Ana Sayfa Blog Sayfa 4

İki Türk girişimcinin New York’ta kurduğu Cognizo, 1.8 milyon dolar yatırım aldı

New York’ta Deniz Özcan ve Alp Aysan tarafından kurulan Answer Engine Optimization (AEO – Cevap Motoru Optimizasyonu) platformu Cognizo, 1.8 milyon dolarlık yatırım turunu duyurdu.

Turun yatırımcıları arasında Galata Business Angels (GBA)’dan aralarında Arif Akdağ, Emre Kurttepeli, Kaan Boyner, Görkem Güven, Mustafa Kıral, Bülent Çelebi, Emrah Ünal, Esat Uğurlu, Saruhan Tan, Naci Topçuoğlu, Ata Uzunhasan ve diğer melek yatırımcıların da bulunduğu, ABD merkezli Mana Ventures ve Treeo VC yer alırken farklı melek yatırımcılar tura katıldı. Cisco’ya satılan Socio’nun kurucularınin yeni fonu Orange.fund Cognizo’nun ilk yatırımcıları olarak bu turda da yer aldı.

Cognizo, pazarlamanın yeni gerçekliğine odaklanıyor: Müşteriler artık “link” değil, cevap istiyor. Cognizo’nun platformu, markaların ChatGPT, Gemini ve Claude gibi üretken yapay zekâ platformlarında nasıl anıldığını (mentions – anılma/bahsedilme), nasıl referanslandığını (citations – atıflar) ve hangi tonda konuşulduğunu (sentiment – duygu/algı tonu) izlemeye; bu içgörüleri içerik optimizasyonu ve AEO odaklı içerik üretim iş akışları ile aksiyona dönüştürmeye yardımcı oluyor.

Cognizo ne yapıyor?

Cognizo, yapay zekâ platformlarında görünürlük kazanmak isteyen pazarlama ekipleri için uçtan uca bir AEO platformu sunuyor. Sunduğu çözümler:

  • Answer Engine Insights (Cevap Motoru İçgörüleri): Yapay zekânın markadan nasıl bahsettiğini izleme (mentions/citations/sentiment – anılma/atıf/algı tonu), rekabet kıyaslaması ve görünürlük boşluklarını tespit etme
  • Content Optimization (İçerik Optimizasyonu):
    • İçgörüleri yapay zeka bazlı algoritmalarıyla inceleyerek her markaya özel prioritized (önceliklendirilmiş) on-site (markanın sitesinde) ve off-site (markanın sitesi dışında) aksiyon planları yaratma ve PR (halka ilişkiler), affiliates (bağlı kuruluşlar), ve sosyal medya gibi kanalları kullanarak bütünsel bir strateji oluşturma
    • Technical audit’ler (teknik analiz/denetim) ve AI agent destekli iş akışlarıyla yapay zekaya optimize edilmiş içeriklere çevirme (brief – içerik brifi, draft – taslak, FAQ – Sıkça Sorulan Sorular, güncelleme vb.)
  • AI Traffic Analytics (Yapay zekâ kaynaklı trafik analitiği): AI bots’ların (yapay zekâ botları) siteyle etkileşimini ve AI kaynaklı trafiği ölçme / attribution (katkı ve trafik kaynağı ilişkilendirme) (crawler analytics – tarayıcı analitiği + referral traffic – yönlendirme trafiği)
  • Prompt Volumes (Soru / istem hacimleri): Kullanıcıların yapay zekâya ne sorduğunu ve markayla ilgili konuşma alanlarını keşfetme ve önceliklendirme

Cognizo milyonlarca veri noktasını günlük olarak analiz ederek pazarlama ekiplerinin yapay zeka görünülürlüğü (AI visibility) stratejilerini ölçülebilir ve geliştirilebilir bir hale getirmeyi hedefliyor. 2025 baharında ürününü piyasaya süren şirket, çok kısa sürede ABD pazarında LG, Wellhub, Prezi gibi global şirketleri müşteri portföyüne katarak kategorinin öncülerinden biri haline geldi.

Cognizo ekibi bu turu, yalnızca bir finansman adımı olarak değil; ürünün kapsama alanını büyütme, daha güçlü veri sinyalleriyle analiz derinliğini artırma ve global ölçekte scale olma (ölçeklenme) adımı olarak konumluyor. Yatırımın; platform yeteneklerinin geliştirilmesi, kritik işe alımlar, go-to-market / pazara açılma süreçleri ve büyüme hedeflerini desteklemesi planlanıyor.

Teknik kurucu Alp Aysan’ın Microsoft’ta Copilot ekibinde, özellikle agentic search reliability alanında çalışmış olması, Cognizo’yu teknik açıdan benzer girişimlerden ayrıştıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Kurucular yapay zekanın tüketici davranışını ve dolayısıyla pazarlama stratejilerini baştan sona değiştireceğine inanıyor ve Cognizo’nun bu yeni dönemde dijital pazarlama için merkezi bir çözüm olmasını ön görüyor.

