Ana Sayfa Blog Sayfa 14

AMD’nin vizyonu: Yapay zekâ artık bir özellik değil, platformun kendisi

CES 2026, teknoloji dünyası için bir eşik noktasıydı. AMD’nin bu yılki duyuruları ise bize şunu net biçimde gösterdi: Yapay zekâ artık bir özellik değil, platformun kendisi.

AMD, CES sahnesini yalnızca yeni işlemciler tanıtmak için değil, PC’lerin ve yapay zekânın birlikte nasıl evrileceğini anlatmak için kullandı.

“AI Everywhere” söylemi neden önemli?

AMD’nin ana mesajı çok netti: AI Everywhere, For Everyone.

Bu, yapay zekânın yalnızca veri merkezlerinde ya da pahalı sistemlerde değil; günlük kullandığımız dizüstü bilgisayarlarda, iş bilgisayarlarında ve yaratıcı iş akışlarında standart hâle geleceği anlamına geliyor.

Bugüne kadar AI çoğu kullanıcı için “bulutta çalışan” bir şeydi. AMD’nin CES 2026 vizyonu ise şunu söylüyor:

Yapzy zeka, internet bağlantısı olmadan, cihazın üzerinde ve anında çalışmalı

Ryzen AI Dönemi: PC’lerin rolü değişiyor

AMD’nin duyurduğu yeni Ryzen AI işlemciler, klasik “daha hızlı CPU” anlatısından farklı bir yere oturuyor. Burada mesele yalnızca performans artışı değil; bilgisayarların artık düşünme, analiz etme ve kullanıcıyı destekleme biçiminin değişmesi.

Bu ne anlama geliyor?

  • Görüntü, video ve ses işleme artık daha hızlı ve daha akıllı
  • İçerik üreticileri için daha akıcı iş akışları
  • Günlük kullanıcı için daha uzun pil ömrü ve daha akıllı uygulamalar
  • Kurumsal tarafta ise güvenlik ve verinin cihazda kalması avantajı

Yani AMD, “AI destekli bilgisayar” kavramını soyut bir pazarlama terimi olmaktan çıkarıp gerçek bir kullanıcı faydasına dönüştürmeye çalışıyor.

Oyun, iş ve üretkenlik aynı masada

CES 2026’daki bir diğer önemli nokta: AMD’nin tek bir kullanıcı tipine odaklanmaması.
Oyun tarafında performansı önceleyen işlemciler, profesyoneller için güvenlik ve yönetilebilirlik sunan çözümler ve yaratıcı işler için optimize edilen platformlar… Hepsi aynı stratejinin parçası.

Bu da AMD’nin şunu hedeflediğini gösteriyor:

Yapay zekâ çağında herkesin bilgisayarı farklı ihtiyaçlara hitap edecek, ancak hepsi akıllı olacak.

Veri merkezinden dizüstüne uzanan bir hikâye

AMD’nin sadece PC tarafında değil, veri merkezi ve yapay zekâ hızlandırıcıları tarafında da güçlü mesajlar vermesi önemli. Çünkü bu, uçtan uca bir ekosistem kurma çabasını gösteriyor.

Bulutta eğitilen modeller, cihaz üzerinde çalışan yapay zekâ özellikleriyle birleşiyor. Kullanıcı fark etmese bile, arka planda tutarlı bir AMD ekosistemi oluşuyor.

Neden bu duyurular önemli?

CES 2026’daki AMD duyurularını önemli kılan şey, tek tek ürünler değil; çizilen büyük resim:

  • Yapay zekâ, PC’lerin merkezine yerleşiyor
  • Donanım, yazılım ve kullanıcı deneyimi birlikte düşünülüyor
  • “AI PC” kavramı nihayet gerçek bir anlam kazanıyor
  • Rekabet, saat hızından çok akıllı deneyim üzerinden şekilleniyor

Kısacası AMD, CES 2026’da bize şunu söyledi:

Bilgisayarlar sadece daha güçlü değil, daha akıllı olmak zorunda.

CES 2026’da Intel’in büyük çıkışı: Intel Core Ultra Series 3 ile yeni nesil AI PC’ler

Bu yıl CES 2026 sahnelerinden birini en çok meşgul eden teknoloji duyurularından biri, Intel’in yeni nesil Intel Core Ultra Series 3 işlemcileri oldu. Bu yeni platform, yalnızca performans odaklı kullanıcıları hedeflemekle kalmıyor, aynı zamanda yapay zekâ, grafik, batarya verimliliği ve edge uygulamalarında yeni standartlar vaat ediyor.

