Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Logo Grup’tan yeni finansal teknoloji kuruluşu: Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.

Logo Grup, uzun yıllardır sürdürdüğü fintek faaliyetlerini genişletiyor. Grup bünyesine kurulan ve ödeme hizmetleri (6493 SK, 12/1-f,g) alanında faaliyet gösterecek olan Logo Ödeme, TCMB’den faaliyet izni aldı. Kurumsal müşterilerin açık bankacılık ihtiyaçlarını karşılamayı ve bankacılık süreçlerini kolaylaştırmayı hedefleyen Logo Ödeme, verimlilik odaklı ürünler sunacak.

“Doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz”

Logo Ödeme’nin, uzun yıllardır fintek alanında edindikleri deneyim üzerine inşa edildiğini söyleyen Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural Uslu verdiği demeçte;

“Finansal hizmetler sektörü, yeni teknolojilerin ve regülasyonların etkisiyle sürekli dönüşüyor ve gelişiyor. Bu kapsamda biz de uzun yıllardır devam ettirdiğimiz öncü fintek çalışmalarımızı yeni regülasyonlar ile uygun hale getiriyoruz. Lisans genişletme olmaksızın regülasyonlar sonrası doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz. Faaliyet izni başvurumuzun kabul edilmesiyle Logo Ödeme, 40 yılı aşkın Logo tecrübesi ve güvencesiyle ödeme kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayacak. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve gelişimini ön planda tutan bir yaklaşımla hareket ederken, açık bankacılık alanında katma değerli hizmet sunmak isteyen firmalara da temsilcilik vermeyi planlıyoruz. Logo ERP’nin yanı sıra farklı ERP çözümleri ve yazılımlarla entegre bir şekilde hizmet vereceğiz. Fintek alanındaki ayak izimizin genişlemesiyle Logo Grup’un SaaS gelirlerini önemli ölçüde artırmayı hedefliyoruz.”

Finansal teknoloji alanını odağına aldı

Logo Grup, fintek alanındaki inovasyona öncülük etmek ve yenilikçi çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla geçtiğimiz aylarda fintek faaliyetlerini Finansal Teknolojiler İş Birimi altında konumlandırdı. Yapılanmayla birlikte global teknoloji trendleri arasında yer alan fintek alanındaki çalışmalar tek çatı altında toplanarak bu alanda yeni bir odak oluşturuldu.

Küresel çapta yükselen bir trend olan gömülü finans yatırımlarını da büyüten şirket, işletmelere tüm finansal servisleri tek noktadan sunarak B2B dünyasında bu alanın lideri olmayı hedefliyor.

iLab Grup bünyesinde kurulan HangiPara, elektronik para ve ödeme kuruluşu lisansını aldı

Türkiye’nin dijital finans ekosistemi, teknoloji odaklı yeni bir oyuncunun katılımıyla güçleniyor.

iLab Holding bünyesinde, finansal çözümlere yeni bir soluk getirmek amacıyla bir HangiKredi iştiraki olarak kurulan HangiPara‘ya, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) elektronik para ve ödeme kuruluşu lisansını verdi. HangiPara; ön ödemeli kart, dijital cüzdan, açık bankacılık ve ödeme hizmetleri alanındaki yetkinlikleriyle finansal ekosistemin merkezinde konumlanan entegre bir finans platformu olarak faaliyet göstermeye ve hem bireysel hem de tüzel müşterilere uçtan uca çözümler sunmaya hazırlanıyor.

Finansal zeka vizyonu

HangiKredi’nin 20 yıla dayanan deneyim ve güven birikiminden güç alan HangiPara; bireysel müşteriler için geliştirilen “Finansal Zeka” vizyonunu, KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerini destekleyen yenilikçi çözümlerle birleştirerek ekosistemin tüm paydaşlarına kapsayıcı bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Şirketin yol haritasında; yeni nesil dijital cüzdan ve ödeme çözümleriyle finansal kapsayıcılığı artırmak, kullanıcıların finansal kararlarını en doğru verilerle ve en hızlı şekilde alabilecekleri güçlü bir teknolojik altyapı oluşturmak yer alıyor. HangiPara, aldığı lisansla birlikte Türkiye’nin dijital finans dönüşümünde aktif ve belirleyici bir rol üstlenmeyi hedefliyor.

