Ana Sayfa Blog Sayfa 16

Yerli yapay zeka girişimi Academic Sight, yoluna Pro Sicht adıyla devam edecek

Yapay zeka tabanlı endüstriyel kalite kontrol ve otomasyon çözümleri alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketi Academic Sight, globalleşme stratejisi kapsamında marka kimliğini yenileyerek yoluna Pro Sicht adıyla devam edeceğini duyurdu.

Kuruluşundan bu yana endüstriyel görsel denetim süreçlerine yapay zekâ entegrasyonu sağlayan girişim, bu marka dönüşümüyle birlikte teknolojik kabiliyetlerini uluslararası pazarda daha güçlü bir kimlikle temsil etmeyi hedefliyor.

Vizyoner bir adım: Profesyonellik ve Alman kalite yaklaşımı

Yeni marka ismi olan Pro Sicht; profesyonelliği, endüstriyel çözüm yetkinliğini ve Almanca “görüş/bakış” anlamına gelen Sicht kelimesini bir araya getiriyor. Kurucular, bu değişikliğin sadece bir isim yenilemesi değil, aynı zamanda Alman kalite standartlarını küresel inovasyon vizyonuyla birleştirme stratejisinin bir parçası olduğunu vurguluyor.

Operasyonel süreçlerde kesintisiz geçiş

Marka değişikliğiyle birlikte şirketin kurumsal kimliği ve dijital varlıkları da güncelleniyor. Yapılan açıklamaya göre:

  • Tüm ürün ve hizmetler bugünden itibaren Pro Sicht markası altında toplanacak.
  • Şirketin web sitesi ve dijital platformları aşamalı olarak yeni alan adına taşınırken, iletişim kanalları @prosicht.com uzantılı e-posta adresleri üzerinden sürdürülecek.
  • Mevcut müşterilerin sözleşme, proje ve hizmet süreçlerinde herhangi bir kesinti yaşanmayacak; devam eden projeler aynı uzman kadro tarafından yürütülmeye devam edecek.

Hedef: Global endüstride “Tak-Çalıştır” çözümler

Pro Sicht, yeni dönemde özellikle Plug&Play (Tak-Çalıştır vizyon çözümleri, üretim hatlarında otomatik ölçüm sistemleri ve yapay zeka destekli görsel denetim alanındaki ürün gamını genişletmeyi planlıyor. Şirket, bu dönüşümle birlikte uluslararası hizmet ağını güçlendirerek global sanayide daha etkin bir rol oynamayı hedefliyor.

AgeSA, Big Bang 2025’te iki girişim Bloocell ve Biges Kompozit’e toplamda 1 milyon TL hibe verdi

Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, girişimleri gelişim yolculuklarında desteklemeye ve potansiyel işbirliği fırsatları yaratmaya devam ediyor.

Bu doğrultuda AgeSA, 2019 yılından bu yana destekçisi olduğu İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi tarafından düzenlenen Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge 2025 kapsamında, Bloocell Sağlık Teknolojileri ve Biges Kompozit girişimlerine toplamda 1 milyon TL hibe desteği sağladı.

AgeSA’nın hibe desteği verdiği Bloocell Sağlık Teknolojileri, kişiye özel üretilebilen, biyobozunur yapısıyla doğal yenilenmeyi destekleyen ve doku onarımında etkili çözümler sunan yapay doku teknolojisi sunuyor.

AgeSA’nın destek sağladığı bir diğer girişim olan Biges Kompozit ise döngüsel ekonomi prensiplerini esas alarak tekstil atıklarını ileri dönüşüm yoluyla yüksek performanslı kompozit malzemelere, akustik panellere ve sürdürülebilir hammaddelere dönüştüren çevreci bir malzeme teknolojisi sunuyor. AgeSA bu girişimlere verdiği destekle teknoloji girişimciliği ekosistemini desteklemenin yanı sıra sürdürülebilir kalkınma amaçlarına da katkı sunmayı hedefliyor.

Deniz Portföy ve Teknopark İstanbul’dan yeni fon: Çağla GSYF

Erken aşama teknoloji girişimlerine odaklanan Çağla GSYF, finansmanın yanı sıra mentorluk, ticarileşme ve ekosistem entegrasyonunu destekleyerek, küresel ölçekte rekabet edebilecek girişimlerin ortaya çıkmasını ve Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

“Türkiye’nin teknoloji üretim gücüne uzun vadeli kaynak sağlıyoruz”

Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat konuyla ilgili demecinde;