Intel 18A – ABD’de üretilen en gelişmiş işlemci süreci

Intel’in CES 2026’da tanıttığı Core Ultra Series 3, Intel 18A süreç teknolojisiyle üretilen ilk AI PC platformu olarak tarihe geçti. Bu süreç, Intel’in şu ana kadar geliştirdiği en ileri yarı iletken üretim teknolojisi olarak konumlandırılıyor — ABD’de tasarlanıp üretilmiş olması da şirket için büyük bir gurur kaynağı.

Neden önemli?

  • Intel 18A sayesinde daha yüksek performans
  • Daha düşük güç tüketimi
  • Daha iyi termal verimlilik ve uzun batarya ömrü
  • Daha güçlü entegre grafik ve yapay zekâ işlem yetenekleri

200’den fazla yeni PC tasarımı

Intel’in bu yeni platformu, sadece bir veya iki modelle sınırlı kalmıyor. 200’den fazla farklı PC tasarımı Core Ultra Series 3 işlemcileri kullanacak şekilde duyuruldu — bu da CES 2026’nın en geniş kapsamlı PC lansmanlarından biri anlamına geliyor.

Bu geniş desteğin arkasında, Intel’in hem performans hem enerji verimliliğini üst seviyeye taşıyan mimarisi var.

Intel Core Ultra X9 ve X7 gibi üst seviye modeller:

  • Entegre güçlü Intel Arc grafikler
  • Çoklu iş parçacığında yüksek performans
  • Oyun, içerik üretimi, profesyonel uygulamalar için optimize çözümler

Intel’in tanıtımına göre bazı modeller:

  • %60’a varan çoklu iş parçacığı performans artışı
  • %77’ye varan daha hızlı oyun performansı
  • 27 saate kadar batarya ömrü gibi iddialarla ön plana çıkıyor

Intel, bu yeni işlemcilerin yalnızca dizüstü bilgisayarlarda değil, aynı zamanda edge ve endüstriyel kullanım alanlarında da test edildiğini ve onay aldığını duyurdu. Bu, robotik, akıllı şehir çözümleri, otomasyon ve sağlık gibi kritik uygulamalarda yeni nesil AI teknolojilerinin kullanılacağı anlamına geliyor.

Ne zaman satışa çıkıyor?

  • Son kullanıcı için dizüstü bilgisayarlar ön siparişleri 6 Ocak 2026’da açılıyor,
  • Dünya çapında satışlar: 27 Ocak 2026’dan itibaren olacak,
  • Edge sistemler: 2026’nın ikinci çeyreği itibarıyla da erişilebilir olacak.

Hepsiburada, Türkiye’nin 2025 yılı alışveriş tercihlerini açıkladı

Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformunda verilen milyonlarca siparişi inceleyerek Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına dair kapsamlı veriler paylaştı.

Yıl boyunca teknoloji kategorisinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolu en çok ilgi gören ürünler arasında yer aldı. Küçük ev aletleri kategorisinde robot süpürge, espresso makinesi ve halı yıkama makineleri öne çıktı. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap yıl boyunca tüketicilerin en çok tercih ettiği ürün grupları arasında yer aldı. Kozmetik kategorisinde ise nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi 2025’in öne çıkan ürünleri oldu.

Kullanıcıların platformdaki arama davranışları incelendiğinde, marka bazında en sık aratılanlar arasında; Stanley, Apple, Dyson, Fissler, Lego ve adidas öne çıktı. Klima, tablet, cep telefonu, robot süpürge, televizyon ve erkek spor ayakkabı yıl boyunca en çok arananlar arasında yer aldı. Hepsiburada’da verilen siparişlerin %82’si iş ortakları tarafından karşılandı.

Küçük ev aletlerinde yeni gözde: Halı Yıkama Makinesi

Hayatı kolaylaştıran çözümler sunan küçük ev aletleri, 2025 yılında da Hepsiburada kullanıcılarının alışveriş listelerinde üst sıralardaki yerini korudu. Bu kategorinin favori ürünleri olan robot süpürgeler ve espresso makineleri geçtiğimiz yıllardaki popülaritesini sürdürürken, bu yılın dikkat çeken çıkışını halı yıkama makineleri yaptı. Tüketicilerin ev bakımına yönelik artan ilgisiyle birlikte halı yıkama makineleri, kategorinin en çok tercih edilen yeni ürünlerinden biri olarak öne çıktı.