Bünyesinde Kariyer.net, Sigortam.net, Arabam.com, Emlakjet ve Cimri gibi Türkiye’nin önde gelen dijital platformlarını barındıran iLab Holding’in parçası olmak, HangiPara’ya teknoloji, ölçeklenebilirlik ve dijital büyüme alanlarında güçlü bir altyapı ve stratejik vizyon kazandırıyor.

Türkiye’de başlayıp global ölçekte fark yaratacak yeni bir finansal deneyim

HangiPara CEO’su Onur Oğuz, konuya ilişkin verdiği demeçte;

“Uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız lisans sürecini başarıyla tamamlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Elektronik para ve ödeme kuruluşu lisansı, HangiPara’nın vizyonunda kritik bir eşikti.Bu adımla birlikte yalnızca bir fintech ürünü geliştirmiyoruz; regüle, güvenli ve sürdürülebilir bir finansal altyapı inşa ediyoruz. Tüm Ilab grup şirketleri ile birlikte uzun zamandır hedeflediğimiz entegre finansal ekosistemi hayata geçirme konusunda artık çok daha güçlü bir konumdayız.Odağımız; kullanıcı deneyimi yüksek, açık bankacılığı etkin kullanan ve gerçek anlamda değer üreten bir finansal model ortaya koymak.Hedefimiz, Türkiye’de başlayıp global ölçekte fark yaratacak bir finansal deneyim inşa etmek.”

HangiKredi ile entegre finansal deneyim

HangiPara tarafından geliştirilen ileri teknoloji altyapısı sayesinde HangiKredi, yapay zeka destekli finansal asistan vizyonunu hayata geçirmek üzere önemli bir aşamaya ulaşmış olacak. “Finansal Zeka” yaklaşımıyla kullanıcılarına yalnızca karşılaştırma değil, kişiselleştirilmiş ve proaktif finansal rehberlik sunmayı hedefliyor.

HangiKredi, Açık bankacılık özellikleri ile müşterilerini daha yakından tanıyacak ve hayata geçireceği yapay zekâ destekli finansal asistan sayesinde kullanıcıları;

  • En düşük faizli kredi seçeneklerine,
  • Harcama alışkanlıklarına en uyumlu ve en fazla ödül kazandıran kredi kartlarına,
  • En yüksek getiriyi sunan mevduat ürünlerine saniyeler içerisinde ulaşabilecek.

Sistem yalnızca anlık önerilerle sınırlı kalmayacak; kullanıcıların mevcut bankacılık ürünlerini de analiz ederek piyasada daha avantajlı bir alternatif oluştuğunda otomatik bildirimlerle bilgilendirecek. Böylece kullanıcılar finansal kararlarını sürekli optimize edebilecek ve fırsatları kaçırmadan avantaj sağlayabilecek.

HangiKredi, bu yeni dönemle birlikte finansal karşılaştırma platformu olmanın ötesine geçerek, kullanıcılarının finansal refahını aktif biçimde yöneten bir “Finansal Zeka” platformuna dönüşmeyi hedefliyor.

Aktif Ventures faaliyetlerine Aktif Tech çatısı altında devam edecek

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankalarından Aktif Bank ekosisteminde stratejik bir adım atıldı.

Aktif Ventures bünyesinde geliştirilen yerel ve global iş ortaklıkları, ekosistem deneyimi ve iş geliştirme yetkinlikleri Aktif Tech çatısı altında bir araya getirildi.

Böylece Aktif Ventures’un sektörde öncü olarak inşa ettiği deneyimi ve güçlü ağ yapısı; Aktif Tech’in ödeme sistemleri, kart altyapıları ve finansal teknoloji çözümlerinin yerel ve global pazarda daha da derinleşmesini, müşteri ve iş ortaklarına daha yüksek katma değer sunmasını ve yeni pazarlarda güçlü iş birlikleriyle daha hızlı konumlanmasını sağlayacak.

