Ana Sayfa Blog Sayfa 16

İTÜ ARI Teknokent’in düzenlediği BEETECH 2025’te ödül alan 70 teknoloji şirketi

Türkiye’nin inovasyon ve teknoloji üssü olarak kendini konumlandıran İTÜ ARI Teknokent tarafından düzenlenen BEETECH Teknoloji Ödülleri, düzenlenen etkinlikte sahiplerini buldu.

Yürüttükleri projeler, ürettikleri teknolojiler ve ihracat performanslarıylaöne çıkan İTÜ ARI Teknokent firmaları, 2024 yılının performans kriterlerine göre Kuluçka, Küçük, Orta, Büyük ve Akademik olmak üzere 5 farklı kategoride değerlendirilerek ödül aldı. Özel Ödül kategorisinde ise jürinin belirlediği firma ve kurumlar ödülle buluştu.

Ayrıca etkinlikte, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Girişim Ofisi’nin (GO) açılışı da yapıldı. Yeni nesil kuluçka modeli olarak konumlanan GO Office; girişimcilere esnek kullanım alanları ve standartlaştırılmış destekler sunarak, iş birliklerini ve inovasyonu destekleyen stratejik bir yapı olarak tasarlandı.

BEETECH 2025 Teknoloji Ödülleri

  • Akademik firma kategorisi birincisi: Altay Havacılık
  • Kuluçka firma kategorisi birincisi: Flowbase
  • Küçük ölçekli firma kategorisi birincisi: Eğlence Fabrikası
  • Orta ölçekli firma kategorisi birincisi: Mikro Yazılımevi
  • Büyük ölçekli firma kategorisi birincisi: Argela
  • Ar-ge’de kadının gücü özel ödülü: Bioactive
  • Ar-ge’de kadının gücü özel ödülü: Weartechclub
  • Ar-ge’de kadının gücü özel ödülü: Aquatayf
  • Ar-ge’de kadının gücü özel ödülü: Etcbase
  • Ar-ge’de kadının gücü özel ödülü: Yapı Kredi Teknoloji
  • İhracatın lideri özel ödülü: Parton
  • İhracatın lideri özel ödülü: Flowbase
  • İhracatın lideri özel ödülü: Eğlence Fabrikası
  • İhracatın lideri özel ödülü: Eatron
  • İhracatın lideri özel ödülü: Hitit
  • İTÜ ile iş birliği özel ödülü: Virgasoft
  • İTÜ ile iş birliği özel ödülü: Weartechclub
  • İTÜ ile iş birliği özel ödülü: La2 Dynamics
  • İTÜ ile iş birliği özel ödülü: Fev Tr
  • İTÜ ile iş birliği özel ödülü: Yapı Kredi Teknoloji
  • Yönetici şirket ile iş birliği özel ödülü: Orbycra
  • Yönetici şirket ile iş birliği özel ödülü: Winfluencer
  • Yönetici şirket ile iş birliği özel ödülü: Norm Çevre
  • Yönetici şirket ile iş birliği özel ödülü: Linksa
  • Yönetici şirket ile iş birliği özel ödülü: Agito
  • Bilgiyi değere dönüştürenler özel ödülü: Turnavi
  • Bilgiyi değere dönüştürenler özel ödülü: Winfluencer
  • Bilgiyi değere dönüştürenler özel ödülü: Osteoid
  • Bilgiyi değere dönüştürenler özel ödülü: Cezeri
  • Bilgiyi değere dönüştürenler özel ödülü: TUSAŞ
  • Çekirdekten yetişenler “start up” özel ödülü: From Your Eyes
  • Çekirdekten yetişenler “start up” özel ödülü: Vignetim
  • Çekirdekten yetişenler “start up” özel ödülü: Syntonim
  • Çekirdekten yetişenler “scale up” özel ödülü: Teklifimgelsin
  • Çekirdekten yetişenler “scale up” özel ödülü: Adlema
  • Çekirdekten yetişenler “scale up” özel ödülü: Bulut Klinik Teknoloji A.Ş.
  • Kuluçkadan global rekabete “Innogate” özel ödülü: Pardon
  • Kuluçkadan global rekabete “Innogate” özel ödülü: One Human
  • Kuluçkadan global rekabete “Innogate” özel ödülü: Vivoo
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Agesa Hayat Ve Emeklilik
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Agito
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Aksigorta
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Anadolu Efes
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Bursa Coşkunöz Eğitim Vakfı
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Eczacıbaşı
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Elginkan Vakfı
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Enerjisa
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Epdk
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Elder
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Ford Otosan
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: İstanbul Sanayi Odası (İSO)
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Kartek
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB)
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Teknasyon
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Yalçıner Patent
  • Ekosistem paydaşlığı özel ödülü: Yapı Kredi Teknoloji
  • ARI fon paydaşlığı özel ödülü: Bilge Adam
  • ARI fon paydaşlığı özel ödülü: Matriks
  • ARI fon paydaşlığı özel ödülü: Omni Kanal
  • ARI fon paydaşlığı özel ödülü: Fineksus
  • ARI fon paydaşlığı özel ödülü: Borda
  • ARI fon paydaşlığı özel ödülü: Etcbase
  • ARI fon paydaşlığı özel ödülü: Eteration
  • ARI fon paydaşlığı özel ödülü: Softtech
  • Akademik birikimin ticari başarısı özel ödülü: Invent Yazılım
  • Akademik birikimin ticari başarısı özel ödülü: Teknobee
  • Akademik birikimin ticari başarısı özel ödülü: Kupfer
  • Akademik birikimin ticari başarısı özel ödülü: İo Çevre Çözümleri
  • Akademik birikimin ticari başarısı özel ödülü: Divit Teknoloji A.Ş.
  • Kampüste filizlenenler özel ödülü: Hyperever