“Deniz Portföy olarak, girişim sermayesi fonlarımız aracılığıyla ülkemizin yenilikçi fikirlerine uzun vadeli ve nitelikli kaynak sağlamayı; Türkiye’de inovasyonun ve girişimcilik ekosisteminin güçlü ve dengeli biçimde gelişimine katkı sunmayı önceliklendiriyoruz. Teknopark İstanbul ile hayata geçirdiğimiz Çağla GSYF, yalnızca finansman sunan bir yapı olmanın ötesinde, girişimlerin ürün geliştirme süreçlerini de mentörlük ile destekleyen ve ekosistemde yatırım akışını güçlendiren bütüncül bir model olarak tasarlandı. Fintech, oyun, yeşil teknoloji, mobilite ve yapay zeka gibi alanlarda tohum öncesi ve tohum aşamasındaki girişimlere yatırım yaparak, Türkiye’nin teknoloji üretimine ve erken aşama başarı hikayelerine katkı sağlayacak olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

“Ekosistemin gücüne güç katmaya devam edeceğiz”

Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ise demecinde;

“Çağla GSYF ile girişimcilerimize sadece finansal kaynak sağlamakla kalmıyor, erken aşama girişimlerin ürün geliştirme süreçlerine ivme kazandıran kapsamlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizması sunuyoruz. Savunma, biyoteknoloji, fintech, oyun ve yapay zeka gibi kritik alanlardaki tohum öncesi ve tohum aşaması projeleri destekleme vizyonumuz kapsamında firmalarımızı belirledik ve bunlara değişen oranlarda toplamda 500 bin dolara yakın yatırım kararı aldık. Birkaç yıl içerisinde toplamda 10 milyon dolara ulaşacak fon hacmimizle, girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırarak, Teknopark İstanbul ekosisteminin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.”

Martı, 2026 yılında 70 milyon dolar gelir elde etmeyi hedefliyor

Türkiye’nin mobilite süper uygulaması Martı, 2026 yılı için 70 milyon dolar gelir elde etmeyi ve pozitif düzeltilmiş FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) seviyesine ulaşmayı planlıyor.

Bu öngörü, şirketin yıllık bazda iki katın üzerinde gelir büyümesi yakalayacağına işaret ediyor.

Martı, 2026 yılına yönelik öngörülen güçlü performansın ise aşağıdaki temel faktörler tarafından destekleneceğini belirtiyor:

  • Yolculuk paylaşımı (ride-hailing) hizmetlerinde sefer sayısının hızlı artışı,
  • Gelir elde edilen şehirlerde üyelik paketlerinin yaygınlaşması ve satış hacminin artması,
  • 2025 yılında faaliyete geçen yeni şehirlerde üyelik paketlerinin kademeli olarak kullanıma sunulması,
  • Martı’nın teslimat (delivery) hizmetlerinin hacim ve gelir katkısının artması.

Artan yolculuk hacmiyle birlikte oluşan operasyonel kaldıraç, gelir elde edilen pazarlarda iyileşen birim ekonomileri ve teslimat hizmetlerinin ölçeklenmesiyle Martı, kârlılığa ulaşırken büyüme yatırımlarını da sürdürülebilir bir şekilde devam ettirmeyi amaçlıyor.

Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem konuya ilişkin verdiği demeçte;

“2025 performansımız, güçlü operasyonel kabiliyetimizin ve Martı’nın önünde duran büyük potansiyelin somut bir göstergesi. Yolculuk paylaşımı hizmetlerimizde yakaladığımız ivme sayesinde 2025 yılı beklentilerimizi aşacağız. Türkiye’de yeterince hizmet almamış ulaşım ve son kilometre pazarında hızla büyürken, 2026 yılında gelirlerimizi iki katın üzerine çıkaracağımızı ve pozitif FAVÖK seviyesine ulaşacağımızı net bir şekilde öngörebiliyoruz. Monetizasyonun ölçeklenmesi ve teslimat gibi yeni servislerin devreye alınmasıyla da platformumuzdan daha yüksek değer yaratmayı hedefliyoruz.”

Martı’nın 2026 yılı finansal beklentileri

Not: Açıklanan 2026 yılı gelir ve düzeltilmiş FAVÖK beklentileri, Martı’nın mevcut varsayımlarına dayanmaktadır ve gelecekteki performansın garantisi niteliğinde değildir. Bu beklentiler; ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunulan raporlarda yer alan risk faktörleri de dahil olmak üzere çeşitli belirsizlik ve risklere tabidir. Gerçek sonuçlar, bu öngörülerden önemli ölçüde farklılık gösterebilir.

