Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Digitopia, Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Raporu 2026’yı yayınladı

Digitopia, dijital ve yapay zeka dönüşümünü ölçen kendi benchmark çerçevesi DAIMI (Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Endeksi) kapsamında hazırlanan Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Raporu 2026’yı yayınladı.

Rapor, dünya genelinde 46 ülkede, 44 sektör ve alt sektörde, 1.575 ölçüm, 33.870 katılımcı ve 103.500 yapılandırılmış veri noktası ile bugüne kadar yayımlanan en kapsamlı dijital ve yapay zeka olgunluk benchmark çalışmasını ortaya koyuyor. Türkiye ayağında ise 551 ölçüm, 11.847 katılımcı ve 36.201 veri noktası ile hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte son derece güçlü bir referans veri tabanı oluşturuldu. Bu kapsam, Digitopia’nın bu alandaki küresel referans ve liderlik konumunu somut verilerle güçlendiriyor.

Raporun Türkiye için verdiği mesaj net: Teknoloji seviye atladı, olgunluk aynı hızda ilerlemedi. Türkiye’de dijital olgunluk 2.87’den 2.97’ye, yapay zeka olgunluğu ise 2.10’dan 2.30’a yükseldi; ancak bu artış, yapay zekanın piyasadaki sıçramasına kıyasla sınırlı kaldı. DAIMI 2026’ya göre asıl risk, yapay zekanın konuşulması değil; çok sayıda pilot, demo ve “AI-first” söylemine rağmen ölçülebilir iş değerinin yeterince üretilememesi. Rapor, bugünün rekabetinde farkı; daha hızlı karar alma, daha düşük maliyet, daha iyi müşteri deneyimi ve daha yüksek dayanıklılık üreten kurumların açtığını vurguluyor.

Türkiye verileri sektörler arasında da belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. Bankacılık 3.26, Otomotiv 3.16 ve Havalimanları 3.05 ile ülke ortalamasının üzerine çıkarken; Turizm 2.43, İnşaat 2.56 ve Teknoloji 2.58 ile daha geride konumlanıyor. Rapor, önde giden sektörlerin ortak özelliğinin yalnızca teknolojiye yatırım yapmak değil; veri, güvenlik, entegrasyon, yönetişim, ekip ve kültür boyutlarını birlikte güçlendirmek olduğunu ortaya koyuyor. Geride kalan sektörlerde ise strateji parçalı, yol haritaları belirsiz ve girişimler çoğu zaman pilot seviyesinde sıkışıp kalıyor.

Digitopia Co-CEO’su Halil Aksu, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“2026 itibarıyla dönüşüm artık bir proje programı değil, şirketlerin gelecekteki işletim modeli haline geldi. Türkiye’de kurumlar için mesele artık teknolojiye erişim değil; teknolojiyi iş sonuçlarına, karar alma mekanizmalarına ve değer zincirine ne kadar güçlü entegre edebildikleridir. Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Raporu 2026, sadece mevcut resmi göstermiyor; aynı zamanda hangi kurumların hızlanacağını, hangilerinin ise geride kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.”

Raporun en kritik bulgularından biri de, olgunluğun artık yalnızca dijitalleşme seviyesiyle değil, iş değerine dönüşme kapasitesiyle ölçülmesi gerektiği. DAIMI’nin BVI (Business Value Index) yaklaşımı; dijital ve yapay zeka yetkinliklerinin büyüme, verimlilik, dayanıklılık ve müşteri performansına gerçekten dönüşüp dönüşmediğini ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle, mesele görünür aktivite değil; tekrarlanabilir sonuç üretmek. Lider kurumlar, hype ile değil disiplinle; daha çok proje ile değil daha güçlü odakla kazanıyor.

Raporda iş dünyasına üç net çağrı öne çıkıyor:

Olgunluğunuzu ölçün

Ölçmediğinizi yönetemezsiniz. Kurumların önce güçlü ve zayıf yönlerini, yapay zekanın nerede gerçek değer ürettiğini, nerede yalnızca kozmetik kaldığını net biçimde görmesi gerekiyor. Ortak bir baz çizgisi, liderlik ekiplerini veri etrafında hizalıyor ve dönüşümü kanaatten kanıta taşıyor.

Stratejinizi belirleyin

Teknoloji, işe hizmet etmeli. Büyüme, maliyet, risk, dayanıklılık ve müşteri deneyimi gibi iş öncelikleri netleşmeden yapay zeka yatırımları kolayca pahalı bir dikkat dağınıklığına dönüşüyor. Güçlü bir strateji, neyin yapılacağını olduğu kadar neyin yapılmayacağını da netleştiriyor.

Yol haritanızı yürütün

Başarı, çok sayıda pilotta değil; az sayıda yüksek değerli inisiyatifi net sahiplik, kısa teslimat döngüleri, ölçülebilir hedefler ve güçlü yönetişimle ölçeklemekte yatıyor. Gerçek fark, denemekten üretime; üretimden de sonuç değiştiren sistematik icraya geçildiğinde ortaya çıkıyor.

Bugün Türkiye iş dünyasının önünde iki seçenek bulunuyor: Yapay zekayı konuşmaya devam etmek ya da yapay zekayı ölçülebilir değere dönüştürmek. DAIMI 2026 Türkiye raporu, kazananların ikinci yolu seçenler olacağını açık biçimde gösteriyor. Digitopia ise geliştirdiği DAIMI benchmark çerçevesiyle, şirketlere yalnızca bugünü anlamaları için değil, yarının rekabetinde öne geçmeleri için de küresel ölçekte yol gösteriyor.