YEO Teknoloji’nin iştiraki Reap Battery, üretimine başladığı LFP bataryaları dünyaya sunacak

Yenilenebilir enerji ve enerji teknolojileri alanında Türkiye’nin global oyuncularından biri olan YEO Teknoloji, sektörün geleceği olarak görülen enerji depolama çözümleri alanında stratejik bir hamle gerçekleştirdi.

YEO Teknoloji, %100 iştiraki olan Reap Battery’nin İstanbul Tuzla’daki fabrikasında çalışanlarıyla birlikte fabrikanın üretime geçmesini kutladı. Yakın zamanda sektörün öncüleri ve kamu temsilcilerinin katımıyla bir resmi açılış yapılması da planlanıyor.

Enerji teknolojileri üssü

Reap Battery tesisinde yıllık 5 GWh kapasiteye sahip enerji depolama sistemleri üretecek olan YEO Teknoloji, tüm dünyaya İstanbul’dan ihracat yapacak. Reap Battery tesisi, enerji depolamanın yanı sıra otomasyon, dijital enerji yönetimi, IoT uygulamaları ve Ar-Ge faaliyetlerinin bir arada yürütüleceği bütünleşik bir teknoloji üssü olarak çalışacak. Reap Battery, İstanbul’da enerji teknolojileri ekosisteminin farklı bileşenlerini aynı çatı altında buluşturacak.

Reap Battery’nin Tuzla’daki fabrikası, 21 yıllık birikimin global hedeflere uzanan stratejik yolculuğun somut sonucu olarak hayata geçti. İstanbul’dan dünyaya açılan bu üretim üssü, YEO Teknoloji’nin “Bizce Mümkün” anlayışıyla ürettiği yüksek katma değerli enerji teknolojilerini küresel pazara taşıyacak.

Bölgesel üretim merkezi

Yılda 5 GWh kapasiteye sahip enerji depolama sistemleri üretimi yapacak olan Reap Battery fabrikası, Türkiye pazarının ihtiyacının yanında ABD, Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika bölgelerine yönelik ihracat odaklı bir üretim üssü olarak konumlanacak.

Tesis, yenilenebilir enerji santralleri ve elektrik şebekelerine uygun enerji depolama sistemleri, ticari, endüstriyel ve konut tipi bataryalar ve mobilite uygulamaları için özel enerji depolama çözümleri için tasarım, üretim, entegrasyon süreçlerini kapsayan bir merkez olarak çalışacak. Reap Battery fabrikası; ileri teknolojiyle donatılmış robot destekli üretim hatlarıyla lityum-iyon batarya paketleme, sistem entegrasyonu ve kalite–test altyapısıyla, enerji depolama sistemlerinin yüksek güvenlik, uzun ömür ve güçlü performansla müşteriye ulaştırılmasını sağlayacak. Tesis, YEO Teknoloji’nin mühendislik ve EPC tecrübesiyle uyumlu şekilde, proje bazlı ve ihtiyaç odaklı inovatif çözümlerin kaynağı olacak.