Basın bülteninde, 2025 veya 2026 dönemlerine ilişkin ileriye dönük düzeltilmiş FAVÖK için bir mutabakat tablosuna da yer verilmemektedir. Bunun nedeni, Şirket’in, makul olmayan bir çaba göstermeksizin, sonuçlar üzerinde önemli etkisi olabilecek bazı mutabakat kalemlerine ilişkin anlamlı veya makul derecede doğru bir hesaplama ya da tahmin sunmasının mümkün olmamasıdır.

Ayrıca bültende yer alan bazı finansal bilgiler, ABD Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri’ne (GAAP) göre hazırlanmamış olup, düzeltilmiş FAVÖK gibi GAAP dışı ölçütleri içermektedir.

Düzeltilmiş FAVÖK; net dönem kârı/zararına amortisman, itfa payları, vergiler, finansal giderler (finansal gelirler netlenmiş olarak), tek seferlik giderler ve nakit çıkışı gerektirmeyen düzeltmelerin eklenmesiyle hesaplanmaktadır. Bu tek seferlik kalemler ağırlıklı olarak, gümrük vergilerinde yapılan tek seferlik düzenleme sonucunda oluşan karşılık giderleri ile şirketin olağan nakit operasyonlarını yansıtmadığı değerlendirilen dava karşılıklarını içermektedir.

Yüzer güneş enerjisi sistemleri geliştiren yerli girişim Zenith FPV, 330 bin dolar yatırım aldı

Yüzer güneş enerjisi sistemleri alanında faaliyet gösteren Zenith FPV, Yapı Kredi Portföy ve Entertech İstanbul Teknokent iş birliğiyle kurulan Entertech GSYF‘den 330.000 dolar yatırım aldı.

Zenith FPV, gerçekleştirilen bu yatırımla Entertech GSYF’nin portföy şirketleri arasına girdi.

Zenith FPV’ye yönelik yatırım süreci; Yapı Kredi Portföy ve Entertech VC ekipleri tarafından yürütülen değerlendirmeler kapsamında, finansal, hukuksal ve vergisel incelemelerin tamamlanmasının ardından başarıyla sonuçlandırıldı.

Stratejik uyum ve ileri mühendislik

Entertech GSYF’nin mühendislik temelli ve sürdürülebilir teknoloji odaklı yatırım yaklaşımı, çevresel etki yaratan ve ölçeklenebilir çözümleri önceliklendiriyor. Açık deniz (offshore) mühendisliğinde 15 yılı aşkın tecrübeye sahip kurucu ekibin bilgi birikimini yüzer güneş enerjisi sistemlerine taşıyan Zenith FPV, bu yaklaşımıyla fonun yatırım stratejisiyle güçlü bir uyum gösteriyor.

Yüzer GES projeleri; farklı yükler altında çalışan yüzer platformların hidrodinamik davranışlarının, değişken su seviyelerine uyumlu bağlama ve demirleme sistemleriyle modellenmesini gerektiren ileri mühendislik çözümleri içeriyor. Zenith FPV, Türkiye’de henüz yaygın olarak kullanılmayan gelişmiş mühendislik yazılımları ve ileri seviye hesaplama yöntemleriyle yüzer GES projelerini uçtan uca ele alıyor.

Zenith FPV tarafından geliştirilen yüzer GES teknolojisi; su yüzeyinde buharlaşmayı azaltarak su kaynaklarının korunmasına katkı sağlıyor, alg oluşumunu sınırlayarak sualtı ekosistemini destekliyor ve panel sıcaklığını düşürerek enerji verimliliğinde yüzde 10’a kadar artış sağlıyor. Arazi ihtiyacını ortadan kaldıran sistem, aynı zamanda maliyet avantajı yaratıyor ve sulama maliyetlerinin azalmasına katkıda bulunuyor.

Yakın zamanda, yüzer GES’lerin su yüzeylerinde kurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle, Türkiye’de su ve enerji entegrasyonu açısından yeni bir döneme girildi. Regülasyonların netleştiği bu dönemde tamamlanan yatırım, Entertech GSYF’nin doğru zamanda doğru teknolojiye odaklanan yatırım yaklaşımını yansıtıyor.

Yatırıma ilişkin değerlendirmede bulunan Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Entertech GSYF olarak yatırım odağımızı; mühendislik yoğunluğu yüksek, çevresel etkisi ölçülebilir ve ölçeklenebilir teknoloji alanlarına da yönlendiriyoruz. Yenilenebilir enerji ve temiz teknolojiler, Türkiye’nin hem enerji arz güvenliği hem de iklim taahhütleri açısından kritik bir dönüşüm alanı oluşturuyor. Bu alandaki çözümler; yalnızca sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda maliyet verimliliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve ihracat potansiyeli gibi stratejik çıktılar üretiyor. Derin teknoloji gerektiren bu yapı, kısa vadeli kopyalanabilir iş modellerinden ayrışarak uzun vadeli rekabet avantajı sunuyor. Bu nedenle çevresel etki yaratan ve küresel ölçekte ölçeklenebilir enerji teknolojileri, fonumuzun temel yatırım öncelikleri arasında yer alıyor.”

Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratmanın temel unsurlarından biri olarak ele aldıklarını söyleyen Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker ise yatırım hakkında şu değerlendirmede bulundu:

“Kurum olarak yatırım kararlarımızda çevresel ve sosyal etkiyi, finansal sürdürülebilirlikle ele alan bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Zenith FPV’nin yüzer güneş enerjisi alanında geliştirdiği ileri mühendislik çözümleri; su kaynaklarının korunması, enerji verimliliğinin artırılması ve arazi kullanımının azaltılması gibi çok boyutlu somut ve çevresel katkılar sunuyor. Temiz enerji çözümlerinin arttığı bu dönemde Yapı Kredi Portföy olarak, ölçülebilir çevresel etki üreten ve uzun vadeli değer yaratma potansiyeli taşıyan girişimlere yatırım yapmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, önümüzdeki dönemlerde de sürdürülebilir büyümeyi destekleyen teknoloji ve iş modelleriyle portföyümüzü güçlendirmeyi ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirmeyi sürdüreceğiz.”

Entertech GSYF, oyun teknolojileri, sağlık teknolojileri, kreatif teknolojiler, finansal teknolojiler, yenilenebilir enerji ve temiz teknolojiler gibi alanlarda faaliyet gösteren girişimlere yatırım yaparak Türkiye’nin teknoloji tabanlı girişimcilik ekosistemine katkı sağlamaya devam ediyor.

Ahlatcı Holding, yapay zeka odaklı dijital çözümler geliştiren Bixcod Teknoloji’yi satın aldı

Ahlatcı Holding son yıllarda nano teknoliji, ileri malzeme mühendisliği alanında yaptığı teknoloji yatırımlarına yapay zekâ ve ileri yazılım alanında stratejik bir adım atarak telekom, kıymetli madenler, bankacılık ve finans gibi dijital dünyanın ihtiyaç duyduğu sektörlere odaklanarak tüm dijital taleplere yönelik çözümler geliştiren Bixcod Teknoloji’yi bünyesine kattı.

Bu satın alma ile Holding, yalnızca grup şirketlerinin dijital dönüşüm sürecinin hızlandırmaya paralel olarak küresel ölçekte şekillenen ve mevcut ekonomik modelleri kökten dönüştüren “yapay zekâ ekonomisinin” aktif bir oyuncusu olmayı hedefliyor.

Ahlatcı Holding’in bu yatırımı, yapay zekâyı bir verimlilik aracı olmanın ötesinde, geleceğin iş modellerini belirleyen stratejik bir altyapı olarak konumladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde. Holding, Bixcod’un geliştirdiği yerli ve güvenli yapay zekâ ve yazılım çözümleriyle; operasyonel verimlilik, veri güvenliği ve ölçeklenebilir dijital mimariler alanında grup şirketlerini Geleceğe Hazır (future-ready) bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor.

2020 yılında Altay Şükrü Yılmaz ve Ömer Kaya tarafından kurulan Bixcod Teknoloji; finans, telekomünikasyon, uydu haberleşme ve ileri yazılım alanlarında Türkiye’de ve yurt dışında projeler geliştirmektedir. İstanbul merkezli girişim, 60 kişilik kadrosu ile fintech, ödeme sistemleri, ERP, özel yazılım ve otomasyon çözümlerinde uçtan uca yerli teknolojiler sunmaktadır.

Avrupa, Amerika ve dokuz farklı ülkede yürüttüğü projelerle küresel ölçekte büyümektedir.

Yapay zeka ekonomisine stratejik hazırlık

Gelişen yapay zekâ teknolojileri, yalnızca şirketlerin saha operasyonlarını değil; üretimden finansa, ticaretten karar alma mekanizmalarına kadar tüm ekosistemini yeniden şekillendiriyor. Ahlatcı Holding, Bixcod Teknoloji’yi bünyesine katarak yeni nesil ekonomik düzende rekabet gücünü sürdürülebilir biçimde artırmayı hedefliyor.

Bu stratejik hamle ile Holding; grup şirketlerinde yapay zekâ destekli süreç otomasyonu, ileri veri analitiği, kurumsal yazılım çözümleri ve yüksek güvenlikli dijital altyapıları yaygınlaştıracak. Aynı zamanda, Türkiye’nin dijital ekosistemine yerli ve güvenli çözümlerle katkı sunmayı sürdürecek.