Aktif Ventures çatısı altında bulunan Türkiye’nin en güçlü API platformu Apilion da bu yeni yapılanma kapsamında Aktif Tech’in stratejik büyüme platformu olarak konumlandırılacak ve API tabanlı iş birliklerinin küresel ölçekte daha güçlü bir şekilde konumlanmasında merkezi rol üstlenecek.

Fintech girişim kurucusu Pionr, 2025 yılında 40 milyar TL’den fazla işlem hacmine ulaştı

Türkiye’nin önde gelen finansal teknoloji girişim kurucularından Pionr, 2025 yılında ödeme sistemleri ve kurumsal finans çözümlerinde rekor bir büyüme ile Tahsildar başta olmak üzere geliştirdiği diğer platformlarla 40 milyar TL’yi aşan işlem hacmine ulaştı.

Yüzde 300 büyüme kaydeden şirket, 2026’da yapay zekâ destekli finansal karar altyapıları, yeni ürün aileleri ve global açılım hedefiyle büyümesini hızlandırmayı planlıyor.

Kendisini klasik bir finansal teknoloji şirketi değil, lisans, güvenlik ve entegrasyon katmanlarını birleştiren bir “Finansal Sistem Kurucu” olarak konumlayan Pionr; 2025 stratejisini ticari ödemelerin en büyük problemi olan “nakit akışı öngörülemezliği”ni çözmek üzerine kurdu. Bu stratejinin sahadaki en güçlü kanıtı ise Tahsildar oldu.

2025: Tahsildar, 40 Milyar TL’lik İşlem Hacmi ve Yüzde 300 Büyümeyle Türkiye’nin en büyük B2B ödeme platformlarından biri haline geldi.

2025 sonu itibarıyla, Pionr ekosisteminin amiral gemisi Tahsildar; 120.000’den fazla KOBİ ve 900’ü aşkın kurumsal şirketin nakit akışını yöneten dev bir finansal motora dönüştü. Yıllık bazda %300’lük büyüme ve 40 Milyar TL’yi aşan hacim, Pionr’ın sadece bir yazılım sağlayıcısı değil, Türkiye’nin en kritik B2B ödeme omurgalarından biri olduğunu kanıtladı.

Pionr kurucusu ve CEO’su Yakup Sezer bu tabloyla ilgili verdiği demeçte;

“Biz başarıyı sadece kullanıcı sayılarıyla değil, yönettiğimiz nakit akışının kalitesiyle ölçüyoruz. 2025, kurduğumuz sistemin rüşdünü ispat ettiği yıldı. Tahsildar bugün sadece ödeme alan bir araç değil; ticaretin finansal omurgasını yöneten, şirketlerin hayatta kalmasını sağlayan kritik bir altyapı. 40 Milyar TL’lik bu hacim, KOBİ’lerin ve kurumların bize duyduğu güvenin, daha da önemlisi kurduğumuz ‘sistemin’ kusursuz işlediğinin kanıtıdır.”

Parçalı yapıdan Ödeme Orkestrasyonu‘na geçiş

2025 yılında Pionr’ın odaklandığı temel sorun, kurumsal firmaların tahsilat süreçlerindeki “finansal dağınıklık” (fragmentation) oldu. Manuel mutabakatlar, takip edilemeyen banka komisyonları ve operasyonel verimsizlik; Tahsildar’ın sunduğu “B2B Ödeme ve Tahsilat Orkestrasyonu” ile tek bir platforma indirgendi.

Bugün itibarıyla 50’den fazla banka ve ödeme kuruluşuyla tam entegre çalışan Tahsildar, bu devasa entegrasyon ağıyla Türkiye’nin en kapsamlı B2B ödemeler platformuna dönüştü.

Geliştirilen Akıllı POS Yönlendirme teknolojisi, bu geniş banka havuzunu bir avantaj olarak kullanıyor: Ödemeler anlık olarak en düşük komisyon oranına sahip bankaya yönlendirilirken; ERP entegrasyonlarıyla manuel süreçler tarihe karışıyor.

