Ana Sayfa Blog Sayfa 11

Wonderful’dan şirketlerin otonom AI Agent’lar oluşturmasını sağlayan platform: Agent Builder

Yapay zekâ agent platformu Wonderful, kurumsal şirketler için üst kademe yapay zekâagent’larını oluşturan, test eden ve iyileştiren otonom Agent Builder’ı kullanıma sunduğunu duyurdu.

Wonderful Agent Builder, maliyetli ve uzun agent mühendisliği süreçlerine veya kural tabanlı otomasyon yaklaşımlarına dayanan mevcut araçların aksine, kurumsal ölçekte canlı kullanıma hazır yapay zekâ agent’larını hızlı ve güvenli şekilde oluşturulmasını sağlıyor. Agent geliştirme ve iyileştirme süreçlerini uçtan uca yönetebilen Agent Builder, kompleks kurumsal süreçlerde çalışan agent’ların geliştirme ve devreye alınma sürelerini yarı yarıya kısaltıyor. Zaman içinde aynı temel, basit bir sohbet arayüzü üzerinden kurum içinde çalışan otonom agent’ların yönetimine daha geniş katılımı da mümkün kılıyor.

Yapay zekâ ile iş yapış biçimi değişiyor

Wonderful Kurucu Ortağı ve CEO’su Bar Winkler verdiği demeçte;

“En başından beri odağımız, şirketlerin yapay zekâ ile iş yapış biçimini etkin ve hızlı bir şekilde değiştirmelerine yardımcı olmak. Otonom yapay zekâ agent’larının gerçek etki yaratabilmesi için kurumların bu agent’ları zaman içinde sürekli olarak geliştirebilmesi ve yönetebilmesi gerekiyor. Agent Builder; yalnızca bizim için değil, nihayetinde bu sistemleri günlük olarak sahiplenip kullanan kurumsal ekipler için de bu sürekliliğin mümkün olmasına yönelik kritik bir adım.”

Agent Builder, doğrudan Wonderful’ın kendi uygulama çalışmalarından doğdu. Şirket, 60’tan fazla kurumsal projede otonom agent’lar geliştirip devreye alırken, agent geliştirme süreci; her yeni kullanım senaryosu, beceri veya iyileştirme için tekrarlanan ve büyük ölçüde manuel ilerleyen bir iş olarak kalmıştı. Öte yandan farklı sektörlerde, sistemlerde ve organizasyonel ortamlarda ölçekli şekilde çalışmak, belirli kalıpların ve en iyi uygulamaların ortaya çıkmasını sağladı. Agent Builder, bu birikmiş bilgiyi, agent oluşturma işinin kendisini otomatikleştiren ve yalınlaştıran bir yapay zekâ agent’ına dönüştürerek hayata geçirildi.

Manuel süreçlerin yerini otonom yapı alıyor

Agent Builder; şirket politikaları, bilgi kaynakları ve çağrı kayıtları gibi kurumsal materyalleri işliyor, hedeflenen davranışı muhakeme ediyor ve gereksinimleri tamamen karşılayana dek agent’ları yinelemeli biçimde oluşturup değerlendiriyor. Mühendisler açısından Agent Builder verimliliği artırarak, daha yüksek katma değerli işlere zaman ayırmayı mümkün kılıyor. Temel entegrasyonlar ve beceriler oluşturuldukça sistem, teknik olmayan ekipler tarafından da kullanılabiliyor. Böylece bu ekipler, bir iş arkadaşını eğitir gibi, yönlendirmeli etkileşim ve geri bildirim yoluyla mevcut agent’ları sürekli geliştirebiliyor.

Agent Builder, gücünü Anthropic’in Claude modelinden alıyor. Yapay zekâ güvenliği odağındaki duruşuyla kurumsal uygulamalarda önde gelen tercihlerden biri olan Anthropic’in Claude modeli; güvenilirliği, yönlendirilebilirliği ve karmaşık muhakeme ile kodlama görevlerindeki güçlü performansıyla biliniyor.

Türkiye’deki şirketlerin yapay zeka adaptasyonu hızlanıyor

Wonderful Türkiye Genel Müdürü Neyran Arslantürk ise demecinde;

“Türkiye’deki şirketler teknolojiye çok hızlı adapte oluyor ancak sadece dili yerelleştiren değil, en ileri teknolojiyi de sağlayabilen bir çözüm ortağına ihtiyaç duyuyorlar. Agent Builder, her şirketin kendi özel ihtiyaçlarına göre doğru şekilde kurgulanmış ve her alanda otomasyon sağlayabilen ileri otonom yapay zeka agent’larını çok hızlı bir süreçle, günler içinde devreye almayı mümkün kılıyor. Bu teknolojiyle, hem yapay zeka agent’larının yetkinliğini, hem de Türkiye’deki kurumsal şirketlerin yapay zekadan sağlayabileceği katma değeri en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz.”

Gücünü Anthropic’in Claude modelinden alıyor

Anthropic Uluslararası Genel Müdürü Chris Ciauri şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kurumlar, çalışanların daha akıllı çalışmasına yardımcı olmak, süreçleri hızlandırmak ve daha iyi ürünler geliştirmek için yapay zekâya tam kapsamlı yatırımlar yapıyorlar. Claude’un kodlama ve otonom agent yeteneklerindeki gücü, Wonderful’un Agent Builder’ı için doğal bir teknolojik uyum sunuyor. Şirketlerin kurumsal ölçekte çoklu otonom agent sistemlerini yönetmesini sağlayan temelleri birlikte atmaktan heyecan duyuyoruz.”