“Bu Yatırım, Türkiye’nin Dijital Geleceği İçin Atılmış Güçlü Bir Adımdır”

Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Yapay zekâ ve dijital dönüşüm, artık şirketler için bir tercih değil; sürdürülebilir büyümenin ve küresel rekabetin ön koşulu. Geleceğin ekonomisi, teknolojiyi üreten ve yönetenler tarafından şekillenecek. Bixcod Teknoloji’nin Ahlatcı Holding bünyesine katılması; yalnızca grup şirketlerimizin dijital dönüşümünü hızlandırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye’nin yapay zekâ ve yazılım ekosisteminde güçlü, yerli ve güvenilir çözümler üretme kapasitesini artıracaktır. Bu yatırım, bugünü değil; ülkemizin dijital geleceğini hedefleyen uzun vadeli vizyonumuzun bir parçasıdır.”

İhracat odaklı ve küresel ölçekli büyüme

Ahlatcı Holding bünyesinde faaliyet gösterecek olan Bixcod Teknoloji, Türkiye’deki operasyon merkezini koruyarak ihracat odaklı bir büyüme stratejisi izleyecek. Yerli ve milli mühendislik gücüyle geliştirilen yazılım ve yapay zekâ çözümleri; başta Avrupa, Amerika olmak üzere dünya pazarlarına sunulacak. Bu model; nitelikli istihdamın artmasına, Türk mühendisliğinin küresel ölçekte görünürlük kazanmasına ve yazılım ihracatı yoluyla ülke ekonomisine döviz girdisi sağlanmasına katkı sunmayı hedefliyor.

Yerli, güvenli ve ölçeklenebilir dijital altyapılar

Bixcod Teknoloji’nin sunduğu kurum içi yazılım çözümleri, süreç otomasyonu ve veri güvenliği odaklı mimariler sayesinde; Ahlatcı Holding grup şirketleri kritik verilerini kendi sistemlerinde güvenle yönetebilecek, mevzuata uyumlu yapay zekâ çözümleriyle dijital dönüşümlerini sürdürülebilir biçimde gerçekleştirebilecek. Bu yaklaşım, ulusal veri güvenliği ve kurumsal dayanıklılık açısından da stratejik önem taşıyor.

“Bu Ortaklık, Yapay Zekâ Ekosistemini Büyütecek”

Bixcod Teknoloji Kurucu Ortakları Altay Şükrü Yılmaz ve Ömer Kaya satın almayla ilgili verdiği ortak demeçlerinde;

“Ahlatcı Holding ile kurduğumuz bu stratejik ortaklık, geliştirdiğimiz yerli yapay zekâ ve yazılım çözümlerini çok daha geniş bir ölçekte hayata geçirme imkânı sunuyor. Güvenli, veri odaklı ve ölçeklenebilir altyapılarla şirketlerin dijital dönüşümüne katkı sağlarken; Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemini güçlendiren uzun vadeli bir yapı kurmayı hedefliyoruz.”

Dijital varlık yönetim platformu Rudiq, Simya VC liderliğinde 1 milyon dolar yatırım aldı

Girişim sermayesi fonu 212’nin, erken aşama girişimlere yatırım yapma hedefiyle hayata geçirdiği Simya VC, yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor.

Simya VC’nin liderlik ettiği yatırım turunda, Repie GSYO ve Savco Yatırım’ın da katılımıyla dijital varlık yönetimi platformu Rudiq, 1 milyon dolar yatırım aldı.

Blokzincir temelli tokenizasyon ve kripto varlık teminatlı kredi yazılımları geliştiren Rudiq, aldığı yatırımla başta Türkiye, Orta Doğu ülkeleri ve Amerika olmak üzere satış ve teknoloji operasyonlarını büyütmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Amerika, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde servis sağlayıcı şirketlerini kurmayı planlayan Rudiq; global büyüme stratejisinin parçası olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nde aracı kurum lisansı alarak tokenize menkul kıymet ihraç ve dağıtım yetenekleriyle finansal kuruluşa dönüşmeyi amaçlıyor.
Finansal kurumlar için geleneksel yatırım araçları tokenizasyonu ve bu varlıklara dayalı kredili altyapı çözümleri sunan fintek şirketi Rudiq, yatırımcılar ile reel sektördeki varlık sahiplerini güvenli, şeffaf ve hızlı bir altyapı üzerinden buluşturmayı hedefliyor. Geliştirdiği dijital varlık platformuyla Rudiq, gayrimenkulden hisseye, bonodan ticari alacağa, değerli madenlerden alternatif varlıklara kadar geniş bir yelpazedeki varlıkların blokzincir tabanlı menkul kıymetleştirilmesini mümkün kılıyor.