Yakup Sezer, bu dönüşümü net bir vizyonla özetliyor:

“Şirketler artık banka banka dolaşmak veya karmaşık Excel tablolarında kaybolmak zorunda değil. Biz karmaşayı aldık, yerine düzeni koyduk. Tahsildar ile ödeme, komisyon ve mutabakat artık tek bir ekranda, otonom ve hatasız yönetiliyor. Biz buna sadece ‘kolaylık’ demiyoruz; ‘finansal netlik’ diyoruz.”

Tahsilatla birlikte gelen finansman: Gömülü finans hamlesi

2025’in en stratejik hamlesi, Tahsildar’ın sadece bir tahsilat aracı olmaktan çıkıp, “Gömülü Finans” (Embedded Finance) yetenekleriyle işletmelere “Kredi ile Tahsilat” yapabilme gücü kazandırması oldu.

Bu modelin temelindeki stratejik mantık; tahsilat anını bir “finansman fırsatına” dönüştürmek üzerine kurulu. Ticari ve tarım kredilerinin doğrudan ödeme ekranına entegre edildiği bu yapıda; satıcılar tahsilatı peşin ve garantili yaparken, alıcılar banka şubesine gitmeden, o an ekran başında vadeli ödeme konforuna kavuşuyor.

Bu vizyonun sahadaki en güçlü kanıtı, Fibabanka iş birliğiyle tarım sektöründe hayata geçirilen “Şimdi Al, Hasatta Öde” kurgusu oldu. Sadece bu dikeye özel 750 Milyon TL’nin üzerinde bir kredi kullandırım hacmi yaratılarak, nakit sıkışıklığına karşı reel sektöre gerçek bir “can suyu” sağlandı.

Pionr, bu finansal derinleşme stratejisini şimdi İş Bankası DijiKolay Finansman entegrasyonuyla ekosistemin geneline yayıyor.

Yakup Sezer, bu stratejik genişlemeyi şöyle tanımlıyor:

“Biz tahsilatı bir bitiş çizgisi değil, finansmana açılan bir kapı olarak kurguluyoruz. Fibabanka ile başlattığımız, şimdi İş Bankası DijiKolay Finansman entegrasyonuyla derinleştirdiğimiz bu yapı sayesinde; KOBİ’ler Tahsildar panelinden hiç çıkmadan, ödeme anında finansmana erişebiliyor. Bu, bayi zincirlerindeki nakit akışını sadece hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda ‘öngörülebilir’ kılıyor.”

2026 vizyonu: Yapay zeka destekli finansal akıl

Pionr, 2026’ya girerken rotasını “Hız”dan “Derinlik ve Dayanıklılık”a çeviriyor. Hedef: Daha şeffaf, daha kurumsal ve yapay zekâ ile karar veren bir finansal ekosistem.

2026 stratejisinde Pionr, Tahsildar’ı sadece işlem yapan bir platformdan, **”Yapay Zekâ Destekli Uçtan Uca Finansal Karar Altyapısı”**na dönüştürmeyi hedefliyor. Bu strateji, Pionr’ın fintech ekosistem kurucu konumlanmasını güçlendiren, farklı ihtiyaç katmanlarına göre genişleten yeni ürünlerle destekleniyor.

Geleceğin Mimarisi: Mark ve Teda Pionr’ın “Sistem Kurucu” konumlanması, 2026’da ekosisteme katılacak iki yeni güçle perçinleniyor: Mark, Lisans bedeli ve karmaşık entegrasyon süreçlerini ortadan kaldıran, sanal POS ile hızlı ve esnek ödeme almayı sağlayan Mark; ekosisteme girişin en pratik kapısı olacak. Teda ise Tedarik zinciri finansmanını uçtan uca dijitalleştirerek; alıcı, tedarikçi ve finansörleri tek bir platformda buluşturacak.

Bu yeni ürün ailesiyle Pionr; B2B işletmelerin bayi, müşteri ve tedarikçi ödeme süreçlerini tek bir merkezde toplayarak, müşterilerini “finansal karar alma süreçlerinde” uçtan uca destekleyen bir “finansal ekosisteme” evriliyor.

Yol Haritası: Güven ve Zekâ Yol haritasının merkezinde; müşteri ve operasyon süreçlerinde yapay zekâ tabanlı modüller yer alıyor. Tüm operasyonlarını PCI-DSS Level 1 sertifikalı global standartlara taşıyan Pionr, “Güven” unsurunu teknolojinin kalbine yerleştiriyor.

