Küresel ölçekte 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren ve yaklaşık 11.000 kurumsal müşteriye hizmet veren UiPath, otomasyon dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Şirket, klasik görev otomasyonundan agentic otomasyon olarak adlandırılan; yapay zekâ ajanları, yazılım robotları ve insanların tek bir orkestrasyon katmanı altında birlikte çalıştığı yeni bir kurumsal yapay zekâ modeline geçişi hızlandırıyor. Bu yeni yaklaşımda yapay zekâ yalnızca içerik üretmiyor; varılmak istenen hedefe göre karar alıyor, kurumsal süreçler içinde eyleme geçiyor ve sürekli öğreniyor. Bu dönüşümün merkezinde, farklı platformlarda geliştirilmiş yapay zekâ ajanlarını, robotları ve insanları güvenli, ölçeklenebilir ve kurumsal yönetişim ilkelerine uygun olarak bir araya getiren yeni nesil bir orkestrasyon katmanı yer alıyor. UiPath platformuna bu yıl eklenen UiPath Maestro; kurumların, yapay zekâyı ana iş süreçlerine en etkin şekilde dahil ederek uçtan uca yönetmesini mümkün kılıyor. Bu yaklaşım sayesinde UiPath, TIME Magazine tarafından 2025’in En İyi İnovasyonları arasında gösterildi.
“2028 itibarıyla kurumsal kararların yüzde 15’i AI ajanları tarafından alınacak”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora verdiği demeçte;
“Bugün yapay zekâda geldiğimiz nokta, artık pilot ve deneme projeleri döneminin kapandığını gösteriyor. Şirketler; artan operasyonel karmaşıklık, veri patlaması ve yatırım geri dönüşü baskısı altında. Bu nedenle kurumsal yapay zekâ artık yalnızca teknolojiyi denemek ya da etkileyici demolar üretmek için kullanılan bir alan değil; doğrudan verimlilik, hız ve kârlılık yaratan somut iş sonuçları üretmek zorunda. Agentic otomasyon, bu dönüşümü mümkün kılan yeni nesil yaklaşımı ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, tekil görevleri otomatikleştiren klasik RPA’dan çok daha öte bir noktaya gidiyor. Bağlamı anlayan, bir sonraki en iyi aksiyonu planlayan; robotlar, ajanlar, API’ler, uygulamalar ve insanlar arasında süreçleri uçtan uca yöneten sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle Gartner verilerinin de doğruladığı üzere, 2028 itibarıyla kurumsal kararların yaklaşık yüzde 15’inin yapay zekâ ajanları tarafından alınması bekleniyor. Dolayısıyla, yapay zekâ artık yalnızca bir araç değil; hedefleri anlayan, birlikte düşünen ve işin sorumluluğunu paylaşan gerçek bir ekip üyesi haline geliyor.”
“Türkiye, dönüşüme yön veren ülkelerden biri olabilir”
“Türkiye açısından baktığımızda bu dönüşüm hayati önemde. Dünya Ekonomik Forumu’nun ‘Human to Machine Shift’ olarak ifade ettiği, işlerin insan emeğinden makine ve otomasyona kayacağına yönelik öngörüsü, istihdamının önemli bir kısmı düşük nitelikli iş gücüne dayanan ekonomiler için büyük bir uyarı. Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişiyor ve yetkinlik açığı giderek büyüyor. Almanya’da yaklaşık 900 bin yazılımcı varken Türkiye’de bu sayının 150 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Ama aynı zamanda genç ve dönüşüme açık bir nüfusumuz var. Doğru yatırımlarla bu fark bir dezavantaj değil, büyük bir fırsat olabilir. Bu nedenle yalnızca teknolojiye değil, yetkinlik geliştirmeye (upskilling) ve yeniden yetkinlik kazandırma süreçlerine de (reskilling) yatırım yapmak zorundayız. Bu noktada biz UiPath Academy ile dünya çapında 2 milyondan fazla kişiye ücretsiz eğitim sağlıyoruz; Türkiye’den 10.000 geliştirici bu eğitimleri tamamladı. Agentic çağda değer yaratan profil yalnızca kod yazanlar değil, spesifik iş süreçlerini iyi bilen, problemi tanımlayan, süreci tasarlayan ve teknolojiyle birlikte düşünebilen insanlar olacak. Biz Türkiye’nin bu dönüşüme yön veren ülkelerden biri olabileceğine inanıyoruz.”
Bugün UiPath, Türkiye’de İş Bankası, BSH, Yapı Kredi, Türk Hava Yolları ve Vodafone gibi ülkenin en büyük ve dijital açıdan en gelişmiş kurumlarını da kapsayan güçlü bir iş ortağı ve müşteri ekosistemi oluşturmuş durumda. Son iki yılda Şişecam, Beko, Enerjisa, Eureko Sigorta, Coca-Cola İçecek, SunExpress ve LC Waikiki olmak üzere yedi Türk şirketi, dünyanın en başarılı yapay zekâ projelerini öne çıkaran UiPath Global AI25 listesine girerek küresel ölçekte örnek gösterilen uygulamalar arasında yer aldı.
Coca-Cola İçecek, agentic AI ile yılda 338 bin saatlik verimlilik kazanıyor
UiPath ile güçlü bir dijital dönüşüm yolculuğu yürüten Coca-Cola İçecek, bu dönüşümü Agentic AI ile daha da hızlandırmanın yollarını araştırıyor. Şirket, 200’den fazla süreci otomatikleştirerek her yıl yaklaşık 338 bin saatlik zaman tasarrufu sağlıyor ve çalışanlarının daha yüksek katma değerli, stratejik işlere odaklanmasına imkân tanıyor. UiPath’in Otomasyon ve Doküman Anlama (Document Understanding) teknolojileri sayesinde Coca-Cola İçecek, yılda 3 milyondan fazla dokümanı yüzde 97’nin üzerinde doğrulukla işliyor; bu sayede finans operasyonlarında yılda 1.000 saatin üzerinde fazla mesainin önüne geçiyor. Bu otomasyon, aynı zamanda şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlıyor, kâğıt kullanımını azaltarak yılda yaklaşık 650 bin sayfa kâğıttan tasarruf edilmesini sağlıyor.
SunExpress, 24 bin günden fazla zaman tasarrufu sağladı
SunExpress ise düzensiz uçuş operasyonları, ekip otel planlaması ve grup satışları gibi kritik alanlarda agentic otomasyonu kullanarak somut iş sonuçları elde ediyor. Her yıl 2.500 düzensiz uçuş iletişimi, yapay zekâ ajanları, RPA botları ve insan gözetiminin birlikte çalıştığı bir yapı üzerinden yönetilirken, binlerce yapılandırılmamış e-posta otomatik olarak analiz edilerek uçuş ekiplerinin konaklama planları hayata geçiriliyor. Şirket genelinde 30 “citizen developer” tarafından desteklenen yapı sayesinde 300’den fazla RPA süreci otomatikleştirilmiş durumda. Bugüne kadar toplamda 24 bin günden fazla zaman tasarrufu sağlanırken, bunun 9 bini yalnızca son bir yıl içinde gerçekleşti. Tüm bu süreçler UiPath Maestro üzerinden, tam yönetişim, denetlenebilirlik ve insan denetimi (human-in-the-loop) ile güvenli biçimde yönetiliyor.