Kesintisiz yeşil enerji

Reap Battery fabrikasının YEO’nun enerji depolama alanındaki uzun vadeli stratejisinin önemli bir adımını oluşturduğunu belirten YEO Teknoloji CEO’su Tolunay Yıldız hedeflerini şöyle anlattı:

“Reap Battery fabrikası, YEO Teknoloji’nin ulaştığı global vizyonun en değerli meyvelerinden biri oldu. Fabrikada yenilenebilir enerji santrallerinin depolama ihtiyacına yanıt verecek şekilde; yüksek kapasiteli BESS çözümleri, güneş enerjisi ve şebeke entegrasyonlarına yönelik sistemler için hizmet verecek. Hedefimiz Türkiye’yi enerji depolama teknolojilerinde bölgesel bir üretim ve mühendislik merkezi haline getirmek. YEO Teknoloji’nin yurtiçi ve yurtdışında yürüttüğü rüzgar, hidroelektrik ve güneş enerjisi, şebeke modernizasyonu ve enerji depolama projeleri de fabrikanın üretim takvimine doğrudan entegre edilecek.”

Fabrikada, şebeke ölçeğindeki büyük depolama sistemlerinden ticari ve endüstriyel segmente kadar geniş bir yelpazede batarya çözümleri sunulacak. YEO Teknoloji’nin yapay zeka ve IoT destekli dijital enerji çözümleri, batarya ve enerji yönetim sistemleriyle entegre çalışacak olan bu bataryalar, verimliliği en üst düzeye çıkaracak.

Koray GSYO, yerli lazer teknolojileri geliştiren FiberLAST’a yatırım yaptı

Koray Group bünyesinde faaliyet gösteren Koray Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı (Koray GSYO), fiber lazer teknolojileri alanında yerli ve milli çözümler geliştiren FiberLAST‘a yatırım yaptığını duyurdu.

Bu yatırım, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretim kapasitesini güçlendirme ve kritik lazer teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda atılmış stratejik bir adım niteliği taşıyor.

Koray GSYO, teknoloji ve inovasyon odaklı yatırım stratejisi doğrultusunda; katma değer üreten, yerli Ar-Ge yetkinliği güçlü ve ölçeklenebilir iş modellerine sahip girişimleri portföyüne dahil etmeyi sürdürüyor. FiberLAST Inc.’e yapılan bu yatırımın, şirketin ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırması, Ar-Ge kapasitesini güçlendirmesi ve ölçeklenme planlarını daha etkin şekilde hayata geçirmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

FiberLAST, geliştirdiği ileri mühendislik ürünü fiber lazer sistemleriyle; endüstriyel üretimden hassas kesim uygulamalarına, savunma sanayinden yüksek teknoloji gerektiren özel kullanım alanlarına kadar uzanan çift kullanımlı kritik lazer teknolojileri sunuyor. Şirket, yüksek performans, hassasiyet ve güvenilirlik gerektiren alanlarda geliştirdiği çözümlerle Türkiye’nin lazer teknolojileri ekosisteminde önemli bir konumda yer alıyor.

Yatırımın, FiberLAST Inc.’in hem iç pazarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmasına destek olması öngörülüyor. Geliştirilen yerli lazer teknolojilerinin, özellikle savunma sanayi başta olmak üzere stratejik sektörlerde Türkiye’nin teknoloji üretim kabiliyetine önemli katkılar sunması bekleniyor.

Koray GSYO Genel Müdürü Burhan Karademir yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Yerli ve milli teknoloji geliştiren şirketleri desteklemek, yatırım stratejimizin temel unsurlarından biri. FiberLAST Inc.’in geliştirdiği fiber lazer teknolojilerinin hem endüstriyel uygulamalarda hem de savunma sanayinde kritik bir değer yarattığını görüyoruz. Bu yatırımın, şirketin büyüme yolculuğuna ivme kazandıracağına ve Türkiye’nin lazer teknolojilerinde daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

Koray GSYO, önümüzdeki dönemde de yüksek teknoloji, inovasyon ve stratejik sektörler odağında yatırımlarını sürdürerek Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sunmayı hedefliyor.

Morpara, MoneyGram entegrasyonu ile Türkiye’den tüm dünyaya para transferi sunacak

Türkiye’nin yenilikçi finansal teknoloji uygulamalarından biri olan Morpara, küresel para transferi lideri MoneyGram ile gerçekleştirdiği entegrasyonu genişleterek uluslararası para transferinde yeni bir dönemi başlattı.

