Girişimlerin şirketleşme süreçlerinde, karar vermesi gereken kritik konulardan birini seçecekleri şirket türü oluşturmaktadır. O kadar ki, hukukçu olarak girişimlerle ilgili karşılaştığımız soru ve sorunların çoğunluğunu, yapılan yanlış seçimler nedeniyle şirket türünün nasıl değiştirilebileceği, ortaklıktan nasıl çıkılabileceği, hisse devrindeki zorlukların nasıl aşılabileceği oluşturmaktadır.

Bu sebeple, şirketleşmeyi düşünen girişimler için tavsiye ettiğimiz yapılanma “Anonim Şirket” yapılanmasıdır. Zaten, yatırım alma aşamasında, yatırım şirketleri de çoğunlukla girişimin bir anonim şirket şeklinde kurulmasını şart koşmaktadır.

Bunun ilk ve öncelikli sebebinin yapısal olduğunu söyleyebiliriz. Girişimlerin en büyük hedeflerinden biri, girişimlerine yatırımcı bulmaktır. Yatırımcı bulunduğunda ise, yatırımcının kolaylıkla şirkete girebilmesi ve istediğinde çıkabilmesi gerekmektedir. Anonim şirket yapılanmasında, hisse senetleri, tescil ve noter işlemleri gibi formalitelere gerek kalmaksızın, hatta çoğu zaman bir sözleşmeye dahi gerek kalmadan pay senedi bastırılması yoluyla devredilebilmektedir.

Pay senetlerinin devri olanağı devirlerdeki vergisel yükümlülükleri de azaltmaktadır. Aynı şekilde, anonim şirketler çok sayıda hissedarın bir arada olmasını elveren bir yapılanma olup şirket hedefleri tutturulup büyüdükçe profesyonel bir yönetim sağlanması açısından da idealdir. Kısa vadeli bir yaklaşım yerine uzun vadeli bir bakış açısıyla şirketinizi kurmak daha sağlıklı olacağından kurumsallaşmaya ve bu kapsamda kurumsal yönetime de en uygun şirket türü anonim şirketin tercih edilmesi yerinde olacaktır. Bu perspektiften yaklaşıldığında halka arz gibi farklı finansman modellerine en yatkın şirket türü de anonim ortaklıktır.

Anonim şirketin tercih edilmesi için diğer bir sebep, anonim şirket hisse devirlerinde, pay senedi veya ilmuhaber kullanılması durumunda devreden ve devralan hissedarların vergi kolaylıklarından yararlanabilmesidir. Anonim şirketlerde pay sahipleri, yalnızca getirmeyi üstlendikleri sermaye tutarıyla şirkete karşı sorumlu olup limited şirketten farklı olarak, ortakların kamu borçlarında da sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu da girişimler için önemli bir avantaj teşkil etmektedir.

Yukarıdaki açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde her ne kadar kuruluş için gereken minimum sermaye miktarı en yüksek şirket türü olsa da (50.000-TL) girişimlerin sorumluluk, maliyet ve yatırımcı çekmedeki başarıları açısından, girişimciler için en avantajlı şirket türü olduğu söylenebilecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here