Bu dönüşüm, şirketlerin artık birkaç otonom agent’ı devreye almaktan uzun vadede çok sayıda agent’ı yönetmeye geçmeye başlamasıyla daha da kritik hale geliyor. Otonom agent’lar ölçeklendikçe işin büyük bölümü canlıya geçişten sonra gerçekleşen alanlara kayıyor: Performansı optimize etmek, kapsamı genişletmek ve yeni iş ihtiyaçlarına yanıt vermek. Wonderful’un platformu, tüm yaşam döngüsünü uçtan uca destekleyerek kurumsal sistemler için elzem olan kontrol ve titizliği korurken, sıfırdan başlamaya gerek kalmadan agent davranışlarının rafine etmesine, yeni yetenekler eklenmesine ve yeni senaryoların test edilmesine olanak tanıyor.

Bayer’in 500 bin TL hibeli G4A Girişim Hızlandırma Programı başvuruları 1 Şubat’ta sona eriyor

Bayer‘in, Tenity iş birliğiyle 2018’den bu yana Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği G4A Girişim Hızlandırma Programı‘na katılmak için son bir hafta.

  • 2 Ocak’ta açılan yeni dönem başvuruları 1 Şubat Pazar günü sona eriyor.

Programa sağlık ve tarım alanlarında dijital çözümler sunan; fikir aşamasını geçmiş, yalın ürününü geliştirmiş, prototip oluşturmuş veya satış aşamasına ulaşmış; sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir iş modeline sahip girişimciler g4a.bayer.com.tr web sitesi üzerinden başvurabilir.

G4A Programı bu sene özellikle sağlık alanında; inovatif dijital iletişim yaklaşımları ve yeni nesil satış kanallarıyla hastalara, sağlık profesyonellerine, tüketicilere ve ürünlere erişimi kolaylaştıran, hasta yolculuğunu iyileştiren, erken tanı ve tedavi olanağı sunan çözümlere odaklanıyor. Tarım alanında ise veriye dayalı karar mekanizmaları kuran, verimliliği arttıran, tarla koşullarına göre değişken oranlı uygulamalar yapabilen, yeni teknoloji ve ekipman geliştiren ya da mevcut sistemleri dönüştürebilen girişimleri önceliklendiriyor.

Başvuruların ardından yapılacak değerlendirme sonucunda G4A programına seçilecek tüm girişimcileri birçok fırsat bekliyor. 100 gün boyunca iş modelinden satışa, pazara erişimden sunum taktiklerine kadar birçok farklı konuda online eğitime katılacak girişimciler, Bayer çalışanları dahil olmak üzere alanında uzman kişilerden birebir mentorluk desteği alacak. İletişim ağını genişletme, altyapılarını sağlamlaştırarak büyüme süreçlerini hızlandırma, ürünlerini geliştirerek Bayer ile iş birliği yapabilme imkânından yararlanabilecek. Ayrıca seçilenler arasından belirlenen her bir girişime 500 bin TL hibe desteği verilecek.

Not: Programa seçilen girişimciler arasından hibe desteği almaya hak kazanan gerçek kişi girişimcilerin, hibe ödemesini almak için ticari işletme veya ticaret şirketi (limited şirket vb.) kurması gerekmektedir.

Türk girişimciler tarafından İngiltere’de kurulan Flowla, 2.5 milyon dolar yatırım aldı

Modern satış süreçlerini ve müşteri deneyimini yeniden tanımlayan dijital satış altyapısı Flowla, 2.5 milyon dolarlık tohum yatırım turunu başarıyla tamamladığını duyurdu.

Bu turun lideri; Revo Capital olurken, AI Startup Factory, Türkiye Kalkınma Fonu, Sharks & Partners gibi yatırımcılar ile Salesforce alanında deneyimli melek yatırımcılar da yatırımda yer aldı.

Flowla kurucuları, son yıllarda satış ekiplerinin performansını artırmak amacıyla geleneksel eğitim ve içerik yönetimi yaklaşımlarının artık yeterli olmadığını gördü. Mevcut metodolojiler, satış ekiplerinin bireysel performansına dayalı olduğundan, sürdürülebilir ve tahmin edilebilir gelir modelleri oluşturmayı zorlaştırıyor.

Bu yaklaşımı aşmak için Flowla, modern gelir yığınının (modern revenue stack) bir parçası olarak “Müşteri Katmanı (Customer Layer)” kavramını ortaya koyuyor. Flowla’ya göre, satış süreçleri yalnızca CRM ve AI not alma araçlarıyla sınırlı kalmamalı; müşteri ile doğrudan etkileşimi yöneten, tek ve sürekli bir ortam sunan bir katman daha olmalı.

Flowla’nın sunduğu bu yeni müşteri katmanı şunları sağlıyor:

  • Satış, onboarding ve yenileme süreçlerinde müşteri etkileşimini tek bir dijital ortamda birleştiriyor,
  • CRM’deki verileri ve AI araçlarından gelen bağlamı alarak akıllı aksiyonlar tetikliyor,
  • Tek bir bağlantı üzerinden müşterinin tüm yolculuğunu yönetiyor — ilk temas, satış kapanışı, onboarding ve sürekli destek dahil.

Flowla CEO’su Erdem Gelal; “Artık modern gelir organizasyonları, bireysel performansa değil; sistematik aksiyon, otomasyon ve müşteri deneyimi odaklı bir hareket (motion) kurmaya odaklanmalı. Flowla’nın vizyonu da bu yeni standartı oluşturmak.”

Bu yatırım ile Flowla, müşteri katmanını daha da güçlendirecek teknolojiler geliştirmeye ve müşteri yaşam döngüsünü uçtan uca destekleyen akıllı, veri odaklı ürünleri pazara sunmaya devam edecek.

Finansal teknoloji şirketi Monetari, Tera Girişim’den stratejik yatırım aldı

Tera ekosistemi bünyesinde Tera Girişim, Kointra ve TRA Tech, dijital varlık, tokenizasyon ve regülatif uyumluluk alanlarında kurumsal altyapı çözümleri geliştiren finansal teknoloji şirketi Monetari‘ye stratejik yatırım gerçekleştirdi. Söz konusu yatırım, yalnızca finansal bir katkı olmanın ötesinde; teknoloji, inovasyon ve kurumsal gelişim alanlarında Monetari’nin büyümesini destekleyen çok boyutlu bir iş birliği olarak konumlanıyor.