Üç projenin her birine 600.000 TL hibe verilecek Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı başvuruları bekliyor

Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı.

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı: Şimdi Başvur

“Herkesin Faydasına” sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor.

Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programın yeni dönemiyle ilgili verdiği demeçte;

“Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.”

“Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek.

Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor.

Kolektif House kurucu ortağı Ahmet Onur: “Önümüzdeki dönemde odağımız…”

Kurulduğu günden bu yana esnek ve ilham veren çalışma alanları tasarlayan Kolektif House, on yılı aşkın deneyimini sınırları aşan bir ekosisteme dönüştürüyor.

Yurt içinde güçlenen yapısını Bakü lokasyonuyla yurt dışına taşıyan marka, sektördeki lider konumunu daha da sağlamlaştırmayı hedefliyor.

30’dan fazla noktada faaliyet gösteren Kolektif House, yurt içindeki büyümesini büyükşehirlerde sürdürürken, yurt dışında yakın coğrafyaları önceliklendiriyor.

Küresel esnek ofis pazarı çift haneli büyüyecek

Esnek çalışmaya yönelik ilginin gün geçtikçe arttığını vurgulayan Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Onur verdiği demeçte;

“Dünya genelinde çalışma hayatı kalıcı bir dönüşümden geçiyor. Uluslararası araştırmalar, hibrit çalışma modellerinin hızla benimsendiğini ve esnek ofis pazarının önümüzdeki yıllarda çift haneli büyüme oranlarıyla genişlemeye devam edeceğini ortaya koyuyor. Bu tablo, esnek ofislerin artık kurumların sürdürülebilirliği, çevikliği ve çalışan deneyimi açısından stratejik bir yapı taşı haline geldiğini gösteriyor. Biz de Kolektif House olarak, bu dönüşümün merkezinde yer alan paylaşım ve birlikte üretme kültürünü uzun vadeli bir değer olarak ele alıyoruz.”

Yurt içinde ve yurt dışında genişlemeyi sürdürecek

Ahmet Onur, gelecek yıllara ilişkin beklenti ve hedeflerini ise şöyle özetledi:

“Önümüzdeki dönemde odağımız; güçlü pazar konumumuzu koruyarak, yurt içinde ve yurt dışında dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamak olacak. Adımlarımızı hızlı ama sağlam atmayı, içinde bulunduğumuz ekosistemi güçlendirmeyi ve esnek çalışmanın geleceğine katkı sunmayı önemsiyoruz. Amacımız; büyüyen bir marka olmanın ötesinde iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına uzun soluklu çözümler üreten, güven veren bir yapı olarak yolumuza devam etmek.”

Yerli girişim Pro Sicht ve BIOS’tan iş birliği: Kalite kontrolde uçtan uca otonom dönem

Yapay zeka tabanlı akıllı denetim sistemleri geliştiren Pro Sicht ile küresel çapta endüstriyel mühendislik çözümleri sunan BIOS Global Industrial Engineering, kalite kontrol süreçlerini dönüştürmek amacıyla resmî bir ortaklığa imza attı. Bu güçlü birliktelik, “Uçtan Uca Otonom Kalite Kontrol” vizyonuyla endüstride yepyeni bir standart belirlemeyi hedefliyor.

Günümüzün rekabetçi üretim ortamında, sıfır hata prensibi ve yüksek hız en büyük gerekliliklerden biri haline geldi. Ancak, geleneksel yöntemlerle ve insan gözlemine dayalı olarak yürütülen kalite kontrol süreçleri, yorgunluk ve dikkat dağınıklığı gibi faktörler nedeniyle her zaman istenen mükemmelliği sağlayamayabiliyor. İşte Pro Sicht ve BIOS ortaklığı, tam da bu noktada devreye girerek ezber bozuyor.

