Girişimleri diğer işletme türlerinden ayıran en önemli özellikler büyüme amacıyla ortaya çıkmış küçük bir gruba ve sınırlı bir bütçeye fakat ticari olarak değerli kılınabilecek ve geniş kitlelere hitap etme amacı taşıyan bir fikre sahip olmalarıdır. Bu anlamda girişimler değerli fikirlerin sadece iş tecrübesine sahip bireyler tarafından üretilmeyeceğinin, genç ve farklı alanlarda uzman kişilerle yatırımcıların birlikte çalışarak fikirleri geliştirebileceklerinin 21. yüzyıldaki kanıtı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Teknoloji çağını yaşadığımız şu günlerde bilişim, internet ve yazılım ile ilgili yeni fikirlerin ve buluşların yatırımcıların en çok ilgisini çeken alanlardan olduğu kuşkusuz. Bununla beraber, bazen küçük bir sermayeye ama genellikle önemli olan fikre ve uzmanlığa sahip yazılımcılar ve girişimler arasındaki finansal ilişkilerin ve bu anlamdaki teşviklerin hukuki ve ekonomik boyutunun incelemeye değer bir konu olduğu da tartışılamaz bir gerçektir.

Ticari hayatta en sık anonim ve limited şirket formunda faaliyet gösteren girişimlerin hizmet alacağı kişi ve şirketlere, örneğin yazılımcılara, nakit olarak ödeme yapmak yerine, ne tür teşvikler sağlayabileceğinin gerekli sermaye ve ödeme gücü bulunmayan girişimler için değerlendirilmesi önemli bir konudur.

Bu noktada günümüzde hukukun ve girişim akımının geldiği yer beraber düşünüldüğünde, genel olarak 2 uygulama özellikle dikkate değer bulunmaktadır: Yazılımcılara pay devri ve pay opsiyon sözleşmelerinin yapılması.

Şirketler içinde pay devrinin en kolay olduğu şirket türü olan anonim şirketlerde pay devri açısından 2’li bir ayrım yapmak gerekiyor: Pay senedi düzenlenmemişse, çıplak pay alacağın temliki ve (eğer bedeli tamamen ödenmemişse) borcun temliki hükümlerine uygun şekilde devredilebilecektir. Eğer pay senedi düzenlenmişse; senedin nama yazılı olduğu halde pay (senetle beraber) ciro ve zilyetliğin devri (yani senedin teslimi) ile devredilecek, senedin hamiline yazılı olduğu halde ise zilyetliğin geçirilmesi ile hüküm ifade edecektir. Devrin şirkete karşı hüküm ifade etmesi açısından pay defterine kaydedilmesi gerekmektedir.

Limited ortaklıklarda ise pay devri, anonim ortaklıklara kıyasen biraz daha sıkı şartlara tabidir. Yazılı şekilde düzenlenmiş ve imzaları noterde onaylanmış devir sözleşmesi, genel kurul onayına sunulur. Devir için aksi şirket sözleşmesinde kararlaştırılmadıkça genel kurulun onayı şarttır. Genel kurul onayından sonra ise şirket müdürleri tarafından sicilde tescil talebinde bulunulur ve devir pay defterine kaydedilir. Kural bu olmakla beraber, esas sözleşmeye konulacak hükümlerle pay devri kolaylaştırılabilir, zorlaştırılabilir veya genel kurul onayına tabi olmaktan çıkarılabilir.

Pay opsiyon sözleşmeleri opsiyon sahibinin belli çalışma periyodlarını tamamladıktan sonra, sözleşmede belirtilen hükümler çerçevesinde pay sahibi olmasını sağlar. Bir başka deyişle, bu sözleşme, girişim bünyesinde hizmet sözleşmesi ile çalışan bir yazılımcıyı hizmet sözleşmesindeki ve pay opsiyon sözleşmesindeki koşullarda çalışmakla borçlu kılarken, şirketi de yine sözleşmede belirlenen kurallar çerçevesinde sözleşmedeki zamanlarda pay devretmekle borçlu kılan bir bütündür. Böylelikle, istihdam edilen yazılımcının hizmetleri karşılığı olarak şirkete ortak olması sağlanırken şirketin istihdam ilişkisi için gerekli olan sermaye ihtiyacı da azaltılabilmektedir. Bu hükümler pay devrine hak kazanmaya, pay devrine, payın devrinden sonra devralanın sorumluluklarına ve hatta devralanın payını bir 3. kişiye devretmek isterse tabi olacağı düzenlemelere ilişkin olabilmektedir.

Anonim ve limited şirketlerde payın devrine ve pay opsiyon sözleşmelerine ilişkin yukarıda sayılan haller genel esaslar olup birçok ayrıntı ve istisna hem kanunlarda hem de taraflarca yapılacak sözleşmelerde bulunabilmektedir. Bu sebeple hem yazılımcılar hem de girişimler açısından oldukça önemli olan bu hukuki işlemler ile ilgili olarak profesyonel yardım almak ve uzmanlara danışmak, her iki tarafın da sonradan yaşayabileceği, fikir her ne kadar başarılı olsa da zaman zaman ilgili şirketi işleyemez hale dahi getirebilecek nitelikte olan oldukça masraflı ve zaman tüketici hukuki problemlerden kaçınmalarını sağlayacaktır.

1 YORUM

  1. Hukukçu değilim ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla Türk mevzuatına göre çalışana emeği karşılığı hisse verildiğinde yada hisse opsiyonu anlaşması yapıldığında verilen bu hisseler ücret olarak algılanıyor ve hissenin çalışanın mülkiyetine geçtiği anda belirlenen değerleme üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması gerekiyor. Bu da hem değerlemenin nasıl yapılacağı problemini hem de vergi yükünü aşmanın bir yolu var mıdır?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here