Söz konusu yatırım, Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminde sürdürülebilir değer yaratmayı, genç girişimcileri güçlendirmeyi ve ekonomik büyümeyi desteklemeyi hedefleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tera Girişim Genel Müdürü Bülent Uygun verdiği demeçte;

“Tera Girişim olarak, yüksek büyüme potansiyeline sahip ve teknoloji odaklı iş modelleri geliştiren girişimleri desteklemeyi stratejik öncelik olarak görüyoruz. Monetari’ye gerçekleştirdiğimiz bu yatırım; yalnızca finansal bir ortaklık değil, aynı zamanda kurumsal yönetim, stratejik rehberlik ve sürdürülebilir büyüme odağımızın doğal bir yansımasıdır. Monetari’nin uzun vadeli değer üretme potansiyeline inanıyor ve bu yolculukta aktif bir paydaş olmayı hedefliyoruz.”

Yatırım sürecinde Kointra’nın teknoloji ve inovasyon odağını öne çıkaran Kointra Genel Müdürü Mete Korkmaz ise demecinde;

“Kointra olarak, dijital finans ekosisteminin güvenli, ölçeklenebilir ve regülasyon uyumlu şekilde büyümesini temel öncelik olarak görüyoruz. Monetari’ye yapılan bu yatırım, teknoloji altyapısının güçlendirilmesi ve yenilikçi finansal çözümlerin geliştirilmesi açısından önemli bir adımdır. Güvenlik, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızla Monetari’nin gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.”

Yatırımın Monetari tarafındaki karşılığını değerlendiren Monetari Genel Müdürü Karan Kayaturan is demecinde;

“Tera Girişim liderliğindeki bu yatırım, Monetari’nin kurumsal vizyonunu hayata geçirmesinde kilit bir rol oynuyor. Grubun sağladığı bu güçlü ekosistem; özellikle Kointra’nın bir kripto para borsası olarak dijital varlıklardaki derin tecrübesi ve TRA Tech’in teknolojik altyapı desteğiyle birleşerek bize büyük bir ivme kazandıracak. Bu sinerjiyle birlikte, dijital varlık ve tokenizasyon alanındaki kurumsal çözümlerimizi hızla ölçeklendirerek, global ve yerel pazardaki pozisyonumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Tera ekosistemi bünyesinde Tera Girişim, Kointra ve TRA Tech’in ortak yatırımıyla fonlanan Monetari, geliştirdiği ürün ailesini ve küresel iş birliklerini Türkiye pazarına sunmaya hazırlanıyor. Şirket, bankalar, portföy yönetim şirketleri, finansal kuruluşlar ve varlık yöneticileri için geliştirdiği kurumsal altyapı ürünleriyle faaliyet gösteriyor ve özellikle kurumsal yatırımcılar ile finansal kuruluşların teknik ve regülatif altyapı ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.

Bu stratejik iş birliği, Tera Holding şirketlerinin küresel büyüme vizyonunu desteklerken Monetari’nin Türkiye ve Orta Doğu’daki varlığını güçlendirmeyi ve dijital varlık ekosisteminin kurumsal finans dünyasında benimsenmesini hızlandırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Tera Girişim finansal ve stratejik yatırımcı olarak sürece dahil olurken; Kointra ve TRA Tech, teknoloji, ürün geliştirme, inovasyon ve ekosistem deneyimleriyle Monetari’nin ölçeklenebilir büyümesini destekliyor. İş birliği, Monetari’nin ölçeklenebilir büyümesini desteklemeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor.

Monetari, bu kapsamda finansal kuruluşlara üç ana dikeyde kurumsal altyapı çözümleri sunuyor:

  • RWA (Real World Assets) Tokenizasyonu: Hem public blokzincirler hem de private DLT ağlarını destekleyen, on-premises ve white-label modeliyle sunulan regülasyona uyumlu altyapısı; emtia, gayrimenkul ve finansal enstrümanların blokzincir üzerinde dijitalleştirilmesine olanak tanıyarak, bu varlıkların kurumsal sistemlere entegre edilmesini ve likiditeye erişimini kolaylaştırıyor.
  • Saklama Yönetim Arayüzü (Custody Management): Finansal kurumların dijital varlık saklama hizmetlerini kendi operasyonel süreçlerine ve müşteri hesap yapılarına entegre edebilmelerini sağlayan kurumsal yönetim paneli sunuyor.
  • Regülatif Uyumluluk Araçları: Global teknoloji sağlayıcılarıyla kurulan iş birlikleriyle desteklenen çözümler, işlem öncesi risk kontrolleri, travel rule ve yasal uyumluluk süreçlerinin etkin şekilde yönetilmesine imkân tanıyor.

Bu yatırım, Tera Holding şirketlerinin finansal teknolojiler ve dijital altyapılar odaklı yaklaşımı çerçevesinde, finansal piyasalarda sürdürülebilir büyümeyi destekleyen, uzun vadeli değer yaratmayı ve kurumsal ekosistemi güçlendirmeyi hedefleyen yatırım stratejisinin bir parçası olarak konumlanıyor.

Apple, daha gelişmiş bulunabilirlik özelliklerine sahip yeni AirTag’i tanıttı

Apple bugün, kullanıcıların Apple’ın Bul uygulamasıyla en önemli eşyalarını takip etmelerine ve bulmalarına olanak veren güçlü aksesuar AirTag’in yeni modelini tanıttı. Yeni AirTag, daha geniş bulma alanı ve daha yüksek sesli hoparlörle sunuluyor. Bul ağının gücünden yararlanan AirTag, kullanıcıların her gün eşyalarının nerede olduğunu bilmelerine olanak veriyor.