Sadece yazılım değil, anahtar teslim çözümler

Bu ortaklığın müşterilerimize sunduğu en büyük avantaj, süreçlerin bütüncül bir şekilde ele alınmasıdır. Pro Sicht’in ileri seviye görüntü işleme ve yapay zeka algoritmaları, BIOS’un sahaya hakim donanım ve mühendislik tecrübesiyle birleşiyor. Artık müşterilerimiz yazılımı bir yerden, donanımı başka bir yerden temin etmek zorunda kalmayacak. Sistemin elektrik, mekanik tasarımı ve sahada devreye alınması dahil olmak üzere tüm entegrasyon süreçleri tek bir çatı altında, anahtar teslim olarak gerçekleştirilecek.

Sektör bağımsız, esnek uygulamalar

Geliştirdiğimiz otonom sistemler, tek bir endüstriyle sınırlı kalmıyor. Otomotiv sektöründeki kritik parça denetimlerinden, beyaz eşya üretimindeki yüzey kontrollerine; gıda güvenliğinden, savunma ve havacılık sanayisindeki yüksek hassasiyetli ölçümlere kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz. Kalite kontrolün olduğu her alanda, sektörün dinamiklerine özel çözümler üretiyoruz.

İnsan gözünün ötesinde bir hassasiyet: Tam otonom sistemler

Ortaklığımızın temel taşı olan yapay zeka, insan gözlemiyle gerçekleştirilen tüm kalite kontrol süreçlerini %100 otonom hale getiriyor. Bu sayede üretim hatlarında daha kısa devreye alma süreleri sağlanırken, çok daha stabil, sürdürülebilir ve hatasız bir kalite standardı elde ediliyor.

Pro Sicht ve BIOS olarak, fabrikalarınızı geleceğin teknolojisiyle donatmaya hazırız. Üretim süreçlerinizi yapay zekanın gücüyle otonomlaştırmak ve rekabet avantajı sağlamak için uzman ekiplerimizle iletişime geçebilirsiniz.

Dijital validasyon platformu Validfor, DOMiNO Ventures liderliğinde 1.2 milyon dolar yatırım aldı

Validfor, ilaç ve biyoteknoloji şirketleri için geliştirdiği yapay zeka destekli dijital validasyon platformu ile uyumluluk süreçlerini dönüştürüyor.

DOMiNO Ventures liderliğinde gerçekleşen 1.2 milyon dolarlık yatırım turuna; Curiosity VC ve bazı melek yatırımcılar katıldı.

Şirket, yoğun dokümantasyona dayalı geleneksel validasyon yaklaşımlarını geride bırakarak, denetime hazır ve daha otonom sistemlere geçişi mümkün kılıyor. Yapay zeka destekli altyapısı sayesinde Validfor, validasyon iş akışlarını otomatikleştiriyor ve şirketlerin validasyon ve regülasyon süreçlerini uçtan uca daha hızlı ve daha doğru yönetmelerini sağlıyor.

Validfor, dijital validasyon platformunu resmi olarak kullanıma sunarak ilaç ve biyoteknoloji şirketleri için yapay zeka destekli bir validasyon çözümü olarak konumlanıyor. Platform, yapılandırılmış ve denetime hazır GxP validasyon süreçlerinin yalnızca 4 hafta gibi kısa bir sürede canlıya alınmasına imkan tanıyor. Bu süre, geleneksel validasyon döngülerine kıyasla belirgin bir zaman avantajı sağlıyor. Yapay zeka ile dijital validasyon iş akışlarını bir araya getiren Validfor, regüle edilen kuruluşların uyumluluk, denetim hazırlığı ve doküman yönetimi süreçlerine daha entegre ve sistematik bir yaklaşım getiriyor.

Validfor Kurucuları

İlaç sektöründe uyumluluk süreçleri hala büyük ölçüde manuel ilerliyor ve operasyonel açıdan karmaşık bir yapı barındırıyor. Bu durum, her yıl milyarlarca doların validasyon iş gücüne, denetim hazırlıklarına ve eski sistemlerin sürdürülmesine harcanmasına neden oluyor. Validfor ise eski ve verimsiz araçların yerine, rutin uyumluluk görevlerini otomatikleştiren ancak kritik kararlarda insan denetimini koruyan akıllı ve entegre bir platform sunuyor. Bu yaklaşım operasyonel yükü azaltırken, şirketlerin giderek daha karmaşık hale gelen düzenleyici gerekliliklere daha etkin şekilde uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

