Türkiye’den inovasyona dayalı girişimlerin son zamanlarda önem kazandığının farkındayız. İstanbul merkezli olarak yola çıkan reflect, oluşturduğu katılımcı ve sürdürülebilir tasarım anlayışı ile moda alanına yeni bir bakış açısı geliştirmeyi hedeflerken, bir yandan da toplumda sanatın gücüyle bir farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Dört kurucu ortak Eray Erdoğan, Edipcan Yıldız, Ece Altunmaral ve Egemen Filiz tarafından kurulan girişim, Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma İçin Küresel Hedefler doğrultusunda, “sorumlu üretim” ve “sorumlu tüketim” kavramlarını çıkış noktası olarak seçti.

Kuruculardan Ece‘nin yaptığı açıklamada: “Artık satın aldığımız ürünlerin hikayesini, üretim şartlarını, kullanılan materyalleri, markanın kuruluş amacını, çevreye verdiği zararı, topluma kattıklarını merak ediyoruz, önemsiyoruz. Global araştırma şirketi Nielsen’in “Global Survey of Corporate Social Responsibility” araştırmasında dünya çapında katılımcıların %66sı eğer bir şirket çevreye duyarlıysa ve sosyal bir amaca hizmet ediyorsa sunulan ürün veya hizmete daha fazla para vermeye hazır olduğunu belirtmiş. Biz de bu doğrultuda sorumlu üretim ve sorumlu tüketim konularında fark yaratacağına inandığımız bir tasarım anlayışı sunuyoruz ve tüm sosyal farkındalığı yüksek insanları bu değişime ortak olmaya davet ediyoruz.” dedi.

Üretimin her aşamasında adil ticaret şartlarının gözetildiğinden ve kullanılan her materyalin
çevre dostu (organik, geri dönüştürülmüş veya ileri dönüştürülmüş) olduğundan emin olan
marka; üretimden, paketleme ve dağıtıma kadar bütün süreçlerini sürdürülebilir bir
çerçevede yapıyor.

Sertifikalı organik üretim ve sınırlı sayıda ürün

“Hızlı moda” için kullanılan zararlı kimyasallar ve sentetik ilaçlar çevreyi geri dönüştürülemez
bir şekilde kirletirken, reflect ekolojik dengeyi korumak ve bu duruma karşı harekete geçmek
için organik üretimi tercih ediyor. Seri üretime ve aşırı tüketime karşı bir duruş sergileyen
markanın tüm ürünleri sıkı denetimlere tabi GOTS ve GRS sertifikalı, sınırlı sayıda ve uzun
vadeli kullanımı hedefliyor.

reflect, insanları sanat terapisi ile tasarım sürecinin bir parçası hâline getiriyor

Ürün tasarım sürecinde, insanların yaratıcılığını, kimliğini ve ifadelerini merkezine
alıyor. Ürünün arkasındaki hikâyeyi tasarım sürecinin bir parçası haline getirerek, insanların
ürünle duygusal ve kültürel bir bağ kurmasına yardımcı oluyor.

Ayrıca girişim “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Küresel Hedefler”de yer alan başlıklarla ilgili bir meseleye eğiliyor ve bu meselelerden müzdarip dezavantajlı insanlar ile sanat terapisi atölyeleri düzenliyor. Sanat terapisinin, insanların kendilerini ve yaşadıkları sosyal sorunları en açık ve doğal bir biçimde ifade ettiği yöntem olduğuna inanan reflect, sosyal sorunlar etrafında geliştirdiği sanat terapileri ile insanların deneyimlerini yansıtmaları için çalışıyor.

İlk koleksiyon: “Solidarity

Her koleksiyonda farklı bir sosyal meseleye odaklanacak reflect’in “Solidarity” adını taşıyan
ilk koleksiyonu “Eğitimde Fırsat Eşitsizliği” konusuyla ilişkili olarak İstanbul’daki Suriyeli çocukların eğitime entegrasyonunu hedefliyor. İlhamını ise İstanbul’da yaşayan Suriyeli mülteci çocuklar ile gerçekleştirilen sanat terapisinden alıyor. Hayatlarındaki savaş, göç, kaos, komün yaşam gibi büyük kavramlar, reflect’in atölyesi ile farklı bir anlam kazandı ve tuvallere yansıdı. Çocukların hayal gücünden ortaya çıkan imgeler de, genç tasarımcıların ve sanatçıların yorumlamalarıyla reflect’in ürünlerine nakış ile yansıdı.

Koleksiyondan satın alınan ürünlerin tüm tasarım maliyeti Small Projects Istanbul’un Suriyeli mültecilerin eğitime entegrasyonu üzerine çalışılan “Back to School” projesine aktarılacak.

Girişimle ilgili gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.