AirTag’in 2021’de piyasaya sunulmasından bu yana, tüm dünyadan kullanıcılar kayıp valizler, bisikletler, ve çantalar gibi çeşitli eşyalarını nasıl bulduklarına ilişkin hikayeler paylaşıyor. Müzik aletinin taşıma kutusuna yerleştirilen AirTag sayesinde, bir müzisyen kaybettiği müzik aletini bulup aynı akşam sahneye çıkabildi.

Bir başka kullanıcıysa içinde hayat kurtaran bir ilacın bulunduğu kayıp valizini bulmayı başardı. Özel olarak nesneleri takip etmek için tasarlanan AirTag, istenmeyen takip işlemlerine karşı sektör lideri korumalar sunuyor. Ücretsiz kişiselleştirilmiş lazer baskı olanağıyla birlikte sunulan tekli AirTag 1599 TL, dörtlü paket ise 5499 TL fiyatla apple.com ve Apple Store uygulaması üzerinden satın alınabilecek.

Daha geniş kapsama alanı ve bulunabilirlik

iPhone 17 ürün serisi, iPhone Air, Apple Watch Ultra 3 ve Apple Watch Series 11’de yer alan Apple’ın ikinci nesil Ultra Geniş Bant çipi, yeni AirTag’e de güç vererek bulunabilirliği her zamankinden kolay hale getiriyor. Dokunsal, görsel ve sesli geri bildirimden yararlanan Tam Konum Bulma özelliği, kullanıcıları kaybolan eşyalarına yönlendiriyor ve önceki nesle göre yüzde 50’ye kadar daha uzakta bulunan nesnelerin konumunu belirleyebiliyor.1 Geliştirilmiş Bluetooth çipi, eşyaların bulunabileceği kapsama alanını genişletiyor. Kullanıcılar ilk kez Apple Watch Series 9 veya daha yeni modellerde ya da Apple Watch Ultra 2 veya daha yeni modellerde Tam Konum Bulma özelliğini kullanarak AirTag’lerini bulabiliyor. Böylece bu güçlü deneyim kullanıcıların bileğine taşınıyor.

Güncellenmiş iç tasarıma sahip yeni AirTag, önceki nesle göre yüzde 50 daha yüksek ses veriyor. Böylece kullanıcılar AirTag’lerinin sesini önceki nesle kıyasla 2 kata kadar daha uzak mesafelerden duyabiliyor. Geliştirilmiş Tam Konum Bulma becerileri ve dikkat çekici yeni uyarı sesiyle birlikte sunulan AirTag, şimdi kullanıcıların kapıdan çıkmak üzereyken koltuk minderlerinin altına sıkışmış anahtarlar ve cüzdanlar gibi önemli eşyalarını bulmalarını kolaylaştırıyor.

Bul ağı ve nesne konumunu paylaş

Bul uygulaması kullanıcı gizliliğini koruyarak AirTag’lerin, Apple aygıtlarının ve uyumlu üçüncü taraf aygıtlarının bulunmasını kolaylaştırırken arkadaşların ve aile üyelerinin nerede olduğunu bilmenize olanak tanıyor. Bul ağı, eşleştirildiği iPhone’un bulma alanı dışında olan AirTag’lerin konumunun belirlenmesine yardımcı olabiliyor. Kitle kaynaklı bir ağ olan Bul ağında, bir aksesuar veya aygıtın konumunu algılamak için Bluetooth teknolojisinden yararlanarak yaklaşık konumu aksesuar ya da aygıtın sahibine bildiren Apple aygıtları yer alıyor.

Yeni AirTag, Nesne Konumunu Paylaş özelliğiyle kusursuz biçimde entegre oluyor. Nesne Konumunu Paylaş, geciken valizlerin veya diğer kayıp eşyaların bulunmasına yardım edebilmeleri için nesne konumunu hava yolu şirketleri gibi üçüncü taraflarla geçici ve güvenli bir şekilde paylaşarak kullanıcıların kayıp eşyalarını bulmalarına yardımcı olmak üzere tasarlanmış bir iOS özelliği. Apple, Nesne Konumunu Paylaş bağlantılarını gizli ve güvenli bir şekilde kabul etmeleri için 50’den fazla hava yolu şirketiyle doğrudan iş birliği içinde çalışıyor.

Nesne Konumunu Paylaş özelliği sayesinde kullanıcılar kaybettikleri bir eşyanın konumunu, katılımcı hava yolu şirketlerinin müşteri hizmetleri ekibiyle paylaşabiliyor. Hava yolu şirketleriyle çalışan bilişim hizmet sağlayıcısı SITA’ya göre, hava yolu şirketleri Nesne Konumunu Paylaş özelliğini kullanmanın bagaj gecikmelerini yüzde 26, “tamamen kaybolan” veya geri alınamayan bagaj olaylarını ise yüzde 90 azalttığını belirtiyor. Güvenli Apple Hesabı veya iş ortağı kimlik doğrulaması üzerinden yalnızca yetkili personele erişim izni veriliyor. Konum paylaşımı, kullanıcı eşyasına kavuşur kavuşmaz devre dışı bırakılıyor, eşyanın sahibi tarafından herhangi bir zamanda durdurulabiliyor ve yedi gün sonra otomatik olarak sona eriyor.

Sektör lideri güvenlik özellikleri

Yeni AirTag, konum verilerini tamamen gizli ve güvenli tutmak için tasarlandı. AirTag, konum verilerini veya geçmişini aygıtta fiziksel olarak saklamıyor. Uçtan uca şifreleme özelliğiyse Bul ağıyla kurulan tüm iletişimleri koruyarak konum verilerine yalnızca aygıt sahibinin erişebilmesini sağlıyor. Apple dahil kimse AirTag’in bulunmasına yardımcı olan aygıtların kimliğini veya konumunu bilmiyor. İnsanları veya evcil hayvanları değil, yalnızca nesneleri takip etmek için tasarlanan yeni AirTag, istenmeyen takip işlemlerine karşı sektörde ilk kez sunulan platformlar arası uyarılar ve sıkça değişen benzersiz Bluetooth tanımlayıcıları gibi bir dizi koruma içeriyor.