Regülasyon temelli engelleri ortadan kaldırıyor

Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Rudiq, kurumların dijital varlık alanına güvenle adım atmasını sağlayan güçlü ve güvenilir altyapısıyla öne çıkıyor. Şirketlerin bu dönüşümde karşılaştığı teknik, operasyonel ve regülasyon temelli engelleri ortadan kaldıran yapısı, pazarda net bir ihtiyacı çözüyor. Deneyimli kurucu ekibi, büyüyen pazar içindeki doğru konumlanması ve erken müşteri talebi Rudiq’i bölgesel olduğu kadar küresel ölçekte de güçlü bir oyuncu olma potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Dünyanın önde gelen hızlandırma programlarından Alchemist Accelerator’a kabul edilmesi de bu potansiyelin uluslararası düzeyde onaylandığını gösteriyor. Simya VC olarak, vizyoner ekibi ve sunduğu çözümün taşıdığı ölçeklenme potansiyeliyle Rudiq’in bu yolculuğuna eşlik etmekten mutluluk duyuyoruz.”

Dijital varlıklarda altyapıdan ihraç ve dağıtıma uzanan yeni bir model

Rudiq Kurucu Ortağı ve CEO’su Mustafa Kemal Akıllıoğlu verdiği demeçte;

“Küresel finansal sistemin yapısal bir dönüşümden geçtiği bu dönemde, gerçek dünya varlıklarının dijitalleşmesi artık bir inovasyon başlığı değil, kaçınılmaz bir altyapı ihtiyacı. Rudiq’i kurarken hedefimiz yalnızca tokenizasyon teknolojileri geliştirmek değil; regüle piyasalarda güven, şeffaflık ve ölçeklenebilirliği esas alan yeni bir yatırım mimarisi inşa etmekti.

Bu yatırım turunu, bizi teknoloji sağlayıcısı rolünün ötesine taşıyan stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde ihraç ve dağıtım kabiliyetlerimizi devreye alarak, dijital varlıkların geleneksel finansla entegre olduğu, kurumsal ölçekte çalışan bir modelle sahada olacağız.

Bölgedeki sermayenin daha verimli, erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde yönlendirilmesine katkı sunan bir finansal altyapı oyuncusu olmayı hedefliyoruz. Bu yolculukta Simya VC ve diğer yatırımcılarımızın vizyonumuza duyduğu güven, Rudiq’in küresel ölçekte kalıcı bir değer üretme potansiyelinin en güçlü göstergesi.”

Yapay zeka tabanlı hava zekası çözümleri geliştiren Buluttan, 1 milyon dolar yatırım aldı

Eren Kısmet’in miras bıraktığı tutkuyla 2022 yılında Güven Bölükbaşı, Gökmen Güven ve Mehmet Kıral tarafından kurulan Buluttan, konuma özel, yüksek zamansal ve coğrafi çözünürlükte sayısal hava tahmin ve yapay zeka modelleri geliştirerek, operasyonel karar alma süreçlerinin en güvenilir verilere dayanmasını sağlıyor.

Şirketin geliştirdiği teknoloji, özellikle atmosfer koşullarına duyarlı sektörlerde fark oluşturuyor.

Buluttan’ın SaaS hava zekası çözümleri, hava, kara ve deniz ulaşımı ile lojistik operasyonlarında hava koşullarına dayanıklı karar destek sistemleri sunarak can, mal ve operasyon emniyetini artırırken; planlama kaynaklı verimlilik artışı ve maliyet tasarrufu sağlıyor. Yenilenebilir enerji alanında ise rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerine yönelik üretim tahmini başta olmak üzere, enerji piyasası odaklı ürünlerle verimlilik ve maliyet avantajı sunuyor.

Buluttan ayrıca, temel (foundational) yapay zeka atmosfer modeli geliştirmek üzere oluşturulan Avrupa’nın en büyük meteoroloji konsorsiyumu olan EU Horizon WeatherGenerator`da; Meteo France ve Meteo Swiss gibi Avrupa’nın önde gelen meteoroloji kurumlarıyla birlikte çalışan tek özel meteoroloji şirketi konumunda bulunuyor.

Bu alanda sınırlı sayıda girişim arasında yer alan Buluttan, aldığı yatırımla Türkiye’deki büyümesini hızlandırmayı, aynı zamanda Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına açılarak bölgesel varlığını güçlendirmeyi hedefliyor.