Morpara, MoneyGram ile iş birliği kapsamında daha önce mobil uygulamaya entegre ettiği “İsme Para Gönderim” özelliğine ek olarak, artık “Hesaba Para Gönderim” ve “Cüzdana Para Gönderim” fonksiyonlarını da kullanıma sundu.

Bu gelişmeyle birlikte Morpara, MoneyGram’ın küresel ağı sayesinde Türkiye’den alıcının hangi bankayı kullandığından bağımsız olarak; isme, hesaba ve cüzdana para gönderimini tek bir mobil uygulama üzerinden sunan Türkiye’nin ilk fintech şirketi oldu.

Yurt dışı banka hesaplarına anında ve kolay gönderim

Yeni entegrasyon sayesinde Morpara kullanıcıları, mobil uygulama üzerinden 200’den fazla ülkeye yurt dışı banka hesaplarına, MoneyGram ile alıcı ismine veya yurt dışındaki dijital cüzdanlara kolayca para gönderebiliyor. Üstelik banka hesaplarına para gönderiminde alıcı bankanın herhangi bir aracı kurum ile anlaşması olmasına gerek yok.

2025 Haziran ayında MoneyGram ile isme para gönderme ve referans numarası ile para alma özelliklerini ilk kez tek uygulamada Morpara kullanıma açmıştı. Tüm para transferini tek uygulamadan yönetmeyi misyon edinen Morpara, yıl bitmeden hesaplara ve cüzdanlara gönderimi de aktif etti.

Dünya genelindeki tüm cüzdanlara tek uygulamadan gönderim

MoneyGram entegrasyonuyla sunulan bir diğer yenilik ise dünyanın dört bir yanında MoneyGram ile entegre çalışan dijital cüzdanlara Morpara üzerinden para gönderebilme imkânı. Böylece Morpara, kullanıcılarına geleneksel para transferinin çok ötesinde, hızlı ve modern bir transfer deneyimi sunuyor.

Yeni transfer ağı sayesinde Morpara’nın kullanıcılarına sunduğu imkanlar;

  • 200’den fazla ülkeye isme, cüzdana ve banka hesaplarına gönderim,
  • Tüm dünyadaki MoneyGram entegrasyonu olan mobil cüzdanlara transfer,
  • IBAN olmadan yalnızca isim bilgisiyle gönderim ve referans numarası ile para alma,
  • SEPA ve Birleşik Krallık hesaplarına para gönderimlerinde komisyonsuz transfer imkanı,
  • SEPA ve Birleşik Krallık’tan komisyonsuz para almaya imkan veren Avrupa (EURO) IBAN
    aracılığıyla uluslararası para transferlerini çok daha hızlı, güvenli ve en uygun maliyetle yapmalarını sağlayacak.

“Dijitalde sınırıları aşan ödeme teknolojisiyiz.”

Geleneksel çözümlerden uzaklaşıp para transferi yeniliklerini tek uygulamada toplayan Morpara’nın ilk olduğunu belirten Morpara CEO’su Hakan Özat;

“Dijitalde hem yurt dışına para gönderme, hem de yurt dışından para alma fonksiyonlarında hedefimiz hep ilkleri başarmaktı. Şuan tek mobil uygulama üzerinden hem isme, hem yurt dışı hesaplarına, hem cüzdanlara para gönderimde hem de yurt dışından isme ve hesaba para almada çözüm sunan ilk ve tek kurumuz. İlerleyen dönemlerde tüm dünyadaki kartlara para gönderim ve diğer para birimlerinden IBAN sağlanması konusunda da çalışmalarımız devam ediyor. Amacımız, kullanıcılarımız para transferi çözümlerine tek uygulama üzerinden hızlı ve güvenilir şekilde ulaşmaları.”

Clearjunction, Intelexpress ve Tranglo iş birliklerinin ardından MoneyGram entegrasyonu ile küresel para transferi ağını önemli ölçüde büyüten Morpara, Sınırları Aşan Ödeme Teknolojileri vizyonu doğrultusunda uluslararası para transferlerini hem mobil uygulama hem de temsilcilik ağı sayesinde hızlı güvenli ve esnek hale getiriyor. Morpara’nın 2025 yılı iç görülerinde, on binlerce kullanıcının tekrarlayan işlemleri ve birden fazla fonksiyonu aynı anda kullanması sayesinde güçlü bir kullanıcı sadakati sağladığı görülüyor.