Dila Ekrem’in kurucu ortağı olduğu Arctis AI ve 1 milyon doların üzerinde aldığı yeni yatırım

Eğitim hayatını eskrim salonları ile uluslararası turnuvalar arasında geçiren ve Türkiye’de önemli derece elde edip, 35’ten fazla ulusal ve uluslararası madalya kazanan Dila Ekrem, bugün teknoloji girişimcisi kimliğiyle dikkat çekiyor.

İki yıl önce Münih Teknik Üniversitesi’nde (TUM) eğitim almak üzere Almanya’ya taşınan Dila Ekrem, kısa sürede Münih’in girişim ekosistemine dahil oldu. Bugün ise kurucu ortaklarından biri olduğu Arctis AI için tutarı tam olarak açıklanmayan ancak 1 milyon doları aşan seviyede bir pre-seed (ön tohum) yatırım turunu başarıyla tamamladı.

Yatırım turuna, inşaat teknolojileri alanında PlanRadar gibi öncü girişimlere yatırım yapmış olan Berlin ve Londra merkezli PT1 liderlik etti. Tura ayrıca, yalnızca %0,1 kabul oranına sahip olan ve SumUp ile Adjust gibi şirketlerin kurucuları tarafından hayata geçirilen EWOR ile melek yatırımcı fonu Superangels katıldı.

Yatırımcılar arasında Avrupa inşaat ve teknoloji ekosisteminin önde gelen isimleri de yer aldı. Bunlar arasında PERI’nin sahibi Alexander Schwörer, La Famiglia’nın kurucu ortağı Sebastian Johnston, C1 Green Chemicals kurucusu Christian Vollmann, B+V Union kurucusu Daniel Bronk ve Marvel Fusion Hukuk Direktörü Christian Marquart bulunuyor.

Kurucu ekip ve yolculuk

Dila Ekrem, Arctis AI’ı Münih Teknik Üniversitesi’nde tanıştığı kurucu ortakları Duc-Trung Nguyen ve Leon Stawowiak ile birlikte hayata geçirdi. Vietnam’dan Münih’e gelen Nguyen, bilgisayar bilimi eğitimini finanse edebilmek için Flink’te kurye olarak çalıştıktan sonra yazılım sektörüne adım attı ve son olarak SAP’de yapay zekâ mühendisi olarak görev aldı. Ekibin üçüncü kurucu ortağı Stawowiak ise daha önce Bain & Company ve KPMG bünyesinde yapay zekâ odaklı projelerde yer aldı.

Ağustos 2025’te kurulan Arctis AI, yalnızca üç ay içinde Almanya’daki ilk pilot projelerini devreye aldı. Şirket, büyüme sürecini desteklemek amacıyla Amazon Web Services, Snowflake ve Palantir geçmişine sahip mühendisleri ekibine katarak ilk teknik işe alımlarını da gerçekleştirdi.

Avrupa’nın en büyük endüstrisinde dijital dönüşüm ihtiyacı

Avrupa’nın en büyük endüstrisi olan inşaat ve gayrimenkul sektörü, bugün hâlâ büyük ölçüde manuel ve parçalı süreçlere dayanıyor. Avrupa genelinde 2030 yılına kadar yalnızca elektrik şebekelerinin yenilenmesi için 584 milyar Euro, ulaşım altyapısının modernizasyonu için ise yaklaşık 500 milyar Euro’luk bir yatırım ihtiyacı öngörülüyor. Sektör bu ölçekte bir dönüşüme hazırlanırken, mevcut operasyonel verimsizlikler ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor.

Konut projelerinden yaşlanan köprü ve altyapı sistemlerinin yenilenmesine kadar artan proje karmaşıklığı, geleneksel idari yapıları zorlamaya devam ediyor.

Arctis AI, bu noktada inşaat sektörünün ihtiyaç duyduğu teknolojik dönüşümü hayata geçirmeyi hedefliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Arctis AI Kurucu Ortağı Leon Stawowiak verdiği demeçte;

“İnşaat ekipleri giderek daha karmaşık projeler yürütüyor ancak bu projeleri destekleyen idari sistemler neredeyse hiç değişmedi. Ofis tarafında hâlâ PDF’ler, Excel tabloları ve e-postalar hakim. Biz, projelerin arkasındaki yoğun manuel iş yükünü azaltacak ve sektörün ihtiyaçlarına daha uygun bir teknoloji altyapısı sunacak çözümler geliştiriyoruz.”

Statik belgelerden yapay zeka ajanlarına

Arctis AI, inşaat şirketlerinin proje süreci boyunca sözleşmeleri daha yapılandırılmış, erişilebilir ve aktif biçimde kullanabilmesini sağlayan yapay zekâ ajanları geliştiriyor. Sözleşmeler, yalnızca imzalanıp rafa kaldırılan belgeler olmaktan çıkarılarak; yükümlülüklerin, risklerin, ödeme koşullarının ve bağımlılıkların net biçimde takip edilebildiği merkezi bir yapıya dönüştürülüyor.

Girişim, aldığı yeni yatırımı teknik ekibini büyütmek, yeni ürün modülleri geliştirmek ve Avrupa genelindeki müşteri portföyünü genişletmek için kullanmayı planlıyor. Arctis AI’ın uzun vadeli hedefi ise kritik idari süreçlerdeki operasyonel yükü ve riskleri azaltarak, gelecek nesil büyük ölçekli projeler için sağlam bir dijital altyapı oluşturmak.

Türkiye’de Aralık 2025 ve Ocak 2026’nın ilk 10 gününde kullanıcılar ne aradı?

Google Trends verilerine göre Türkiye’de Aralık 2025 ve Ocak 2026’nın ilk 10 gününü kapsayan dönemde “yeni yıl kararları” aramaları, bir önceki 40 günlük sürece kıyasla büyük bir artış gösterdi.