Teknolojide lider: Cep Telefonu

2025 yılı boyunca teknoloji, Hepsiburada’da kullanıcıların en çok yöneldiği kategorilerden biri oldu. Yıl genelinde teknoloji alışverişlerinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolu ürün grupları öne çıktı. Bu tabloya bakıldığında, kullanıcıların bu kategorideki tercihlerini hem günlük kullanım hem de eğlence ve çalışma ihtiyaçlarına yönelik ürünlerde yoğunlaştırdığı görüldü.

Moda ve kozmetikte günlük tercihler öne çıktı

2025 yılı boyunca Hepsiburada’da giyim ve kozmetik kategorileri kullanıcıların alışverişlerinde öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Geçen yıl rahatlık odaklı tercihler belirleyici olurken, bu yıl formal giyim ürünlerine olan ilginin arttığı görüldü. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap gibi ürünler yıl boyunca yüksek talep gördü.

Kozmetik kategorisinde ise kullanıcı tercihlerinin ağırlıklı olarak günlük bakım rutinlerinde kullanılan ürünlerde yoğunlaştığı gözlemlendi. Nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Geçtiğimiz yıl ile kıyaslandığında, güneş kremleri popülerliğini korurken; maskara ve nemlendirici kremler tüketicilerin öne çıkan yeni ilgi alanları oldu.

Türkiye’nin 2025 alışveriş alışkanlıkları

Yıl genelinde platform üzerinden en fazla alışveriş yapan iller, üç büyük ilin ardından Bursa, Kocaeli ve Antalya oldu. Satış performansı açısından bakıldığında ise yine üç büyük il dışında Kocaeli, Çorum ve Bursa yıl boyunca en yüksek satış hacmine ulaşan şehirler olarak dikkat çekti.

2025 yılı boyunca Hepsiburada’da sipariş hacminin belirli dönemlerde yoğunlaştığı görüldü. En yüksek sipariş hacmi Kasım ayında gerçekleşirken, bu ayı Ekim ve Eylül izledi. Kullanıcıların alışverişlerini ağırlıklı olarak 20.00–23.00 saatleri arasında gerçekleştirdiği görüldü. Yıl boyunca en çok sipariş verilen gün 11.11 olurken, yıl ortalamasında siparişlerin en yoğun olduğu gün pazartesi oldu. 2025 yılının ilk siparişi İstanbul’dan verilirken sipariş edilen ürün kadın cüzdanı oldu.

HepsiJET’te son durum

HepsiJET, 2025 yılı boyunca yaklaşık 120 milyon kargoyu sahiplerine ulaştırdı. Hız kesmeden devam eden operasyonda, bir günde en fazla 735 bin sipariş teslim edilirken; yılın en hızlı teslimatı ise sadece 39 dakikada tamamlandı.

iyzico’nun Paynet’i 87 milyon dolara satın alma süreci tamamlandı

Türkiye’nin ödeme hizmetleri şirketlerinden iyzico‘nun, finansal teknoloji girişimi Paynet’i 87 milyon ABD doları yatırımla 2025 yılında bünyesine katması sonrası iki şirketin birleşme süreci tamamlandı. Yeni dönemde, Paynet’in mevcut müşteri ve iş ortaklarına sunduğu hizmetler 1 Ocak 2026 itibarıyla iyzico altyapısı ve deneyimiyle tek çatı altında sunulmaya başladı.

iyzico, teknoloji sektöründe iki Türk şirketi arasındaki en büyük satın alımlardan biri olan bu birleşmeyle B2B ve B2B2C ödeme çözümleri alanındaki yetkinliğini daha da güçlendirdi. Ayrıca Paynet’in sektörel deneyimi ve uzmanlığı iyzico’nun yenilikçi ürün ve teknoloji altyapısıyla birleşti. Sürecin tamamlanması, iyzico’nun müşterilerine sunduğu hizmetlerin sürekliliği ve operasyonel verimliliğini artırmayı hedefleyen stratejik bir adım olarak görülüyor.

iyzico, yeni dönemde farklı müşteri segmentlerine sunduğu ödeme çözümlerini daha bütüncül ve entegre bir yapıya kavuşturmayı; Paynet’in uzmanlığını iyzico’nun ürün ve teknoloji gücüyle birleştirerek iş ortakları ve müşterileri için daha yüksek katma değer üretmeyi amaçlıyor.

