Ana Sayfa Blog Sayfa 63

İki yerli girişim SmartAlpha ve PhiTech Bioinformatics, Eksim Ventures’tan yatırım aldı

Amerika’da FDA onayı alan ilk yerli yapay zeka şirketi olarak geliştirdiği yazılımlarıyla ultrason muayenesinde anlık analiz ve klinik yönlendirme çözümleri sunan SmartAlpha ve DNA ile RNA verilerini yapay zekâ ile analiz ederek nadir hastalıkların teşhisini hızlandıran bir biyoinformatik girişimi PhiTech Bioinformatics, Eksim Ventures‘tan yatırım aldı.

Yatırımın finansal detayları paylaşılmadı.

İki girişim neler yapıyor?

SmartAlpha

Tüm dünyada hastanelerde yaşanan yoğunluk ve uzun randevu bekleme süreleri, bu soruna çözüm arayan girişimler için önemli bir çalışma alanı haline geliyor. Gittikçe yaygınlaşan yapay zeka teknolojileri de bu sorunun çözümünde her geçen gün daha çok önem kazanıyor. SmartAlpha’nın geliştirdiği tıbbi görüntüleme asistanı, ultrason muayenesi esnasında görüntüyü anında analiz ediyor ve hekime yönlendirmelerde bulunarak süreci kolaylaştırıyor. Böylece, yapay zeka sayesinde kolay ve güvenli bir şekilde ultrason muayenesi yapma olanağı doğuyor.

PhiTech Bioinformatics

Genomik ve yapay zekâ teknolojilerini bir araya getiren PhiTech Bioinformatics, nadir hastalıkların teşhis süreçlerini hızlandırmayı ve doğruluğunu artırmayı hedefliyor. Türkiye merkezli olarak kurulan ve ABD ile Avrupa’da da ofisleri bulunan şirket, DNA ve RNA verilerini “multi-omics” yaklaşımıyla analiz ederek klinisyenlere güçlü karar destek sistemleri sunuyor. Özellikle belirsiz klinik anlamı olan genetik varyantların (VUS) yapay zekâ ile değerlendirilmesini sağlayan çözümleriyle öne çıkan PhiTech, hastalara erken ve doğru tanı imkânı yaratmayı amaçlıyor.

Pubinno, World Beverage Innovation Awards’ta dünyanın en iyi içecek teknolojisi ödülünü kazandı

Türk teknoloji şirketi Pubinno, Münih’te düzenlenen ve geleneksel olarak “İçecek Sektörünün Oscarları” addedilen World Beverage Innovation Awards 2025’te “Best Beverage System” kategorisinin kazananı oldu. Şirketin yapay zeka destekli self-servis çözümü TapPay, bu prestijli yarışmada dünyanın en iyi içecek teknolojisi seçildi.

FoodBev Media tarafından 22 yıldır verilen World Beverage Innovation Awards, küresel içecek endüstrisinin en yenilikçi ve ileri görüşlü şirketlerini ödüllendiriyor. Bu yıl 25 ülkeden gelen 80’den fazla finalist arasından sıyrılan Pubinno, 2023’te Smart Tap ile elde ettiği zaferin ardından, 2025’te TapPay ile yeniden zirveye çıkararak üç yıl içinde iki kez “dünyanın en iyi içecek teknolojisi” unvanını elde etti.

TapPay, özellikle stadyumlar, festivaller ve büyük etkinlik alanları için geliştirilen bir self-servis çözümü. Kullanıcıların bardaklarını saniyeler içinde doldurmasına olanak tanıyor; QR kod, temassız ödeme, yüz ve kimlik tanıma gibi çoklu ödeme seçeneklerini destekliyor. Bu sayede operasyonel verimliliği artırırken, kuyrukları %60’ın üzerinde azaltarak servis süreçlerinde devrim yaratıyor.

Bugün itibarıyla Premier League stadyumlarında, Avrupa’nın önde gelen eğlence alanlarında, dünyanın en büyük havalimanlarında ve çok sayıda festival ile büyük etkinlikte kullanılan Pubinno teknolojileri, global ölçekte içecek deneyimini dönüştürüyor.