Raporu indirmek için: Türkiye Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Raporu 2026

Doremusic’in girişimi RHYM, ikinci el müzik ekipmanı pazar yeri Müzigo’yu satın aldı

Müzik enstrümanları sektörünün köklü oyuncularından Doremusic tarafından hayata geçirilen RHYM, yenilenebilir enstrüman pazarındaki büyüme stratejisi kapsamında Müzigo’yu bünyesine kattığını duyurdu. Satın alma ile birlikte Müzigo, faaliyetlerini RHYM platformu altında sürdürmeye devam edecek.

Yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık küresel yenilenmiş enstrüman ekonomisine odaklanan RHYM, bu hamleyle ikinci el ticaretinde güven, teknoloji ve operasyonel uzmanlığı tek bir yapıda birleştirerek sektörde ölçeklenebilir bir model kurmayı hedefliyor. Grand View Research verilerine göre küresel müzik enstrümanları pazarının büyüklüğü 20 milyar doların üzerinde bulunuyor ve bağımsız müzik üretiminin artmasıyla önümüzdeki yıllarda büyümesini sürdürmesi bekleniyor.

Ortak vizyon: Güven, teknoloji ve ekosistem yaklaşımı

RHYM Kurucu Ortağı ve CEO’su Ozan Bozkurt, satın almayla ilgili verdiği demeçte;

“RHYM’i yalnızca bir alım-satım platformu değil, müzisyenlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan bütünsel bir ekosistem olarak konumlandırıyoruz. Müzigo’nun güçlü topluluğu ve ikinci el pazarındaki güvenilir yapısı, teknoloji odaklı altyapımızla birleşerek kullanıcı deneyimini yeni bir seviyeye taşıyacak.”

Müzigo’nun kurucusu Mehmet Erkan Erten ise birleşme sonrası RHYM’in Ortağı ve CPO’su olarak görev alacağını belirterek şöyle konuştu:

“Müzigo’yu kurarken amacımız müzisyenlerin güvenle alışveriş yapabileceği, uzmanlaşmış bir ikinci el platformu oluşturmaktı. RHYM çatısı altında artık bu deneyimi daha geniş bir servis ağı ve güçlü teknoloji altyapısıyla ölçeklendireceğiz. Kullanıcılar hem hızlı satış imkânına hem de topluluk temelli pazaryeri modeline tek platformdan erişebilecek.”

Kenan Doğulu ile reklam kampanyası yayına girdi

RHYM, yenilenebilir enstrüman ekonomisini daha geniş kitlelere anlatmak ve platformun sunduğu yeni nesil müzik ekipmanı ticareti modelini tanıtmak amacıyla ünlü sanatçı Kenan Doğulu ile gerçekleştirdiği reklam kampanyasını da kısa süre önce yayına aldı.

Dijital platformlar ve sosyal medya kanallarında yayına giren kampanya, müzik ekipmanlarının ikinci bir yaşam döngüsüne kazandırılması fikrini merkeze alırken, müzisyenlerin ekipmanlarını güvenli ve hızlı bir şekilde alıp satabileceği yeni bir platform yaklaşımını anlatıyor. Kampanya özellikle genç müzisyenler, içerik üreticileri ve bağımsız müzik üreticileri arasında dikkat çekiyor.

Tek platformda yeni nesil alım-satım deneyimi

Satın alma sonrası süreçte Müzigo’nun pazaryeri ve ekspertiz deneyimi RHYM platformuna entegre edilerek önemli bir ürün dönüşümü hayata geçirilecek. Birleşmeyle birlikte RHYM, kullanıcıların birbirine doğrudan satış yapabildiği C2C (consumer-to-consumer) pazaryeri modelini de bünyesine katmış olacak.

Böylece kullanıcılar satmak istedikleri enstrümanı RHYM platformuna yükleyerek 24 saat içinde doğrudan fiyat teklifi alabilecek; RHYM’dan gelen teklifi kabul ederek hızlı satış yapabilecek ya da daha yüksek bir fiyat hedeflediklerinde ürünlerini RHYM pazaryerinde listeleyerek binlerce müzisyene açık şekilde satışa sunabilecek.

Müzik ekosistemi için yeni bir dönem

Bu hibrit model sayesinde hızlı alım garantisi ile açık pazaryeri esnekliği aynı platformda buluşurken, ikinci el enstrüman ticaretinin daha güvenli ve erişilebilir hale gelmesi hedefleniyor.

Reverb tarafından yayımlanan “State of the Music Gear Industry” raporuna göre ikinci el ve yenilenmiş enstrümanların küresel müzik ekipmanı pazarındaki payının %10–15 seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte müzik üretimi de hızla demokratikleşiyor. MIDiA Research ve Spotify verilerine göre dünyada 100 milyondan fazla müzisyen ve içerik üreticisi aktif olarak müzik üretmeye devam ediyor.

RHYM ve Müzigo’nun birleşmesi; müzisyenlerin ekipmanlarını daha kolay

değerlendirebildiği, topluluk etkileşiminin güçlendiği ve enstrümanların yaşam döngüsünün uzatıldığı yeni bir ekonomik döngü oluşturmayı amaçlıyor.

Kullanıcılar ve ekipler için kesintisiz geçiş

Satın alma kapsamında Müzigo ekibi RHYM bünyesinde çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Mevcut kullanıcılar hizmetlere kesintisiz erişirken, kademeli entegrasyon süreciyle daha geniş ürün havuzu, gelişmiş ödeme çözümleri ve yeni ticaret modellerinden faydalanabilecek.