Deniz Özcan (Cofounder, CEO): “AEO artık opsiyon değil; rekabet avantajı”

“Cognizo’yu kurarken gördüğümüz şey şuydu: Müşteri yolculuğu değişti; insanlar arama motorlarından çok ChatGPT gibi yapay zeka platformlarına soru sorarak ürün araştırmaları baştan sona yapabiliyor. Markaların bu yeni kanalda görünür olması artık olsa iyi olur seviyesinde değil, doğrudan bir rekabet avantajı. Bu tur, ürünümüzü daha hızlı geliştirmemize ve daha fazla markanın AI’da doğru şekilde konumlanmasına yardımcı olacak. GBA’nın da yer aldığı bu yatırımcı grubu; pazarlama, büyüme ve ekosistem bilgisini bir araya getiriyor; bu da bizim için çok kıymetli.”

GBA, Cognizo’nun yükselen bir alan olan AEO’da; ölçümleme, aksiyon ve içerik üretimini bir araya getiren yaklaşımını ve global pazara uygun ürün vizyonunu yatırımın ana gerekçeleri arasında görüyor.

Bayer’in G4A Girişim Hızlandırma Programı’nın 9. dönemine seçilen girişimler

Bayer’in Tenity iş birliğiyle 2018’den bu yana Türkiye’de girişimcilik ekosistemine katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü G4A Girişim Hızlandırma Programı’na seçilen girişimler açıklandı.

Bayer’in İlaç, Tüketici Sağlığı ve Tarım Ürünleri iş bölümlerine yönelik G4A 2026 programı kapsamında değerlendirilen 310 girişim arasından seçilen Pearly Menopoz Platformu, RaporinAI, Vinter (Vindy), NeoOne Teknoloji, Tekno Kurgu ve MOVE ON isimli 6 girişim, program çerçevesinde sunulan birçok destekten yararlanabilecek.

Girişimciler 100 gün boyunca eğitimler alacak

Sağlık ve tarım alanlarında yenilikçi dijital çözümler sunan, fikir aşamasını geçmiş, ölçeklenebilir iş modeline, yalın bir ürüne veya prototipe sahip ya da satış aşamasına ulaşmış 6 yeni girişim; program boyunca kapsamlı bir gelişim sürecinden geçecek.

Bayer mentorları, yöneticileri ve Tenity uzmanlarından oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda seçilen girişimler; 100 gün boyunca finansal planlama, yatırım süreçleri, satış stratejileri ve hukuki konular gibi kritik alanlarda online eğitimler alacak. Bunun yanı sıra, Bayer ile iş birliği yapabilme fırsatına sahip olacak, ürün geliştirme sürecine mentorluk desteği alarak devam edecek, ücretsiz yazılım destek paketlerine erişebilecek ve geniş bir profesyonel ağın parçası olma avantajını elde edecek.

Seçilenler arasından Pearly Menopoz Platformu, Vinter (Vindy) ve Tekno Kurgu ise 500’er bin TL hibe desteği alacak.

G4A 2026 Girişim Hızlandırma Programı”na seçilen girişimler:

Pearly Menopoz Platformu: Kadınların perimenopoz ve menopoz dönemindeki yolculuğunu bütüncül bir yaklaşımla desteklemeyi amaçlayan kapsamlı bir dijital platformdur. Platform; başta diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist olmak üzere alanında uzman profesyoneller tarafından hazırlanan etkinlik ve programları, güvenilir bir bilgi kütüphanesini ve deneyim paylaşımına imkân tanıyan bir topluluk alanını tek çatı altında bir araya getirir. Böylece kadınlara, bu süreçte günlük yaşamda uygulanabilir öneriler sunarken medikal tedavilere tamamlayıcı ve rehber niteliğinde bir destek sağlar.

RaporinAI: Eczacıların sisteme yüklediği hasta reçete ve rapoları yapay zekâ ile analiz ederek SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) uygunluğunu otomatik, hızlı ve standart bir şekilde değerlendirir; eczanelere karar destek sunar ve süreçlerin dijitalleşmesini destekler. Böylece, operasyonel verimliliği de artırarak geri ödeme süreçlerinde daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşmasına katkı sağlar.

Vinter (Vindy): İnsansı konuşma yeteneği ve düşük gecikme mimarisiyle doğal telefon görüşmeleri gerçekleştiren otonom bir dijital iş gücüdür. Tüketicilere temsilciye yakın bir deneyim sunarak tanıtım, bilgilendirme ve anket süreçlerini uçtan uca yönetir; sipariş alma, kayıt oluşturma ve ilgili birimlere aktarım gibi aksiyonları talebe bağlı olarak sorunsuz yürütür. Tamamen ölçeklenebilir altyapısıyla eş zamanlı yüzlerce, binlerce görüşmeyi kesintisiz karşılarken her konuşmayı anlık, yapılandırılmış ve analiz edilebilir çıktılara dönüştürerek ölçülebilir içgörü, kalite takibi ve operasyonel verimlilik sağlar.

NeoOne Teknoloji: Saha operasyonlarının uçtan uca dijital olarak yönetilmesini sağlayan bir saha yönetim platformudur. Saha ekiplerinin rota planlamasını, ziyaret takibini, sipariş yönetimini, tahsilat süreçlerini, raf analizini, planogram uyumunu ve performans raporlamasını tek bir sistem üzerinden yönetmelerini sağlar. Yapay zekâ destekli analizlerle raf verimliliğini ve satış performansını artırmayı hedefler.

