Depolama süreçlerini dijitalleştiren yerli girişim: Troy Depo

Troy Depo, depolama ihtiyacının belirlenmesinden taşıma, sözleşme ve ödemeye kadar tüm süreci dijitalleştirerek yapay zeka destekli Troyi ile tek noktadan yönetilebilir hale getiriyor.

2023 yılında İstanbul’da kurulan lojistik teknolojileri girişimi Troy Depo, depolama ihtiyacı bulunan bireysel ve kurumsal kullanıcıların doğru depo alanını bulmasından taşıma operasyonuna, sözleşmeden ödemeye kadar uzanan süreci tek bir dijital platform üzerinden yönetmesini sağlıyor.

LogTech alanında faaliyet gösteren ve bugün 6-10 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdüren Troy Depo, kendisini “depolamanın Airbnb’si” yaklaşımıyla konumlandırıyor. Henüz dış yatırım almayan girişim, depolama sektöründeki parçalı yapıyı teknolojiyle daha kolay yönetilebilir hale getirmeye odaklanıyor.

Troy Depo’nun geliştirdiği model; kullanıcının ihtiyacını analiz etmek, uygun depo alternatifini belirlemek, taşıma operasyonunu planlamak ve devamındaki süreçleri dijital ortama taşıyarak tek noktadan yönetmek üzerine kurulu.

Depolamadaki parçalı süreci tek noktada topluyor

Depolama ihtiyacı ortaya çıktığında kullanıcıların karşılaştığı ilk sorunlardan biri, ne kadar alana ihtiyaç duyduğunu doğru şekilde belirleyememesi oluyor. Bunun ardından hangi deponun ihtiyaçlara daha uygun olduğu, seçeneklerin nasıl karşılaştırılması gerektiği ve fiyatların hangi kriterlere göre değiştiği gibi farklı sorular ortaya çıkıyor.

Depo seçiminin ardından paketleme ve taşıma gibi operasyonların da sürece dahil olması kullanıcıların farklı hizmet sağlayıcılarla iletişim kurmasını gerektirebiliyor.

Troy Depo’nun başvurusunda dikkat çektiği sorunlardan biri de bu parçalı yapı. Kullanıcılar eşyalarının nerede ve hangi koşullarda saklandığından operasyonun hangi aşamada olduğuna kadar farklı konularda yeterli görünürlüğe sahip olmayabiliyor.

Sözleşme, ödeme, erişim ve operasyon yönetiminin farklı kanallardan ilerlemesi de depolama deneyimini daha karmaşık hale getirebiliyor. Yanlış depo seçimi, taşıma sırasında yaşanabilecek problemler veya başlangıçta öngörülmeyen ek maliyetler de kullanıcı tarafındaki önemli endişeler arasında bulunuyor.

Troy Depo ise bu süreci baştan sona tek bir kullanıcı deneyimine dönüştürmeyi hedefliyor.

İhtiyaç analizinden depoya girişe kadar süreç dijital olarak yönetiliyor

Troy Depo’da süreç ilk olarak kullanıcının depolama ihtiyacının analiz edilmesiyle başlıyor. Müşteri temsilcileri, kullanıcıların ihtiyaç duyduğu alan ve depolama beklentilerini belirlemelerine yardımcı oluyor.

Ardından kullanıcı için uygun depo seçenekleri oluşturuluyor ve teklif süreci başlıyor.

Kullanıcılar Troy Depo paneli üzerinden taleplerini oluşturabiliyor, kendilerine sunulan teklifleri değerlendirebiliyor ve devam eden operasyonlarını takip edebiliyor.

Teklif kabul edildikten sonra taşıma operasyonu planlanarak eşyaların depoya giriş süreci gerçekleştiriliyor.

Troy Depo, yalnızca depo bulma ve taşıma tarafını değil, sürecin idari tarafını da dijitalleştiriyor. Depolamaya ilişkin sözleşme ve ödeme işlemleri de platform üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Böylece kullanıcıların farklı şirketler, kişiler ve iletişim kanalları arasında ilerlemesi yerine operasyonun mümkün olduğunca tek noktadan yönetilebilmesi amaçlanıyor.

Yapay zeka destekli depolama asistanı Troyi, 7/24 hizmet veriyor

Troy Depo’nun teknoloji altyapısında öne çıkan ürünlerden biri ise şirketin geliştirdiği yapay zeka destekli depolama asistanı Troyi.

7 gün 24 saat hizmet verecek şekilde geliştirilen Troyi, kullanıcıların depolama süreçleriyle ilgili sorularını yanıtlıyor ve ihtiyaç duydukları bilgilere ulaşmalarına yardımcı oluyor.

Troyi ile özellikle depolama sürecinin başındaki bilgilendirme ve yönlendirme işlemlerinin daha erişilebilir hale getirilmesi hedefleniyor.

Yapay zeka asistanının devreye alınması, Troy Depo’nun depolama sektöründeki operasyonların daha büyük bölümünü teknoloji üzerinden yönetme stratejisinin de önemli parçalarından biri.

Şirket, yapay zekanın yanı sıra geliştirdiği kullanıcı paneliyle tekliften operasyona, sözleşmeden ödemeye kadar farklı aşamaları aynı dijital altyapı içerisinde birleştiriyor.

Troy Depo 2026’yı teknoloji yılı olarak belirledi

Troy Depo, 2026 yılını şirket içerisinde “teknoloji yılı” olarak konumlandırdı.

Bu kapsamda girişim, kullanıcı panelinde çok sayıda geliştirme gerçekleştirerek operasyonlarının daha büyük bölümünü dijital ortama taşıdı. Troyi’nin kullanıma açılması da şirketin bu dönemde attığı teknoloji odaklı adımlardan biri oldu.

Troy Depo’nun teknoloji stratejisi yalnızca kullanıcıların çevrim içi ortamda depo aramasına dayanmıyor. Şirket; depo ihtiyacının belirlenmesinden tekliflerin yönetilmesine, taşıma operasyonundan sözleşme ve ödeme süreçlerine kadar uzanan yapının birbirine bağlı şekilde çalışmasını hedefliyor.

Bu yaklaşım doğrultusunda girişimin temel değer önerisi “doğru depo, dijital planlama ve uçtan uca yönetim” üzerine şekilleniyor.

2027’de büyüme ve yayılmaya odaklanacak

Teknoloji altyapısını geliştirmeyi odağına aldığı 2026’nın ardından Troy Depo, 2027 yılını büyüme ve yayılma yılı olarak belirledi.

Şirket, geliştirdiği dijital panel ve yapay zeka destekli Troyi ile oluşturduğu depolama deneyimini daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmayı hedefliyor.

2023’ten bu yana faaliyetlerini sürdüren ve henüz yatırım almayan Troy Depo’nun önündeki önemli adımlardan biri, teknoloji altyapısını güçlendirdikten sonra geliştirdiği modeli daha geniş ölçekte yaygınlaştırmak olacak.

Kuruluşunun ardından BTM’nin kuluçka programında da yer alan İstanbul merkezli girişim, bugün tek kurucu ortak ve 6-10 kişilik ekibiyle faaliyetlerini sürdürüyor.

Troy Depo’nun uzun vadeli yaklaşımı; depolama ihtiyacı oluştuğunda kullanıcının ayrı ayrı depo, taşıma ve operasyon şirketleri aramak zorunda kalmadığı, ihtiyaç analizinden doğru deponun bulunmasına ve taşıma operasyonundan ödeme ile sözleşmeye kadar tüm sürecin tek bir dijital platform üzerinden yönetilebildiği bir yapı oluşturmak üzerine kurulu.