Melek yatırımcı ağı ŞirketOrtağım, European Business Angel Network üyeleri arasına katıldı

Türkiye girişimcilik ekosisteminin gelişmesinde önemli katkıları olan melek yatırımcı ağı ŞirketOrtağım, uluslararası ölçekte de ağını güçlendirmeye yönelik Avrupa’nın en büyük ve en etkin yatırım ağı platformu olan Brüksel merkezli European Business Angel Network (EBAN) üyeliğini gerçekleştirdi.

T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından akredite Türkiye’nin ilk melek yatırım ağları arasında yer alan ŞirketOrtağım; bu üyelik ile birlikte 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren 150’nin üzerinde yatırım ağı ile doğrudan temas kurma, uluslararası ölçekte güçlü bir network ve iş birliği fırsatlarına erişim sağlamayı hedefliyor.

Bu sayede Yatırımcı üyeler EBAN üyeliği aracılığıyla çeşitli ülkelerdeki Melek Ağlarının yatırım yaptığı global girişimlere de erişim sağlayarak uluslararası yatırım fırsatlarını da değerlendirme imkânı elde edecektir. Bu stratejik gelişme ŞirketOrtağım Melek Yatırımcı Ağı’ nın küresel yatırım ekosistemi ile entegrasyonunu güçlendirirken, yerli yatırımcılar ve girişimler için sınır ötesi iş birliklerinin önünü açacaktır.

ŞirketOrtağım Melek Yatırım Ağı Başkanı Mehmet Buldurgan konuyla ilgili demecinde;

“EBAN’ a üye bir melek yatırım ağı olarak konumlanmamızın hem ŞirketOrtağım markasının uluslararası görünürlüğü hem de Yatırımcı Üyelerimizin global girişimlere erişimine ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

Yerli yapay zeka girişimi Academic Sight, yoluna Pro Sicht adıyla devam edecek

Yapay zeka tabanlı endüstriyel kalite kontrol ve otomasyon çözümleri alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketi Academic Sight, globalleşme stratejisi kapsamında marka kimliğini yenileyerek yoluna Pro Sicht adıyla devam edeceğini duyurdu.

Kuruluşundan bu yana endüstriyel görsel denetim süreçlerine yapay zekâ entegrasyonu sağlayan girişim, bu marka dönüşümüyle birlikte teknolojik kabiliyetlerini uluslararası pazarda daha güçlü bir kimlikle temsil etmeyi hedefliyor.

Vizyoner bir adım: Profesyonellik ve Alman kalite yaklaşımı

Yeni marka ismi olan Pro Sicht; profesyonelliği, endüstriyel çözüm yetkinliğini ve Almanca “görüş/bakış” anlamına gelen Sicht kelimesini bir araya getiriyor. Kurucular, bu değişikliğin sadece bir isim yenilemesi değil, aynı zamanda Alman kalite standartlarını küresel inovasyon vizyonuyla birleştirme stratejisinin bir parçası olduğunu vurguluyor.

Operasyonel süreçlerde kesintisiz geçiş

Marka değişikliğiyle birlikte şirketin kurumsal kimliği ve dijital varlıkları da güncelleniyor. Yapılan açıklamaya göre:

  • Tüm ürün ve hizmetler bugünden itibaren Pro Sicht markası altında toplanacak.
  • Şirketin web sitesi ve dijital platformları aşamalı olarak yeni alan adına taşınırken, iletişim kanalları @prosicht.com uzantılı e-posta adresleri üzerinden sürdürülecek.
  • Mevcut müşterilerin sözleşme, proje ve hizmet süreçlerinde herhangi bir kesinti yaşanmayacak; devam eden projeler aynı uzman kadro tarafından yürütülmeye devam edecek.

Hedef: Global endüstride “Tak-Çalıştır” çözümler

Pro Sicht, yeni dönemde özellikle Plug&Play (Tak-Çalıştır vizyon çözümleri, üretim hatlarında otomatik ölçüm sistemleri ve yapay zeka destekli görsel denetim alanındaki ürün gamını genişletmeyi planlıyor. Şirket, bu dönüşümle birlikte uluslararası hizmet ağını güçlendirerek global sanayide daha etkin bir rol oynamayı hedefliyor.