Validfor Kurucu Ortağı ve CEO’su Ömer Çimen yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Uyumluluk artık dokümantasyondan zekaya evriliyor. Regülasyonların karmaşıklığı arttıkça, yalnızca yapay zeka ve veri odaklı sistemler validasyon yaşam döngüsünü ölçekli şekilde yönetebilecek. Validfor, ilaç sektöründe yeni nesil uyumluluk süreçlerini destekleyecek dijital altyapıyı inşa ediyor. Bu yatırım, uyumluluk süreçlerini küresel ölçekte modernize etme misyonumuzu hızlandırıyor.”

İngilizce eğitimi sunan Novakid’in 2025 yılındaki en büyük pazarı Türkiye oldu

Eğitimde dijitalleşme ve erişilebilirlik, çocukların dil becerilerini geliştirmelerinde belirleyici bir rol oynuyor. İngilizce eğitimi sunan Novakid, Türkiye’deki aktif öğrenci sayısını 2025 yılında %42,4 artırarak 108 bin 303’e yükseltirken yeni kayıt olan öğrenci sayısında %39,2’lik bir artış yakaladı.

Bu performansıyla Türkiye, en yakın takipçisi olan Polonya’yı ders hacminde %28,7’lik bir farkla geride bırakarak liderliğini pekiştirdi. Pazarın özellikle 2025 yılının ikinci yarısında ivmelenen güçlü büyüme momentumu, kullanıcıların platformu sadece denemekle kalmayıp sadık birer öğrenciye dönüştüğünü gösteriyor. Öğrenci devam oranının %22,4 olarak gerçekleştiği bu dönemde, 24 bin 437 Türk öğrenci bir yıldan uzun süredir Novakid ile öğrenim yolculuğuna devam ediyor. Aylık ders sıklığı verilerine göre kullanıcıların %49’u haftada en az iki ders alarak yüksek bir etkileşim sergiliyor. Türkiye’de ebeveynlerin birden fazla çocuğunu sisteme kaydetmesi, her 10 aileden yaklaşık 1’inin birden fazla çocuğu için Novakid’i tercih etmesiyle birlikte platforma duyulan güçlü güvenin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Yapay zeka ve uzman eğitmen kadrosuyla eğitimde yeni standartlar

Teknolojiyi eğitimin merkezine konumlandıran Novakid, 2025 yılında hayata geçirdiği AI Tutor pilot projesiyle öğrencilerin konuşma becerilerini destekledi. Uygun öğrencilerin %60’ı tarafından aktif olarak kullanılan yapay zekâ destekli bu araç, eğitim süreçlerine yeni bir soluk getirdi. 2025 yılında Novakid, öğretmen değerlendirmelerine göre Glassdoor’da 1 numaralı çevrimiçi İngilizce okulu seçildi ve şu anda 4,2 puanla tüm rakip okullar arasında en yüksek değerlendirme skoruna sahip konumda bulunuyor. Teknolojik gelişmelere paralel olarak öğretmen kadrosunu %18 büyüterek 3 bin 700’ün üzerine çıkaran Novakid, işe alım süreçlerinde kullandığı yapay zekâ destekli tarama araçları sayesinde eğitmenlerin göreve başlama süresini rekor bir hızla 8 güne indirdi. Novakid ayrıca, öğretmenlerin gelişimini ve motivasyonunu destekleyen dijital ekosistemiyle eğitim kalitesini en üst seviyede tutmaya odaklandı.

Dil öğreniminde geleceğin adımı ve otonom eğitim çözümleri

Novakid, önümüzdeki dönemde yapay zekâ entegrasyonunu devrimsel bir boyuta taşımayı hedefliyor. AI Tutor uygulamasının başarısının ardından, okul çağındaki çocuklar ve gençler için karşılanmamış dil pratiği ihtiyacına yönelik otonom bir yapay zekâ temelli İngilizce öğrenme uygulaması geliştirildi. Nisan 2026’da ASU+GSV etkinliğinde tanıtılacak olan bu proje, dil öğrenimini daha erişilebilir kılma misyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor. Polonya ve Almanya gibi pazarlarda premium odaklı bir yaklaşım benimseyen Novakid, Türkiye’de ölçek ve hızlı büyüme odaklı iş modeliyle fark yaratıyor. Küresel köklere sahip dinamik bir EdTech platformu olan Novakid, yüksek nitelikli eğitim çözümleriyle dünya genelindeki büyümesini sürdürme kararlılığını koruyor.