Tekno Kurgu: ROTA Akıllı Tarım Platformu, tarla koşulları ve verim potansiyeline göre değişken oranlı ekim, gübreleme ve ilaçlama yapılmasına imkân tanıyan dijital bir hassas tarım sistemidir. Mevcut traktör ve ekipmanlara uyumlu yapısı sayesinde ek yatırım ihtiyacını sınırlayarak çiftçilere sahada kolayca uygulanabilir ve maliyet açısından erişilebilir bir değişken oranlı uygulama çözümü sunar.

MOVE ON: Girişim tarafından geliştirilen AigleTech, tohumluk üretiminde tarlaların dijital olarak izlenmesini sağlayan yapay zekâ destekli tarım teknolojisidir. Dronlarla entegre çalışan mobil uygulama sayesinde tarladan alınan görüntüler gerçek zamanlı olarak analiz edilerek mısırda tepe püskülü tespiti ve ayçiçekte izolasyon alan kontrolü otomatik olarak yapılır. Elde edilen sonuçlar konum ve zaman bilgisiyle birlikte web platforma aktarılır. Böylece, tohumluk üretiminde veriye dayalı karar almayı kolaylaştırırken saha ekiplerinin sezon boyunca daha hızlı ve planlı hareket etmesine yardımcı olur.

TMOB’dan dijital ürün üretimini yeniden tasarlayan AI platformu: TMOB AI Studio

Dijital ürün geliştirme alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketi TMOB, kurumların dijital ürün üretim süreçlerini yeniden tasarlamayı hedefleyen yeni platformu TMOB AI Studio’yu duyurdu.

Yapay zekâ destekli platform, çoklu AI araçlarını ve ajanlarını tek bir orkestrasyon katmanında bir araya getirerek kurumların dijital ürün geliştirme süreçlerini daha hızlı, verimli ve ölçeklenebilir şekilde yürütmesini amaçlıyor.

TMOB AI Studio‘nun temelinde, şirketin son 16 yılda gerçekleştirdiği 200’den fazla kurumsal dijital ürün projesinden elde edilen teknik bilgi birikimi bulunuyor. Bankacılıktan telekomünikasyona, perakendeden havacılığa kadar farklı sektörlerde geliştirilen bu projelerden elde edilen mimari yaklaşımlar, geliştirme süreçleri ve ürün üretim deneyimi platformun tasarımına doğrudan entegre edildi.

Aynı zamanda TMOB’un geliştirdiği dijital ürünlerin günlük olarak 300 milyondan fazla tekil kullanıcı tarafından kullanılması, platformun arkasındaki veri perspektifini güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu ölçek, kullanıcı davranışları, dijital etkileşim modelleri ve ürün kullanım alışkanlıkları konusunda önemli bir deneyim seti oluşturuyor.

TMOB AI Studio’nun yapay zekâ altyapısının önemli bileşenlerinden biri de şirketin 2025 yılının başından bu yana eğitmeye başladığı lokal büyük dil modeli (LLM). TMOB’un dijital ürün geliştirme deneyiminden elde edilen teknik veri setleri ve üretim süreçleriyle eğitilen bu model, özellikle ürün tasarımı, yazılım mimarisi, geliştirme süreçleri ve dokümantasyon üretimi gibi alanlarda platformun üretkenliğini artırmayı hedefliyor.

Platformun merkezinde yer alan AI agent orchestration yaklaşımı, farklı yapay zekâ araçlarının belirli görevleri üstlenerek tek bir üretim akışı içinde birlikte çalışmasını sağlıyor. Böylece fikir aşamasından ürünün canlıya alınmasına kadar uzanan süreçte analiz, geliştirme, test ve dokümantasyon gibi adımlar yapay zekâ destekli bir üretim modeline dönüşebiliyor.

TMOB kurucusu Rudi Dökmecioğlu, platformun vizyonuyla ilgili verdiği demeçte;

“Son 16 yılda yüzlerce kurumsal dijital ürün geliştirdik ve bu süreçte çok büyük bir teknik bilgi ve ürün geliştirme deneyimi biriktirdik. TMOB AI Studio, bu deneyimi yapay zekâ ile ölçeklendiren yeni bir üretim modeli sunuyor. Amacımız kurumların dijital ürün geliştirme süreçlerini sadece hızlandırmak değil, baştan sona yeniden tasarlamak.”

Dünya genelinde üretken yapay zekâ teknolojilerinin yazılım geliştirme süreçlerine entegrasyonu hız kazanırken, özellikle AI agent tabanlı üretim modelleri teknoloji sektöründe yeni bir paradigma olarak görülüyor. TMOB AI Studio, bu yaklaşımı kurumsal ölçekte uygulanabilir hale getirmeyi hedefleyen platformlar arasında yer alıyor.
TMOB AI Studio hakkında daha fazla bilgiye tmobstudio.ai adresinden ulaşılabiliyor.

Visa’nın kadın girişimcileri destekleyen global programı She’s Next artık Türkiye’de

Visa’nın kadın girişimciliğini destekleyen küresel programı She’s Next, Şekerbank ve GİRVAK iş birliğiyle iş birliğiyle Türkiye’de hayata geçiyor. Dünyada 40’tan fazla ülkede binlerce kadın girişimcinin büyüme yolculuğuna eşlik eden She’s Next, bu kez Anadolu’nun farklı bölgelerinde faaliyet gösteren küçük ölçekli kadın işletmeler ve üreticilerin rekabet gücünü artırmak için tasarlandı.