AgeSA, Big Bang 2025’te iki girişim Bloocell ve Biges Kompozit’e toplamda 1 milyon TL hibe verdi

Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, girişimleri gelişim yolculuklarında desteklemeye ve potansiyel işbirliği fırsatları yaratmaya devam ediyor.

Bu doğrultuda AgeSA, 2019 yılından bu yana destekçisi olduğu İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi tarafından düzenlenen Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge 2025 kapsamında, Bloocell Sağlık Teknolojileri ve Biges Kompozit girişimlerine toplamda 1 milyon TL hibe desteği sağladı.

AgeSA’nın hibe desteği verdiği Bloocell Sağlık Teknolojileri, kişiye özel üretilebilen, biyobozunur yapısıyla doğal yenilenmeyi destekleyen ve doku onarımında etkili çözümler sunan yapay doku teknolojisi sunuyor.

AgeSA’nın destek sağladığı bir diğer girişim olan Biges Kompozit ise döngüsel ekonomi prensiplerini esas alarak tekstil atıklarını ileri dönüşüm yoluyla yüksek performanslı kompozit malzemelere, akustik panellere ve sürdürülebilir hammaddelere dönüştüren çevreci bir malzeme teknolojisi sunuyor. AgeSA bu girişimlere verdiği destekle teknoloji girişimciliği ekosistemini desteklemenin yanı sıra sürdürülebilir kalkınma amaçlarına da katkı sunmayı hedefliyor.

Deniz Portföy ve Teknopark İstanbul’dan yeni fon: Çağla GSYF

Erken aşama teknoloji girişimlerine odaklanan Çağla GSYF, finansmanın yanı sıra mentorluk, ticarileşme ve ekosistem entegrasyonunu destekleyerek, küresel ölçekte rekabet edebilecek girişimlerin ortaya çıkmasını ve Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

“Türkiye’nin teknoloji üretim gücüne uzun vadeli kaynak sağlıyoruz”

Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat konuyla ilgili demecinde;

“Deniz Portföy olarak, girişim sermayesi fonlarımız aracılığıyla ülkemizin yenilikçi fikirlerine uzun vadeli ve nitelikli kaynak sağlamayı; Türkiye’de inovasyonun ve girişimcilik ekosisteminin güçlü ve dengeli biçimde gelişimine katkı sunmayı önceliklendiriyoruz. Teknopark İstanbul ile hayata geçirdiğimiz Çağla GSYF, yalnızca finansman sunan bir yapı olmanın ötesinde, girişimlerin ürün geliştirme süreçlerini de mentörlük ile destekleyen ve ekosistemde yatırım akışını güçlendiren bütüncül bir model olarak tasarlandı. Fintech, oyun, yeşil teknoloji, mobilite ve yapay zeka gibi alanlarda tohum öncesi ve tohum aşamasındaki girişimlere yatırım yaparak, Türkiye’nin teknoloji üretimine ve erken aşama başarı hikayelerine katkı sağlayacak olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

“Ekosistemin gücüne güç katmaya devam edeceğiz”

Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ise demecinde;

“Çağla GSYF ile girişimcilerimize sadece finansal kaynak sağlamakla kalmıyor, erken aşama girişimlerin ürün geliştirme süreçlerine ivme kazandıran kapsamlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizması sunuyoruz. Savunma, biyoteknoloji, fintech, oyun ve yapay zeka gibi kritik alanlardaki tohum öncesi ve tohum aşaması projeleri destekleme vizyonumuz kapsamında firmalarımızı belirledik ve bunlara değişen oranlarda toplamda 500 bin dolara yakın yatırım kararı aldık. Birkaç yıl içerisinde toplamda 10 milyon dolara ulaşacak fon hacmimizle, girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırarak, Teknopark İstanbul ekosisteminin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.”

Martı, 2026 yılında 70 milyon dolar gelir elde etmeyi hedefliyor

Türkiye’nin mobilite süper uygulaması Martı, 2026 yılı için 70 milyon dolar gelir elde etmeyi ve pozitif düzeltilmiş FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) seviyesine ulaşmayı planlıyor.

Bu öngörü, şirketin yıllık bazda iki katın üzerinde gelir büyümesi yakalayacağına işaret ediyor.