Bu motivasyonun fiziksel sağlığa yansıması olarak, Ocak ayının ilk haftasında “spor salonu” aramalarında %20’lik bir artış kaydedildi. Kullanıcıların kendilerini geliştirme isteği eğitim alanında da belirginleşirken, “ingilizce nasıl öğrenilir” aramaları %40 artış gösterdi; “yazılım nasıl öğrenilir” sorgusu ise dönemin en çok ilgi çeken konu başlıklarından biri oldu.

Kariyer hedeflerinde uzmanlaşma arayışı

Yeni yılla birlikte mesleki gelişim ve yeni bir kariyere adım atma isteği “nasıl olunur” sorgularında kendini gösterdi. Sağlık ve teknik alanlarda uzmanlaşmaya yönelik başhekim nasıl olunur, fizyoterapist nasıl olunur ve inşaat mühendisi bilirkişi nasıl olunur gibi aramalar ön plana çıktı.

Bunların yanı sıra kullanıcılar; memur, arapça öğretmeni, ambulans şoförü ve adli tıp uzmanı gibi farklı meslek dallarına dair yol haritalarını sorguladılar.

Yetenekleri geliştirme ve farkındalık

Mevcut yetkinliklerini bir üst seviyeye taşımak isteyen kullanıcılar, hem zihinsel hem de iş odaklı gelişim başlıklarını mercek altına aldı. Ticaret zekası nasıl geliştirilir ve hitabet nasıl geliştirilir gibi iş dünyasına yönelik aramalar dikkat çekerken; beyin geliştirme, refleks geliştirme ve durumsal farkındalık gibi bilişsel performansı artırmaya yönelik sorgular yükselişe geçti. Bunun yanı sıra dil becerilerini pekiştirmeye yönelik ingilizce listening nasıl geliştirilir sorgusu da dönemin trendleri arasında yer aldı.

En popüler Nasıl Başlanır? aramaları

Kullanıcıların yeni hobilerden iş hayatına ve kişisel disipline kadar pek çok farklı alanda ilk adımı atmaya hazırlandığı görülüyor. Ocak ayının ilk döneminde “nasıl başlanır” başlığı altında yapılan aramalarda spor, kuyumculuk ve ticarete atılma isteği dikkat çekiyor. Ayrıca kullanıcılar ilk defa namaza başlama, gitar çalma, şişle veya genel olarak örgü tekniklerini öğrenme ve felsefe okumaya giriş yapma gibi konuları da yoğun bir şekilde sorgulayarak yeni yıla dair gelişim hedeflerini belirlediler.

Google’ın yapay zekâ araçları ile yeni yıl hedeflerini planla

Google’ın yapay zekâ destekli araçları, kullanıcıların yeni yıl hedeflerine ulaşmalarını daha verimli hale getiriyor. Google Gemini, kişisel hedeflerinizden yaklaşan etkinliklere kadar pek çok detayı dikkate alarak size özel çalışma programları veya stil önerileri sunabiliyor. Gemini Live ile yeni başladığınız bir hobide kullanacağınız bir ekipmanın veya merak ettiğiniz bir kaynağın fotoğrafını çekerek saniyeler içinde detaylara ulaşmak mümkün. Bu teknolojik destekler, kişisel gelişimi ve trendleri takip etmeyi daha hızlı ve keyifli bir deneyime dönüştürüyor.

Oyun teknolojileri alanında faaliyet gösteren yerli girişim Game Actor, 400 bin dolar yatırım aldı

Oyun teknolojileri alanında faaliyet gösteren Game Actor, Yapı Kredi Portföy ve Entertech İstanbul Teknokent iş birliğiyle kurulan Entertech Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’ndan 300 bin dolar, PlayGate GSYF’den ise 100 bin dolar olmak üzere toplamda 400 bin dolar yatırım aldı. Gerçekleştirilen bu yatırımla birlikte Game Actor, Entertech GSYF ve PlayGate GSYF’nin portföy şirketleri arasına katıldı.

Yatırım kararı; Game Actor’ün yenilikçi teknoloji yaklaşımı, ölçeklenebilir iş modeli ve küresel pazarlara açılma potansiyeli değerlendirilerek alındı.

Oyun ekosistemi için sosyal medya ve entegrasyon merkezi

Game Actor, kurumsal yazılım danışmanlığı alanında faaliyet gösteren üç kurucu ortak tarafından, danışmanlık gelirleriyle finanse edilen bir spin-off girişim olarak kuruldu. Bugün 8 kişilik, oyuncu kimliğine sahip ekibiyle Game Actor; oyun endüstrisine “Sosyal Medya ve Entegrasyon Merkezi” olarak konumlanan bir GameTech şirketi olarak faaliyet gösteriyor.

Oyuncular tarafından geliştirilen platform; oyuncuların oyun istatistiklerini, başarılarını ve oyun anılarını paylaşabildiği sosyal bir alan sunarken, oyun stüdyoları için keşfedilebilir sayfalar, devlog paylaşımları ve tanıtım fırsatları sağlayan bütüncül bir yapı oluşturuyor. Böylece oyuncular, geliştiriciler ve sektör paydaşları tek bir merkezde bir araya geliyor.

Entegrasyon odaklı altyapı ve yeni nesil reklam yaklaşımı

Game Actor platformu; Steam, Riot ve benzeri oyun kütüphaneleriyle entegre çalışarak oyuncuların oyun performanslarını ve başarılarını otomatik olarak görüntüleyebilmelerini sağlıyor. Oyuncular için kendilerini ifade edebilecekleri merkezi bir sosyal alan oluşturulurken, oyun ekosistemi için yüksek doğrulukta veri üretimi mümkün hâle geliyor.

Şirket, oyuncuların platform üzerinde oyun oynayarak tamamlayabilecekleri görevler aracılığıyla yeni oyunlara erişim elde edebilecekleri yenilikçi bir sistem üzerinde çalışıyor. Aynı zamanda entegrasyonlar üzerinden elde edilen oyuncu verilerinin analiz edilmesiyle oyun endüstrisine yönelik içgörüler üretilmesi hedefleniyor. Bu yapı, markaların hedef kitlelerini daha doğru tanımlamalarına imkân tanırken, Game Actor’ü oyun sektörü için adreslenebilir reklam teknolojileri geliştiren yeni nesil bir platform konumuna taşıyor.

