Türkiye’nin ilk Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi altında kuruluyor. 2020-2021 yılında ilk öğrencilerini kabul edecek olan bölüm, İTÜ bünyesinde yürütülmekte olan ulusal ve uluslararası yapay zeka ve veri mühendisliği çalışmalarını lisans eğitimine taşıyor.

Yapay zeka teknolojileri, dünyada her gün üretilen 2,5 kentilyon verinin analizinden robotikten doğal dil işlemeye; bilgisayar ile görü gibi ileri teknolojilerden sağlık hizmetlerine, telekomünikasyondan imalata pek çok farklı alanda kullanılıyor. 2021 yılının sonuna gelindiğinde ise, yeni gelişen teknolojilerin en az %80’inin yapay zeka teknolojilerinden beslenmiş olacağı öngörülüyor. Beklentilerin büyüklüğü ve bu büyük etkinin muhtemel yakınlığı düşünüldüğünde, programa girecek 40 öğrenci, Türkiye’nin ilk Yapay Zeka ve Veri Mühendisleri olarak Türkiye ekonomisinin ve sektörlerinin şekillenmesine liderlik edecek.

Akademik ve Çalışma Hayatını Destekleyen Ekosistem

Son beş yılda yapay zeka alanında aldığı atıflarla Türkiye üniversiteleri arasında birinci sırada yer alan İTÜ’de yapay zeka altyapısıyla ilgili çalışmalar 2018’den beri İTÜ Yapay Zeka ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülüyor.

Aynı zamanda İTÜ ARI Teknokent, akademiyle sektörü buluşturarak yüksek teknoloji çözümleri geliştiriyor ve startup’ları İTÜ Çekirdek ile destekliyor.

Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Gündüz Öğüdücü; “Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü, yapay zeka ve veri bilimi konusunda yalnızca temel mühendislik uygulamalarının değil, yeni yapay zeka ve veri bilimi algoritmalarının da geliştirileceği güçlü bir ekosistem oluşturacak. Bölüm, kritik önem taşıyan alanlarda milli teknolojilerin gelişmesine katkı sağlayacak. Bu yıl öğrencimiz olacak 40 genç, Türkiye’nin ilk yapay zeka ve veri mühendisleri olacaklar. Böylece büyük verilerin toplanması, saklanması, yönetilmesi yapay zeka algoritmalarına uygun koşullara getirilmesi veri analitiği veri akışlarının yönetilmesi gibi bütüncül bir bakış açısına sahip olacaklardır.“ dedi.

Milli Teknoloji Üretiminde Öne Çıkan Projeler

Türkiye’nin teknolojik geleceğine yön verecek öğrencileri yetiştirecek, ulusal ve uluslararası başarılarıyla ve aldıkları ödüllerle alanlarında öne çıkan akademisyenlerin bazı güncel projeleri:

  • Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Gündüz Öğüdücü, TÜBİTAK ile aday ve iş ilanı platformları için derin öğrenme yöntemleri ile karşılıklı öneri sistemi geliştirmeye çalışan bir TÜBİTAK projesinin yürütücülüğünü yapıyor. Ayrıca, öneri modelleri, finansal analiz, dinamik fiyatlandırma, gerçek zamanlı sistemlerin makine öğrenmesi yöntemleri ile ölçeklendirmesi konularında özel sektör ile projeler yürütüyor.
  • Prof. Dr. Gözde Ünal ve TU-AI ve ITU Vision Lab’daki ekibinin, Uzman Radyolog Dr. Defne Gürbüz ve ekibi ile yürüttüğü çalışma, 3-boyutlu bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülerinden COVID-19 hastalığının akciğer bulgularının yapay zeka teknikleri ile hesaplanmasını hedefliyor.
  • Doç. Dr. Berk Canberk’in Türkiye’de sektörün önde giden şirketleriyle yapay zeka tabanlı 4G, 5G ve 6G ve akıllı iletişim sistemleri alanlarındaki çalışmaları hızla devam ediyor. Yeni nesil akıllı kablosuz ağ yönetimi, zeki nesnelerin interneti, akıllı drone ağlar, akıllı içerik dağıtım ağları ve yazılım tabanlı haberleşme alanlarında çalışan Doç. Dr. Berk Canberk aynı zamanda, İTÜ Yapay Zeka ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (İTÜAI) müdürlük görevini sürdürüyor.
  • Doç. Dr. A. Cüneyd Tantuğ, yapay Zeka, yapay Öğrenme, derin öğrenme, doğal dil işleme ve bilgisayarlı çeviri alanlarındaki çalışmalarının yanı sıra 2012 yılından beri İTÜ’nün tüm bilgi işlem alt yapısından ve yeni bilgi teknolojileri projelerinden sorumlu olarak Bilgi İşlem Daire Başkanı görevini yürütüyor. Kalkınma Bakanlığı, TÜBİTAK, Avrupa Birliği destekli bir çok projede yürütücü ve araştırmacı olarak görev alıyor.
  • Doç. Dr. Hatice Köse’nin işitme engelli ve otizmli çocuklarla yaptığı çalışmalar; yapay zeka tabanlı yaklaşımlarla işaret dili ve hareket tanımayı, robot ve avatarlarla gerçeklemeyi ve robotların sensörleri aracılığıyla çocukların duygu durum ve motivasyonlarını anlayıp buna göre davranış sergilemeyi hedefliyor. İşitme engelli çocuklarla yürüttüğü projesi dünyada bir ilk niteliği taşıyor.
  • Doç. Dr. Gülşen Eryiğit, her dil için yerli geliştirilmesi gereken bir teknoloji olan Doğal Dil İşleme alanında 20 yıldır Türkçe üzerine çalışıyor. Bu anlamda Doç. Dr. Gülşen Eryiğit liderliğinde yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin açığını kapatma açısından büyük önem taşıyor.
  • Doç. Dr. Sanem Sarıel son dönemdeki akademik çalışmalarını bilişsel robotların yaşam boyu öğrenme yöntemlerine yoğunlaştırıyor. İnsansı robotların gündelik işleri güvenli olarak yürütebilmesi için gerekli olan derin pekiştirmeli öğrenme yöntemlerini de içeren yapay öğrenme yöntemlerinin geliştirilmesi üzerine çalışıyor.

Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği hakkında bazı istatistikler

  • Yapay zekanın 2030 yılında kadar küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar katkı yaparak küresel gayri safi yurtiçi hasılayı %14 artırması bekleniyor.
  • Gartner’ın yayınladığı bir başka araştırmaya göre dünya genelindeki organizasyonların %37’si “bir çeşit yapay zeka” teknolojisi kullanıyor ve bu oran geçmiş 4 yıl ile karşılaştırıldığında %270’lik bir artışa tekabül ediyor[1].
  • Dünya Entelektüel Mülk Organizasyonu’nun (WIPO) yayınladığı istatistiklere göre, yalnızca 2013 ile 2017 arasında alınan yapay zeka patentleri 19.000’den 55.000’e çıkarak yaklaşık üç katına ulaştı.