RHYM, önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımlarını artırarak hem Türkiye’de büyümeyi hızlandırmayı hem de uluslararası pazarlara açılmayı hedefliyor.

Perimenopoz ve menopoz sürecindeki kadınlara özel dijital yol arkadaşı: Midrise

Kadınların perimenopoz ve menopoz sürecinde ihtiyaç duyduğu bilgiye, takibe ve dayanışmaya tek bir yerden ulaşmasını hedefleyen mobil uygulama Midrise kullanıma açıldı.

Kadın sağlığı ve menopoz alanında yürütülen kapsamlı içerik üretimi ve saha deneyiminden beslenen uygulama, bilimsel bilgi ile gündelik deneyimi bir araya getirerek bu geçiş döneminde kadınlara dijital bir yol arkadaşı olmayı amaçlıyor.

Midrise Kurucu Ortağı, Psikolog Dr. Gizem Sürenkök, “Midrise menopozu tek boyutlu bir sağlık başlığı olarak ele almıyor, hayatın tüm alanlarına dokunan bir geçiş olarak konumluyor. Bu yüzden içerik, takip ve rehberliği tek bir deneyimde birleştirdik.”

Menopozun fiziksel, zihinsel ve duygusal boyutları olan bütüncül bir deneyim olduğu anlayışıyla tasarlanan Midrise, menopoza dair temel bilgilerden cinsel sağlığa, beden sağlığından ilişkilere, iyi olma halinden benlik algısına uzanan geniş bir içerik kütüphanesi sunarken, kullanıcıların kendi deneyimlerini takip edebilecekleri araçlar ve destekleyici dijital çözümler de sağlıyor.

Uygulama içinde yer alan yapay zekâ destekli sohbet özelliği sayesinde kullanıcılar menopoza dair sorularını anlık olarak sorabiliyor ve güvenilir kaynaklara dayalı yanıtlar alabiliyor. Bunun yanı sıra Midrise, 50’den fazla semptomun takip edilebildiği kapsamlı bir izleme altyapısı sunuyor. Kullanıcılar baş ağrısından baş dönmesine, ağız kuruluğundan eklem ağrısına, huzursuz bacaklardan deri hassasiyetine geniş bir semptom yelpazesini kaydedebiliyor, ruh hali, aktivite ve genel iyi olma durumlarını düzenli olarak izleyebiliyor. Uygulama, düzenli veri girişine dayalı olarak kişiye özel geri bildirimler vererek ve hatırlatmalar yaparak kullanıcıların günlük yaşam alışkanlıklarını desteklemeyi hedefliyor. Akıllı saat ve telefonlardan alınabilen sağlık verileri uygulamaya entegre edilebiliyor ve manuel girişle tamamlanabiliyor.

Midrise Kurucuları: Melis Alphan ve Gizem Sürenkök

Midrise aynı zamanda kullanıcıların kişisel iyi olma hedefleri belirleyebileceği, günlük olumlamalarla ilerleyebileceği ve minnettarlık pratiği yapabileceği araçlar içeriyor. Uygulamadaki Yolculuklar bölümü ise menopoz dönüşümünü anlamak ve yönetmek, uyku kalitesini artırmak, zorlayıcı duygularla baş etmek ve olumsuz düşünme döngülerini dönüştürmek gibi temalara odaklanan yapılandırılmış programlara sahip; kullanıcılar her gün küçük adımlarla ilerleyebiliyor.

Uygulamanın en dikkat çekici özelliklerinden biri de Topluluk alanı. Midrise, bu dönemde kendini yalnız hissedebilen kadınlar için güvenli ve kapsayıcı bir dijital buluşma noktası oluşturmayı hedefliyor. Kullanıcılar deneyimlerini paylaşabiliyor, birbirlerine destek olabiliyor ve giderek büyüyen bir dayanışma ağına dahil olabiliyor.

Midrise Kurucu Ortağı, Menopoz Aktivisti ve Yazar Melis Alphan uygulama hakkında şöyle diyor:

“Menopoza girince fark ettim ki bu süreçte yalnızlık hissi büyük, en büyük ihtiyaç ise duyulmak ve anlaşılmak. Midrise, kadınlar bedenlerini ve hayatlarını yeniden anlamlandırırken yanlarında yürüyen iyi bir yol arkadaşı.”

Midrise, kadınların menopoz sürecini daha iyi anlamalarını, kendi bedenleriyle daha güçlü bir ilişki kurmalarını ve bu dönemi hem yönetilecek bir süreç hem de dönüştürücü bir deneyim olarak yaşamalarını desteklemeyi amaçlıyor.

Paribu, Türk girişimcilerin Londra’da kurduğu merkeziyetsiz akıllı cüzdan Clave’i bünyesine kattı

Blokzincir tabanlı yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiren ve 2017’den bu yana Türkiye’de blokzincir ekosisteminin gelişimine öncülük eden Paribu, merkeziyetsiz akıllı cüzdan Clave‘i bünyesine kattı.

Clave’in Paribu’ya katılması, hâlihazırda çok taraflı hesaplama (multi-party computation | MPC) teknolojisini son kullanıcıyla buluşturan çok ortaklı merkeziyetsiz cüzdan Paribu Self gibi ürünler de geliştiren Paribu’nun, merkeziyetsiz finansa, stabil kripto varlıklara ve tokenizasyona yönelik ürün stratejisini hızlandıracak. Clave, milyonlarca kullanıcının zincir üstü finansal hizmetlere erişimini kolaylaştıracak.

