u da Global 2000 listesinde yer alıyor.