Martı, 2026 yılına yönelik öngörülen güçlü performansın ise aşağıdaki temel faktörler tarafından destekleneceğini belirtiyor:

  • Yolculuk paylaşımı (ride-hailing) hizmetlerinde sefer sayısının hızlı artışı,
  • Gelir elde edilen şehirlerde üyelik paketlerinin yaygınlaşması ve satış hacminin artması,
  • 2025 yılında faaliyete geçen yeni şehirlerde üyelik paketlerinin kademeli olarak kullanıma sunulması,
  • Martı’nın teslimat (delivery) hizmetlerinin hacim ve gelir katkısının artması.

Artan yolculuk hacmiyle birlikte oluşan operasyonel kaldıraç, gelir elde edilen pazarlarda iyileşen birim ekonomileri ve teslimat hizmetlerinin ölçeklenmesiyle Martı, kârlılığa ulaşırken büyüme yatırımlarını da sürdürülebilir bir şekilde devam ettirmeyi amaçlıyor.

Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem konuya ilişkin verdiği demeçte;

“2025 performansımız, güçlü operasyonel kabiliyetimizin ve Martı’nın önünde duran büyük potansiyelin somut bir göstergesi. Yolculuk paylaşımı hizmetlerimizde yakaladığımız ivme sayesinde 2025 yılı beklentilerimizi aşacağız. Türkiye’de yeterince hizmet almamış ulaşım ve son kilometre pazarında hızla büyürken, 2026 yılında gelirlerimizi iki katın üzerine çıkaracağımızı ve pozitif FAVÖK seviyesine ulaşacağımızı net bir şekilde öngörebiliyoruz. Monetizasyonun ölçeklenmesi ve teslimat gibi yeni servislerin devreye alınmasıyla da platformumuzdan daha yüksek değer yaratmayı hedefliyoruz.”

Martı’nın 2026 yılı finansal beklentileri

Not: Açıklanan 2026 yılı gelir ve düzeltilmiş FAVÖK beklentileri, Martı’nın mevcut varsayımlarına dayanmaktadır ve gelecekteki performansın garantisi niteliğinde değildir. Bu beklentiler; ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunulan raporlarda yer alan risk faktörleri de dahil olmak üzere çeşitli belirsizlik ve risklere tabidir. Gerçek sonuçlar, bu öngörülerden önemli ölçüde farklılık gösterebilir.

Basın bülteninde, 2025 veya 2026 dönemlerine ilişkin ileriye dönük düzeltilmiş FAVÖK için bir mutabakat tablosuna da yer verilmemektedir. Bunun nedeni, Şirket’in, makul olmayan bir çaba göstermeksizin, sonuçlar üzerinde önemli etkisi olabilecek bazı mutabakat kalemlerine ilişkin anlamlı veya makul derecede doğru bir hesaplama ya da tahmin sunmasının mümkün olmamasıdır.

Ayrıca bültende yer alan bazı finansal bilgiler, ABD Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri’ne (GAAP) göre hazırlanmamış olup, düzeltilmiş FAVÖK gibi GAAP dışı ölçütleri içermektedir.

Düzeltilmiş FAVÖK; net dönem kârı/zararına amortisman, itfa payları, vergiler, finansal giderler (finansal gelirler netlenmiş olarak), tek seferlik giderler ve nakit çıkışı gerektirmeyen düzeltmelerin eklenmesiyle hesaplanmaktadır. Bu tek seferlik kalemler ağırlıklı olarak, gümrük vergilerinde yapılan tek seferlik düzenleme sonucunda oluşan karşılık giderleri ile şirketin olağan nakit operasyonlarını yansıtmadığı değerlendirilen dava karşılıklarını içermektedir.

Yüzer güneş enerjisi sistemleri geliştiren yerli girişim Zenith FPV, 330 bin dolar yatırım aldı

Yüzer güneş enerjisi sistemleri alanında faaliyet gösteren Zenith FPV, Yapı Kredi Portföy ve Entertech İstanbul Teknokent iş birliğiyle kurulan Entertech GSYF‘den 330.000 dolar yatırım aldı.

Zenith FPV, gerçekleştirilen bu yatırımla Entertech GSYF’nin portföy şirketleri arasına girdi.

Zenith FPV’ye yönelik yatırım süreci; Yapı Kredi Portföy ve Entertech VC ekipleri tarafından yürütülen değerlendirmeler kapsamında, finansal, hukuksal ve vergisel incelemelerin tamamlanmasının ardından başarıyla sonuçlandırıldı.