Pubinno CEO’su Can Algül, ödül sonrası verdiği demeçte;

“Dünyanın İçecek Oscarları’nda üç yılda iki kez ‘dünyanın en iyi teknolojisi’ seçilmek gurur verici. Pubinno, eğlenceyi demokratize ederken dünyanın daha sürdürülebilir bir yer haline gelmesine de katkı sunmaya devam edecek. Bunu mümkün kılan tüm iş ortaklarımıza ve paydaşlarımıza kalpten teşekkür ediyorum.”

Pubinno, bugüne kadar geliştirdiği yapay zeka ve IoT tabanlı çözümlerle 1,7 milyar litre su tasarrufu sağladı; 7 ülke, 63 şehirde milyonlarca tüketiciye ulaştı. Şirket, “The Future of Draft” vizyonuyla küresel içecek endüstrisinin dijitalleşme ve sürdürülebilirlik dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürüyor.

Fon platformu Fonmap, 3 milyon dolar tohum yatırım aldı

Türkiye’de alternatif yatırım fonlarına erişimi dijitalleştiren ilk mobil uygulama Fonmap, tohum yatırım turunu başarıyla tamamladı.

Turkcell Yeni Teknolojiler GSYF, Tera GSYO ve RePie Portföy’ün katılımıyla gerçekleşen yatırım turunda Fonmap, 3 milyon dolar yatırım aldı.

Fonmap, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onaylı girişim sermayesi yatırım fonları (GSYF) ve gayrimenkul yatırım fonlarına (GYF) mobil uygulama üzerinden dijital erişim imkânı sunuyor.

Yatırımcılar Fonmap sayesinde geleceğin unicorn’larına, enerji, fintek, telekom gibi farklı sektörlerdeki şirketlere ve getiri potansiyeli yüksek gayrimenkullere erken aşamada yatırım yapabiliyor. Bunun yanında TEFAS fonlarına da erişim sağlayan Fonmap, bu kapsamıyla Türkiye’nin en geniş fon portföyüne sahip uygulaması konumunda bulunuyor.

Fonmap Yönetici Ortağı Sami Güzel, yatırım turuna ilişkin olarak verdeiği demeçte;

“Fonmap olarak yatırım dünyasında yeni bir dönem başlattık. TEFAS fonlarının yanı sıra gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonlarını tek bir mobil platformda buluşturarak Türkiye’de bir ilki hayata geçirdik. Böylece yatırımcılar, başka hiçbir yerde bulamayacakları kadar geniş ve çeşitli bir fon setine tek dokunuşla erişebiliyor. Bu yatırımla birlikte, yatırım alışkanlıklarını dönüştürmeye, yatırımcıların kararlarını veriyle güçlendirmeye ve sermaye piyasalarının gelişimine öncülük etmeye devam edeceğiz.”

Alternatif fonlarda pay devri özelliğiyle likidite arttı

Fonmap, 7-10 yıl gibi uzun vadeli fonlar olan GYF ve GSYF’lerde likiditeyi pay devri özelliği ile artırdı. Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan uygulamayla kullanıcılar portföylerindeki fonları kısmi olarak veya tamamen elden çıkarmak istediklerinde kendi paylarını Fonmap’teki diğer yatırımcılara satabiliyor. Böylece henüz süresi dolmamış fonlardaki paylar, ilgilenen yatırımcılar tarafından satın alınarak portföylere eklenebiliyor. Bu özellik aynı zamanda ihraca kapanan fonların yeniden ulaşılabilir olmasını mümkün kılıyor ve piyasanın likiditesini artırıyor.

Tekstilci aileden yapay zeka moda girişimciliğine: MYTH AI | Özgecan Üstgül

İzmir merkezli yapay zeka girişimi MYTH AI, tekstil ve hazır giyim endüstrisi için geliştirilmiş, üretken yapay zekâ tabanlı bir tasarım platformudur. 2023 yılında Özgecan Üstgül tarafından kurulan şirket, markaların ve üreticilerin haftalar süren tasarım ve numune süreçlerini saniyelere indirir.