Zincir üstü çözümleri kullanıcı dostu deneyimle erişilebilir kılıyor

Baki Er, Rafi Ersözlü ve Ulaş Erdoğan tarafından kurulan Londra merkezli Türk girişim Clave, kullanıcıların kripto varlıklarını kendi kendilerine saklamalarına (self-custody), ödeme yapmalarına ve merkeziyetsiz finans ürünlerinden yararlanmalarına olanak tanıyor. Merkeziyetsiz cüzdanların yapısal sorunlarından biri olan “seed phrase” problemini Hesap Soyutlama (Account Abstraction) ve geçiş anahtarı (passkey) teknolojisiyle çözen kişisel finans uygulaması Clave, blokzincir tabanlı finans çözümlerini yalın bir kullanıcı deneyimiyle erişilebilir kılıyor. Dolara endeksli stabil kripto varlıklarda (stablecoin) ve Ethereum’da staking aracılığıyla pasif getiri elde etme olanağı sunan Clave’in kullanıcıları, cüzdanlarında sakladıkları stabil kripto varlıklarla 100’den fazla ülkede, 200 milyonu aşkın Visa üye işyerinde ödeme yapabiliyor.

Clave, Şubat 2024’te Ethereum tabanlı Katman-2 blokzincir ZKsync’in geliştiricisi Matter Labs’in liderliğinde; Safe Foundation, Lambda Class, Mirana Ventures, Doruk İşmen (Agora Finance), Raj Parekh (ex-Visa) ve Aayush Gupta (Ethereum Foundation) gibi isimlerin katıldığı tohum öncesi yatırım turunda 1,6 milyon dolar yatırım almıştı. Paribu anlaşmasıyla Clave, faaliyetlerine Paribu çatısı altında devam edecek.

Zincir üstü finansal çözümler, milyonlarca kullanıcıya ulaşacak

MetaMask, Phantom, Trust Wallet gibi ürünlerin rekabet ettiği merkeziyetsiz cüzdan pazarında sunduğu kullanıcı deneyimi sayesinde hızlı bir çıkış yaparak bir yıldan kısa sürede 10 milyon doları aşan toplam kilitli değere (total value locked | TVL) ve 20 bini aşkın kullanıcıya ulaşan Clave, Paribu’nun onchain yeteneklerini ileri taşıyacak. Milyonlarca kullanıcı, merkeziyetsiz finans (DeFi), merkeziyetsiz uygulamalar (dApp), stabil kripto varlıklar, global ödeme ve staking gibi blokzincir tabanlı finansal hizmetlere, Paribu evreninden çıkmadan erişebilecek.

Paribu’nun bireysel ve kurumsal onchain inovasyon stratejisine güç verecek

Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Paribu Kurucu ve CEO’su Yasin Oral;

“Baki, Rafi ve Ulaş’ın liderliğinde yetenekli bir ekip tarafından geliştirilen ve kuruluşundan bu yana takip ettiğimiz Clave, merkeziyetsiz cüzdan pazarında kısa sürede küresel bilinirlik kazanmayı başardı. Kullanıcı benimsemesine engel olan yapısal problemleri çözerek erişilebilir bir merkeziyetsiz cüzdan deneyimi sunmayı başaran Clave’in Paribu evreninin bir parçası hâline gelmesinden heyecan duyuyoruz. Clave ekibini Paribu’nun ölçeğiyle buluşturan bu anlaşma, son kullanıcı için daha fazla onchain fırsat anlamına gelecek. Clave’in ekibi ve bilgi birikimi, Paribu’nun zincir üstü inovasyon yol haritasına doğrudan katkıda bulunacak.”

Clave’in sunduğu sezgisel deneyim sayesinde ekosistem tarafından kısa zamanda benimsendiğini belirten Clave Kurucu Ortağı ve CEO’su Baki Er ise demecinde;

“Clave, Paribu’nun bölgesel liderliği, düzenleyici temeli ve finansal gücü sayesinde çok daha hızlı ölçeklenecek. Paribu evreninin bir parçası olmak, Clave’in kitlesel benimsenme hedeflerinde yeni bir dönemi başlatırken milyonlarca Paribu kullanıcısının da merkeziyetsiz finansın olanaklarıyla tanışmasını kolaylaştıracak. Merkeziyetsiz finansı herkesin kolaylıkla kullanabileceği bir uygulama deneyimiyle sunma yolculuğuna destek olan yatırımcılarımıza, Clave’i benimseyen kullanıcılarımıza ve ‘zincir üstü, self-custody finans’ vizyonumuzu sahiplenen Paribu’ya teşekkür ediyoruz.”

Lisanslı ölçeklenirken ürün ve hizmet kapsamını da genişletiyor

2025 itibarıyla lisanslı ölçeklenme stratejisine hız veren Paribu, Aralık 2025’te MENA bölgesinin en büyük yerel kripto borsası CoinMENA’yı 240 milyon dolara kadar çıkabilecek bir anlaşmayla satın almıştı. Türkiye’nin en büyük fintech satın alması niteliği taşıyan anlaşma, Bahreyn ve Dubai’de iki aktif lisansa erişim olanağı sunarak, Paribu’yu bölgenin en güçlü lisanslı oyuncusu hâline getirmişti. Paribu, Clave’i bünyesine katarak, kuruluşlara ve son kullanıcılara sunduğu ürün ve hizmetleri zincir üstünde genişletmek için de stratejik bir hamle yapmış oldu.