Anadolu’daki kadın girişimcilere özel tasarlanan program kapsamında;

  • 4 ay süren eğitim ve mentorluk
  • Finansal dayanıklılık, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve ihracat odaklı eğitimler
  • Güçlü bir mezun ağı ve topluluk
  • Ödüller, mentörlük ve yatırım görüşmeleri fırsatları
  • Tarım, gıda ve tekstil öncelikli olmak üzere, en az 1 yıldır faaliyette olan ve kadın liderliğindeki küçük işletmeler programa başvurabilir.

Son başvuru: 29 Mart 2026

Başvuru ve detaylar: shesnextturkiye.org

Programda ne var?

  • Küçük işletmelerin ihtiyaçlarına özel tasarlanmış 4 ay süren eğitim ve mentörlük programı
  • Finansal dayanıklılık, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, uluslararası ticaret gibi 9 stratejik alanda yaklaşık 40 saat uygulamalı eğitim
  • Programı başarıyla tamamlayan girişimciler için She’s Next Türkiye Mezun Ağı
  • Finale kalan girişimcilere ödüller ve yatırım görüşmeleri fırsatları

Kimler başvurabilir?

Programa tarım, gıda ve tekstil alanları öncelikli olmak üzere, özellikle kırsal bölgelerde faaliyet gösteren, yerel ekonomiye değer katan ve aşağıdaki kriterleri sağlayan tüm kadın girişimciler başvurabilir:

  • Kadın liderliğinde yürütülen; kurucusu veya kurucu ortağı kadın olan veya şirkette %51 ve üzeri ortaklık payına sahip kadın girişimciler,
  • En az 1 yıldır faaliyet gösteren,
  • Yıllık cirosu 40 milyon TL’nin altında olan,
  • Küçük ölçekli işletme statüsünde olan,
  • Büyüme ve dönüşüm potansiyeli yüksek olan

İki yıl içinde 1.000 kadın girişimciye ulaşmayı hedefleyen program, Anadolu’daki kadın girişimcilerin cesur hedefler koymasını ve küresel ağlara erişmesini destekliyor.

Gelişim yolculuğuna başlamak isteyenlere de açık

She’s Next Türkiye, programa başvuru kriterlerini henüz karşılamayan ancak gelişim yolculuğuna başlamak isteyen kadın girişimcileri de kapsamına alacak. She’s Next Türkiye Kadın Girişimci Topluluğu’na dahil olan tüm kadın girişimciler, programdan bağımsız olarak alanında uzman isimler tarafından hazırlanan çevrim içi eğitimlere erişebilecek, güncel girişimcilik trendlerini ve fırsatlarını takip edebilecek.

TÜSİAD’ın Bu Gençlikte İŞ Var! girişimcilik programının 2026 dönemine seçilen 10 girişim

TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! girişimcilik programının 2026 dönemi kapsamında düzenlenen Girişimcilik Kampı, 24-28 Şubat tarihleri arasında üç gün Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin ve bir gün Bilkent Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. 700’ün üzerinde girişimcinin başvurduğu program kapsamında, yeni dönemde seçilen 15 girişimin katılımıyla düzenlenen kamp; girişimciler için yoğun ve verimli bir öğrenme süreci sundu.

Kamp boyunca girişimciler, iş modeli doğrulamasından finansal yönetime, sürdürülebilir iş stratejilerinden küresel pazarlara açılma süreçlerine kadar geniş bir yelpazede içeriklerle buluştu. Alanında uzman isimlerle gerçekleştirilen oturumlar ve mentorluklar sayesinde girişimlerini farklı boyutlarıyla değerlendirme imkanı bulurken; uygulamalı atölye çalışmaları ile iş fikirlerini geliştirme, test etme ve yatırımcı karşısında etkili bir şekilde anlatma becerilerini pekiştirdiler. Ayrıca ekosistemin farklı paydaşlarıyla kurdukları temaslar sayesinde iş birlikleri ve yeni fırsatlar için önemli bir zemin oluşturdular.

Kamp sonunda düzenlenen sunum gününde, 15 girişim iş modellerini TÜSİAD üyelerine sundu. TÜSİAD üyelerinin değerlendirmelerinin ardından seçilen 10 girişim, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ahu Serter, TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! Program Eş Başkanı Zeynep Köksal Yaykıran ve programın Platin Sponsoru Türkiye İş Bankası’nın Dijital Bankacılık Bölüm Müdürü Ceren Sayar tarafından açıklandı. Hızlandırma programı kapsamında TÜSİAD üyeleri ile üç ay boyunca bire bir çalışma fırsatı elde etti.

Kamp, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ahu Serter’in yaptığı kapanış konuşmasıyla sona erdi. Ahu Serter konuşmasında, genç girişimcilerin ortaya koyduğu fikirlerin ve çabalarının büyük bir potansiyel taşıdığını vurgulayarak, girişimcilik yolculuklarında karşılaşacakları zorluklara rağmen üretmeye, denemeye ve cesaretle ilerlemeye devam etmeleri yönünde ilham verici mesajlar paylaştı.