Sadece lisanslı verilerle eğitilmiş, kapalı kaynaklı ve tescilli yapay zekâ modelleri sayesinde, ticari olarak güvenli, özgün ve üretime hazır desenler oluşturur. Platform, yaratıcılığı hızlandırırken, israfı ve maliyetleri azaltarak moda endüstrisine yenilikçi bir çözüm sunuyor.

MYTH AI kurucusu ve CEO’su Özgecan Üstgül, egirişim Videocast serimizin konuğu oldu.

Diştedavim, 15 milyon dolar değerleme üzerinden 440 bin dolar yatırım aldı

Diş kliniklerinin randevu, ödeme ve hasta yönetim süreçlerini dijitalleştiren sağlık teknolojisi girişimi Diştedavim, yeni yatırım turunu başarıyla tamamladı.

Girişim, 15 milyon dolar değerleme üzerinden 440.000 dolar yatırım alarak büyümesini hızlandırdı.

Bu yatırım turuna, Dubai merkezli Casta Healthcare tarafından yeni kurulan VC fonu liderlik etti. Tura, önceki yatırımcıların bir kısmı da devam yatırımıyla katıldı.

Hizmet vermeye başladığı 2022 yılından bu yana Türkiye genelinde 70 milyon doların üzerinde dental ödemeye aracılık eden Diştedavim, hasta tarafında online randevu ve taksitli ödeme çözümleri sunarken, klinik tarafında dijital hasta kazanımı ve yönetim altyapısı sağlıyor.

Yeni yatırım, şirketin yapay zeka entegrasyonlarını arttırmak, “dentalprices” ve “dtPAY” markalarının global açılımın ilk fazını başlatmak için kullanılacak.

Diştedavim’in kurucusu ve CEO’su Efe Çelebi yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Bu yatırım, yalnızca bir finansman değil; global hedeflerimiz için önemli bir başlangıç. Türkiye’deki güçlü altyapımızla edindiğimiz deneyimi şimdi uluslararası pazarlara taşıma zamanı. Casta Healthcare gibi stratejik bir yatırım ortağı ile bu yolda ilerlemek bizim için büyük bir fırsat.”

Göz hastalıklarını yapay zeka ile erken aşamada tespit eden PerVision, 3 milyon dolar yatırım aldı

Her yıl milyonlarca insan, glokom ve uzun süre fark edilmeyen diğer göz hastalıkları nedeniyle görme kaybı riskiyle karşı karşıya kalıyor. Küresel ölçekte görme kaybının ekonomik maliyetinin yılda 400 milyar ABD dolarını aştığı ve yaşlanan nüfusla birlikte bu yükün daha da artacağı öngörülüyor. Günümüzde kullanılan standart göz testleri ise yoğun kaynak gerektirmesi, zaman alıcı olması ve birçok hastaya ulaşamaması nedeniyle yetersiz kalıyor.

İsviçre merkezli medtech ve yapay zekâ girişimi PeriVision, göz testlerini yeniden tanımlamak için geliştirdiği VisionOne platformu ile bu soruna çözüm sunuyor. VisionOne, ticari VR gözlüklerini ileri düzey yapay zekâ algoritmalarıyla birleştirerek dünya genelinde 100 milyon glokom hastası için daha hızlı, güvenilir ve hasta dostu görme alanı testleri sağlıyor.

Şirket, platformunu retina hastalıkları için yeni testlerle genişletmek, gelişmiş yapay zekâ destekli analiz araçları ve klinik entegrasyon çözümleri eklemek amacıyla 2,4 milyon CHF (3 milyon dolar) tohum yatırım turunu başarıyla tamamladığını duyurdu.

Yatırım turuna; ARYA VC liderlik ederken, DART Ventures, Zühlke Ventures, MEDKAP, SICTIC, Yapay Zeka Fabrikası, Venturekick, InaTec, Juchum Foundation, CADFEM ve OOMNIUM gibi yeni ve mevcut yatırımcılar da katıldı. Teknoloji, sağlık ve girişim ölçeklendirme konularında geniş uzmanlığa sahip bu yatırımcı çeşitliliği, PeriVision’in büyüme yolculuğuna stratejik bir katkı sağlıyor.