Oyuncular için bir merkez, oyun dünyası için bir referans noktası

Game Actor; oyuncuların kendilerine oyun arkadaşı bulabildiği, sosyalleştiği ve oyun başarılarını bir özgeçmiş gibi sergileyebildiği merkezi bir platform olma vizyonuyla gelişimini sürdürüyor. Kurucu ekip, birer oyuncu olarak ihtiyaç duydukları ancak piyasada karşılığını bulamadıkları özellikleri tek bir çatı altında toplayarak oyun ekosistemi için kalıcı bir değer üretmeyi hedefliyor.

Game Actor, aynı zamanda Entertech İstanbul Teknokent’in yurt dışı hızlandırıcı programlarından biri olan Entertech London Market Expansion Programme kapsamında seçilen 13 teknoloji girişiminden biri olarak küresel pazarlara açılma yolunda ilk adımını attı.

Yatırıma ilişkin değerlendirmede bulunan Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu verdiği demeçte;

“Oyun teknolojileri, Entertech GSYF’nin stratejik odak alanlarından biri. Game Actor yatırımı, fonumuzun bu alandaki ikinci yatırımı olması açısından bizim için ayrıca anlamlı. Oyun sektörünü yalnızca içerik üretimiyle sınırlı görmüyor; etrafında oluşan veri, topluluk ve teknoloji katmanlarını birlikte ele alıyoruz. Game Actor, oyuncu deneyimini merkeze alan yaklaşımı ve ölçeklenebilir teknoloji altyapısıyla bu bakış açımızla güçlü bir uyum gösteriyor ve oyun ekosisteminin dönüşümünde önemli bir rol üstlenme potansiyeli taşıyor.”

Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker ise demecinde;

“Entertech İstanbul Teknokent iş birliğiyle kurduğumuz girişim sermayesi fonumuz aracılığıyla, Türkiye’nin küresel ölçekte büyüme potansiyeline sahip teknoloji girişimlerine kaynak ve perspektif sunmayı sürdürüyoruz. Game Actor; oyuncu topluluğunu, veri katmanını ve entegrasyon kabiliyetini bir araya getiren ölçeklenebilir yaklaşımıyla oyun dünyasında yeni değer alanları yaratabilecek önemli bir potansiyel barındırıyor. Bu yatırımla, platformun entegrasyonlarını genişletmesine ve yurt dışı pazarlara açılmasını hızlandırırken, ülkemizin oyun teknolojileri alanındaki global görünürlüğünü de desteklemeyi hedefliyoruz.”

PlayGate Ventures Kurucu Ortağı Mustafa Cihat Durmuş ise demecinde;

“Oyun sektöründe değer yaratmanın yalnızca iyi bir oyun geliştirmekle sınırlı olmadığına inanıyoruz. Game Actor, oyuncu deneyimini merkeze alan yaklaşımı, veri odaklı yapısı ve ölçeklenebilir teknoloji vizyonuyla PlayGate Ventures’ın yatırım stratejisiyle güçlü bir uyum gösteriyor. Bu yatırımın, Türkiye’den çıkan oyun teknolojisi girişimlerinin küresel ölçekte söz sahibi olma yolculuğunda önemli bir örnek olacağına inanıyoruz.”

Entertech GSYF; oyun teknolojileri, sağlık teknolojileri, kreatif teknolojiler, finansal teknolojiler, yenilenebilir enerji ve temiz teknolojiler gibi alanlarda faaliyet gösteren girişimlere yatırım yaparak Türkiye’nin teknoloji tabanlı girişimcilik ekosistemine katkı sağlamaya devam ediyor.

Freelancerlar için freelancerlarla geliştirilen Jobtogo’nun yeni özellikleri

Freelance ekosisteminin Türkiye’deki girişimlerinden Jobtogo, geliştirdiği yeni ürünü Jobtogo 2.0’ı tanıttı. Tamamen sahadan alınan kullanıcı ihtiyaçlarına göre şekillenen ve yapay zekâ desteğiyle güçlendirilen yeni arayüz, hem freelancerlar hem de şirketler için çalışma biçimini kökten dönüştürmeyi hedefliyor.

Kullanıcıların ihtiyaçlarından doğan bir platform

Jobtogo 2.0, “freelancerlar için freelancerlarla” geliştirildi.

  • Freelancerların en çok zorlandığı noktalar olan görünürlük, portfolyo yönetimi, faturalandırma ve müşteri iletişimi gibi konular artık tek ekranda çözülebiliyor.
  • Profiller yapay zekâ desteğiyle güçleniyor, portfolyolar öne çıkarılıyor ve boş profillerin öne geçmesi engelleniyor.
  • Faturalar, sözleşmeler ve ödemeler uygulama içinde, hızlı ve şeffaf bir şekilde yönetiliyor.

Kısacası freelancerlar, tüm operasyonel yüklerden arındırılmış, kendi vitrinlerini güçlendiren bir deneyimle işlerine odaklanabiliyor.

Şirketler için daha hızlı ve güvenli

İşveren tarafında ise süreç tamamen yeniden tasarlandı:

  • Proje oluşturma artık 30 saniyede AI ile yapılabiliyor.
  • Yalnızca Jobtogo ekibi tarafından onaylanmış uzman freelancer profilleri şirketlerin karşısına çıkıyor.
  • Geliştirilen mesajlaşma ve dashboard deneyimiyle tüm proje akışı tek noktadan takip edilebiliyor.

Bu sayede şirketler klasik işe alımın yavaş ve pahalı adımlarını geride bırakarak doğru yeteneklere anında erişebiliyor.