Stratejik uyum ve ileri mühendislik

Entertech GSYF’nin mühendislik temelli ve sürdürülebilir teknoloji odaklı yatırım yaklaşımı, çevresel etki yaratan ve ölçeklenebilir çözümleri önceliklendiriyor. Açık deniz (offshore) mühendisliğinde 15 yılı aşkın tecrübeye sahip kurucu ekibin bilgi birikimini yüzer güneş enerjisi sistemlerine taşıyan Zenith FPV, bu yaklaşımıyla fonun yatırım stratejisiyle güçlü bir uyum gösteriyor.

Yüzer GES projeleri; farklı yükler altında çalışan yüzer platformların hidrodinamik davranışlarının, değişken su seviyelerine uyumlu bağlama ve demirleme sistemleriyle modellenmesini gerektiren ileri mühendislik çözümleri içeriyor. Zenith FPV, Türkiye’de henüz yaygın olarak kullanılmayan gelişmiş mühendislik yazılımları ve ileri seviye hesaplama yöntemleriyle yüzer GES projelerini uçtan uca ele alıyor.

Zenith FPV tarafından geliştirilen yüzer GES teknolojisi; su yüzeyinde buharlaşmayı azaltarak su kaynaklarının korunmasına katkı sağlıyor, alg oluşumunu sınırlayarak sualtı ekosistemini destekliyor ve panel sıcaklığını düşürerek enerji verimliliğinde yüzde 10’a kadar artış sağlıyor. Arazi ihtiyacını ortadan kaldıran sistem, aynı zamanda maliyet avantajı yaratıyor ve sulama maliyetlerinin azalmasına katkıda bulunuyor.

Yakın zamanda, yüzer GES’lerin su yüzeylerinde kurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle, Türkiye’de su ve enerji entegrasyonu açısından yeni bir döneme girildi. Regülasyonların netleştiği bu dönemde tamamlanan yatırım, Entertech GSYF’nin doğru zamanda doğru teknolojiye odaklanan yatırım yaklaşımını yansıtıyor.

Yatırıma ilişkin değerlendirmede bulunan Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Entertech GSYF olarak yatırım odağımızı; mühendislik yoğunluğu yüksek, çevresel etkisi ölçülebilir ve ölçeklenebilir teknoloji alanlarına da yönlendiriyoruz. Yenilenebilir enerji ve temiz teknolojiler, Türkiye’nin hem enerji arz güvenliği hem de iklim taahhütleri açısından kritik bir dönüşüm alanı oluşturuyor. Bu alandaki çözümler; yalnızca sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda maliyet verimliliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve ihracat potansiyeli gibi stratejik çıktılar üretiyor. Derin teknoloji gerektiren bu yapı, kısa vadeli kopyalanabilir iş modellerinden ayrışarak uzun vadeli rekabet avantajı sunuyor. Bu nedenle çevresel etki yaratan ve küresel ölçekte ölçeklenebilir enerji teknolojileri, fonumuzun temel yatırım öncelikleri arasında yer alıyor.”

Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratmanın temel unsurlarından biri olarak ele aldıklarını söyleyen Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker ise yatırım hakkında şu değerlendirmede bulundu:

“Kurum olarak yatırım kararlarımızda çevresel ve sosyal etkiyi, finansal sürdürülebilirlikle ele alan bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Zenith FPV’nin yüzer güneş enerjisi alanında geliştirdiği ileri mühendislik çözümleri; su kaynaklarının korunması, enerji verimliliğinin artırılması ve arazi kullanımının azaltılması gibi çok boyutlu somut ve çevresel katkılar sunuyor. Temiz enerji çözümlerinin arttığı bu dönemde Yapı Kredi Portföy olarak, ölçülebilir çevresel etki üreten ve uzun vadeli değer yaratma potansiyeli taşıyan girişimlere yatırım yapmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, önümüzdeki dönemlerde de sürdürülebilir büyümeyi destekleyen teknoloji ve iş modelleriyle portföyümüzü güçlendirmeyi ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirmeyi sürdüreceğiz.”

Entertech GSYF, oyun teknolojileri, sağlık teknolojileri, kreatif teknolojiler, finansal teknolojiler, yenilenebilir enerji ve temiz teknolojiler gibi alanlarda faaliyet gösteren girişimlere yatırım yaparak Türkiye’nin teknoloji tabanlı girişimcilik ekosistemine katkı sağlamaya devam ediyor.