“Dünya genelinde 940 binden fazla ebeveynin güvenini kazandık”

2025 yılının Novakid için inovasyon odaklı bir dönüm noktası olduğunu ve 2026 hedeflerinin daha büyük olduğunu belirten Novakid CEO’su Max Azarov verdiği demeçte;

“Dünya genelinde 940 binden fazla ebeveynin güvenini kazanmış olmamızın nedeni, eğitimi sürekli daha ileriye taşımak ve öğrencilerimize benzersiz bir deneyim sunmak için çalışmamızdır. 2025 yılında yapay zekâ, etkileşimli araçlar ve akıllı eğitim çözümleriyle inovasyonu önceliklendirdik. 2026 boyunca hayata geçirmeyi planladığımız yeni projeler, öğrencilerimize uluslararası bir okulda eğitim alıyormuş gibi bir deneyimi daha düşük maliyetle, esnek ve konforlu bir online ortamda sunmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz yıl büyük başarı elde eden ve programın uluslararası erişimine değer katan grup konuşma pratiği uygulamamız, önceliklerimiz arasında olmaya devam edecek. 2026 yılında Novakid’in online eğitimin sınırlarını yeniden tanımlamasını istiyoruz.”

Workup Girişimcilik Programı, 14. döneminde Türkiye’nin her şehrinden başvurularını bekliyor

Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu, girişimlerin hızlanmalarına ve ölçeklenmelerine yardımcı olan Workup Girişimcilik Programı, 2017 yılından bu yana girişimcilik ekosisteminin büyümesini ve gelişmesini destekliyor.

Bugüne kadar 18 bine yakın başvuru alan programın mezun sayısı 182’ye ulaştı. Bu yıl Türkiye’nin farklı şehirlerindeki girişimcilere de ulaşmak hedefiyle gerçekleştirilecek program için çeşitli illerde girişimcilerle buluşma etkinlikleri de düzenlenecek.

Başvurular için son gün 31 Mart

Workup’ın çevrimiçi düzenlenecek 14. dönemine, Türkiye’nin tüm şehirlerinden tarım, oyun, turizmin yanı sıra sürdürülebilirlik ve sosyal etki odaklı tüm teknoloji girişimleri dikey ayrımı olmaksızın 31 Mart’a kadar workup.ist üzerinden başvurabiliyor.

Başvuruların ön değerlendirmesi, Entrapeer platformunun yapay zekâ ajanları tarafından gelişmiş skorlama algoritmalarıyla yapılacak. Ön değerlendirmenin ardından İş Bankası yöneticileri, Workup ekibi ve program yürütücüsü Yapay Zekâ Fabrikası ekibinin değerlendirmesiyle programa seçilen girişimler belirlenecek. Programa kabul edilen girişimlerle birebir görüşülerek ihtiyaç analizleri yapılacak ve her girişime özel kişiselleştirilmiş bir program oluşturulacak.

Seçilen girişimler 6 ay boyunca:

  • Alanında uzman mentorlarla çalışma,
  • İş Bankası Grubu iştirakleri başta olmak üzere iş birlikleri,
  • İş Bankası’nın kurucusu ve yatırımcısı olduğu fonlar başta olmak üzere yatırım fırsatlarına erişim,
  • Tecrübeli girişimcilerle deneyim paylaşımı, teknik çalıştaylar ve ilham etkinliklerine katılım,
  • İş Kule Workup Alanı’nda ücretsiz ofis,
  • Ücretsiz bulut sunucu kullanım hakkı ve altyapı destek paketlerine erişim,
  • Yurt içi ve yurt dışı fiziki ya da çevrimiçi etkinliklere katılım,
  • Basılı ve dijital mecralarda görünürlük

olanaklarından yararlanacak.