Buluttan Kurucu Ortağı Gökmen Güven, yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Atmosfer bilimleri, yapay zeka ile önemli bir dönüşüm yaşıyor. Buluttan olarak bu dönüşümde Türkiye’den globale etki eden, derin teknoloji üreten çok güçlü bir ekibe sahibiz. Bu yatırım, hava zekası teknolojimizi global ölçekte yaygınlaştırma vizyonumuzu güçlendiriyor. İş ortaklarımızla birlikte, iklim teknolojileri alanında öncü bir rol üstlenerek daha sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı amaçlıyoruz.”

Arya VC Partneri Sanem Tatlıdil Özal ise yatırımla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Meteoroloji verisi, birçok sektörde artık destekleyici bir unsur değil, doğrudan operasyonel bir karar girdisi haline geliyor. Buluttan’ın farkı, hava tahminini soyut bir veri olmaktan çıkarıp, ölçeklenebilir ve aksiyon alınabilir bir zeka katmanına dönüştürmesi.”

APY Ventures Fon Yöneticisi Mustafa Keçeli ise yatırım motivasyonlarını şu sözlerle ifade etti:

“Güçlü teknik ekipleri ve Avrupa’daki kurumsal iş birlikleriyle, hava zekası alanında küresel ölçekte bir teknoloji inşa ettiklerine inanıyoruz. Bizler de bu yolculuğa katkı sağlıyor olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Getmobil’in 22 milyon dolarlık yatırımın özeti | “Tescilden sonra Haliç’te koştum.”

22 milyon dolarlık Seri A yatırım turunu yeni tamamlayan yenilenmiş elektronik market girişimi Getmobil‘in kurucu ortağı Mehmet Ertan Uygun ile tüm süreci konuştuğumuz bir içerik ürettik.

Yerli girişim Getmobil, IFC’nin katıldığı turda 22 milyon dolar Seri A yatırım aldı

Mehmet Uygun ve Zeynep Uygun’un kurucu ortakları arasında yer aldığı uçtan uca yenilenmiş elektronik cihaz platformu Getmobil, Türkiye’deki ikinci el elektronik pazarının dijitalleşmesini hızlandırmak amacıyla Seri A yatırım turunda 22 milyon dolar yatırım aldı.

Yatırım turunun 15 milyon dolarlık kısmı, iklim odaklı yatırımlarıyla tanınan ve Chris Sacca tarafından kurulan yeşil dönüşümün öncüsü Lowercarbon Capital ile Dünya Bankası Grubu’nun özel sektör kolu Uluslararası Finans Kurumu IFC liderliğinde gerçekleşti. Kalan 7 milyon dolarlık bölümse mevcut yatırımcıların katılımıyla gerçekleşti.

Tura ayrıca, büyük ve gelişmekte olan pazarlarda kategori tanımlayan dijital altyapılara yatırım yapan, küresel ölçekte saygın dört yatırımcıdan ikisi olan 2150 VC ve Endeavor Catalyst de katıldı. Mevcut yatırımcılar Dutch Founders Fund (DFF), TechOne/Metis, Maxis, Arya VC ve 212 de tura yeniden katılarak, Getmobil’in uzun vadeli vizyonuna olan güvenlerini bir kez daha teyit etti.

Bu yatırım, yalnızca Getmobil’in büyümesini değil; Türkiye’de uzun yıllardır büyük ölçüde kayıt dışı ve dağınık şekilde işleyen ikinci el elektronik pazarının, regülasyonlarla uyumlu, şeffaf ve ölçeklenebilir bir yapıya kavuşmasını hedefleyen daha geniş bir dönüşüm vizyonunu temsil ediyor.

Regülasyonla dijitalleşen ve kayıt altına alınan pazar

Getmobil’e gelen bu yatırımın arkasındaki en önemli faktörlerden biri, Ticaret Bakanlığı’nın “Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmeliği” ile sektörde oluşturulan düzenleyici çerçeve oldu. Yönetmelik, ikinci el ve yenilenmiş elektronik pazarında tüketici güvenini artırırken; kayıt dışı faaliyetlerin azalmasına, standartların oluşmasına ve sürdürülebilir bir pazar yapısının gelişmesine zemin hazırladı.

IFC ve diğer global yatırımcılar açısından bu düzenleyici altyapı, Türkiye’de ikinci el elektroniğin ölçeklenebilir bir yatırım alanına dönüşmesinde kritik rol oynadı. Getmobil ise bu regülasyon zeminini, uçtan uca dijital altyapısıyla sahaya taşıyan öncü oyunculardan biri olarak konumlanıyor.