Yerli girişim WeWALK, alışveriş deneyimini kolaylaştırmak amacıyla MR.DIY ile iş birliği yaptı

Ev yaşam kategorisinde sunduğu geniş ürün yelpazesini herkes için erişilebilir kılmayı hedefleyen MR.DIY, görme engelli bireylerin alışveriş deneyimini kolaylaştırmak amacıyla WeWALK uygulamasıyla iş birliği başlattı.

Kırtasiyeden ev gereçlerine, hırdavattan oyuncak ve hediyelik eşya kategorilerine kadar 10’dan fazla kategoride 18 bini aşkın ürünü müşterileriyle buluşturan marka, bu adımla kapsayıcı mağazacılık anlayışını bir adım ileri taşıyor.

Mağaza içinden eve uzanan destek

İş birliği kapsamında, WeWALK uygulaması üzerinden sunulan DANIŞ görüntülü destek hizmeti MR.DIY mağazalarında ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Kullanıcılar, kendi telefonlarına WeWALK uygulamasını indirerek “DANIŞ” hizmeti üzerinden “MR.DIY ile Ev ve Yaşam” kategorisini seçiyor ve özel eğitim almış profesyonel asistanlara bağlanabiliyor.

Danışmanlar, kamera aracılığıyla kullanıcıya eşlik ederek mağaza içinde yönlendirme yapıyor, aranan ürünün bulunmasına yardımcı oluyor ve fiyat, ebat ile kullanım özellikleri gibi bilgileri anlık olarak aktarıyor.

Hizmet yalnızca mağaza içi destekle sınırlı kalmıyor. Satın alınan ve kurulum gerektiren ürünlerde de kullanıcılar aynı destekten yararlanarak ev ortamında kurulum sürecini daha güvenli ve kolay şekilde tamamlayabiliyor.

MR.DIY Türkiye Genel Müdürü Dilara Neyişçi Çağlı, kapsayıcılığın marka için önemli bir öncelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Perakendede iyi deneyim, herkes için eşit derecede erişilebilir olduğunda anlam kazanıyor. WeWALK ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde, görme engelli bireylerin mağazalarımızda daha bağımsız ve konforlu bir alışveriş deneyimi yaşamasını destekliyoruz. Bu iş birliğiyle ‘herkes için erişilebilir alışveriş’ vizyonumuzu güçlendirirken, müşterilerimiz için sunduğumuz ‘çok iyi’ deneyimi daha kapsayıcı bir hale getirmeyi hedefliyoruz.”

Elektrikli araçlar için hızlı şarj çözümleri geliştiren YED Teknoloji, Driventure’dan yatırım aldı

Türkiye’nin otomotiv şirketi Ford Otosan’ın kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, inovasyon ekosistemini güçlendirme yolundaki yatırımlarına YED Teknoloji ile bir yenisini ekledi.

Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen YED Teknoloji bu alanda on yıldan fazla alanında tecrübeli kurucu ekibi olan bir mühendislik şirketi olarak batarya entegreli DC hızlı mobil şarj çözümleri ve elektrikli araç teknolojilerine odaklanıyor. Otomotiv sektöründe tecrübeli Mustafa Özgür, İhsan Çaybaşı ve Güven Çömezoğlu tarafından kurulan şirket, bu hedefi doğrultusundaki çalışmalarıyla şebekeden bağımsız veya düşük şebeke bağlantısıyla çalışabilen hızlı şarj çözümlerini ölçekleyerek her yerde erişilebilir kılmayı amaçlıyor.

YED Teknoloji’nin öne çıkan ürün ve yetkinlikleri, batarya destekli DC hızlı şarj istasyonları, otomotiv standartlarında güç dağıtım ve enerji yönetim üniteleri (PDCU)ve mobil bataryalı hızlı mobil şarj çözümleri olarak sıralanıyor. Bu ürün gamı içerisindeki hızlı mobil şarj üniteleri Ford Otosan ve YED Teknoloji iş birliğiyle geliştirilip piyasaya sunulacak. Ürün geliştirme faaliyetlerini yurt içi ve yurt dışında endüstriyel ortaklarıyla yürüttüğü saha uygulamaları ile sürdüren şirket, elektrikli araç şarj teknolojilerine yönelik çözümlerini yurt dışı pazarlarda ihracatını yaparken, Ford Otosan yatırımıyla birlikte bu çözümlerin seri üretimine geçmeyi hedefliyor.

Başarısı kanıtlanmış çözümler

YED Teknoloji, Driventure’ın mobilite, sürdürülebilirlik, akıllı üretim ve lojistik alanlarında yenilikçi erken aşama girişimleri desteklediği “Future of Mobility Hızlandırma Programı”na dahil olan girişimler arasında yer alıyordu. YED Teknoloji tarafından geliştirilen şebekeden bağımsız mobil şarj üniteleri, 2025 yılından bu yana Ford Otosan’ın tesislerinde ve otoparklarında kullanılıyor. Ayrıca Ford Otosan’ın İstanbul Sancaktepe’deki otoparklarındaki elektrik altyapısı, YED Teknoloji ile geliştirilen çözüm ile 6 kat güçlendirilerek elektrikli araçlara hızlı şarj servisi verilmesi sağlandı.

Driventure , gerçekleştirdiği bu stratejik yatırım ile YED Teknoloji‘nin teknolojik çözümlerini ekosistemine dahil ederek küresel ölçekteki ayak izini ve etkinliğini daha da artıracak. Yatırım ile YED Teknoloji‘nin bataryalı şarj cihazları ile elektrikli araç teknolojilerinde uzun vadeli teknoloji sağlayıcısı olarak konumlanma hedefinin desteklenmesi hedefleniyor.