Programın bu döneminde Türkiye İş Bankası Workup ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi platin sponsor, Boyner Vakfı altın sponsor ve Enerjisa bronz sponsor olarak yer alırken; girişimcilik kampı destekçileri ise Albert Genau, Basil, Bilkent Üniversitesi, Divan, Kahve Dünyası, Lal Değerleme, Sky Mavi ve StartupCentrum oldu.

Seçilen Girişimler ve Eşleştikleri TÜSİAD Üyesi Rehberler

Thecatech: Başta sağlık olmak üzere birçok sektöre yönelik; biyouyumlu, uzun ömürlü, dayanıklı ve bakteri/kirlilik tutunmasını önleyen fonksiyonel yüzey çözümleri geliştirerek ürünlerin performansını ve güvenliğini artırıyor, daha güvenilir ve

  • TÜSİAD Rehberi: Aslıhan Bulut – Aviation Parts and Services Kurucusu ve CEO’su sürdürülebilir yüzey teknolojileri sunuyor.

Lex Asistan: Avukatların işlerini hızlandıran yapay zeka destekli hukuk teknolojisi platformudur. Mevzuat ve emsal kararları bulur, özetler, ilişkilendirir ve güncel değişiklikleri takip ederek iş yükünü azaltır.

  • TÜSİAD Rehberi: Cevher Özyavuz – Cevher Jant Sanayii İcra Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı

Kitt: Çiftçiden sanayiye uzanan üretim zincirini veriyle yönetiyor. Endüstriyel kenevirle tarımı yeniden tanımlıyor; toprağı iyileştiriyor, iklim krizine çözüm üretiyor ve sanayiye sürdürülebilir, yüksek katma değerli hammadde sağlıyor.

  • TÜSİAD Rehberi: Dide Özdikmen – Alter Uluslararası Mühendislik ve Müşavirlik Yönetici Ortağı

Nutrojen – Biyoteknolojik Acil Gıda Durum Gıdaları: Afet ve acil durumlarda bağışıklık ve sindirim sağlığını desteklemek amacıyla, biyoteknolojik yöntemlerle elde edilen postbiyotikler içeren, tek başına bir öğün ihtiyacını karşılayabilen, uzun raf ömürlü ve medikal nitelikli fonksiyonel acil durum gıdaları geliştirilmektedir.

  • TÜSİAD Rehberi: Mehmet Avcı – Wilco Group CEO’su

Virtue24: Üretim hatlarına kameralar kuruyor ve yapay zeka algoritmaları ile ürünlerdeki bozuklukları tespit ediyor. Diğer firmaların aksine, genellenebilir algoritmaları sayesinde uzun projelendirme süreçleri olmadan (rekabet av.) aynı gün kurulum yapabiliyor.

  • TÜSİAD Rehberi: Mehmet Işıldak – Albert Genau Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

CarbonNature: Yapay zekâ ve uydu verileriyle karbon yutak alanlarını izleyip doğrulayan, birey ve şirketlere karbon kredisi geliri sağlayarak yeşil dönüşümü hızlandıran dijital bir MRV platformudur.

  • TÜSİAD Rehberi: Nurettin Varol – Made Mutfak Yönetim Kurulu Başkanı

Poder: İnşaat şantiyelerindeki fotoğraf kaosunu yapay zeka ile çözüyor. Binlerce fotoğrafı otomatik etiketleyip aranabilir dijital arşive dönüştürüyor, raporlama süresini 4-5 saatten 15 dakikaya düşürüyor.

  • TÜSİAD Rehberi: Oktay Mersin – Sadık Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Inopolyme: Gıdaların tazeliğini anlık olarak gösteren akıllı ambalaj çözümleri geliştirir. Ambalaj içindeki biyobazlı sensörler bozulmayı renk değişimiyle göstererek gıda israfını ve sağlık risklerini azaltır.

  • TÜSİAD Rehberi: Serpil Veral – Sütaş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Clonify Labs: Ortopedi klinikleri uçtan uca bütünleşik dijital üretim platformudur. Mobil tarama ve bulut tabanlı tasarım teknolojileri ile kişiye özel protez ve ortez üretim süreçlerini 3B yazıcı çözümleri ile haftalardan günlere indiriyor, kişiselleştirmeyi artırıyor.

  • TÜSİAD Rehberi: Sibel Aysu – 3D Teknomarket Kurucusu, Aysu Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Stavia: Enerjiyi depolayan ve yöneten hibrit taşınabilir bir sistemdir. Yapay zekâ, geçmiş kullanım verilerini analiz ederek enerjinin ne zaman ne kadar ve hangi cihaza aktarılacağını belirler. Böylece gereksiz tüketimi azaltır ve enerji verimliliğini artırır.

  • TÜSİAD Rehberi: Yunus Teksan – Teksan Jeneratör Yönetim Kurulu Üyesi

Türk Telekom ve Nokia, L4S teknolojisi kapsamında iş birliği yaptı

Dijitalleşen dünyanın gelişen teknolojilerini Türkiye’de de kullanıcılarla buluşturma hedefiyle teknoloji bilgi birikimini hayatın her alanına aktaran Türk Telekom, ulusal ve uluslararası teknoloji şirketleriyle yeni iş birliklerini hayata geçirmeye devam ediyor.

Türkiye’nin 5G’ye geçişine sayılı günler kala teknoloji odaklı atılımlarını hızlandıran Türk Telekom, müşterilerinin oyun deneyimini üst seviyeye taşımak amacıyla GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde Nokia ile İş Birliği Protokolü imzaladı.