Türk girişimcilerin geliştirdiği oyun Pixel Flow, Akın Babayiğit ve e2vc’den yatırım aldı

Hybrid-casual bulmaca oyunu Pixel Flow, yayınlandıktan yalnızca 3 ay sonra global ölçekte dikkat çekici bir başarıya imza attı. Şirketin paylaştığı bilgilere göre oyun, ABD App Store Top Grossing listesinde ilk 25 içine girerek güçlü bir gelir performansı ortaya koydu ve günlük 7 haneli gelir seviyelerine ulaştı.

Pixel Flow’un arkasında, Türkiye’den çıkan ve hybrid-casual türünde güçlü bir örnek olarak öne çıkan Twisted Tangle’ın yapımcı ekibi bulunuyor. Oyun, Kübra Gündoğan ve Emre Çelik liderliğinde, İstanbul merkezli bir stüdyoda geliştirildi. Ekip; hibrit türde edindiği ürün, pazara çıkış ve ölçekleme deneyimini Pixel Flow’a taşıyarak kısa sürede yüksek performanslı bir büyüme ivmesi yakaladı.

Pixel Flow’un büyüme hikâyesinde, Akın Babayiğit ve e2vc’nin katılımıyla gerçekleşen seed yatırım turu önemli bir dönüm noktası oldu. Yatırım sonrası dönemde Pixel Flow’un ölçeklenmesi hızlanırken; ekip, hybrid-casual’ın hem geniş oyuncu kitlelerine ulaşabileceğini hem de gelir tarafında güçlü sonuçlar üretebileceğini gösteren bir başarı örneği ortaya koydu.

Akin Babayigit, verdigi aciklamada: “Su anda butun oyun dunyasi Pixel Flow konusuyor. Bu bence son zamanlarda ulkemizden cikan en buyuk basari hikayesi. Oyun dunyasinin gosterdigi ilgi sadece, bu oyunun hayatimda gordugum en guclu metriklere sahip olmasindan degil, ayni zamanda, Kubra ve Emre’nin tamamen yenilikci bir oyun mekanigi gelistirip, pazari fethetmelerinden kaynaklaniyor. Genellikle inovasyon yerine iterasyon ile ilerleyen bir pazarda, Pixel flow’un basarisini gormek cok mutluluk verici. Onumuzdeki gunlerde de Pixel Flow’un basarisinin katlanarak artacagindan eminim” dedi.

Kurucu ortak ve CEO’su Kübra Gündoğan, Pixel Flow’un geliştirme sürecini şöyle paylaştı;

“Pixel Flow, yıllar boyunca özgün oyun mekanikleri geliştirmeye olan tutkumuzun bir yansıması olarak ortaya çıktı. Oyunun bu denli ilgi görmesinin temelinde, kullanıcı deneyimlerini derinlemesine analiz etmemiz ve bu analizlerden elde ettiğimiz güçlü içgörüler yer alıyor. Pixel Flow, bizim için yalnızca yeni bir oyun değil, tamamen yeni bir core mekanik ve eğlence anlayışını temsil eden bir deneyim.”Bu oyun, aynı zamanda yeni yolculuğumuzun ilk adımı. Pixel Flow’u çok daha ileri taşımayı, bu yaklaşımı yeni oyunlarla büyütmeyi ve önümüzdeki yıllarda sektörde kalıcı bir etki yaratmayı hedefliyoruz.”

egirişim olarak yerinden içerikler üreteceğimiz CES 2026 yolcusuyuz!

Amerika Birleşik Devletleri’nin Las Vegas şehrinde düzenlenecek olan dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı olan CES 2026 için geri sayım başladı ve biz de egirişim ekibi olarak, bu teknoloji şölenini yerinden takip etmek için hazırlıklarımızı tamamladık.

Yapay zekadan otonom araçlara, sürdürülebilir teknolojilerden en yeni “deep tech” girişimlerine kadar dünyayı değiştirecek tüm yenilikleri sizin için yerinde inceleyeceğiz.

Neler bekliyoruz?