Ford Otosan’ın inovasyon ve dönüşüm vizyonu doğrultusunda 2019 yılında hayata geçirdiği kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, mobilite teknolojileri başta olmak üzere sürdürülebilirlik, yapay zekâ, bağlantılı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlarda erken aşama girişimleri destekliyor. Driventure, finansal destek sağlayan bir yatırımcı olmasının yanında, girişimlerin büyüme ve kurumsal iş birliği potansiyelini geliştiren, aynı zamanda Ford Otosan ve mobilite ekosistemiyle entegre olmasını da amaçlayan bir stratejik ortak olarak konumlanıyor. Driventure’ın yatırımla desteklediği şirketler arasında Optiyol, Bluedot, Delivers.AI, Deepenai, Saha Robotics ,Evreka, Robolaunch, Büyütech, AilBuild ve YED Teknoloji yer alıyor.

UiPath, sağlık sektörüne yönelik Agentic AI çözümlerini duyurdu

Agentic otomasyon ve yapay zekâ yazılım şirketi UiPath (NYSE: PATH), sağlık sektörü için geliştirdiği yeni agentic yapay zekâ çözümlerini duyurdu. Tıbbi kayıt özetleme, geri ödeme retlerinin önlenmesi ve çözümü ile provizyon (ön onay) süreçlerine odaklanan çöUiPathzümler; veri akışını entegre ederek operasyonel verimliliği artırmayı ve gelir döngüsü yönetimini hızlandırmayı hedefliyor.

Sağlık kuruluşları; iş gücü eksikliği, parçalı veri yapıları ve birbirinden kopuk sistemler nedeniyle özellikle gelir döngüsü yönetiminde ciddi operasyonel zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Sağlayıcı kurumlar tarafından üretilen yoğun ve karmaşık klinik dokümantasyonun, geri ödeme süreçlerinde kullanılabilecek standart ve karar destekli verilere hızla dönüştürülmesi gerekiyor. Klinik verilerinin yapılandırılmış ve aksiyona dönüştürülebilir hale gelmesi; hizmet sunumunu hızlandırırken tahsilat sürelerini kısaltıyor, gelir kaybı risklerini azaltıyor ve ödeme işlemlerinde uyum süreçlerini güçlendiriyor. UiPath’in sağlık sektörüne yönelik yeni çözüm seti, uçtan uca teknoloji destekli gelir döngüsü yönetimi hizmetleri sunuyor.

Tıbbi Kayıt Özetleme

UiPath’in Tıbbi Kayıt Özetleme çözümü, dağınık ve karmaşık yapıdaki tıbbi kayıtları analiz ediyor ve bunları kaynak gösterimli, doğrulanabilir ve yapılandırılmış özetlere dönüştürüyor. Bu yapı, klinisyenlerin uzun ve parçalı dokümantasyonları incelemek için harcadığı süreyi önemli ölçüde azaltıyor. Sağlık kuruluşları daha hızlı klinik karar alıyor; sağlayıcılar ile ödeme kuruluşları arasındaki veri uyumu ve işlem doğruluğu güçleniyor.

Geri Ödeme Retlerinin Önlenmesi ve Çözümü

Geri Ödeme Retlerinin Önlenmesi ve Çözümü ise geri ödeme taleplerinde ortaya çıkan retlerin temel nedenlerini otomatik olarak tespit ediyor ve gerekli düzeltici aksiyonları devreye alıyor. Sistem, itiraz süreçlerini uçtan uca orkestre ediyor ve gelir kaybı riskini azaltıyor. Aynı zamanda kurumların regülasyonlara uyum süreçlerini daha sistematik ve izlenebilir hale getiriyor.

Provizyon

UiPath’in Provizyon çözümü, uygunluk ve teminat doğrulama işlemlerini otomatikleştiriyor ve manuel iş yükünü azaltıyor. Klinik verileri tıbbi gereklilik kurallarıyla eşleştiriyor, başvuruları karmaşıklık düzeyine göre yönlendiriyor. Gerçek zamanlı durum takibi sağlıyor; böylece sağlık hizmeti sağlayıcıları süreci şeffaf biçimde izliyor ve gecikmeler azalıyor.

Sheldon: “Sağlık sektöründe dönüşümün merkezinde agentic otomasyon yer alıyor”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan UiPath Ürün Direktörü Graham Sheldon verdiği demeçte;

“Sağlık sektöründe agentic dönüşüm için fırsat çok büyük ve riskler hiç olmadığı kadar yüksek. İş gücü zorlukları, artan maliyetler ve karmaşık regülasyonlar köklü bir değişimi zorunlu kılıyor. Yeni agentic otomasyon ve orkestrasyon çözümlerimiz; kurum genelindeki verileri birbirine bağlayarak kritik iş akışlarını hızlandırıyor, maliyetli hataları ortadan kaldırıyor ve sağlayıcılar ile ödeme kuruluşları için daha verimli bir yapı oluşturuyor.”

San Francisco merkezli Archimetis, Borusan Ventures’ın katıldığı turda 11.5 milyon dolar yatırım aldı

Borusan Grubu‘nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, üretimde verimliliği ve güvenliği güçlendiren yenilikçi girişimlere yatırım yapmaya devam ediyor.

Bu kapsamda, enerji ve kimya başta olmak üzere endüstriyel tesislerde yapay zekâ destekli üretimde akıl yürütme ve karar alma sistemi geliştiren Archimetis, Borusan Ventures’ın da katıldığı yatırım turunda 11.5 milyon dolar yatırım aldı. Inspired Capital liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna ayrıca Homebrew, MCJ ve Incite Capital de katıldı.