İş Birliği Protokolü, Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ve Nokia Avrupa Başkan Yardımcısı ve Avrupa Bölge Başkanı John Harrington tarafından, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı İsmail İlhan Hatipoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Protokol kapsamında daha önce Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi’nde başarıyla test edilen yeni nesil L4S teknolojisi, kongrede tanıtılarak uygulamalı olarak sergilendi. L4S teknolojisi, Türk Telekom’un 5G gücüyle birleştiğinde VR oyun ve video konferans görüşmelerinde ultra düşük gecikme ve yüksek hız sağlıyor.

“5G yolculuğunda dijital dönüşüme öncülük ediyoruz”

Türk Telekom’un Nokia ile birlikte hayata geçirdiği yeni teknoloji hakkında açıklamalarda bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin verdiği demeçte;

“Güçlü fiber altyapımız ve teknoloji bilgi birikimimiz ile ülkemizin dijital dönüşümüne ve yakında hayatımıza girecek olan 5G yolculuğuna öncülük ediyoruz. Dijitalleşen dünyada en yeni teknolojileri ülkemizde hayata geçirme vizyonumuzu milli sorumluluk olarak görüyor, hayatın her alanına entegre etmek için ulusal ve uluslararası paydaşlarımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Nokia Avrupa Başkan Yardımcısı ve Avrupa Bölge Başkanı John Harrington ise;

“Nokia tarafından öncülük edilen L4S teknolojisi, internet üzerinden iletilen veri paketlerinin yaşadığı gecikmeyi önemli ölçüde azaltmakta ve gerçek zamanlı uygulamaların geniş ölçekte hayata geçirilmesini mümkün kılan kritik bir teknoloji olarak öne çıkmaktadır. 5G hizmetlerinin Türkiye’de kullanıma sunulmasıyla birlikte abonelerine üstün bir 5G deneyimi sağlamak amacıyla uzun yıllardır iş birliği yaptığımız Türk Telekom ile çalışmaktan gurur duyuyoruz.”

Türk Telekom 5G teknolojisi ve L4S entegrasyonu ile yeni nesil dijital deneyim

GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde L4S teknolojisi başarıyla sergilendi. Kongredeki deneyim alanında ziyaretçiler, denemenin ilk bölümünde şebeke yoğunluğu yokken profesyonel bir oyunu VR ortamında gecikmesiz şekilde oynanabildi. Ardından baz istasyonu üzerinde kontrollü bir şebeke yükü oluşturularak gerçek hayatta karşılaşılabilecek olası gecikme senaryoları simüle edildi. L4S devre dışıyken artan yoğunluğa bağlı olarak oyunda donma ve gecikmeler yaşandı. Aynı şebeke koşulları korunarak L4S devreye alındığında ise gecikmeler akıllı biçimde yönetilerek veri akışının hızlandığı görüldü. Böylece VR oyun deneyimi saniyeler içinde yeniden stabil hale geldi. Kontrol tepkileri hızlandı, görüntü akıcılığı arttı ve genel kullanıcı deneyimi daha yüksek bir seviyeye taşındı. Elde edilen sonuçlar, Türk Telekom’un 5G gücünün L4S teknolojisiyle birleştiğinde VR oyunlar başta olmak üzere gecikmeye duyarlı tüm dijital uygulamalar için önemli bir avantaj sunduğunu ortaya koydu. L4S teknolojisi; düşük gecikme ve akıllı trafik yönetimi yetenekleri sayesinde oyun, video konferans, uzaktan eğitim, simülasyonlar, endüstriyel uzaktan kontrol uygulamaları ve etkileşimli canlı yayınlarda daha kesintisiz ve yüksek performanslı bir deneyim sağlıyor.

İstanbul merkezli oyun stüdyosu Vento Games, 4 milyon dolar yatırım aldı

Hızla büyüyen mobil oyun stüdyosu Vento Games, her yaştan oyuncuya hitap eden, uzun soluklu, aile dostu ve görsel açıdan zengin oyunlar geliştirmek amacıyla 4 milyon dolarlık tohum yatırım turunu tamamladı. Yatırım turuna Makers Fund ve Arcadia Gaming Partners eş liderlik etti.

Bu yatırımla birlikte şirket, beyin çalıştıran ve keyifli mobil bulmaca yunlarından oluşan portföyünü genişletmeyi hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilen yeni marka oyunu Blossom Word Search, çiçek temalı kelime bulmaca yapısıyla kısa süre önce Google Play ve App Store’daki yerini aldı.

Haziran 2024’te Peak Games, Fugo ve Zynga kökenli yöneticiler tarafından kurulan Vento Games’in liderlik ekibi; Words of Wonders, Words of Wonders: Search ve Okey Plus gibi dünya çapında yüz milyonlarca oyuncuya ulaşmış projelerde üretim, teknik altyapı ve yaratıcı süreçlerin büyütülmesinde uzun yıllara dayanan deneyime sahip.

Kurucu ekip, İstanbul oyun ekosisteminin dört deneyimli ismini bir araya getiriyor: CEO Mustafa Dağlı, CTO Onur Aydınay, Geliştirme Lideri Emir Bilgin ve Sanat Direktörü Murat Turan. Ekip ayrıca global ölçekte ses getiren, on milyonlarca indirmeye ulaşan ve sonrasında başarılı bir IP devriyle sonuçlanan hidden object (gizli nesne) bulmaca projelerinde de önemli rol oynadı.