Bakanlık tarafından belirlenen kriterleri sağlayan bayilere yerinde yenileme yetkisi tanınarak, yenileme süreçlerinin maliyetlerinin azaltılması ve yenilenmiş ürün arzının tüm Türkiye’ye yayılması amaçlanıyor

8 milyar dolarlık pazar için dijital bir işletim sistemi

Türkiye’nin 8 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı tahmin edilen ikinci el elektronik pazarı, uzun süredir standartlardan ve tüketici koruma mekanizmalarından yoksun bir şekilde faaliyet gösteriyordu. Getmobil, ülke genelindeki 32 binden fazla cep telefonu bayisini birbirine bağlayan bir dijital işletim sistemi inşa ederek bu tabloyu değiştiriyor.

Sistem; satın alma, satış, fiyatlandırma, envanter takibi ve yasal uyum süreçlerini tek bir dijital çatıda toplayarak sektörde ortak bir standart oluşturmayı hedefliyor.

Ticaret Bakanlığı’nın düzenlemeleriyle güçlenen şeffaf bir pazar

Ticaret Bakanlığı’nın yenilenmiş ürünlere ilişkin düzenlemeleriyle uyumlu şekilde faaliyet gösteren Getmobil, lisanslı yenileme merkezi yapısı ve dijital altyapısıyla tüketicilerin 12 ay garantili, Bakanlık onaylı ürünlere erişimini sağlıyor. Platform üzerinden yürütülen süreçler; pazarın şeffaf, izlenebilir ve denetlenebilir bir yapıda işlemesine katkıda bulunuyor.

Veriye dayalı, ölçeklenebilir bir bayi işletim modeli

İkinci el elektronik sektöründe faaliyet gösteren bayiler, uzun yıllar boyunca manuel ve birbirinden kopuk sistemlerle çalıştı. Getmobil’in sunduğu dijital altyapı sayesinde bayiler; fiyatlama, stok yönetimi ve operasyonel süreçlerini merkezi ve veriye dayalı bir şekilde yönetebiliyor. Bu dönüşüm, küçük ölçekli satış noktalarının daha sürdürülebilir, büyüyebilir ve kayıtlı işletmelere dönüşmesine katkı sağlıyor.

Esnaflar Getmobil ile ölçeklenebilir işletmelere dönüşüyor

Getmobil, geleneksel yöntemlerle çalışan yerel bayileri merkezi ve veri odaklı bir altyapıya entegre ediyor. Platform sayesinde perakendeciler; anlık fiyatlandırma, stok görünürlüğü ve standartlaştırılmış yenileme süreçlerine erişim sağlayarak daha hızlı kararlar alabiliyor.

  • Şirket verilerine göre Getmobil kullanan bayilerde:
  • Gelirlerde yaklaşık %60 artış,
  • Stok devir hızında yaklaşık %50 iyileşme gözlemleniyor.

Global markaların güvenilir çözüm ortağı

Getmobil’in kurduğu altyapı; Apple, Samsung, Hepsiburada, Sahibinden, Troy ve Vatan gibi dev isimler tarafından “eskisini getir, yenisini götür” (trade-in) ve yenilenmiş cihaz programları için tercih ediliyor. Bu ortaklıklar sayesinde tüketiciler cihazlarını güvenle nakde çevirirken, iş ortakları da uçtan uca sertifikalı ve garanti destekli bir sisteme erişiyor.

“Biz sadece bir pazar yeri değil, bir ekosistem inşa ediyoruz”

Getmobil CEO’su ve Kurucu Ortağı Mehmet Uygun, yatırım turunu şöyle değerlendiriyor:
“Getmobil olarak sadece cihaz alıp satan bir şirket değiliz. Türkiye’de uzun yıllardır dağınık ve kayıt dışı kalan ikinci el elektronik pazarını dijitalleştiren bir altyapı kuruyoruz. Bugüne kadar 600 binin üzerinde haneyle buluştuk; kullanıcılarımıza güvenli ve erişilebilir bir deneyim sunarken, bayilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte ikinci el elektronik ekosisteminin büyümesine katkı sağladık. Ticaret Bakanlığı’nın yenilenmiş ürünlere yönelik düzenlemeleri, pazarda güvenin oluşması açısından çok önemli bir zemin oluşturdu. Bu yatırımla birlikte, Türkiye’de kurduğumuz bu sistemi ölçeklemeyi ve aynı modeli uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyoruz. Bize güvenen tüm kullanıcılarımıza, bayilerimize ve ekosistemin gelişimine katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz.”

Kapıda alım modeliyle yeni bir standart

Getmobil, yeni dönemde kapıda alım (buyback) modelini Türkiye genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kullanıcılar, cihazlarını evlerinden çıkmadan satabiliyor ve ödemelerini hızlı şekilde alabiliyor. Bu model, elektronik cihazların kullanım ömrünü uzatarak döngüsel ekonomiye somut katkı sağlıyor.