Kullanıcı ihtiyaçlarından doğan inovasyon

Jobtogo 2.0 yalnızca bir güncelleme değil; sahadaki sorunların birebir çözümlerinden oluşan bir paket. Geliştirmelerin odağında freelancer ekosisteminin ihtiyaçlarına yapay zeka desteğiyle çözümler üretebilmek var.

Jobtogo Kurucu Ortağı Begüm Karslıoğlu, yeni ürünleri Jobtogo 2.0‘ı şu sözlerle özetliyor:

“Freelancerların ihtiyaç duyduğu her şeyi tek ekranda bir araya getirdik. Şirketler içinse yeni nesil çalışma yöntemlerine adapte olmayı kolaylaştıran, güvenli ve hızlı bir altyapı sunduk. Bu sadece bir güncelleme değil, iş gücü piyasasının geleceğine atılmış bir adım.”

14 ülkeden 7,5 milyon talep alan online hizmet platformu Armut’un 2025 yılı verileri

Yerli online hizmet platformu Armut, 2025 yılında hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yakaladığı güçlü ivmeyle dikkat çekici bir büyüme performansına imza attı. Şirket, 2025’i bir önceki yıla kıyasla euro bazında yüzde 46 gelir artışıyla kapatırken; yıl boyunca 3 kıtada, 14 ülkede 7,5 milyona yakın hizmet talebi aldı. Türkiye’de hizmet veren sayısını yüzde 38 artıran Armut, büyümesini istihdama ve yerel ekonomiye somut katkıyla destekledi.

Avrupa’da güçlü büyüme

2025 yılı, Armut’un küresel büyüme vizyonunun ve Avrupa odaklı yatırım stratejisinin net biçimde sonuç verdiği bir dönem oldu. Armut; Armut, ProntoPro ve HomeRun markalarıyla özellikle Avrupa pazarlarında dikkat çekici bir ivme yakalarken, İspanya’da yüzde 140, Fransa’da yüzde 170, Almanya ve İsviçre’de ise yüzde 250’ye varan gelir büyümesi kaydetti. Bu performans, Armut’un yerel ihtiyaçları merkeze alan ölçeklenme yaklaşımının ve teknoloji yatırımlarının uluslararası pazarlarda güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koydu.

Türkiye’de 5.5 milyon hizmet talebi

2025 yılında yalnızca Türkiye’de 5,5 milyona yakın hizmet talebi alan Armut’ta, Evden Eve Nakliyat, Boya Badana, Direksiyon Dersi, Halı Yıkama ve Fayans Döşeme en çok talep gören hizmetler arasında yer aldı.

Talep artışı gösteren hizmetler ise yıl boyunca toplumsal ve yaşam tarzı dinamikleriyle doğrudan bağlantılı oldu. Türkiye Kadın Voleybol Milli Takımı’nın uluslararası başarıları, voleybol derslerine olan ilgiyi artırırken; buharlı ev temizliği, hijyen odaklı yeni nesil temizlik alışkanlıklarının öne çıkan başlıklarından biri haline geldi.

Deprem riskine karşı güvenli yapı arayışı ise çelik ev ve anahtar teslim prefabrik ev hizmetlerini özellikle köy evi ve yazlık kullanım amacıyla en hızlı büyüyen kategoriler arasına taşıdı.

Saniyelerle ölçülen hız: Taleplere rekor sürede teklif

2025’te Armut’ta talepler rekor hızlarda karşılık buldu. Bir apartman temizliği talebine yalnızca 5 saniye içinde gelen ilk teklif, yılın en hızlı teklifi olarak kaydedildi.

Davul Zurnacı Kiralama hizmetinde ise bir talep 24 saniye içinde dört teklif alarak platformun erişim gücünü ve hızını ortaya koydu.

Yenilenebilir enerji ve geri dönüşüm talebi güçleniyor

2025 yılı, çevresel duyarlılığın hizmet taleplerine daha güçlü yansıdığı bir yıl oldu. Güneş enerjisi çözümleri, elektrikli araç şarj altyapıları ve geri dönüşüm hizmetlerinde belirgin bir ivme yaşandı.

Ev Tipi Elektrik Güneş Enerjisi hizmeti yüzde 309 büyüyerek hanelerin kendi enerjisini üretme isteğinin hızla arttığını gösterdi. Elektrikli Araç Şarj İstasyonu Kurulumu hizmeti ise yüzde 134 büyüme ile elektrikli araç dönüşümünün sahadaki en somut yansımalarından biri oldu.

Geri dönüşüm tarafında Tekstil Geri Dönüşüm yüzde 440, Cam Geri Dönüşüm yüzde 209 ve Plastik Geri Dönüşüm yüzde 77 oranlarında büyüme kaydederek sürdürülebilir atık yönetimine yönelik ilginin hızlandığını ortaya koydu.

Hayatın içinden talepler, platformun içinden hikayeler

2025 yılı, Armut’ta yalnızca sayılarla değil, hayatın içinden gelen taleplerle de öne çıktı.

Halı saha maçlarının klasik sorusu olan “kim kaleye geçecek?” sorusu, Kiralık Kaleci hizmetiyle net bir karşılık buldu. 2025 yılında Balık Turu hizmeti, Armut’ta yalnızca bir deniz aktivitesi olarak değil, farklı hikayelere eşlik eden çok yönlü bir deneyim olarak öne çıktı. Talepler; eşine doğum günü sürprizi yapmak isteyenlerden, küçük oğluyla birlikte vakit geçirmek isteyen babalara; misafirleriyle denizde keyifli bir gün geçirmek isteyenlere kadar uzanan geniş bir kullanım alanına işaret etti.

Mehter Takımı talepleri, sünnet düğünlerinden sokak kortejlerine kadar özel anlarda geleneğin ve coşkunun yeniden görünür hale geldiğini gösterdi. Drone Eğitimi hizmetine olan ilgi ise kullanıcıların hobi ve profesyonel kullanımı daha bilinçli şekilde ele aldığını ortaya koydu.