Son üç yılda birçok hibe ve ödülle de desteklenen PeriVision; EIT Health Wild Card kazandı, Innosuisse tarafından iki proje hibesi aldı, FIT’ten kredi desteği gördü, Switzerland TOP100 Startups listesine girdi ve Venture Leaders Medtech 2023 programında yer aldı. Ayrıca Innosuisse Scale-up Coaching ve Biopôle Vanguard Accelerator programlarına kabul edilerek sektörde güçlü bir konum elde etti.

Yatırım kapsamında PeriVision yönetim kuruluna DART Ventures Genel Müdürü Arijana Walcott katılırken, ARYA VC Genel Ortağı Sanem Tatlıdil Özal ise gözlemci üye olarak yerini aldı.

PeriVision CEO’su Patrick Kessel, “Böylesine deneyimli bir yatırımcı grubunu bünyemize katmaktan gurur duyuyoruz. Bu yatırım, yalnızca hedeflerimize ulaşmamızı sağlayacak sermayeyi değil, aynı zamanda yönetim kurulumuza paha biçilemez bir uzmanlık da kazandırıyor” dedi.

Şirket, halihazırda AB, ABD ve İngiltere’de sertifikasyonlarını aldığı ilk ürününün lansmanını gerçekleştirmiş olup, 2025’te bu pazarlardaki varlığını genişletmeyi hedefliyor.

Bugüne kadar 98 girişimi mezun eden Lonca Girişimcilik Merkezi, 8. yılını kutluyor

Lonca Girişimcilik Merkezi, sekiz yıldır Türkiye girişimcilik ekosisteminde teknoloji odaklı girişimlerin yanında yer alıyor.

2017’de Kuveyt Türk öncülüğünde kurulan Lonca, bugüne kadar 4 bini aşkın başvuru arasından seçilen 98 girişimi mezun etti. Program kapsamında girişimcilere 500 bin doları aşan hibe desteği, eğitim ve mentorluk olanakları, Ar-Ge ve açık ofis imkânları sunuldu.

Mezun girişimler, Kuveyt Türk ile yürüttükleri iş birlikleri sayesinde büyümeye devam ediyor. Mezun girişimlerden 30’u, Lonca’nın bugüne kadar sağladığı desteklere ek olarak çeşitli yatırımcılardan toplamda 16,5 milyon doları aşkın yatırım alarak yollarına devam etti. Lonca Girişimcilik Merkezi, farklı sektörlerde üretilen yenilikçi çözümleri destekleyerek girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor.

“Lonca Girişimcilik Merkezi olarak girişimcilerle birlikte büyümeye devam ediyoruz”

Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar, verdiği demeçte;

“Lonca Girişimcilik Merkezi sekiz yılda güçlü bir ekosistem oluşturdu. Bugün sadece finans alanında değil, yapay zekâdan sağlığa, hukuk teknolojilerinden sigortacılığa kadar pek çok farklı alanda girişimcilerle yan yana yürüyoruz. Onların geliştirdiği yenilikçi çözümleri desteklerken biz de bu yolculuktan öğreniyoruz. 11. dönemde aramıza katılan 13 girişimle birlikte etkimizi daha da genişletiyor, girişimcilere sürdürülebilir iş modelleri geliştirmeleri için gereken tüm desteği sunuyoruz.”

11. dönemden öne çıkan başlıklar

Bu yıl Lonca’ya seçilen 13 girişim, özellikle yapay zekâ tabanlı çözümleriyle dikkat çekiyor. Ankara merkezli 5 girişimin de yer aldığı 11. dönemde; kod inceleme süreçlerini hızlandıran araçlardan işitme engelliler için anlık çeviri teknolojilerine, kamp ve glamping rezervasyon platformlarından veteriner klinikleri için bulut tabanlı yönetim sistemlerine kadar geniş bir yelpazede teknoloji geliştiren girişimler programa dahil oldu.