CES sadece dev markaların gövde gösterisi yaptığı bir yer değil; aynı zamanda yarının unicorn adaylarının ilk kez sahneye çıktığı devasa bir ekosistem. Bu yıl özellikle şu başlıklara odaklanacağız:

  • Hiper-Kişiselleştirilmiş Yapay Zeka: Günlük hayatımıza entegre olan yeni nesil AI asistanları.
  • Geleceğin Mobilitesi: Uçan araçlardan, hidrojenle çalışan ulaşım çözümlerine her şey.
  • Web3 ve Meta-Girişimler: Dijital ekonominin fiziksel dünyayla buluştuğu en yeni noktalar.
  • Türk Girişimciler: Gururumuz olan yerli girişimlerin küresel sahnedeki başarılarını anbean aktaracağız.

Özel video içeriklerle CES 2026 deneyimi

Bu yıl sadece yazılı haberlerle değil, video içeriklerimizle de fuar alanının enerjisini ekranlarınıza taşıyacağız.

  • Hızlı Tur Videoları: Fuarın en dikkat çeken standlarını saniyeler içinde keşfedin.
  • Girişimci Röportajları: Global sahnede yer alan kurucuların vizyonlarını ve stratejilerini dinleyin.
  • Ürün İncelemeleri: Henüz piyasaya çıkmamış cihazları ilk kez bizimle deneyimleyin.

Not: CES 2026 boyunca üreteceğimiz tüm içeriklere sosyal medya hesaplarımızdan ve web sitemizdeki özel “CES 2026” kategorisinden ulaşabileceksiniz.

Teknoloji dünyasının nabzını tutmak, en yeni trendlerden ilk siz haberdar olmak ve Las Vegas’taki o atmosferi bizimle birlikte solumak için bizi takipte kalın.

Meditopia, WellnessPass ile 35 şehirde 2 bin spor tesisine ulaştı

Yerli girişim Meditopia, WellnessPass ile tek bir üyelik üzerinden binlerce tesise fiziksel erişim sağlarken, aynı zamanda zengin bir dijital spor dünyasını da beraberinde getiriyor.

Çalışanlar, Türkiye’nin pek çok şehrinde diledikleri noktadaki anlaşmalı tesislere QR kod ile zahmetsizce giriş yapabiliyor. Meditopia WellnessPass’in anlaşmalı tesisleri fitness, yoga, pilates, kürek, yüzme, tırmanış, okçuluk, binicilik, tenis, padel, yelken, dans ve zumba gibi pek çok branşı kapsıyor. Çalışanlar spor tesislerine ek olarak masaj, spa ve hamam gibi wellness hizmetlerinden de faydalanabiliyor.

Fiziksel erişimin yanı sıra, her ay sunulan 170’ten fazla canlı online ders ile çalışanlar istedikleri yerden yoga, pilates, HIIT gibi pek çok branşta egzersiz yapabiliyor. Ek olarak; kadın sağlığı, beslenme ve uyku gibi farklı branşlardaki entegre sağlık mobil uygulamaları ile iyi oluş hali 7/24 destekleniyor. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışan baz alınarak hazırlanan Meditopia’nın 2025 Çalışan Wellbeing Raporu’na göre çalışanların %84’ü düzenli olarak fiziksel ağrı veya rahatsızlık yaşarken, her iki çalışandan biri hiç egzersiz yapmıyor. WellnessPass’in sunduğu yaygın tesis ağı ve hibrit yapı, çalışanların bu ihtiyaca bulundukları yere en yakın noktadan yanıt vermesine olanak tanıyor.

Bütüncül iyilik hali artık her an çalışanın yanında yer alıyor

Yeni nesil organizasyon yapılarında, çalışanların üzerindeki bilişsel yükün arttığı bu dönemde Meditopia, WellnessPass ile bu yükü hafifletmeyi ve kurumların azalan geleneksel destek mekanizmalarını dijitalin gücüyle tamamlamayı hedefliyor. Rapora göre çalışanların %46’sı stres ve kaygılarının temel nedenleri arasında fiziksel sağlık ve uyku sorunlarını gösteriyor. Psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist gibi uzmanlarla yüz yüze ve online birebir danışmanlık hizmetlerinden fiziksel spor merkezlerine kadar uzanan bu geniş yelpaze, çalışanların sadece profesyonel performanslarını değil, yaşam kalitelerini de yukarı çekiyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce spor tesisine ve birebir danışmanlıklara bu kesintisiz erişim, kurumsal bağlılığı da aynı oranda güçlendiriyor.