Defne Kocabıyık Narter: Archimetis’in diğer yapay zekâ çözümlerinden ayrışacağına inanıyoruz

Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Archimetis’in kurucularından Paul Manwell, uzun yıllar Google’da üst düzey yöneticilik yapmış ve şirket CEO’su Sundar Pichai ile önemli projelerde çalışmış bir isim. Bu deneyimiyle birlikte Archimetis’in diğer yapay zekâ çözümlerinden ayrışacağı ve daha üst seviyede bir ürün olacağı konusunda inancımız tam. Yapay zekânın üretimde sınırlı değer yaratacağı yönünde yanlış bir algı olsa da Borusan Boru’nun Houston tesisindeki testlerimiz bunun tam tersini gösterdi. Çelik sektöründe öncü bir oyuncu olarak bu yolculuğun içerisinde yer almaktan, üretim tesislerimizi açarak Archimetis’in bu sektörde ilerlemesine katkı sağlamaktan oldukça mutluyuz. Diğer ülkelerdeki üretim tesislerimize de bu çözümün yayılımını sağlayıp yapay zekâyı işlerimizin önemli bir parçası haline getirmek istiyoruz.”

Milyarlarca veri tek bir yapıda: Günler sürecek analizlere son veriyor

2023 yılında kurulan Archimetis, rafinerilerde ve ağır sanayi tesislerinde uzun süredir hissedilen kritik bir probleme odaklanıyor: Yoğun operasyonel baskı altında çalışan ekiplerin ihtiyaç duydukları karar ve analiz desteğine zamanında ulaşamaması. Üretim hatları beklenmedik şekilde durduğunda ekipler; sensör verileri, bakım ve arıza kayıtları, PDF dokümanlar, e-postalar ve deneyimli çalışanların zihninde yer alan kurumsal bilgi gibi dağınık kaynaklarla baş etmek zorunda kalıyor. Ekiplerin karşılaştığı asıl zorluk veriye sahip olmak değil, bu veriyi hızlı ve doğru şekilde anlamlandırabilmek. Bu parçalı yapı nedeniyle bilgiler günler süren analizlerle bir araya getiriliyor, bunlara, her gün karşılaşılan yüzlerce küçük problem de eklendiğinde şirketler ciddi verimlilik ve optimizasyon fırsatlarını kaçırıyor. Archimetis, insanın tek başına işleyemeyeceği milyarlarca veriyi yapay zekânın imkanlarıyla tek bir yapıda işleyerek, öğrenerek ve bir takım arkadaşı gibi konumlanarak operasyon ekiplerinin daha hızlı, tutarlı ve veri odaklı karar almasını sağlıyor.

Archimetis Kurucu Ortağı ve CEO’su Paul Manwell verdiği demeçte;

“Yıllar boyunca operasyon ekipleri, hızla artan operasyonel karmaşıklığı artık ihtiyaçlara cevap veremeyen araçlarla yönetmek durumunda kaldı. Yapay zekâda akıl yürütme alanında yaşanan son atılımlar, bu sorunu artık her ölçekteki tesis için çözülebilir hale getirdi. Bugün, operasyon ve mühendislik alanındaki her bir çalışana en deneyimli uzmanların muhakeme ve sezgi yetkinliklerini sunabiliyor, aynı zamanda kurumsal bilgiyi görünür kılarak en iyi uygulamaların her vardiyada tutarlı biçimde uygulanmasını sağlayabiliyoruz.”

Yapay zekâ akıl yürütmesi ile endüstriyel operasyonları güçlendiriyor

Archimetis, Google DeepMind’in AlphaCode yaklaşımındaki ileri yapay zekâ gelişmelerini temel alan, modern bir operasyonel akıl yürütme mimarisi üzerine kurulu. Güvenli ve özel bir bulut ortamında çalışan platform; sensör verileri, bakım kayıtları ve dokümantasyon gibi farklı kaynaklardan gelen yapılandırılmış ve yapılandırılmamış verileri tek bir yapıda birleştiriyor. Önde gelen dil modelleri ve analitik araçları entegre ederek operasyonları sorunlar ve fırsatlar açısından sürekli izliyor, küresel ve şirket-özel en iyi uygulamaları devreye alıyor, böylece normalde günler süren karmaşık mühendislik analizlerini otomatik olarak gerçekleştiriyor. Ortaya çıkan içgörüler de operasyon ekiplerine anlık ve aksiyona dönük şekilde sunuluyor. Elde edilen ilk sonuçlara göre, Archimetis sayesinde günlük 120.000 varil kapasiteli bir rafineride marj iyileştirmeleri, maliyet tasarrufları ve süreç güvenliğindeki artış sayesinde yıllık 34–45 milyon dolar aralığında finansal etki yaratıldı.

Barselona merkezli Türk oyun stüdyosu Cheer Games, 4.5 milyon dolar yatırım aldı

AppLovin’in Lion Studios ekibinde üst düzey yöneticilik yapmış ve dünya çapında büyük başarı yakalayan Hexa Sort oyununun yaratıcıları tarafından kurulan yeni nesil mobil bulmaca stüdyosu Cheer Games, tohum öncesi yatırım turunda 4,5 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu.

Makers Fund liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna Play Ventures ve stratejik melek yatırımcılar katıldı. Alınan fon, Cheer Games’in yeni oyun projelerinin geliştirilmesini hızlandırmak ve Barselona’daki merkez ofisini küresel yeteneklerle büyütmek için kullanılacak.