Yeni dönemde seçilen girişimler, 300 bin TL’ye kadar nakit hibe desteğinin yanı sıra kapsamlı bir hızlandırma programına dahil olacak. Girişimler, Kuveyt Türk’ün API servislerinden faydalanarak ürünlerini geliştirme imkânı bulacak, açık ofis alanlarından yararlanabilecek ve Kuveyt Türk ile potansiyel iş birlikleri geliştirebilecek. Ayrıca, girişimlerin ekosistemde daha fazla görünürlük kazanması için etkinlik ve fuar katılımlarında da destek sunulacak. Lonca, her dönem olduğu gibi bu dönemde de girişimcilerin ihtiyaç duyduğu alanlarda yenilikçi çözümler üretmeleri için yol arkadaşı olmayı sürdürecek.

Ekosistem partnerliği ve iş birlikleri

Başta girişimciler olmak üzere daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen Lonca, önümüzdeki dönemde partner ağını genişletmeyi hedefliyor. Ulusal ve uluslararası kurumsal firmalar, girişimcilik merkezleri ve akademik kurumlarla ortak programlar ve etkinlikler düzenleyecek. Kuveyt Türk, Lonca programında yer alan girişimcilerin müşterisi ve iş ortağı olarak bankacılık süreçlerinde yenilikçi ürün ve hizmetleri deneyimliyor.

1 milyon 860 bin TL’den başlayan fiyatla Togg’un ikinci modeli T10F satışa sunuldu

‘Bir otomobilden fazlası için’ yola çıkan Togg, Münih’teki IAA Mobility 2025’te dünya kamuoyuna tanıttığı ikinci cihazı T10F’i Türkiye’de satışa sundu. Avrupa pazarındaki otomobillerin güvenliğinin değerlendirildiği bağımsız Euro NCAP programının tüm testlerinden en yüksek seviye olan 5 yıldız alan T10F, kullanıcıların ilgisine sunuldu. 160 kW / 218 beygir güç ve 350 Nm tork üreten T10F RWD (arkadan itiş) versiyonları, iki farklı batarya seçeneğiyle 350 km’ye (52,4 kWh batarya) ve 623 km’ye (88,5 kWh batarya) varan menziller sunuyor.

T10F’in fiyatları şöyle:

  • V1 RWD Standart Menzil: 1 milyon 860 bin TL
  • V1 RWD Uzun Menzil: 2 milyon 170 bin TL
  • V2 RWD Uzun Menzil: 2 milyon 345 bin TL

T10F V2 için bireysel ve kurumsal kullanıcılara kampanya devrede

Togg, T10F V2 için özel finansman seçeneklerini de devreye aldı. Bu kapsamda bireysel kullanıcılar T10F V2 için 200 bin TL krediye %0 faizli 12 ay vadeli 16 bin 667 TL aylık geri ödemeli veya 1 milyon 500 bin TL krediye %2,89 faizli 48 ay vadeli 67 bin 921 TL aylık geri ödemeli ya da 1 milyon TL krediye %2,79 faizli 48 ay vadeli 44 bin 278 TL aylık ödemeli sahip olabilecek. T10F V2 modelini tercih edecek kurumsal kullanıcılar için de 200 bin TL %0 faiz seçeneğinin yanı sıra 1 milyon 750 bin TL krediye %2,99 faizli 48 ay vadeli 71 bin 054 TL aylık ödemeli alternatif de sunuluyor.

28 dakikada hızlı şarjla yüzde 80 doluluk

Almanya’da da 29 Eylül itibarıyla satışa sunulacak T10F, hızlı şarj ile 28 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 batarya doluluk seviyesine ulaşabiliyor. Uzaktan güncellemeler (OTA: over-the-air) ile sürekli kendini yenileyebilen sürücü destek sistemlerinin yer aldığı T10F, yedi adet hava yastığı, dayanıklı ve sağlam altyapısı ile her türlü yol koşulunda güvenli bir sürüş sağlıyor. Cihaz, trafik işareti algılama sistemiyle birlikte çalışan dur-kalk fonksiyonlu akıllı adaptif hız sabitleyici ve akıllı şerit takip sistemi & şeritten ayrılma ikazı gibi özelliklere sahip. T10F, aynı zamanda V2 donanım seviyesinde çevre görüş kamerası, kör nokta asistanı, sürücü dikkat asistanı, gelişmiş elektronik denge kontrolü gibi özellikleri standart, otomatik park asistanını ise opsiyon olarak sunuyor.