“Sağlıklı Bir Yaşam Sürmek, 7/24 Erişilebilir Bir Hak Haline Geliyor”

Sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürmenin her insanın doğuştan hakkı olduğunu söyleyen Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi verdiği demeçte;

“Teknolojiyi ve dijitalleşmeyi bu hakkı herkes için erişilebilir kılmak üzere kullanıyoruz. WellnessPass ile çalışanların diledikleri zaman spor salonuna gitmelerini, diledikleri an online derslere katılmalarını sağlıyoruz. Meditopia 2025 Çalışan Wellbeing Raporu’nun da ortaya koyduğu üzere çalışanların büyük bir bölümü fiziksel ağrılarla baş etmeye çalışıyor ve düzenli egzersize erişimde zorlanıyor. Bugün 35 şehirde 2 bin tesise ulaşan ağımızla, bu hayalimizi gerçeğe dönüştürme yolundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. 2026’daki öncelikli hedefimiz 81 ilin 81’inde de yer almak. Çünkü biliyoruz ki gitgide büyüyen ve temponun arttığı bu düzende, çalışanın kendini güvende ve sağlıklı hissedeceği mekanizmalar artık bir yan hak değil, operasyonel sürdürülebilirliğin temel taşını oluşturuyor.”

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, görevini devrediyor

Hepsiburada, şirket ve CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin arasında planlı bir liderlik geçişi başlatma kararı alındığını duyurdu. Geçişin 1 Temmuz 2026 itibarıyla tamamlanması bekleniyor.

Son birkaç yıl boyunca Hepsiburada, finansal disiplini güçlendirmeye ve şirket temellerini sağlamlaştırmaya odaklandı. Şirket ve CEO, bu aşamanın başarıyla tamamlanmasının ardından, liderlik geçişinin önümüzdeki dönemde başlatılması konusunda görüş birliğine vardı. Geçiş, sürekliliğin ve icra momentumunun korunacağı bir çerçevede, sorumlulukların düzenli ve dikkatli bir şekilde devredilmesi sonrasında gerçekleşecek.

Lomtadze: Hepsiburada’nın bir sonraki liderlik dönemi şirket içinden yetişen liderlerle inşa edilecek

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze verdiği demeçte;

“Nilhan ile yakın bir şekilde çalıştım ve Hepsiburada’ya katkıları için kendisine teşekkür etmek isterim. Görev süresi boyunca şirket finansal disiplinini güçlendirdi ve uzun vadeli stratejisini hayata geçirme kabiliyetini pekiştirdi. Bu geçişi, süreklilik ve operasyonların kesintisiz devamına odaklanarak birlikte planladık. Ayrıca şunu da önemle belirtmek isterim; Hepsiburada’nın bir sonraki liderlik döneminin şirket içinden yetişen liderlerle inşa edilmesine karar verdik.”

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin ise demecinde;

“Hepsiburada’da ekip olarak inşa ettiklerimizden ve yarattığımız değerle büyük gurur duyuyorum. Şirketimiz bugün güçlü bir iş modeliyle desteklenen sağlam bir finansal yapıya sahip. Devir teslimin sorunsuz ve sorumlu bir şekilde tamamlanması ve Hepsiburada’nın uzun vadeli başarısını desteklemek için şirket ve liderlik ekibiyle yakın çalışmaya devam edeceğim. Geçiş sürecinin tamamlanmasının ardından yeni bir profesyonel yolculuğa adım atacağım.”

Okul operasyonlarını tek çatı altında toplayan Okulyo, Insha GSYF’den yatırım aldı

Türkiye’nin katılım bankalarından Albaraka Türk’ün iştiraki Insha Ventures ve Albaraka Portföy Yönetimi iş birliğiyle kurulan Insha Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (Insha GSYF), eğitim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Okulyo’ya stratejik bir yatırım gerçekleştirdi.

Bu yatırım ile Okulyo’nun ürün geliştirme kapasitesinin artırılması, platformun ölçeklenmesi ve Türkiye genelinde daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması hedefleniyor.

Yatırım kapsamında Okulyo, Insha Ventures tarafından sağlanan teknoloji ve stratejik büyüme desteğiyle platformunu daha hızlı ölçeklendirmeyi planlıyor. Insha Ventures, girişimi özellikle FLYP üzerinden sunduğu API tabanlı finansal servisler ile destekleyerek; ödeme, kimlik doğrulama ve süreç yönetimi entegrasyonlarını güçlendiriyor.