Cheer Games’in kurucu ekibi; CEO Emre Gerçel, CPO Berkay Öztürk, CTO Ertan Ünver ve CMO Kutay Koraltürk’ten oluşuyor.

Uzun yıllardır birlikte çalışan ekip, sadece uygulama içi satın alımlarda (IAP) 50 milyon dolar geliri aşan Hexa Sort gibi zirveye oynayan hit oyunlara imza attı. Ekip, bu derin ürün, büyüme ve iş geliştirme deneyimini, uzun ömürlü ve ölçeklenebilir bulmaca markaları (IP) yaratmak amacıyla Cheer Games çatısı altında birleştirdi.

Cheer Games CEO’su ve Kurucu Ortağı Emre Gerçel, yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Masaya baktığımda, sektörün kendisini kıyasladığı oyunları inşa eden ve geleceğe bahis oynamayı seçen bir ekip görüyorum. Berkay’ın tasarım vizyonu, Hexa Sort’u dünyanın en çok kazanan ‘sort’ oyunu haline getirdi; sektör hâlâ ona yetişmeye çalışıyor. Kutay sadece oyunları ölçeklendirmedi, oyunları ölçeklendiren mekanizmayı kurdu. Ertan ise sıfırdan bir değil, iki başarılı stüdyo inşa etti. Bu kolektif deneyim her zaman karşınıza çıkacak bir şey değil. Cheer’ı kurduk çünkü sektörün kısa vadeli düşünce yapısından daha kalıcı bir yapı inşa edebileceğimize inandık. Amacımız, sadece oyun değil, birer franchise haline gelecek yapımlar ve kurumsallaşmış bir stüdyo oluşturmak. Barselona bize küresel bir sahne sunuyor, Türkiye’deki köklerimiz bize bu azmi veriyor; bu ekip ise başaracağımıza dair bana tam güven sağlıyor.”

Merkezi Barselona‘da bulunan stüdyo, Avrupa’nın önde gelen oyun şirketlerinden gelen yeteneklerle yüksek yoğunluklu bir organizasyon kurmayı hedefliyor. Halihazırda mobil oyun sektöründe derin köklere sahip 11 kişilik bir ekibe ulaşan Cheer Games, kadrosunu genişletmeye devam ediyor.

Dolap’taki ikinci el satışlar, her 10 kadından 4’ü için başlıca gelir kaynağı

Döngüsel ekonomi ile dijitalleşmeyi buluşturup ikinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap’ta kadın satıcıların ağırlığı dikkat çekiyor. Bugün uygulamada 1 milyon 250 bini aşkın kişi ikinci el ürün satışı gerçekleştirirken, satıcıların yarıdan fazlasını kadınlar oluşturuyor.

Satıcılar ile alıcılar arasında güvenli, pratik ve sürdürülebilir bir alışveriş köprüsü kuran Dolap’taki kadın kullanıcılar, kullanmadıkları ürünleri satarak hem ev bütçesine katkı sağlıyor hem de ürünlerin yeniden dolaşıma kazandırılmasıyla tasarruf ve sürdürülebilir tüketim kültürüne katkıda bulunuyor. İkinci el alışveriş davranışları araştırmasına göre, kadın kullanıcıların yüzde 41’i için Dolap’taki satışlardan elde ettikleri kazanç başlıca gelir kaynağı haline geldi.

En çok satış kadın giyim kategorisinde

Dolap’ta ikinci el ürün satan kadınların yaş aralığı 18’den başlayıp 65 yaş üzerine kadar uzanıyor. Uygulamada en çok satış yapılan kategori ise Kadın Giyim olarak öne çıkıyor. Bu kategoride en çok tercih edilen ürün grupları arasında pantolon, gömlek, günlük elbise, bluz ve spor ayakkabı bulunuyor.

Verilere göre en çok satıcının kayıtlı olduğu İstanbul, aynı zamanda en fazla siparişin verildiği şehir. Alış ve satışlarda İstanbul’u Ankara ve İzmir takip ederken, Bursa ve Antalya da ilk beşteki şehirler arasında yer aldı.

8 Mart’ta KEDV’e dayanışma çağrısı

Dolap, ayrıca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında kullanıcılarını Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’na (KEDV) destek olmaya davet ediyor.

Dolap Kurucusu Hande İzmirlioğlu, kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımına desteklemenin Dolap’ın öncelikleri arasında yer aldığını belirterek şunları söyledi:

“Dolap’taki kadın kullanıcılarımız, ikinci el alışveriş ve ürünlerin yeniden dolaşıma kazandırılmasında öncü rol üstleniyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kullanıcılarımızla birlikte dayanışmayı büyütmeyi hedefliyoruz. Dolap olarak, daha fazla kadının ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesi için Kadın Emeğini Destekleme Vakfı’na bağışta bulunuyoruz. Kullanıcılarımızı da el emeği üretim yapan bireysel kadın satıcılarımızın ürünlerinden alışveriş yapmaya ve Kadınlar Günü’nde KEDV’e destek vermeye çağırıyoruz.”

Dolap, “Giy, Sat, Bağışla” yaklaşımıyla kullanıcıların satış gelirlerinden sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabilmesine imkan tanıyor.

Depremden etkilenen kadınlara destek

Dolap geçmişte de depremden etkilenen kadınlara yönelik “Hayallerime Giden Yol” programını hayata geçirmişti. Program kapsamında, kadınlara satış ve dijital mağazacılık eğitimleri verilerek sürdürülebilir gelir elde etmeleri desteklenmişti.