Urla ve Mardin de dahil 5 renk seçeneği

Tasarımı, ileri teknolojisi ve kullanıcı odaklı yaklaşımıyla öne çıkan T10F, Gemlik, Oltu ve Kula renklerinin yanı sıra Urla ve Mardin renk seçeneklerine de sahip. Urla, Ege’nin dinginliğini ve rafine zevklerini yansıtırken, Mardin’in mavi badem şekeri yeni renge ilham oldu.

Sportif bir fastback

T10F’in tasarımı akıcı, dinamik ve zarif çizgilerle kendini gösteriyor. Lale motifinin yatay çizgilerle işlendiği T10F, sportif fastback siluetiyle ileriye atılmaya hazır bir duruş sergiliyor. Coupé tavan çizgisi ve gövdeye gömülü kapı kolları, estetik bir tercihin ötesinde aerodinamik verimliliği artıran mühendislik dokunuşları olarak dikkat çekiyor. 505 litrelik bir bagaj hacmine sahip olan T10F’in iç mekânı, kullanıcıyı ferah, aydınlık ve konforlu bir üçüncü yaşam alanıyla karşılıyor. Panoramik cam tavan doğal ışığı içeri taşırken, yenilenen direksiyon simidi, uçtan uca ekran ve akıcı yüzey detayları hem sürüş ergonomisini hem de dijital deneyimi yeniden tanımlıyor. Yumuşak dokular ve zarif dikişler, iç mekânda bir ‘koza etkisi’ yaratarak kullanıcıyı sarıyor.

Satıcı ve alıcı arasında yeni köprü: Shop by Shopier

Türkiye’deki sosyal e-ticaretin önde gelen platformlarından Shopier, yeni mobil uygulaması Shop App ile bağımsız girişimcilerin müşterileriyle olan ilişkisini yeniden şekillendiriyor.

Google Play Store ve App Store’da yayınlanan Shop App, mağazaların müşterileriyle sürdürülebilir bir bağ kurmasını sağlarken, son kullanıcıya da favori Shopier mağazalarını takip etme, özel indirim fırsatlarından yararlanma ve siparişlerini yönetme imkânı sunuyor.

Girişimciler için yeni müşteri kanalı

2016 yılında kurulan Shopier, bağımsız girişimcilerin e-ticarete başlamaları ve işlerini büyütebilmeleri için yalın ve güvenilir bir altyapı sundu. Günümüze kadar daha çok satıcı odağı bulunan platform, sosyal medya dahil çeşitli alternatif mecralardan alışverişin güvenli bir ortamda yapılabilmesini ve yaygınlaşmasını sağladı.

Shop App ile birlikte Shopier, artık alıcılara da üyelik imkanı sunan bir yapıya kavuştu. Yeni uygulama, alternatif mecralarda satış yapmanın ötesinde, girişimcilere kendi markalarının müşteri kitlesini oluşturma imkanı sağlıyor. Satıcılar, uygulama üzerinden kendilerini veya ürünlerini takip eden kullanıcılara özel kampanya düzenleme, müşterilerine tekrarlı satış yapma ve satışlarını artırma fırsatı yakaladılar. Uygulamanın otomatik bilgilendirme yapısı sayesinde, satıcıların pazarlama yükü azalıyor ve satışa dönüşüm oranları artıyor.

Alıcılar için katma değer

Shop App, kullanıcıya ilgilenmediği satıcılara yönlendirmiyor, yalnızca kendi seçtiği mağaza ve ürünlerle ilgili bildirimler iletiyor. Bu sayede bağımsız girişimciler, doğrudan kendi topluluklarını inşa ederken, alıcılar da ilgi duydukları markalarla ilgili fırsatlardan haberdar oluyor. Bu yönleriyle, klasik online pazaryeri mantığından kaydadeğer ölçüde ayrışan uygulama, alıcılara ödeme yöntemi ve adres bilgisi kaydetme, mağaza ve ürün takip etme ve kargo takibi gibi özellikler sunuyor.