Okul operasyonlarını tek çatı altında toplayan dijital platform: Okulyo

Okulyo, eğitim kurumlarının operasyonel süreçlerini tek bir merkezden yönetmelerini sağlayan kapsamlı bir dijital platform sunuyor. Okul yönetimi, yoklama, veli iletişimi, kayıt, etkinlik ve duyuru süreçlerinin yanı sıra; kantin ve servis ödemelerini de kapsayan bütünleşik bir yapı ile eğitim kurumlarının yönetim yükünü azaltmayı amaçlıyor.

Insha Ventures ve FLYP API servisleri ile güçlendirilmiş altyapı sayesinde platformun; ödeme, cüzdan yönetimi ve kimlik doğrulama işlemlerinde yüksek güvenlik ve regülasyon uyumu sağlaması planlanıyor. Okul yöneticileri, öğretmenler ve veliler için tasarlanan kullanıcı dostu arayüz, eğitimin tüm paydaşları için süreçleri uçtan uca dijitalleştiriyor.

Okullar İçin Entegre Dijital Yönetim Çözümü

Okulyo’nun sunduğu başlıca özellikler şu şekilde sıralanıyor:

  • Öğrenci kayıt ve devamsızlık yönetimi
  • Öğretmen–veli iletişimi
  • Etkinlik ve duyuru yönetimi
  • Dijital belge yönetimi
  • Servis, kantin ve diğer okul ödemelerinin dijitalleştirilmesi
  • Güvenli finansal işlem altyapıları
  • Eğitim kurumlarının operasyonel yükünü azaltmayı hedefleyen Okulyo, aynı zamanda veliler ve öğretmenler için şeffaf, kolay erişilebilir ve güvenli bir iletişim kanalı oluşturuyor.

Insha Ventures CEO’su Hasan Sami Bayansar yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Insha Ventures olarak yalnızca yatırım süreçlerine destek veren bir yapı değil, aynı zamanda teknolojiye dayalı büyüme stratejileri geliştiren bir inovasyon merkeziyiz. Eğitim sektörü, dijitalleşme potansiyeli en yüksek alanlardan biri. Bu iş birliğinin Okulyo’yu sektörde daha stratejik bir konuma taşıyacağına inanıyoruz.”

Okulyo Kurucu Ortağı Emre Çekiç ise demecinde;

“Okulyo olarak, benzersiz bir pazara giriş stratejimizle ‘Fin-EdTech’ alanında yenilikçi bir model oluşturuyoruz. Temel amacımız, 18 yaş altı gençlerin finansal okuryazarlığını artırırken; okul güvenliği, öğrenci takibi ve operasyonel süreçleri tek bir ekosistemde birleştirmek. Geliştirdiğimiz turnike tabanlı güvenli geçiş sistemi, ön ödemeli kartlar ve dijital cüzdan çözümleriyle öğrencilerin okul deneyimini sadeleştiriyor, velilere ise şeffaf bir takip imkânı sunuyoruz. Insha Ventures’ın stratejik yatırımı ve teknoloji desteğiyle güçlenen bu dönüşümü, kısa sürede milyonlarca öğrenciye ulaşan sürdürülebilir bir platforma taşımayı hedefliyoruz.”

Bosch, CES 2026’da yapay zeka odaklı yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtacak

Otomotiv sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Yazılım ve özellikle yapay zeka (AI), geleceğin sürüş ve araç içi deneyiminin temel unsurları haline geliyor. Bu alanda öncü konumda bulunan Bosch, yapay zekayı araca entegre etme yolunda önemli bir adım atarak kokpiti akıllı ve proaktif bir yol arkadaşına dönüştürüyor.

Bosch, ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarlarından CES 2026’da, yapay zeka destekli kokpitlerin hayata geçirilmesini sağlayan yüksek performanslı yeni “AI extension platform”unu tanıtacak.

Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Mobilite Başkanı Markus Heyn, “Yeni AI extension platformu, mevcut kokpit sistemlerinin gelişmiş yapay zeka fonksiyonlarıyla hızlı ve kolay şekilde güncellenmesine olanak tanıyor. Böylece sürüş deneyimi tüm araç kullanıcıları için daha konforlu, daha sezgisel ve daha güvenli hale geliyor” dedi.

Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpitiyle birlikte araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarak sürücünün alışkanlıklarını, tercihlerini ve içinde bulunduğu bağlamı anlayan, kendini geliştiren akıllı bir partner haline geliyor. Bu kokpit; ihtiyaçları önceden tahmin eden bir yapay zeka sesli asistan, araç içinin kapsamlı sahne algısı, hassas navigasyon ve gelişmiş eğlence seçenekleri sunuyor. Örneğin sürücünün “Üşüdüm” demesi, koltuk ısıtmasının devreye girmesiyle birlikte kabin sıcaklığının da otomatik olarak ayarlanmasını sağlayabiliyor.

On yılın sonunda 2 milyar euro ciro hedefi

Heyn, “Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpiti, hem sürücülere hem de otomobil üreticilerine modern otomotiv yazılımlarının tüm potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. AI extension platformu sayesinde araçlara yeni fonksiyonlar çok daha hızlı şekilde entegre edilebilecek” diyor.

Bosch, yapay zeka destekli kokpitler için hızla büyüyen önemli bir pazar öngörüyor. Grand View Research ve MarketsandMarkets gibi çeşitli pazar araştırma kuruluşlarına göre, yapay zeka destekli araç içi bilgi-eğlence (IVI) çözümleri pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 17 milyar euro büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bosch, bu pazarda etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Şirket, on yılın sonuna kadar IVI çözümlerinden 2 milyar euronun üzerinde ciro elde etmeyi ve ilk üç tedarikçi arasında yer almayı amaçlıyor.

Günümüz araçlarına ileri seviye yapay zeka

Bu yaklaşımın önemli kullanım alanlarından biri, araç içindeki verimsiz zamanın üretken çalışma zamanına dönüştürülmesi. Bosch, Microsoft ile birlikte sürüş güvenliğinden ödün vermeden aracı mobil bir ofise dönüştürüyor. Microsoft Foundry ve kokpite özel geliştirilen fonksiyonların entegrasyonu sayesinde Microsoft 365 üretkenlik uygulamalarına kesintisiz erişim sağlanıyor. Bu uygulamalar, dikkat dağınıklığını en aza indirmek ve güvenliği önceliklendirmek amacıyla diğer araç sistemleriyle akıllı biçimde ilişkilendiriliyor.

Örneğin sürücü, sezgisel bir sesli komutla Microsoft Teams toplantısına katılabiliyor; sistem de buna paralel olarak adaptif hız sabitleyiciyi proaktif şekilde devreye alabiliyor. Alanlar arası bu kesintisiz etkileşim, özellikle işe gidip gelenler ve sık seyahat eden sürücüler için hem güvenli hem de verimli bir yolculuk deneyimi sunuyor.

Bosch’un yeni “AI extension platform”u, mevcut donanım veya sistem mimarisinde değişiklik gerektirmeden günümüz araçlarının kolayca yapay zeka özellikleriyle donatılmasını sağlıyor. Platformun merkezinde, kokpitte karmaşık yapay zeka uygulamalarının temelini oluşturan güçlü NVIDIA DRIVE AGX Orin sistem-çipi (SoC) yer alıyor. Endüstri standardı NVIDIA CUDA platformu üzerine inşa edilen sistem, otomobil üreticilerinin kendi yapay zeka modellerini ve aracı sistemleri kolayca entegre etmesine imkan tanıyor.

150–200 tera işlem/saniye (TOPS) ek hesaplama gücü sunan kompakt ünite, basit güç ve Ethernet bağlantılarıyla çalışıyor; aktif hava veya sıvı soğutma seçenekleriyle destekleniyor. Karmaşık yapay zeka özelliklerinin geliştirilmesini ve devreye alınmasını hızlandırmak için Bosch, NVIDIA NeMo ana yapı iskeleti dahil olmak üzere NVIDIA’nın yazılım çözümlerinden yararlanıyor. Bu sayede gerçek zamanlı sensör işleme ve görsel-dil modelleri (VLM) gibi gelişmiş araç içi uygulamalar sorunsuz şekilde entegre edilebiliyor.

Ayrıca NVIDIA Nemotron modelleriyle desteklenen muhakeme ve konuşma yetenekleri, bağlamsal anlayış, çok adımlı akıl yürütme ve doğal, sohbet benzeri kullanıcı etkileşimleri sunuyor. Bosch, Microsoft Foundry üzerinden araç içi yapay zekanın tasarımını ve yönetimini gerçekleştirerek ölçeklenebilir ve sürekli güncel kalan bir yapay zeka asistanı deneyimi sağlıyor.

Bosch, yapay zeka destekli kokpiti ve AI extension platformunu ilk kez CES 2026’da Las Vegas’ta sergileyecek.