Vento Games’in rekabet avantajı; hızlı üretim kabiliyeti, veri odaklı çalışma kültürü ve uluslararası pazarlara uygun içerik geliştirme stratejisinden geliyor. Stüdyo, yerel pazar dinamiklerine uyum sağlayan yaratıcı yaklaşımı; detaylı performans analizi, düzenli canlı servis güncellemeleri ve üretim süreçlerinde kullanılan yeni teknolojilerle birleştirerek hem verimliliği hem de kaliteyi ön planda tutuyor.

Vento Games Kurucu Ortağı ve CEO’su Mustafa Dağlı konuyla ilgili şunları söyledi:

“Her yaştan ve her seviyeden oyuncuya hitap eden, hem zihni çalıştıran hem de keyif veren, uzun ömürlü ve yenilikçi bulmaca oyunları geliştirmeye odaklanıyoruz. İyi oyunların sırrının, oyuncuları her gün geri getiren dinamikleri doğru anlamaktan geçtiğine inanıyoruz. Temel eğlence döngüsünü erken aşamada yakalayıp hızlı iterasyon yapmak ve yaratıcı sezgiyi güçlü veri analiziyle birleştirmek yaklaşımımızın temelini oluşturuyor. Makers Fund ve Arcadia gibi dünya çapında yatırımcıların desteğiyle ilk oyunumuzu ölçeklendirmek, portföyümüzü büyütmek ve ekibimize yeni yetenekler katmak için heyecanlıyız.”

Makers Fund Genel Ortağı Michael Cheung ise şunları belirtti:

“Vento Games ekibi, birlikte birden fazla başarılı bulmaca oyununu geliştirip piyasaya sürmüş, sahada deneyim kazanmış nadir ekiplerden biri. Bu birikimlerini yeni projelere taşırken yanlarında olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Arcadia Gaming Partners’ın kurucusu Akın Babayiğit de şunları ekledi:

“Vento Games; yüksek kaliteli oyunları, detaylara verdiği önem ve oyuncu deneyimine odaklanmasıyla dikkat çeken, yakından takip edilmesi gereken bir ekip. İstanbul’dan çıkan enerji ve yetenek, hızla dönüşen mobil oyun dünyasının geleceğini şekillendiriyor. Bu yolculukta Vento ile birlikte olmaktan gurur duyuyoruz.”

Vento Games, her yaştan oyuncuya hitap eden eğlenceli, zorlayıcı ve zihni harekete geçiren casual bulmaca oyunları geliştiriyor. Stüdyo; yüksek kalite standardı, hızlı iterasyon ve güçlü oyuncu deneyimini önceliklendirerek zaman içinde büyüyen sürdürülebilir bir oyun portföyü oluşturmayı hedefliyor. Basit ama etkili oyun fikirlerini tutarlı bir tasarım anlayışıyla birleştirerek uzun soluklu projeler üretmeye devam ediyor.

Yapay zeka destekli ilaç keşfi girişimi Antiverse, Seri A turda 9.3 milyon dolar yatırım aldı

İlaç keşfi girişimi Antiverse, yapay zeka destekli platformunu kullanarak ilaç, biyoteknoloji ve medikal teknoloji sektörlerinde tedavi edici antikor keşfini köklü şekilde dönüştüren bir teknoloji şirketidir. Şirket, geleneksel ve manuel antikor geliştirme süreçlerinden, daha otonom ve ölçeklenebilir bir modele geçiş yapmaktadır. Yapay zeka destekli sistemi, tedavi edici antikorları hızlı bir şekilde tasarlar, optimize eder ve doğrular, böylece daha hızlı ve daha hassas ilaç keşfi yapılmasını sağlar.

Antiverse; DOMiNO Ventures, Soulmates Ventures, Innovation Investment Capital, DBW, Kadmos Capital, i&i Biotech Fund, InnoSpark ve TotiPotent’in katılımıyla 9.3 milyon dolar tutarında Seri A yatırım turunu tamamladı. Bu yatırım, Antiverse’in yapay zeka destekli antikor platformunun geliştirilmesini hızlandıracak ve şirketin terapötik süreçlerini ilerletecek, aynı zamanda farmasötik ve biyoteknoloji sektörlerinde stratejik işbirliklerini destekleyecek.

Antiverse, ayrıca Kistik Fibrozis Vakfı (CF Vakfı) ile, Kistik Fibrozis araştırmalarında tarihsel olarak zor bir hedef olan kistik fibrozis transmembran iletim düzenleyicisi (CFTR) proteininin dış yüzeyine yönelik yeni antikorlar tasarlamak amacıyla bir araştırma anlaşması yapmıştır.

Kistik Fibrozis Vakfı ile yapılan bu işbirliği, genetik hastalık araştırmalarının en zorlu alanlarından birine çözüm getirme noktasında önemli bir adım atılmasını sağlıyor. Antiverse’in gelişmiş yapay zeka tabanlı platformu kullanılarak yapılan bu çalışmalarla, yalnızca yeni antikor adayları tespit edilmekle kalmayıp, aynı zamanda bu adaylar klinik uygulamalar için optimize edilerek erken keşiften potansiyel tedavilere geçiş süreci hızlandırılacak. Bu ortaklık, yapay zeka destekli yaklaşımların, farmasötik şirketler ve araştırma vakıflarının, daha önce “tedavi edilemez” olarak kabul edilen karmaşık hedeflere yeni ve etkili çözümler geliştirme potansiyelini ortaya koymaktadır.