Shopier Kurucu Ortağı Burak Sekmen yeni ürünle ilgili verdiği demeçte;

“Shopier’in varoluş sebebi, e-ticareti herkes için kolay, erişilebilir ve güvenli kılmak. Shop App ile bu yönde bir adım daha atarak, bağımsız girişimcilerin müşterileriyle daha güçlü bir bağ kurmalarını sağlıyoruz.“

Londra merkezli hukuk teknolojileri girişimi SuLe, Sharks & Partners’tan yatırım aldı

Londra merkezli yapay zeka destekli hukuk platformu SuLe, melek yatırım turunu başarıyla tamamladı. Tura stratejik yatırımcı olarak katılan Sharks & Partners, girişimin büyüme yolculuğunda önemli bir destekçi oldu.

KOBİ’ler ve startup’lar için hukuk hizmetlerini erişilebilir, hızlı ve uygun maliyetli hale getirmeyi hedefleyen SuLe, yatırım turunu hukuk bürosu ortaklarına, banka yöneticilerine, exit yapmış girişimcilere ve sektör liderlerine açtı. Platformun kurucuları arasında, daha önce Orrick ve Bird & Bird’de çalışmış teknoloji avukatı Trish Wing ile sosyal içerik platformu Wiser Media’nın kurucu ortağı Nilsu Derici yer alıyor.

Sharks & Partners Kurucu Ortağı Mehmet Çelikol verdiği demeçte;

“Uzun yıllardır hukuk sektörü değişime direnen en geleneksel alanlardan biri olmaya devam ediyor. SuLe ise bu alanda dönüşümün öncüsü olmaya aday. Yapay zeka destekli platformlarıyla girişimlerin ihtiyaç duyduğu çevik ve ölçeklenebilir hukuk hizmetlerini yeniden tanımlıyorlar. Bu vizyonun erken destekçileri arasında yer almaktan gurur duyuyoruz.”

SuLe, tekrarlayan hukuki işleri yapay zekâ ile otomatikleştirerek geleneksel hukuk hizmetlerindeki yüksek maliyet ve verimsizlik sorunlarını çözüyor. Abonelik modeli sayesinde startup’lar dakikalar içinde doküman üretebiliyor, yapay zekâ araçlarıyla inceleyebiliyor ve gerektiğinde uzman avukatlardan doğrudan destek alabiliyor. Platform özellikle teknoloji odaklı şirketlerde uzmanlaşmış durumda; Türkiye gibi farklı pazarlardan İngiltere’ye açılmak isteyen girişimlere şirket kuruluşundan sürekli hukuki uyumluluğa kadar kapsamlı hizmet sunuyor.

Kasım 2024’te lansmanını gerçekleştiren SuLe, kısa sürede dikkat çekici başarılara ulaştı. Bugün 800’ün üzerinde aktif kullanıcıya sahip olan platform, İngiltere’de saygın kuruluşlar, VC’ler, hızlandırıcılar ve sektör liderleriyle 30’dan fazla stratejik iş birliği yaptı. Ayrıca önde gelen bir kitle fonlama platformuyla 100 bin sterlinlik sözleşme imzalayan SuLe, İngiltere’deki en prestijli 5 hukuk bürosu ile ileri düzey iş birliği görüşmeleri yürütüyor.

SuLe Kurucu Ortağı ve CEO’su Trish Wing ise demecinde;

“Bugün girişimlerin büyük çoğunluğu ya hukuki süreçleri tamamen yok sayıyor ya da hazır kopyala-yapıştır belgelerle ilerliyor. Bu ciddi bir risk. SuLe ile girişimcilere işlerinin büyümesiyle uyumlu, erişilebilir ve teknolojiye hakim bir hukuki destek sunarak bu tabloyu değiştiriyoruz.”

Yeni yatırımla birlikte SuLe, İngiltere’deki büyümesini hızlandırmayı, hukuk bürolarıyla iş birliklerini güçlendirmeyi ve özellikle İngiltere’ye açılmak isteyen Türk startup’larını daha güçlü şekilde desteklemeyi hedefliyor.