Antiverse Kurucu Ortağı ve CEO’su Murat Tunaboylu yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Bu Seri A yatırımı, yapay zeka destekli antikor tasarım platformumuzu küresel ölçekte büyütmemiz ve terapötik geliştirme programlarımızı daha ileri aşamalara taşımamız için stratejik bir dönüm noktası niteliğinde. Kistik Fibrozis Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği, yapay zeka temelli bilimsel yaklaşımımızın, uzun süredir çözüm üretilemeyen karmaşık hastalık hedeflerinde somut ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor. Bu yatırım sayesinde, antikor keşfi süreçlerinde hız, doğruluk ve ölçeklenebilirliği aynı anda artırarak hastalar için daha etkili ve erişilebilir tedavi seçenekleri geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

Yerli girişim Okulyo ile Paycell’den öğrencilere özel yeni proje: Paycell Okul Kartı

Paycell Okul Kartı ile öğrenciler nakitsiz harçlık yönetimiyle buluşuyor. Turnike ve kartlı geçiş sistemleri sağlayıcısı Okulyo iş birliği ile hazırlanan kartlar, BKM (Bankalararası Kart Merkezi) çatısı altında yer alan Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY altyapısıyla üretilerek öğrencilerin kullanımına sunuldu.

Öğrenciler için güvenli, veliler için takip edilebilir, okullar için kontrollü sistem

Paycell Okul Kartı ile öğrenciler okul kantinlerinde ve yemekhanelerde nakitsiz alışveriş yapabiliyor, harçlıklarını okul dışında da kontrollü biçimde harcayabiliyor. Kartların kullanım alanları belirli sektörlerle sınırlandırılarak öğrencilerin güvenli harcama yapmaları da teşvik ediliyor.

Öğrenciler tarafından okul kimlik kartı olarak da kullanılabilen bu kartlar, üzerinde öğrencinin fotoğrafı, okul adı, öğrenci bilgileri ve numarasını barındırarak turnikelerde hızlı ve güvenli giriş-çıkış işlemleri için de kullanılabiliyor.

Okulyo kurucu ortağı ve CEO’su Emre Çekiç, egirişim’e verdiği özel demeçte;

“Paycell ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde, TROY altyapılı öğrenci kartlarını hem güvenli geçiş hem de ön ödemeli ödeme aracı olarak konumlandırıyoruz. Böylece öğrenciler kampüs içinde güvenli ve nakitsiz bir deneyim yaşarken, veliler de çocuklarının hem devam durumunu hem de harcamalarını tek platform üzerinden anlık olarak takip edebiliyor. Bu iş birliği, nakitsiz ve güvenli kampüs vizyonumuzu daha da ileri taşıyor.”

“Ödeme deneyimini pratik ve akıllı bir yol arkadaşına dönüştürdük”

Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz, iş birliğiyle ilgili verdiği demeçte;

“Paycell olarak ülkemize geleceğin ödeme teknolojilerini kazandırırken, kullanıcılarımızın finansal işlemlerini sadeleştirmek ve yaşamlarına kolaylık sunmak da öncelikli hedefimiz. Hayata geçirdiğimiz Paycell Okul Kart Projesi, öğrencilerimizi, velilerimizi ve okul yönetimlerini kapsayan geniş bir ekosisteme dokunuyor. TROY altyapılı kartlar, öğrenciler için nakitsiz ve güvenli harçlık yönetimi sağlarken; velilere çocuklarının hem harcama hem de giriş-çıkış bilgilerini dijital olarak takip edebilme imkânı sunuyor. Kartlar aynı zamanda okul yönetimlerinin kontrolü sağlamasında da yardımcı oluyor. Erken yaşta finansal okuryazarlığı teşvik ederek geleceğin bilinçli bireylerine katkı sağlıyor. Paycell olarak ödeme deneyimini sadece bir işlem olmaktan çıkarıp, günlük yaşamda pratik ve akıllı bir yol arkadaşına dönüştürmek için çalışmaya devam ediyoruz.”

Proje ile çok daha fazla okul ve öğrenci hedefleniyor

İlk aşamada ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi’nde yer alan 56 okulda hayata geçirilen proje kapsamında, bugüne kadar 50 binin üzerinde öğrenciye ulaşıldı. Projenin yıl sonuna kadar Türkiye genelindeki 400 okulda 200 bin öğrenciye ulaşması hedefleniyor.

Otel ve restoranlara yapay zeka çalışanı sunan Heyhotel AI’ın kurucuları ile özel röportaj

Turizm ve yeme-içme sektöründe operasyonel verimliliği yeniden tanımlamayı hedefleyen Heyhotel AI’ın kurucularıyla bir araya geldik. Otel ve restoranlara “yapay zekâ çalışan” sunan girişimin; insan kaynağı yönetiminden müşteri deneyimine uzanan vizyonunu, ölçeklenme stratejisini ve global hedeflerini konuştuk.